ﷲYesil Sancak slami Forumﷲ
11 Temmuz 2014, 23:57:24 *
Merhaba, Ziyareti. Ltfen giri yapn veya ye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tklayn.

Kullanc adnz, parolanz ve aktif kalma sresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardm Ara Giri Yap Kayt  
Sayfa: 1 2 [3]   Aa git
  Yazdr  
Gnderen Konu: BU DüNYA, BU NESiL HER YÖNDEN, HER CÝHETTEN KIYAMET ALAMETi!  (Okunma Says 7577 defa)
0 ye ve 1 Ziyareti konuyu incelemekte.
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #30 : 09 Haziran 2010, 11:25:19 »

Þimdi bu kelimeleri biraz açýklayalým. “çað dýþý”. “çað dýþý” demekle Ýslam’ý kastediyorlar! Tamam anladýk! Hiç kimsenin itirazýný kabul etmeyiz! “çað dýþý” dediði zaman Kuran’ýn huzurunda yemin ediyorum ki, Ýslam’ý kast ediyorlar! “çað dýþý”. Ýslam. Ýslam’ý kast ediyorlar! Peki, siz Ýslam’a “çað dýþý” diyorsunuz. Yani çað dýþý demek; geçersiz, kýymetsiz, deðersiz, bir þeye yaramaz demek deðil mi? Evet, öyle diyorlar! Peki, neden bir gazeteciniz öldüðü zaman, bir politikacýnýz öldüðü zaman, bir genel müdürünüz öldüðü zaman, bir profesörünüz öldüðü zaman, bir askeriniz öldüðü zaman,… neden çað dýþý dediðiniz Ýslam’ýn camisinin musalla taþýna getirip o leþinizi musallat ediyorsunuz? Hani çað dýþýydý? Ýslam çað dýþý? Cami çað dýþý? Ýmamlar çað dýþý? Musalla taþý çað dýþý? Sen niye cenazeni getirip, çað dýþý camisinin o musalla taþýna koyuyorsun? Götür meyhane de kaldýr kâfir adam! Gazinodan kaldýr cenazeni! Restorandan kaldýr! Diskotekten kaldýr! Karnavaldan kaldýr cenazeni! Niçin camiye getiriyorsun? Senin gözünde cami, Ýslam, Kuran çað dýþýydý hani? Sahtekâr oðlu sahtekârlar! Ne korkunç hile görüyor musunuz? Hem Ýslam’a çað dýþý diyecekler! Hem de pislik cenazelerini camiden taþýyacaklar! Ve Müslümanlarda sanki önlerine gelen her cenazeyi kaldýrmaya mecburmuþ gibi, o ölünün arkasýnda durup tekbir alýyorlar! Mecbur musunuz? Kýlmayýn bu heriflerin cenaze namazýný! Hiçbir kanun maddesi zorlayamaz sizi vallahi! Özgürlükçü demokrasi dedikleri þu küfür sistemi içinde hiçbir Müslüman’ý musalla taþýna gelen cenazenin namazýný kýlacaksýnýz diye vallahi zorlayamazlar! Hiç kimse zorlayamaz! Çað dýþý diyorsun sen Ýslam’a! Sadece bununla kalsalar iyi! Ölüleri oluyor bunlarýn, cenazeleri çýkýyor. Ölülerine bir isim, bir sýfat bulamýyorlar! Ölü! Ölü! Gazetecilerinin, politikacýlarýnýn ölüsüne bir isim bulamýyorlar! Ama çað dýþý dedikleri, geçeri yok, deðeri yok, önemi yok, hiçbir þeyi yok dedikleri Kuran’ýn verdiði sýfatý, verdiði unvaný; kendi cenazeleri için kullanýyorlar! “þehit” kelimesini kullanýyorlar! Vazife þehidi, demokrasi þehidi, karnaval þehidi, meyhane þehidi, vatan þehidi, … bu ne sahtekarlýk! Hani sen Kuran’a çað dýþý diyordun? Niye Kuran’ýn kelimesini kullanýyorsun? Utanmaz adam! Çað dýþý Kuran sana göre! Niye “þehit” kelimesini kullanýyorsun? Defol git! Nehit[eþek] de, þehit deme! Hürriyet þehidi, zürriyet þehidi, zurna þehidi,… bu nedir böyle? Oyuncak ettiler Ýslam’ý!
Sadece ALLAH’ýn dini hâkim olsun diye ölene þehit diyebilirsiniz!
“Aman Ýslam gelmesin! Ýslam hâkim olmasýn” diye bekçilik yaparken ölen adama nasýl þehit diyorsunuz siz? Bu ne çirkin, bu ne serseri adamlar böyle! Onlar böyle hilelerle, korkunç kelime oyunlarýyla Ýslam’ý nesillerimizin kalbinden sildiler! Bizim neslimizi bu hale getirdiler! Bizim gençliðimizi bu hale getirdiler! Bizim çocuklarýmýzý, Müslüman milletin nesillerini birbirinin katili, birbirinin canisi, birbirinin zinacýsý, birbirinin düþmaný haline getirdiler! Tabi Kuran’ý yýktýktan sonra! Kuran’a iman edilseydi böyle olmayacaktý! Ýngilizler ne kadar güzel baþarýlý olmuþ görüyor musunuz? Kâfir Ýngilizler ne dehþet baþarýlý olmuþ!

Kâfirler bu propaganda ve kelimelerle, ALLAH’ýn yaktýðý Kuran ýþýðýný aðýzlarýyla söndürmeye çalýþýyorlardý. Kelimelerle söndürüyorlar! Kelimelerle bu hainliðe yelteniyorlar! Biz de bu hileleri keþfettik, söylüyoruz! Bütün bu anlattýklarýmýzda amaç nedir? Sizi ALLAH’a çaðýrýyoruz biz! Sizi Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’a çaðýrýyoruz! Bizim her þeyimiz açýk, her þeyimiz meydan da! Biz Kuran’dan baþka bir kitap kabul etmemiþiz ki! Açýkça söylüyoruz bunu! Kellemizi kesseler, kalbimizi kýyma kýyma etseler, Kuran’dan baþka bir kitaba yer bulamayacaklar bizim kalbimizde!“

Bismillahirrahmanir rahiym. Ey Müslümanlar! ALLAH’a ve öldükten sonra dirilmeye inanmayanlarla harp edin, savaþýn! Sadakallahül-Azýym.
[Tevbe Suresi, 29.ayet]
Bu düþmanlar nerde ki savaþalým? Öldükten sonra dirilmeye inanmayanlar nerde?
Senin evinde kardeþim! Okuldan mezun olan çocuklarýmýzýn%99’u öldükten sonra dirilmeye inanmýyorlar! Sen kendin de inanmýyorsun! Ýnanmýþ olsan Kuran’a sahip çýkardýn!  ALLAH’ýn haram ettiðini haram etmeyenler! Kim bunlar? Arayýp sormaya gerek var mý? Her þey meydanda! Sýrtýna kadar soyunan kadýna deyin ki, bu haram deðil mi bacým? Bu haram deðil mi abla? Bu haram deðil mi kardeþim? Niye böyle soyundun? “Aaa.. sen çað dýþý bir adamsýn! Niçin haram olsun? Medeniyet böyle istiyor, ben çaðdaþ bir insaným. Hayatýmý yaþýyorum” diyor. Ýþte ALLAH’ýn haram ettiðini haram saymýyor bunlar!

Ilýk aðdalarla, ýlýk aðda bantlarýyla, epilasyon aletleriyle bedenlerindeki tüyleri temizliyor deðil mi kadýnlar! Vücutlarýný istedikleri gibi sergileyebilmek için, bedenlerindeki bütün tüyleri temizliyorlar! Açýk saçýk giyinip, göze hoþ görünebilmek için! Artýk erkeklerde bedenlerindeki kýllarý temizliyor!

Yapýlmadýðý takdirde dinden çýkýyorsun denilen ne varsa sadece onlarý yapýyoruz! Dinden çýkartan ne varsa, haram olan ne varsa “bunu yapmazsanýz, dinden çýkarsýnýz” demiþler bizlere!

Sadece Cuma namazýna gidenler var deðil mi? “3 hafta üst üste namaz kýlmazsan kâfir olursun” demiþler.

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz: “bilerek namazýný terk eden [namazýný kýlmayan], kâfir olur.” buyurmuþtur.
[Ýhyau Ulumiddin, Rubul Ýbadat, Ýmam Gazali, sayfa 400]

Beþ vakit namazýný kýlmayan kâfirdir.
[Ahmed bin Hanbel]

“Beþ vakit namazýný kýlmayan kâfirdir.” Ama bizim dilimizde müslümanlýk var! Müslümanlýk sadece dilimizde var! Kalbimizde yok! LA iLAHE iLLALLAH diyor ama Müslüman olduðunu iddia edenler! Sadece dille! Kalp diliyle diyenimiz yok!

Kýyamet gününde kulun ilk bakýlacak ameli namazdýr. Eðer namazý tamam bulunursa hem namazý ve hem de diðer amelleri kabul olunur. Eðer namazýnda noksanlýðý var ise namazý da, diðer amelleri de reddedilir.
[Ýhyau Ulumiddin, Rubul Ýbadat, Ýmam Gazali, sayfa 401]

Çalýþmak Ýbadetmiþ! Namaza Lüzum yokmuþ! Lafa bak!
Müslüman, Kuran’ýn tamamýna ve sahih hadislerle haber verilen bütün gerçeklere tereddütsüz iman eden insan demektir! Kuran’ýn bazý ayetlerini kabul ederim, bazý ayetlerini kabul etmem þeklindeki bir inanca sahip olan insan kâfirdir! Kuran’daki hükümlerin bazýsýný kabul ederim, bazýsýný kabul etmem gibi bir inanýþ yine insaný bütün Kuran’ý inkâr etmiþ gibi bir hale sürükler. Bundan dolayý Ýslam’ý bütün olarak ele almak lazým. Ýbadetleri, ahkâmý, inancý ve ilahi emirlerin tamamýný bütün olarak ele almak, hiçbirisini diðerinden ayýrmamak, hepsinin birer hüküm olduðuna ve bu hükümlerinde ALLAH’tan gelen birer hüküm halinde tecelli ettiðine iman etmek lazým! Müslümanlar arasýnda bir zihniyet var. Bütün Ýslam Âlemi’ne yayýlmýþ olmakla beraber, en korkunç þekliyle Türkiye’de meydana geliyor.

Bir düþünce! “Efendim, çalýþmak ibadettir.”
Ýnsanlar çalýþmak ibadettir diye, bir sözün arkasýna gizleniyor! “Ben çalýþýyorum ya; daire de memurum, garnizon da subayým/astsubayým, okul da öðretmenim/öðrenciyim, devlet makamýyým, milletvekiliyim,… Çalýþýyorum, bir masanýn baþýnda bir dairede mesai içindeyim, çalýþýyorum, iþte bu ibadet deðil midir?” diyor. “Benim bu çalýþmam; garnizon da askerlere eðitim yaptýrmam, subay ve astsubay olarak eðitim yaptýrmam bir ibadet deðil midir? Bir devlet dairesinde masa baþýnda vatandaþlarýn iþlerini görüyorum, çalýþýyorum bu ibadet deðil midir? Fabrikada iþçiyim, tezgâh baþýnda çalýþýyorum; bu ibadet deðil midir? Ýbadettir. Öyleyse namaza, oruca lüzum yok, en büyük ibadet çalýþmaktýr” diyor adam. Ve böylece namazý inkâr ediyor! Ýslam’ýn temelini, esasýný inkâr etmiþ oluyor!

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nda[TRT] teþkilatýn bünyesinde geçmiþ bir ramazan ayýnda, ramazan programýný hiç kimseye danýþmadan; hiçbir din hocasýna, hiçbir din öðretmenine, hiçbir dini otoriteye danýþmadan, tamamen kendi kafasýndan, kendi hayaliyle, kendi bildiklerine göre ramazan programý hazýrlamakla görevli bir adam aynen þöyle bir açýklama yaptý. Aynen þöyle söylüyor adam televizyon da: “Ben namaz kýlmam, namazýn önemine de inanmam. En iyi ibadet çalýþmaktýr. Çalýþýyorum ya, namaza, duaya hiç lüzum yoktur” diyor. Ve bunu bütün Türkiye’ye yayýyor adam. Evet, namaz kýlmadýðýný söylüyor, televizyon için ramazan ayý boyunca dini programlar hazýrlýyor ve bir ilahiyatçý olarak; “Ben namaz kýlmam, benim ibadetim çalýþmaktýr” diyor. Ve namaz kýlmayý ....lýk sayýyor. Namaz kýlmamakla övünüyor. Ve böyle bir adam, Türkiye’nin devlet kanalýnda ramazan programýný hazýrlamakla görevlendiriliyor. Ve bu programý Türkiye’deki insanlara takdim ediyor. Ve bu programý hazýrlayan adam; namaz kýlmamakla iftihar ediyor, namaz kýlanlara .... diye hitap ediyor. Hala 21. asra ayak bastýk, hala Türkiye’de namaz kýlmamak bir þöhret oluyor. Namaz kýlmayan bir memur derhal amir mevkiine getiriliyor. Namaz kýlmayý ....lýk olarak gören bir adam rütbe alýyor, sicil alýyor maaþý büyüyor, geniþliyor ve alaka, ilgi görüyor. Düþünebiliyor musunuz? Ýbadet bakýmýndan yanlýþ deðerlendirmelerin ve zihniyetlerin sonucu namaz kýlmayý kabul etmeyen, namazýn önemini kabul etmeyen, ALLAH’a kulluk vazifesini kabul etmeyen bir adam hala Türkiye’de raðbet görüyor, büyük makamlara getiriliyor. Türkiye’yi anlayýn yani. Hz. KURAN çalýþmayý teþvik ediyor. Bismillahirrahmairr ahiym. Ve el leyse lil insani illa ma sea. Sadakallahül-Aziym. [Necm Suresi, 39.ayet] Kuran “Ýnsan için sair gayretinden ve çalýþmasýndan baþka bir þey yoktur.” diyor. Çalýþmayý en fazla Ýslamiyet teþvik ediyor.
 Ama ben daire de çalýþýyorum, garnizon da subay/astsubayým diye namazý terk edemezsin! Ve namaz ibadetini inkâr edemezsin!
Bu hileyi anlayalým bakalým. Öyle midir, deðil midir? Þimdi Kuran’a dönüyoruz. Bakýn ALLAH aþkýna! Namazýn önemini ortaya koyan Kuran’a bakýn. Nisa suresinin 100. ayetinde bizzat ALLAH [c.c.]Hz. MUHAMMED Aleyhisselatu Vesselam’a; O’nun þahsýnda kýyamete kadar gelecek olan bütün ümmeti Muhammed’e þöyle hitap ediyor. ALLAHU EKBER! Buyuruyor ki;  Bismillahirrahmanir rahiym. Ve iza künte fýhim fe ekamte lehümüs salate. Sadakallahül-Aziym. ”Ey Habib-i Ziþaným, MUHAMMED MUSTAFAM! Sen Müslümanlarýn arasýnda bulunduðun zaman bir namaz vaktinin geçmesi halinde, Müslümanlara namaz kýldýracaðýn zaman! “feltekum taifetüm minhüm meake vel ye'huzu eslihatehümv” bu ayet-i kerimeler bir savaþ halinde, karþýnýzda düþman var; size kurþun yaðdýrýyor, size bombardýman ediyor, size ok yaðdýrýyor, taþ atýyor. Karþýnýzda düþman birlikleri olduðu zaman nasýl namaz kýlacaðýmýzý ifade ediyor ayet-i kerime de. Bir savaþ alanýndasýnýz! Karþýnýzda düþman birlikleri var, sizde mevzilerdesiniz. Zaman zaman ateþ ediyorsunuz, ateþ ediyorlar; tam manasýyla savaþýyorsunuz! Bir vatanýn savunmasý, bir memleketin korunmasý için savaþýyorsunuz! O esnada bile hiçbir Müslüman namazýný terk edemez! “Habibim sakýn namazý terk etmeyin; hepinizi imha ederim diyor ALLAH [c.c.]. Namaz savaþ esnasýnda bile terk edilemez! Böyle bir savaþ esnasýnda; “Ey Rasulüm, Habibim, sen onlara namaz kýldýracaðýn zaman; o askerleri, müslüman askerleri ikiye ayýr” buyuruyor. “Ýki sýnýfa ayýr. “feltekum taifetüm minhüm meake vel ye'huzu eslihatehümv”. “esliha” silahlar demek, silahlar! Silahlarýný yanlarýna alsýnlar. Bir grup asker düþmanla çarpýþmaya devam etsinler. Bir grup asker geriye çekilip “ALLAHU EKBER” diye tekbir alýp namaza dursunlar” diyor Ayet-i kerime. Birinci rekâtý kýldýr onlara, secdeyi yapsýnlar. Secdeden kalkar kalkmaz; o bir rekât namazý kýlan askerler savaþ meydanýna, cepheye gitsinler. Daha evvel cephe de savaþanlar gelip imama uyup 2. rekâtý devam ettirsinler” diyor. 2. rekâtý kýlanlar secdeyi yapar yapmaz hemen koþsunlar, birinci rekâtý kýlýp da cepheye gidenlerin yanýna gitsinler. Onlar dönüp gelsin 2. rekâtý tamamlasýnlar” diyor. Ýki rekât tamamlandý ya “Ve onlar selam verir vermez, cepheye koþsunlar, o ikinci rekâtý kýlýp da, birinci rekâtý kýlamayanlar geriye gelsinler, onlar da namazý tamamlasýnlar. Cephede, kurþun yaðmuru altýnda dahi sakýn namazýnýzý terk etmeyin, sizi cehenneme ebedi hapsederim” diyor ALLAH [c.c.]! Namaz terk edilir mi? Ben çalýþýyorum, namaza ne lüzum var denir mi? Kâfir oðlu kâfirler! Nasýl da ibadeti inkâr ediyorlar! Ve bunlar Türkiye’de raðbet görüyor. Bunlara maaþ veriliyor. Bunlara makam veriliyor. Bunlara hiçbir kýymet verilmemesi gerekirken; bunlara maaþ veriliyor, bunlara raðbet ediliyor. Böyle memleket mi olur? Müslümanlarýn namazýný inkâr eden bir adamýn Müslümanlýk iddia etmesi boþtur! Fýkýh kitaplarýnda geçer. “Bir gemidesiniz, Ýlahi takdir icabý gemi parçalandý ve herkes battý. O gemideki yolculardan bir Müslüman ALLAH’ýn lütfuyla kurtuldu. Nasýl kurtuldu? Bir can simidine yapýþtý yahut geniþ bir tahtaya sarýldý. Tahtanýn üzerinde, denizin ortasýnda dalgalana dalgalana duruyor. Batmamýþ. O anda güneþe bakacak, öðle namazý mý ikindi mi? akþam mý? Ne ise namaz vakti geçiyor olsa; o tahtanýn üzerinde ima ile namazýný kýlacak! ‘Gemi battý, denizdeyim, kimsesizim’ diye namazý vaktinden çýkaramaz, bile bile namazý terkederse, mutlaka cehennemliktir” demiþler. O esnada bile. ALLAH’ýn huzurundan bir an bile ayrýlamazsýn! Namaz vakitlerini hiçbir idareye, hiçbir memuriyete, hiçbir kanuna, nizama hiç kimse namazýný feda edemez. Ýslam inancýna göre %100 ölüm tehlikesi halinde ancak Cum”a namazýna gitmeyebilirsiniz! %100 ölüm tehlikesi olmasý gerekiyor! Kurþunlanacaksýnýz, hürriyetiniz kýsýtlanýyor. Böyle ölüm tehlikesi olmadan baþka bir engel, mecburiyet olmadan üst üste 3 defa Cum”a namazýný kýlmak için camiye –Müslümanlarýn arasýna- katýlmayan bir Müslüman; derhal müminler defterinden silinir, münafýklar defterine yazýlýr” diyor Resulullah Aleyhisselatu Vesselam! Hiçbir zaruret yoktur Cum”a’yý terk etmek için. Ölüm müstesna! Ve üst üste 3 defa art arda, peþ peþe Cum”a namazýný kýlmaya gelmeyen bir amirin, bir memurun, bir Müslüman’ýn cenaze namazý kýlýnmaz diyen Ýslam âlimleri vardýr! Bu kadar mühim bir ibadet! Bir Hýristiyan Pazar günü hiçbir endiþesi olmadan, Hýristiyan tüccar, Hýristiyan esnaf, Hýristiyan memur, amir, þirket sahibi, patron,… Bütün Hýristiyanlar Türkiye’de Pazar günü rahat rahat kiliseye gidebilirler. Ýbadet edebilirler. Gözleri arkada kalmaz. Müþteri kaybetmezler. Geri kalmazlar. Tam bir hürriyet içinde Pazar günü kiliseye gidebilirler de Cuma günü Müslümanlar, amirler, memurlar niçin rahatça Cum”a namazýný kýlmaya gidemezler? Çünkü Müslümanlýk Türkiye’de kýsýtlanýyor! Ýyi anlamak lazým! Çalýþmak ibadetmiþ, namaza lüzum yokmuþ. Lafa bak! Bunu telkin ediyorlar. Bu inancý taþýyanlar raðbet ve alaka görüyor. Böyle þey olur mu?
Günde 5 defa namaz emredilmiþtir! Kimse bunu deðiþtiremez! Bütün dünyanýn cumhurbaþkanlarý, bütün dünyanýn profesörleri, bütün dünyanýn papazlarý bir araya gelse; “5 vakti 3 vakte indirelim” deseler hepsini inkâr ederiz! DEÐiÞTiREMEZ!

Bismillahirrahmanir rahiym. Ve len tecide li sünnetillahi tebdila. Sadakallahül-Aziym.
[Fetih Suresi, 23. ayet].
ALLAH’ýn koyduðu bu kanunlarý, bu emirleri kimse deðiþtiremez!

5 vakit namazýný kýlanlarda öðrendikleri þekilde kýlýyor deðil mi namazlarýný? Ýmamla kýlýndýðý zaman, kýyamet günü baþýmýz eþek baþýna çevrilsin diye, imamla beraber rüku ve secde yapýyoruz! Böyle öðrettiler deðil mi bizlere? Böyle öðrettiler! Mason Mustafa Kemal’in Kemalist, Putperest eðitim sistemi böyle öðretti!

Türkçe’de bulunmayan sesleri yutarak, sureleri Türkçe okunuþlarýyla okuyarak kýldýðýmýz namazlar!

5 vakit namazýmýzý kýlmadýðýmýz halde, sadece dinden çýkmamak için Cum”a namazlarýna gidenler var! Kuran’a küfretmek için nüfus cüzdanlarýmýzdaki fotoðraflarla, giysilerimizde bulunan resimlerle, soldan saða yazýlan yazýlarýn bulunduðu kýyafetlerle, cüzdanlarýmýzda taþýdýðýmýz ve Mustafa Kemal’in resminin bulunduðu paralarla kýlýyoruz namazlarýmýzý! Cemaatin içinde sadece bir adamýn üstünde, Kuran’a küfretmek anlamýnda olan bir tek resim olmasý o namazý kýlan herkesi küfre götürürken, bütün herkesin üstünde olmasý cehennemin sonsuzluðuna götürür!

Bulunduðumuz bütün ortamlarýn hamam olmasýna gelelim. Etek boylarý her geçen gün kýsalan, saçlarý açýk olan kýzlarýn bulunduðu okullardan, açýk saçýk giyinip, parfüm süren, makyaj yapan kadýnlarýn bulunduðu fabrikalardan, namaza giderken ya da sokaktan geçerken; yanlarýndan geçtiðimizde, saçlarýný gördüðümüz, kokularýný duyduðumuz, bedenlerindeki teþhir ettikleri yerleri gördüðümüz kadýnlarýn, kýzlarýn bulunduðu hamamlardan geçerek namaz kýlmaya gidiyoruz!

Ýnsanlarýn ilmi geçim için öðrendikleri, dinlerini dünyalýklarýna alet ettikleri bir zaman gelecektir.
[Deylemi; Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 68]

Mason Mustafa Kemal, imamlara maaþ baðlattý deðil mi? Maaþ alabilmek için namaz kýldýrýyorlar imamlar! Ýmamlar ALLAH rýzasý için deðil de; kendini hem peygamber, hem tanrý ilan eden, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e ve bütün peygambelere þair diyen, ALLAH’ýn olmadýðýný söyleyen, ALLAH’ý inkâr eden Mustafa Kemal’in kurduðu devletin verdiði maaþý alabilmek için namaz kýldýrýyorlar!

Kuran’ýn 30 cüz’ü varmýþ. 610 sayfa olan kutsal kitabýmýz 20’er sayfaya bölünmüþ ve 30 cüzden oluþmuþ?

Kuran’ý Kerim’in 7 cüzü vardýr. Birinci cüz 3 sure, ikinci cüz 5 sure, üçüncü cüz 7 sure, dördüncü cüz 9 sure, beþinci cüz 11 sure, altýncý cüz 13 sure, yedinci cüz de <<kaf>> suresinden sonuna kadardýr.
[Ýhyau Ulumi’d-din- 1.cilt Rub’ul- Ýbadat, Ýmam Gazali]

7 cüz olan Kuran’ý 30 cüz demiþler deðil mi bizlere? 30 cüz demiþler!

Rivayet olunduðuna göre, Hazret-i Osman Radýyallahu Anh Cuma gecesi baþlar ve Bakara Suresi’nden Maide Suresi’ne kadar okurdu. Cumartesi gecesi En’am Suresi’nden Hud Suresi’ne, Pazar gecesi Yusuf Suresi’nden Meryem Suresi’ne, Pazartesi gecesi Taha Suresi’nden Kasas Suresi’ne, Salý gecesi Ankebut Suresi’nden Sad Suresi’ne, Çarþamba gecesi Zümer Suresi’nden Rahman Suresi’ne kadar okur ve Perþembe gecesi de hatmini bitirirdi. Sahabe-i kiram böyle yaparlardý.
[Ýhyau-Ulumi’d-din/Rubul Ýbadat, sayfa 783, Ýmam Gazali]

Okumasýný bilenlerde, 30 cüz okuyor deðil mi? Hatim edildiðinde en güzel þekilde 7 günde bitirilmesi gereken Kuran’ý 30 günde hatmediyorlar. Böyle öðretiyorlar çünkü. Böyle anlatýyorlar.

Bunu bu þekilde ilk deðiþtiren Kufe Valisi Zalim Haccac’dýr. Basra ve Kufe âlimlerini topladý. Kuran’ýn harf, kelime ve ayetlerini saydý, Kuran’ý 30 cüze ve diðer kýsýmlara böldü.
[Ýhyau-Ulumi’d-din/1.cilt/Rub’ul Ýbadat, Ýmam Gazali]

Zalim Haccac’ý bilir misiniz?

Harra Vakasý - Büyük Hicaz Katliamý

Müslümanlar bilmez Harra ya da Harre vakasýný. Çünkü bilinçli olarak üzerinde durulmaz, konu edilmez. KERBELA katliamý kadar önemlidir Mekke ve Medine'de. Tecavüz ve yaðmalarýn yanýnda Kâbe'nin yakýlýp yýkýlmasý da vardýr üstelik. Ama KERBELA bilinir, Harra bilinmez! 100 bine yakýn insaný kesip sýra sýra aðaçlara asan, kadýnlarýna tecavüz edip köle pazarlarýnda satan Emeviler, bu alýþkanlýðý önce Müslümanlarý katlederek kazanmýþlardýr.

Önce Ýslam kaynaklarýndan olayýn özetini sunalým:

Aralarýnda, Medine eþrafýndan Abdullah b. Hanzala, Abdullah b. Ebu Amr ve Münzir b. Zübeyr'in de bulunduðu bir heyet, Þam'a gidip Halife Yezid ile görüþmüþlerdi.

Heyet, Medine'ye döndükleri zaman, Yezid'in dinsiz olduðunu, içki içtiðini, çalgý çaldýrdýðýný, yanýnda þarkýcý kadýnlar bulundurduðunu, köpek ve maymun beslediðini vs. söyleyerek, kendisini halife olarak tanýmadýklarýný açýklamýþlardýr. Bunun üzerine, Medineliler ayaklanarak henüz çocuk denilecek yaþta bulunan Medine valisi Osman b. Muhammed b. Ebu Süfyan'ý Medine'den sürüp çýkardýklarý gibi, Medine'deki Emevîleri de Mervan b. Hakem'in evinde kuþatmýþlardý.

Emevîlerin acele imdat istemeleri üzerine, Yezid, Müslim b. Ukbe’yi 12 bin kiþilik bir ordu ile Medine ve Mekke halkýný tepelemeye göndermiþtir.

Müslim, Medine'de Kureyþ'ten ve Ensardan binlerce kiþiyi asýp kesmiþ, þehri yaðmaladýktan sonra Mekke üzerine yürümüþ, Müsellel’e geldiðinde hastalanýp ölmüþtü.

Ölürken, Husayn b. Numeyr'i yerine býrakmýþtý. O da mancýnýklar kurdurarak Mekke'yi taþa tutmuþ, Kâbe’nin duvarlarý yýkýlmýþ ve yakýlmýþtý.

Kaynaklar:
Taberî. Târîh. c. 7. s. 3-5.
Ezrakî, Ahbânj Mekke, c. 1, s. 196-204,
Ýtan Abdi Rabbih, Ikdu'l-ferfd, c. 4, s. 387-391 ,
Belâzurî, Ensâbu'l-eþrâf, c. 4, s. 42,
M. Asým Köksal, Ýslam Tarihi, Köksal Yayýncýlýk: 4/349-350.

Mekke kuþatmasýndan dolayý evlerde yiyecek bir þey kalmamýþtý. Birçok mahallede bulaþýcý hastalýklar ortaya çýkmýþtý. Haber gönderilemiyor, yardým gelmiyordu. Birçok kaynakta, kuþatma altýnda çok zor günler geçiren Müslümanlarýn binek hayvanlarýný, hatta hakaret amacýyla Haccac tarafýndan kendilerine mancýnýkla atýlan köpekleri bile yemek zorunda kaldýklarý anlatýlmaktadýr.

Kuþatmanýn altýncý ayýnda yiyecek hiçbir þey kalmamýþtý. Yorulan, býkan, açlýkla baþ baþa kalan bazý direniþçiler; Abdullah b. Zübeyr'in etrafýndan ayrýlmaya baþladýlar. Bunlarýn arasýnda, Abdullah'ýn oðullarýnýn dahi bulunduðu kaydedilmektedir. Abdullah durumun çok kötüye gittiðini ve baþka bir çýkýþ yolu olmadýðýný görmüþtü. Teslim olmak yerine ölümü tercih etti. Þehirde yaþanan faciaya bir son vermek ve daha fazla insanýn ölmesini engellemek amacýyla bir çýkýþ hareketi yaptý ve vuruþarak öldü (1 Ekim 692).

Adý zamanla, zulüm ve zorbalýkla özdeþleþecek olan Haccac; büyük bir vahþet ve gururla Abdullah b. Zübeyr'in baþýný kestirerek önce secdeye kapandý, daha sonra da onun baþýný Suriye'ye gönderdi. Haccac; haram ayda, haram kýlýnan bir bölgede kan dökmekten, Allah'ýn evini taþa tutmaktan ve Kâbe'nin içine sýðýnan insanlarý bile katletmekten çekinmemiþti.
KERBELA’dan sonra Mekke ve Medine katliamlarýyla Peygamberin güzide ashabýndan kimse kalmamýþ. Geride sesi çýkacak, karþý koyacak, Müslümanlara önderlik yapacak kimse kalmamýþtý. [Emevilerin karþý devrimi tamamlanmýþtý]

Hisam Ibnu Hisan Rahimehullah anlatiyor: "Haccac'in hükmen öldürdüðü insanlarýn miktarý sayýlmýþ, 120 bin kiþiye ulaþtýðý görülmüþtür."
[Tirmizi, Fiten 43, (2221)]

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in torunu Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’ýn Kerbela’da þehit edilmesini bilir misiniz?
Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh çocukluðunda beraber oynadýðý, Cebrail Aleyhisselam’ýn getirdiði cennet meyvelerýný paylaþtýðý, çocukluk arkadaþý Ömer bin Sa’d’ýn komutasýndaki ordu tarafýndan þehit edilmiþtir. Halife Yezid bin Muaviye tarafýndan Horasan Valiliði’ne getirileceði vaat edilen, Kufe ordusunun komutaný olan Ömer bin Sa’d’ýn emrindeki askerlerin, Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’ýn yanýndakilerle beraber cuma namazý kýlarken saldýrdýðýný bilir misiniz?

Kufe halkýndan 12 bin kiþi Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’a mektup yazmýþtýr. Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’a biat etmiþlerdir ve Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’ýn hilafeti sahiplenmesini istemiþlerdir. Kufe halký, Irak Valisi Ubeydullah Ýbnu Ziyad’ýn zulmü karþýsýnda,  halife Yezid’in safýna geçmiþ ve Hz. Hüseyin Radýyallahu Anh’ý þehit etmiþtir.

Bunlarý bilir miyiz? Nerden bilelim? Anlatmýyorlar ki!
Ama Müslümanlarýn kafasýnýn kesilip, kesik baþlarýyla oynanmasý sonucu ortaya çýkan futbolcularý biliriz! Maradona’yý, Pele’yi, Ronaldo’yu, Ronaldinho’yu, Rüþtü’yü, Fatih Terim’i, Tugay Kerimoðlu’nu, Van Hoidonk’u, … biliriz!

Kuran’a küfretmek için çekilen, Ýslamiyet’in neslini bozmak için çekilen, her türlü zinanýn iþlendiði ahir zamanýn en büyük hamamý olan televizyonlara çýkan sanatçýlarý, aktörleri, aktrisleri biliriz. Açýk saçýk giyiniþleri gördüðümüzde þevke geldiðimiz her tarafýný açýk býrakan kýyafetler giyen fahiþe kadýnlarý biliriz. Bedenlerinin her yerini teþhir eden, her türlü zinayý iþleyen, dinleri imanlarý para olan, örtüleri para olan fahiþe mankenleri, fahiþe þarkýcýlarý biliriz.

“Ben özgürüm, sadece özgürüm” diyen Nil Karaibrahimgil’i biliriz deðil mi?

Hür olduðunu, özgür olduðunu; her istediðini yapmaya güçlü olduðunu iddiaya yeltenirsen sana ilk vurulacak damga: “Sen kâfirsin. ALLAH’ý inkâr ediyorsun!’’
[Abdülkadir Geylani//Futuhul-Gayb]

Kuran’a küfretmek için baktýðýmýz televizyonlarda boy gösterenler bunlar deðil mi? Ýslamiyet’in neslini bozmak için, Kuran’a küfretmek için resimlerle süslenen gazetelerde fotoðraflarý çýkanlar bunlar deðil mi?

Bir taraftan da; “biz o zamanda yaþamadýk ki” diyoruz deðil mi? Eskilerde yaþamadýk! Zamanýmýzda haram olan, yasak olan ne varsa hepsini biliyoruz, ama iþimize gelmedi mi eskilerin zamanýnda yaþamadýk diyoruz. Günümüzde ki olanaklarý gördüðümüzde birde “Eskiler yaþamýyormuþ” diyoruz diðer taraftan!

Ýmam Ebu Hanife’yi, Ahmed bin Hanbel’i, Ýmam Þafii’yi, Ýmam Malik’i, Hz. Ebu Hureyre Radýyallahu Anh’ý, Ýmam Taberani’yi, Ebu Davud’u, Ebu Leyla’yý, Ebu Ya’la’yý, Ýmam Tirmizi’yi, Ýmam Müslim’i bilmeyiz. Þeytanýn ezanlarýný söyleyen þarkýcýlarý biliriz ama. Her tarafýný açýp, vücudunu meydanlara dökenlere, mahrem yerlerinin tamamýný sergileyen fahiþe þarkýcýlarý biliriz!

Türkiye’de yaþayan sözde Müslüman kâfirler, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz zamanýndan sonra yaþamýþ bütün Ýslam hizmetkârlarýný, Ýslam’a hizmet edenleri bilmesi gerekirken, hiçbirini bilmiyor! Biz daha Türkiye’nin hangi þartlarda ve ne þekilde kurulduðunu bile bilmiyoruz!

Ama biz bilim çaðýndayýz! Bilgi çaðýndayýz! Milenyum çaðýndayýz! Milenyum’dayýz!

Gerçekte cennetliklerin parmakla sayýlacak kadar az olduðu, cehennemliklerin ise milyarlarca olduðu ahir zamandayýz!

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e þair diyen, ALLAH’ý inkâr eden; kendini hem peygamber, hem tanrý ilan eden Mustafa Kemal’in hayatýný; Kemalist köpeklerin anlattýðý þekilde biliriz deðil mi?

Ýnsanoðlunun yalan yazdýðý “elle yazýlmýþ, deðiþtirilmiþ tarihten” biliriz!

Ama Mason Mustafa Kemal’in yalanlarla anlatýlan hayatýný bildiðimiz kadar Aleyhisseatu Vesselam Efendimiz’in hayatýný bilmeyiz! “Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz zamanýnda yaþamadýk.” mý diyorsunuz? Sözde Müslüman kâfirler! Biz Mustafa Kemal zamanýnda da yaþamadýk! Mason Mustafa Kemal’in yalanlarla anlatýlan hayatýný biliyoruz! Türkiye’de yaþayanlar, Mason Mustafa Kemal’e tapan Kemalist putperest köpekler devrinde yaþýyor!

Mesruk Rahimehullah anlatýyor: “Hazreti Aiþe Radýyallahu Anha’ya dedim ki: “Ey anneciðim! Muhammed Aleyhisseatü Vesselam Rabbini gördü mü?” Bu soru üzerine:
“Söylediðin sözden tüylerim ürperdi. Senin 3 hatalý sözden haberin yok mu? Kim onlarý sana söylerse yalan söylemiþ olur. Þöyle ki: kim sana “Muhammed Rabbini gördü” derse yalan söylemiþ olur.” dedi. Hazreti Aiþe bu noktada sözüne delil olarak þu ayeti okudu: “Bismillahirrahmanir rahiym. O’nu gözler idrak edemez, O ise gözleri idrak eder. Sadakallahül-Azýym.” [En’am Suresi, 103. ayet]
“Ey Müminlerin annesi? ALLAH “Bismillahirrahmanir rahýym. Yemin olsun ki, peygamber onu apaçýk ufukta gördü. Sadakallahül-Azýym’’[Tekvir Suresi, 23. ayet]; ‘’Bismillahirrahmanir rahiym. Yemin olsun ki, onu baþka bir iniþte de gördü. Sadakallahül-Azýym.” [Necm Suresi, 13. ayet] Buyurmadý mý?” dedim. Hazreti Aiþe de: “Bu ümmetten, o meseleyi Resulullah’a ilk soran ben oldum. Aleyhisselatu Vesselam: O Cebrail’dir. Ben Cebrail’i bu iki defadan baþka yaratýldýðý þekilde görmedim. Cebrail’i, semadan inerken vücudunun büyüklüðü arz ile sema arasýný kaplamýþ olarak gördüm” buyurdular. Hz. Aiþe devamla dedi ki: “Kim sana derse ki Muhammed yarýn olacak þeyi bilir, yalan söylemiþtir. Zira ayet-i kerime’de: “Bismillahirrahmanir rahiym. Hiçbir nefs yarýn ne olacaðýný bilemez. Sadakallahül-Azýym.” [Lokman Suresi, 34. ayet.] buyrulmuþtur. Kim sana Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’ýn vahiyden bir þey gizlediðini söylerse o da yalan söylemiþtir. Çünkü ayet-i kerime de: “Bismillahirrahmanir rahiym. Ey peygamber! Sana Rabbinden her indirileni teblið et. Þayet bunu yapmazsan ALLAH’ýn risaletini teblið etmiþ olmazsýn. Sadakallahül-Azýym.” [Maide Suresi, 67. ayet] Lakin Resulullah Aleyhisselatu Vesselam Cebrail Aleyhisselam’ý yaratýldýðý þekliyle iki defa görmüþtür.”
 [Buhari; Müslim; Ýmam Tirmizi; Kutub-i Sitte]
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #31 : 09 Haziran 2010, 11:26:07 »

Ýmam Müslim’de, Ebu Zerr Radýyallahu Anh rivayeti olarak; Ebu Zerr Radýyallahu Anh’ýn Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a bu konuda sorduðu, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn: “Nurdur. Nasýl görebilirim?” dediði kaydedilmiþtir. Ahmed’de yine Ebu Zerr Radýyallahu Anh’den: ‘’Bir nur gördüm’’ cevabýný aldýðýný, Ýbn-u Huzeyme’de Ebu Zerr Radýyallahu Anh’ýn: “ALLAH’ý kalbiyle gördü, gözüyle görmedi.’’ dediði kaydedilmiþtir.
[Kutub-i Sitte]

Türkiye’de ki sözde âlimler ne diyor? “Resulullah Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz Miraç Gecesi’nde ALLAH’ý [c.c.] görmüþ! Bazýlarý arada perde olduðunu söylüyor, bazýlarý da arada perde bile olmadýðýný söylüyor! Mason Mustafa Kemal’in sisteminde eðitilen âlimler bu kadar biliyor iþte! Her þeyi yalan yanlýþ biliyorlar! Yalan yanlýþ öðretiyorlar!

Ahir zamanda sizden önceki milletleri karýþ karýþ, arþýn arþýn izleyeceksiniz, hatta Yahudiler ve Hýristiyanlar kertenkele deliðine girseler, siz de peþlerinden gireceksiniz.
[Ölüm-Kýyamet ve Diriliþ, sayfa 470]

Hýristiyanlarýn ve Yahudilerin peþinde gidiyoruz deðil mi? Yeniliklerin hepsi kâfirlerden geliyor. Elektriði icat etmiþler; elektrik kullanmýþýz! Arabayý icat etmiþler; araba kullanmýþýz! Kuran’a küfretmek için fotoðraf makinelerini icat etmiþler fotoðraf makineleriyle fotoðraflar çekmiþiz! Ahir zamanýn en büyük hamamý olan, her türlü küfrü, zinayý, þirki, sihri içinde barýndýran televizyonu icat etmiþler; hepimiz televizyon alarak bütün evlerimizi hamama çevirmiþiz!

Hýristiyanlar ve Yahudiler nereye kuyruk sallarsa, baþýmýzý o yöne çevirmiþiz. Uzaya çýkmýþlar, uzay demiþiz, giyim kuþam demiþler, onlar gibi giyinmiþiz, sakallar kesilir demiþler, sakallarý kesmiþiz! Yahudi ve Hýristiyanlar gibi sakallarý kesmiþiz, býyýk býrakmýþýz! Bazýlarýmýzda kadýnlarýn yüzleri gibi olmasý için; hem býyýklarýmýzý, hem sakallarýmýzý kesmiþiz. Erkek erkeðe iliþkiye girmiþler, kadýn kadýna iliþkiye girmiþler. Küfürlerle geçirmiþiz günümüzü, sýðýrlarýn geviþ getirmesi gibi sakýz çiðnemiþiz, þeytanýn ezaný olan ýslýklarý çalmýþýz, tefleri býrakmýþýz, orglarý, sazlarý, gitarlarý, piyanolarý çalýp dinlemiþiz, darbukayý eklemiþiz. Þeriat gericilik, Kemalizm ilericilik demiþiz! Küfre götüren ne varsa sarýlmýþýz dört elle! Dünya demiþiz, baka bir þey dememiþiz!

O devir de halký cehennem kapýlarýna çaðýracak olan birtakým davetçiler olacaktýr. Her kim o insanlarýn davetine icabet ederse onu cehenneme atacaklar.
[Ölüm-Kýyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, sayfa 382]

Konserler düzenliyorlar deðil mi? Þeytanýn ezanlarýný seslendirenler biraz daha zengin olabilmek için konserler düzenliyorlar! Biz kâfirler de para verip gidiyoruz. Politikacýlar ne derse onu yapýyoruz deðil mi? Onlarýn peþinden gidiyoruz. Dini hükümlerini bilmedikleri halde âlim dediðimiz, imam dediðimiz, hoca dediklerimizin dediklerini yapýyoruz deðil mi?

Ahir zamanda, zalim yöneticiler, ALLAH’ýn emirlerine karþý gelen bakanlar, hain hâkimler, yalancý hocalar olacaktýr. Bunlara herhangi biri yetiþirse onlarýn yanýnda müttefik olmasýn, yardýmcý olmasýn, yön veren olmasýn.
[Risalet-ül Huruc-ül Mehdi, sayfa 182]

Ýslam’ý satanlar! Müslümanlarý satanlar! Türkiye’yi satanlar! Dinin hükmettiði gibi amel etmeyen, Mason Mustafa Kemal’in kanunlarýyla hükmeden milletvekilleri ve yöneticiler. Torpili olan ya da hatýrý sayýlýr bir yerde, bir makamda tanýdýðý var diye, haksýzý haklý gösteren hâkimler! Dinin hükümlerini bilmeyen hocalar, âlimler! Kendi verdikleri fetvalardaki hükümleri yerine getirmeyen imamlar, hocalar!

Haberiniz olsun, þu muhakkak ki baþlarýnýza birtakým amirler ve devlet baþkanlarý gelecek de onlar, devlet hazinesinden; yardýma ihtiyacý olan sizlere vermediklerini; haklarý olmadýðý halde kendilerine verilmesini hükme baðlayacaklardýr.
[Ölüm-Kýyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, sayfa 380]

“Haklarý olmadýðý halde kendilerine verilmesini hükme baðlayacaklardýr.” Türkiye’de Baþbakan Bülent Ecevit zamanýnda milletvekilleri; 2 yýl milletvekilliði yapan bütün milletvekillerinin emekli sayýlacaðý “Kýyak Emeklilik” yasasýný çýkardýlar!

Yakýnda baþýnýza bazý yöneticiler gelecek. Rýzýklarýnýza el koyacak, sizi yalanlarla avutacaklar. Ýþ yapacaklar. Fakat yaptýklarý fena olacak. En fena taraflarý da kötülüklerini siz güzel görmedikçe ve yalanlarýný onaylamadýkça sizden razý olmayacaklar.
[Bagavi; Ýmam Tabarani; Geleceðin Tarihi, 1. cilt, sayfa 43]

“Rýzýklarýnýza el koyacak”. Kemer sýkma politikasý izlettiriyorlar!

“Sizi yalanlarla avutacaklar.” Milletvekilleri seçilene kadar her türlü yalaný söylüyorlar! Seçildikten sonra da devletin malý deniz deyip, devletin parasýný cebe indiriyorlar!

“Ýþ yapacaklar. Fakat yaptýklarý fena olacak.” Türkiye’yi, Ýslam’ý, Müslümanlarý satýyorlar deðil mi? Basýn ellerinde, Medya ellerinde! Her þeyi istedikleri þekilde süsleyip gösteriyorlar. Her þeyi kendi istedikleri þekilde anlatýyorlar biz kâfirlere!

“En fena taraflarý da kötülüklerini siz güzel görmedikçe ve yalanlarýný onaylamadýkça sizden razý olmayacaklar.“ Onlarýn yaptýklarýný doðru kabul ediyoruz üstelik! “Baþa kim gelirse zaten aynýsýný yapýyor. Helal olsun! Yapmazsa olmaz zaten!” diyoruz üstelik! Gelen devletin, halkýn parasýný cebine indiriyor!

Ýslam’ýn usulleri teker teker bozulacak ve halký delalete düþürücü hükümet adamlarý çýkacak.
[Hakim; Geleceðin Tarihi 1, sayfa 57]

Ýslam’ýn usullerinden bir þey kalmadý ki! Her þeyimiz kâfirlere, Yahudilere benzedi! Mustafa Kemal’in bize getirdiklerini yapýyoruz! Mason Mustafa Kemal’e tapan Kemalist putperest sistemin istediði gibi yaþýyoruz!

Domuz yaðý katkýsý katýlan ETi ürünlerinden baþka bir þey satýlmayan,  Muhammed ve Mekke yok olsun yazýsýyla satýlan Coca Cola’nýn satýldýðý askeriyede ölenlere “þehit” diyorlar! Üstelik bir de cenaze namazý kýlýyorlar deðil mi?

Þimdi bu kelimeleri biraz açýklayalým. “çað dýþý”. “çað dýþý” demekle Ýslam’ý kastediyorlar! Tamam anladýk! Hiç kimsenin itirazýný kabul etmeyiz! “çað dýþý” dediði zaman Kuran’ýn huzurunda yemin ediyorum ki, Ýslam’ý kast ediyorlar! “çað dýþý”. Ýslam. Ýslam’ý kast ediyorlar! Peki, siz Ýslam’a “çað dýþý” diyorsunuz. Yani çað dýþý demek; geçersiz, kýymetsiz, deðersiz, bir þeye yaramaz demek deðil mi? Evet, öyle diyorlar! Peki, neden bir gazeteciniz öldüðü zaman, bir politikacýnýz öldüðü zaman, bir genel müdürünüz öldüðü zaman, bir profesörünüz öldüðü zaman, bir askeriniz öldüðü zaman,… neden çað dýþý dediðiniz Ýslam’ýn camisinin musalla taþýna getirip o leþinizi musallat ediyorsunuz? Hani çað dýþýydý? Ýslam çað dýþý? Cami çað dýþý? Ýmamlar çað dýþý? Musalla taþý çað dýþý? Sen niye cenazeni getirip, çað dýþý camisinin o musalla taþýna koyuyorsun? Götür meyhane de kaldýr kâfir adam! Gazinodan kaldýr cenazeni! Restorandan kaldýr! Diskotekten kaldýr! Karnavaldan kaldýr cenazeni! Niçin camiye getiriyorsun? Senin gözünde cami, Ýslam, Kuran çað dýþýydý hani? Sahtekâr oðlu sahtekârlar! Ne korkunç hile görüyor musunuz? Hem Ýslam’a çað dýþý diyecekler! Hem de pislik cenazelerini camiden taþýyacaklar! Ve Müslümanlarda sanki önlerine gelen her cenazeyi kaldýrmaya mecburmuþ gibi, o ölünün arkasýnda durup tekbir alýyorlar! Mecbur musunuz? Kýlmayýn bu heriflerin cenaze namazýný! Hiçbir kanun maddesi zorlayamaz sizi vallahi! Özgürlükçü demokrasi dedikleri þu küfür sistemi içinde hiçbir Müslüman’ý musalla taþýna gelen cenazenin namazýný kýlacaksýnýz diye vallahi zorlayamazlar! Hiç kimse zorlayamaz! Çað dýþý diyorsun sen Ýslam’a! Sadece bununla kalsalar iyi! Ölüleri oluyor bunlarýn, cenazeleri çýkýyor. Ölülerine bir isim, bir sýfat bulamýyorlar! Ölü! Ölü! Gazetecilerinin, politikacýlarýnýn ölüsüne bir isim bulamýyorlar! Ama çað dýþý dedikleri, geçeri yok, deðeri yok, önemi yok, hiçbir þeyi yok dedikleri Kuran’ýn verdiði sýfatý, verdiði unvaný; kendi cenazeleri için kullanýyorlar! “þehit” kelimesini kullanýyorlar! Vazife þehidi, demokrasi þehidi, karnaval þehidi, meyhane þehidi, vatan þehidi, … bu ne sahtekarlýk! Hani sen Kuran’a çað dýþý diyordun? Niye Kuran’ýn kelimesini kullanýyorsun? Utanmaz adam! Çað dýþý Kuran sana göre! Niye “þehit” kelimesini kullanýyorsun? Defol git! Nehit[eþek] de, þehit deme! Hürriyet þehidi, zürriyet þehidi, zurna þehidi,… bu nedir böyle? Oyuncak ettiler Ýslam’ý!
Sadece ALLAH’ýn dini hâkim olsun diye ölene þehit diyebilirsiniz!
“Aman Ýslam gelmesin! Ýslam hâkim olmasýn” diye bekçilik yaparken ölen adama nasýl þehit diyorsunuz siz? Bu ne çirkin, bu ne serseri adamlar böyle! Onlar böyle hilelerle, korkunç kelime oyunlarýyla Ýslam’ý nesillerimizin kalbinden sildiler! Bizim neslimizi bu hale getirdiler! Bizim gençliðimizi bu hale getirdiler! Bizim çocuklarýmýzý, Müslüman milletin nesillerini birbirinin katili, birbirinin canisi, birbirinin zinacýsý, birbirinin düþmaný haline getirdiler! Tabi Kuran’ý yýktýktan sonra! Kuran’a iman edilseydi böyle olmayacaktý! Ýngilizler ne kadar güzel baþarýlý olmuþ görüyor musunuz? Kâfir Ýngilizler ne dehþet baþarýlý olmuþ!

Gerçekte “þehit” olanýn cenaze namazý kýlýnmaz! Bize “þehit” olarak gösterilen askerlere cenaze namazý kýlýnýyor deðil mi? Gölcük Askeri Gazinosu’nda Çevik Bir’in Kuran’ý ayaklarýnýn altýna alýp çiðnediði, askeri gazinoda çýplak dansöz oynattýrýp içkiler içirttiði gece; sýrf devlet vergi alamayacak diye sayýlarý düþürülen, Amerika’daki Alice’ler, John’lar, Susan’lar ölmesin diye öldürülen insanlara “þehit” dediler deðil mi?
Þehit dediler ve cenaze namazlarýný kýldýrmadýlar! Ölenlerin sayýsý belli olmasýn diye! Türkiye’de cenaze namazýný kýlýnacak kimse yok gerçi gerçekte!
Askerde ölene “þehit” diyorlar, tören düzenleyip “cenaze namazý” kýlýyorlar, para alamayacaklarýndan korktuklarýndan sayýlarý belli olmasýn diye cenaze namazlarýný kýldýrmadýklarý 60 binden fazla insaný bizlere “þehit” oldu diye yutturuyorlar.

Yakýn gelecekte yani insanlarý kör edip doðruyu göstermeyen, saðýr edip hak olaný duyurmayan ve dilsiz edip hak sözleri konuþturmayan bir takým fitneler olacaktýr.
[Ölüm-Kýyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, sayfa 390]

“Yakýn gelecekte yani insanlarý kör edip doðruyu göstermeyen bir takým fitneler olacaktýr.”
“Görmedim, duymadým, bilmiyorum” demezsek, baþýmýza gelebilecekler var deðil mi? Yöneticiler, gücü elinde tutanlar ne derse doðru! Kendi menfaatleri doðrultusunda dedikleri doðru! Yöneticiler, gücü elinde tutanlar ne derse doðru! Akýllý dediklerimiz en büyük yalancý çýkýyor deðil mi? Deli dediklerimizde bizden akýllý çýkýyor! Bize gerçekleri anlatmaya çalýþanlara “...., gerici” diyoruz, “deli” diyoruz, bizi kandýrmaya çalýþanlara “akýllý” diyoruz!

“saðýr edip hak olaný duyurmayan bir takým fitneler olacaktýr.” Neyin doðru neyin yanlýþ olduðunu bile bilmiyoruz! Gazeteler, televizyonlar ne derse ona inanýyoruz! Tanýdýklarýmýz arasýnda siyasetle alakalý biri varsa biraz daha fazlasýný biliyoruz o kadar!

“Dilsiz edip hak sözleri konuþturmayan bir takým fitneler olacaktýr.” Düþünce özgürlüðü var diyorlar ama iþlerine gelmeyen bir þey oldu mu konuþturmuyorlar! Artýk düþünce özgürlüðü yasasý çýkarttýlar. Türkiye’de Laiklik ve Mason Mustafa Kemal hakkýnda konuþmamak kaydýyla, her konuda konuþabiliriz artýk! Bir tek Mason Mustafa Kemal ve Laiklik hakkýnda konuþamayýz! Neden? Kemalist putperestler öyle istiyor! ALLAH’A küfrediliyor! Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e hakaret ediliyor! Ama Türkiye’de sadece Mustafa Kemal hakkýnda konuþulamýyor!

Duydunuz mu hiç koruma kanunu?
Dünyanýn hiçbir milletinde, dünyanýn hiçbir devletinde bir þahsý koruma kanunu yoktur! Madalyonun ters tarafý da, öbür tarafý da, bu tarafý da millete gösterilebilir. Herkese seyrettirilebilir. Alparslan, Selahaddin Eyyubi, Sultan Fatih gibi zatlar hakkýnda koruma kanunu var mý? YOK! Niye yok? Onlar az iþ mi gördüler? Her biri devirler kapadý, devirler açtý. Böylece Müslüman milletlere hizmet ettiler. Var mý koruma kanunu? Yok! Niye? Eleþtiriye açýk adamlar! Eleþtiriye açýk! Birçok meziyetlerinin, hizmetlerinin yanýnda bazen hatalarý da olabilir, söylenebilir. Bu normal bir þeydir ama “Siz Mustafa Kemal’i eleþtiremezsiniz! Hatalarýndan bahsedemezsiniz!” Neden? Koruma Kanunu var da ondan! Neden koruma kanunu var hiç düþündünüz mü? Tutulacak tarafý yok Mustafa Kemal’in, o yüzden! Madalyonun öbür tarafý kapkara! Her tarafý berbat! Millete ve yeni nesle hep madalyonun bir tarafýný göstermiþler. Oturmuþ Mustafa Kemal’i methetmiþler, kalkmýþ Mustafa Kemal’i methetmiþler, yemiþ Mustafa Kemal’i methetmiþler, yatmýþ Mustafa Kemal’i methetmiþler. Her þeyde Mustafa Kemal! Kimdir Mustafa Kemal? Masondur! Ýttihatçýdýr. Casustur! Hem Ýngiliz casusu! Haindir! Vesikalar söylüyor ben söylemiyorum! Geçsinler karþýma! Vesikalar söylüyor. Dünya basýný yazýyor!  Namus düþmanýdýr! Sarhoþtur! Ýsmet Paþa söylüyor! Ýsmet Paþa söylüyor! Kendilerinin yazdýðý tarih kitaplarýnda var! “Bir gün Çankaya da, içki masasýnda memleketin mühim meselelerini görüþüyorlar, anlaþamýyorlar aralarýnda, Ýsmet Paþa ayaða kalkýyor, elini masaya vuruyor! Diyor ki; bu memleket ve bu millet; daha ne zamana kadar böyle sarhoþ masalarýndan, içki masalarýndan idare edilecektir? Mustafa Kemal’in cevabý þu oluyor;
“Aklýný baþýna topla, seni de buraya, bu makama getiren bir sarhoþtur!”
Mustafa Kemal soysuzdur! Milliyeti ve cinsi meçhuldür! Ýkiyüzlüdür! Katildir! Komitecidir! Dinsizdir! Ve din düþmanýdýr! Ve deccaldýr! Ve nihayet puttur! Hepsinin delili var! Ýþte bakýn! Adamýnýz, atanýz bu! Mustafa Kemal budur! Vataný kurtarmýþ büyük bir kahraman öyle mi? Öyle mi? Adamýn biri, denize düþmüþ bir kadýný kayýðýný sürerek kurtarmýþ, kayýða almýþ. Kadýný kenara çýkaracaðý yerde; denize açýlmýþ, açýlmýþ, gözden kaybolunca kadýnýn namusuna tecavüz etmiþ, ýrzýna geçmiþ. Þimdi siz bu adama kurtarýcý diyebilir misiniz? Ýþte bu misal! Memlekette namus býrakmadýlar! Çankaya, devrinde bir meyhane ve bir kerhane haline gelmiþti! Deliller çok!

Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceden gelip geçenlere –çeþitli itham ve bahanelerle hakaret ettiði zaman, artýk kýzýl rüzgârlarý, yere batýþý veya suret deðiþtirmeyi veya gökten taþ yaðmasýný bekleyin.
[Tirmizi, Fiten, sayfa 39; Kutub-i Sitte, 14.cilt, sayfa 341]

“Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceden gelip geçenlere –çeþitli itham ve bahanelerle hakaret ettiði zaman.”

Eski isimlerle hep alay ediliyor deðil mi? Ýslami isimlerle alay ediliyor! “Ýnek Þaban”, “Psikopat Gaffur”, … isimlerinde karakter oluþturuyorlar hep!
Ayþe, Fatma, Ziya, ... Bu gibi Ýslami isimlerle isimlenenler isimlerini sevmiyor deðil mi?

Türkiye’deki sözde Müslüman kâfirler “öküz aleyhisselam” diyor birbirine.

“Kara gözlüm sende yalancý çýktýn. Seni kendime ilah yapmýþtým. Taptým, sana taptým. Seni kendime ilah yapmýþtým.” diye þarkýlar var deðil mi?

“Sen psikopatsan ben psikopatýn ALLAH’ýyým” diyor sözde Müslüman kâfirler!

“Elif dedim, dedim, kýz ben sana ne dedim” diye þarký söylüyorlar.
“Ar gelir Osman Aga, ar gelir, Safiye’me karyola dar gelir” diye þarký söylüyorlar!

Hizbullah’ý bilir misiniz? Hizbullah; yani ALLAH için, din uðrunda ciddi gayret sahibi olan ve din düþmanlarýyla asla hakiki dost olmayan mücahit cemaat demektir. Ama sözde Müslüman kâfirler Hizbullah’a bile terör örgütü diyor deðil mi?

“Kanbersiz düðün olur mu?”
“Kanber kimdir?” Hz. Ali Kerremullahi Vechehü’nün sadýk ve vefalý kölesidir. Mason Mustafa Kemal’in dilinde “her þeye burnunu sokan, her düðün ve eðlencede bulunan adam” oluyor.

Filmlerde “Atma Ziya” diyorlar deðil mi? Ziya; ýþýk, aydýnlýk, nur demektir. Filmlerde alay ediliyor deðil mi ama? Kuran’a küfretmek için çekilen filmlerde alay ediliyor.

“Selam, selam aleyküm, selam, selam aleyküm.” diye þarký bile yaptýlar deðil mi?

Romanlarda, filmlerde, dizilerde, evdeki hizmetçilere, uþaklara “Pertev” diyorlar deðil mi birde? Pertev; Osmanlýca ve Farsç ada; Ziya, ýþýk anlamýndadýr. Mason Mustafa Kemal’in dilinde hizmetçi ve uþak anlamýnda kullanýlýyor.

Fizikte, kimya da tekerlemeler oluþturuyorlar deðil mi? H2SO4 [Hasan 2 salak Osman 4]

Düldül’ü bilir misiniz? Kim bilmez ki? Düldül Red Kit’in atý deðil mi? Kuran’a küfretmek için yapýlan çizgi romanlarda, Kuran’a küfretmek için olmamýþ bir þeyi olmuþ gibi göstermek, hareket ettirmek olduðu için, sihir olan; televizyonlarda gösterilen çizgi filmlerde Red Kit’in atýnýn ismi “Düldül” deðil mi Mason Mustafa Kemal’in dilinde?

“Düldül” Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e mahsus bir katýr olup, sonradan Hz. Ali Kerremullahi Vechehü’ye verilen katýrýn adýdýr. Ama biz Kuran’a küfretmek için okuduðumuz çizgi romanlardaki, Kuran’a küfretmek için izlediðimiz çizgi filmlerde ki Red Kit’in atýna “Düldül” diyoruz!

Nasreddin Hoca’yý bilir misiniz? “Oooooo. Nasrettin Hoca’yý kim bilmez?” Tüm dünya Nasrettin Hoca’nýn fýkralarýný dinliyor. Nasrettin Hoca’nýn fýkralarýyla büyüdük. Hala dinliyoruz, anlatýyoruz.

Nasrettin Hoca, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacý Ýbrahim’in derslerini dinleyen, Ýslam diniyle ilgili çalýþmalarýný sürdüren, medreselerde ders okutan, kadýlýk görevinde bulunan; bu görevlerinden dolayý kendisine Nasuriddin Hâce adý verilen bir derviþtir! Sözde Müslüman kâfir bizlerse Nasrettin Hoca olarak biliriz!

Nasreddin Hoca, Seyyid Nesimi ve Hallacý Mansur; Seyyid Mahmud Hayrani’nin 3 derviþidir. Bunlarýn yanýnda bir koyun vardýr. Acýktýklarý zaman bu koyunu kesip yerler. Daha sonra ise koyunun kemiklerini bir araya getirip, üstünü koyunun postuyla örterler. Seyyid Mahmud Hayrani dua eder ve ALLAH’ýn ilahi kudretiyle koyun yeniden canlanýr. Seyyid Mahmud Hayrani’nin bir gün iþi çýkar. Köyüne gitmesi gerekir. Giderken derviþlerine “Ben yokken koyunu kesip yemeyin” der. Seyyid Mahmud Hayrani derviþlerini ve koyunu býrakýr köyüne gider. Nasreddin Hoca, Seyyid Nesimi ve Hallacý Mansur acýkýrlar. “Ne yapsak?” diye düþünürken; “Dua edildiðinde canlanmýyor mu? Nasýl olsa nasýl dua edildiðini öðrendik, biz de dua ederiz koyun canlanýr” derler ve koyunu kesip yerler. Ýþ dua kýsmýna gelir. Ne kadar dua etseler de koyun canlanmaz. Seyyid Mahmud Hayrani iþini bitirip döndüðünde koyunun kemiklerini görür. Kerametin bozulmasýna çok kýzar. Seyyid Mahmud Hayrani “Kim kesti bu koyunu? Çabuk söyleyin!” der. Hallacý Mansur baþý önünde “Ben kestim.” der. Seyyid Mahmud Hayrani “Günün birinde halk da seni kessin” diye beddua eder. Seyyid Mahmud Hayrani Seyyid Nesimi’ye döner; “Sen ne yaptýn?” diye sorar. Seyyid Nesimi “Bende derisini yüzdüm” diye cevap verir. Seyyid Mahmud Hayrani “Halk da senin derini yüzsün!” diye beddua eder. Seyyid Mahmud Hayrani Nasreddin Hoca’ya “Ya sen ne yaptýn?” diye sorar. Nasreddin Hoca “Ben onlarýn bu hallerine hem güldüm, hem de etin ucundan biraz yedim” diye cevap verir. Seyyid Mahmud Hayrani “Kýyamete kadar, evet kýyamete kadar tüm dünya sana gülsün!” diye beddua eder.

Biz sözde Müslüman kâfirler iþte bu yüzden Nasrettin Hoca’ya gülüyoruz! Âlim ve derviþ olduðunu bilmiyoruz.

Bilim çaðýndayýz ama! Bilgi çaðýndayýz! Þeytanýn ezanlarýný istediðimiz zaman dinleyebildiðimiz için bilim çaðýndayýz! Dünyevi her ilmi bildiðimiz, öðrenebildiðimiz için bilim çaðýndayýz! Ýslami hükümler en son duymak istediðimiz þey olduðu için bilim çaðýndayýz! Her türlü haramý islediðimiz için bilim çaðýndayýz!

Biz sözde Müslüman kâfirler Nasreddin Hoca’ya bu yüzden gülüyoruz!

Gelelim Seyyid Mahmud Hayrani’nin “Günün birinde halk da seni kessin” diye beddua Hallacý Mansur’a.

Þeyhlerinden ayrýldýktan ve yýllar geçtikten sonra Hallacý Mansur bir gün köyün meydanýndaki çöplerin üzerine çýkar ve “Herkes beni dinlesin” der. Halk Hallacý Mansur’u çok sevip saydýðý için, herkes etrafýna toplanýr. Hallacý Mansur “Sizin ALLAHýnýz benim ayaklarýmýn altýndadýr” der. Bütün halk panik içinde birbirine bakar. Hallacý Mansur’un kellesini vururlar. Hallacý Mansur’un cesedi, kimse bulmasýn diye bilinmeyen bir yere gömülür.  Hallacý Mansur’un kesik baþý çöplükte kalýr. Aradan yýllar geçer. Hallacý Mansur’un baþý çöplükte, canlýymýþ gibi; taptaze, pýrýl pýrýl, hiç çürümeden durmaktadýr. Bir kaç kiþi hariç Hallacý Mansur’u herkes unutmuþtur. Hallacý Mansur’u tanýyanlarýn anlattýklarýný duyan zamanýn padiþahý “Böyle bir ALLAH dostu nasýl böyle bir þey söyleyebilir?” diye meraklanýr. Ve Hallacý Mansur’u tanýyanlar vasýtasýyla, o sözü söylediði çöplüðü bulur. Çöplüðe vardýðýnda; Hallacý Mansur’un kesik baþýnýn yýllar geçmesine raðmen; pýrýl pýrýl, taptaze ve çürümemiþ olduðunu görür. Daha da meraklanýr. Düþünür, daha sonra çöplüðün altýný kazdýrýr. Hallacý Mansur’un “Sizin ALLAHýnýz benim ayaklarýmýn altýndadýr” dediði yerden, içi çil çil altýn dolu bir sandýk çýkar. Padiþah askerleri çaðýrýr. “Halk namazda iken, bu altýnlarý onlarýn üzerlerine atýn” der. Askerler denileni yapar. Namazdayken altýnlarý gören halk, hemen namazlarýný bozar ve altýnlarý toplamaya baþlar. Padiþah imama “Namazý bu þekilde bozmanýn hükmü nedir?” diye sorar. Ýmam “idam” cevabýný verir. Padiþah askerlere “Hepsinin kellesini vurun!” der. Hepsinin kellesi vurulur.
 Hallacý Mansur; ayaklarýnýn altýnda altýn dolu bir sandýk olduðu için, insanlarýn paraya taptýklarý için o cümleyi söylemiþtir.

Gelelim Seyyid Mahmud Hayrani’nin “Halk da senin derini yüzsün” diye beddua ettiði Seyyid Nesimi’ye.

Seyyid Nesimi; ALLAH aþký ile kendinden geçtiði bir sýrada; “Enel-Hak=[ben Hakk’ým]”  sözünü söyler. Seyyid Nesimi’nin bu sözünü zahiri âlimleri “dinden çýktýðýný ve dinsiz olduðuna” iþaret ettiðine hükmedip, Seyyid Nesimi’nin öldürülmesi için fetva verirler. Zamanýn halifesine götürerek fesat çýkarýrlar. Halife, Seyyid Nesimi’nin 1000 sene zindana atýlmasýný emreder. Fakat halk Seyyid Nesimi’yi ziyarete gelip bazý meseleleri sormaya devam eder. Ýnsanlarýn Seyyid Nesimi’yi zirayeti de yasaklanýr. Çok yakýn iki dostu hariç kimse 5 ay boyunca Seyyid Nesimi’yi zirayet edemez. Halife “Enel-Hak sözünden dönene kadar sopalayýnýz, dönmezse onu öldürün!” emrini verir. Bunun üzerine Seyyid Nesimi’ye 100 kýrbaç vurulur. Kendisinden en küçük bir ses bile çýkmaz. Ölmediðini görünce; ellerini ve ayaklarýný keserler. Seyyid Nesimi, elleri ve ayaklarý kesildiðinde “Sakýn korkudan sarardýðýmý zannetmeyin. Kan kaybetmekten sararýyorum” der. Seyyid Nesimi’nin gözleri de çýkartýlýr, üstelik diri diri derisi yüzülür. Halkýn yanýndan sürüklenerek götürülür. Halk taþ atmaya baþlar. Atýlan taþlara hiç ses çýkarmaz, hatta tebessüm eder. Bir dostu, taþ yerine gül atar. O zaman Seyyid Nesimi inler. Sebebi sorulduðunda “Taþ atanlar beni yakýndan tanýmayanlardýr, halden anlamazlar. Halden anlayanlarýn bir gülü bile beni incitti.” cevabýný verir. Nakledilir ki; þeytan Seyyid Nesimi’nin yanýna gelir ve “Bir Ene[yani ben] sen dedin, bir ene de ben. [Sen Ene’l-Hakk dedin, ben ‘Ene hayrun minhü= ben ondan hayýrlýyým.’dedim.] Nasýl oluyorda, bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime lanet yaðdýrýyor?” diye sorar. Seyyid Nesimi þu cevabý verir: “Sebep þudur. Sen ‘Ene’ dedin, kendini ortaya koydun, ben ‘Ene’ dedim, kendimi ortadan kovdum. Benliði ortaya getirmenin iyi olmadýðýný, benliði ortadan kaldýrmanýn ise gayet iyi olduðunu bilesin, diye bana rahmet, sana lanet etti.” Seyyid Nesimi’nin “Ene’l-Hakk demesi “Ben yokum, ALLAH vardýr” demektir. Elleri ayaklarý kesilen, gözleri çýkartýlan, diri diri derisi yüzülen Seyyid Nesimi tekrar zindana atýlýr. Seyyid Nesimi’nin dostlarýndan biri zindanda zirayetine gider. Azrail Aleyhisselam, Seyyid Nesimi’nin canýný almak için gelir. Seyyid Nesimi’nin; “Bana ALLAH için bu iþkenceyi reva görenlerin; ALLAH’ýn rýzasý için benim ellerimi, ayaklarýmý kesenlerin;  gözlerimi çýkartanlarýn; diri diri derimi yüzenlerin günahlarý affedilmedikçe ben canýmý teslim edemem” dediðini duyar ve Azrail Aleyhisselam’ýn Seyyid Nesimi’nin canýný almadan gittiðine þahit olur. Ýkinci akþam yine zindana gider. Meleklerin Seyyid Nesimi’ye; “Rasulullah, sahabeler, herkes seni bekliyor, gel” dediklerine þahit olur. Seyyid Nesimi yine “Bana ALLAH için bu iþkenceyi reva görenlerin; ALLAH’ýn rýzasý için benim ellerimi, ayaklarýmý kesenlerin;  gözlerimi çýkartanlarýn; diri diri derimi yüzenlerin günahlarý affedilmedikçe ben canýmý teslim edemem” der. Azrail Aleyhisselam, tekrar Seyyid Nesimi’nin canýný almadan döner. Seyyid Nesimi’nin arkadaþý üçüncü akþam yine zindana gider. Bu sefer Seyyid Nesimi’yi bulamaz. Dördüncü akþam tekrar geldiðinde ise ne zindan vardýr, ne de Seyyid Nesimi. Beþinci akþam gittiðinde ise zindanýn bulunduðu kale de yerinde yoktur.

“Benim ellerimi, ayaklarýmý kesenlerin;  gözlerimi çýkartanlarýn; diri diri derimi yüzenlerin günahlarý affedilmedikçe ben canýmý teslim edemem.” diyor Seyyid Nesimi! Ýmaný bu kadar kuvvetli olan Seyyid Nesimi!

Biz sözde Müslüman kâfirlerse elimize diken batsa, hatta canýmýz sýkýlsa lanet yaðdýrýyoruz, “of” diyoruz. Diri diri derisini yüzenlerin günahlarýnýn affýný dilemek nerde?

Sonunda cahil birtakým insanlar kalýrda kendilerine dini meseleler sorulunca, onlar ilimleri olmadýðý halde kendi fikirleri ile fetva verirler de hem kendileri sapýklýða düþerler hem de halký saptýrýrlar.
[Ölüm-Kýyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, sayfa 463]

“Sonunda cahil birtakým insanlar kalýrda kendilerine dini meseleler sorulunca, onlar ilimleri olmadýðý halde kendi fikirleri ile fetva verirler.” Biraz dini bilgisi olan herkese hüküm soruyoruz deðil mi? “Þu söyle olursa nasýl olur? Bu nasýl yapýlmalý?” diye soruyoruz en basit olarak. Sorduðumuz kiþide kendi mantýðýna göre yorum yapýyor deðil mi? Bildiði kadarýyla yorum yapýyor.

“Hem kendileri sapýklýða düþerler hem de halký saptýrýrlar.” Neyin doðru neyin yanlýþ olduðunu bilmiyoruz ki, kazanç saðladýktan sonra her þeyin doðru olduðunu düþünüyoruz!

Yazýk ümmetime ulemadan dolayý! Bunlar ilmi ticaret vasýtasý edinirler. Zamanlarýnýn yöneticilerine sokulmak için kendilerine kazanç temin ederler.
[Hatim; Geleceðin Tarihi 1, sayfa 27]

“Yazýk ümmetime ulemadan dolayý! Bunlar ilmi ticaret vasýtasý edinirler.” Televizyonlarda program yapan âlimler Ýslami hükümleri bozmak için fetva veriyorlar ya! Tavuktan da kurban olur diyorlar! Öpüþüldüðünde oruç bozulmaz diyorlar! Sakýz çiðnendiðinde oruç bozulmaz diyorlar!

Bir kimse ümmetime hainlik ederse Allah'ýn, meleklerin ve bütün insanlarýn laneti onun üzerine olsun. Dediler ki: "Ya Resulallah hainlik nedir?" Buyurdu ki: "Ýnsanlara dinde olmayan þeyleri dinde varmýþ gibi göstermek ve onunla amel etmektir.
[Ravi: Hz. Enes Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 431]

Þu 10 þey Lut kavminin ahlakýndandýr: Meclislerde fiske taþý atmak, erkeklerin sakýz çiðnemesi, yol üstünde misvak kullanmak, ýslýk çalmak, güvercinle oynamak, sapanla taþ atmak, sarýðý gerektiði þekilde takmamak, kumar oynamak, erkeklerin parmaklarýna kýna yakmasý, göðsü açýk gezmek ve çarþýda açýk bacakla gezmek.
 [Ravi: Hz. Ýbn-i Abbas Radýyallahu Anh, Ramuz El-Ehadis, Sayfa 316, Ahmed Ziyauddin Gümüþhanevi.]

“Erkeklerin sakýz çiðnemesi.” Sýðýrlarýn geviþ getirmesi misali sakýz çiðniyoruz deðil mi? Can sýkýntýsý. Canýmýzýn sýkýntýsý geçsin de nasýl geçerse geçsin. Sakýz çiðnerken aðzýmýz sürekli hareket ettiðinden midemiz sürekli çalýþýyor ve karnýmýz acýkýyor. Hoþumuza ne giderse, nefsimiz ne isterse onlarý yiyoruz. Ne olduðuna bakmadan, üstelik Tuz Gölü’nden elde edilen tuzlarý kullanarak yaptýðýmýz yemekleri yiyoruz! Lut kavmini helak eden bir davranýþ olan sakýz çiðnendiðinde oruç bozulmaz diyor ama günümüzde âlim olarak isimlendirilen dinsizler!

Doðu da baþlarý týraþlý [saçlarý kýsa, saçlarýný kesen] bir kavim çýkar. Kuran'ý dilleri ile okurlar lakin hançerlerini geçmez. Onlar dinden, okun yaydan çýktýðý gibi çýkarlar.
[Ravi: Hz. Sehl Ýbni Hüneyf Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 508]
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #32 : 09 Haziran 2010, 11:26:47 »

Doðu da baþý týraþlý [saçlarý kýsa, saçlarýný kesen] bir cemaat çýkar. Onlar Kuran'ý okurlar, hançerlerini geçmez. Onlarý öldürenlere ve onlar tarafýndan öldürülenlere ne mutlu.
[Ravi: Hz. Ömer Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 507]

Ýnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlarýn hepsi Kuran okur, ibadete çalýþýrlar ve dinde olmayan þeyleri dinde varmýþ gibi göstermekle meþgul olurlar. Fakat bilmedikleri yönden kâfir olurlar ve okumalarýna ve ilimlerine bedel rýzýk alýrlar ve dünyayý din karþýlýðýnda yerler. Ýþte bunlar kör deccalýn avenesi olacaklardýr.
[Ravi: Hz. Ýbn-i Mesud Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis, Ahmed Ziyaüddün Gümüþhanevi; Deylemi; Geleceðin Tarihi 1, sayfa 27]

“Ýnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlarýn hepsi Kuran okur.” Kuran okumayý bilenler okuyor deðil mi? Bir kelimesini bile uygulamadýklarý halde okuyorlar.

Kýyamet gününde bizlere ne buyrulacak biliyor musunuz? “Madem Kuran’ý okudunuz, okuduklarýnýzla neden amel etmediniz? Neden okuduklarýnýzla hükmetmediniz? Madem Kuran’ýn hükümleriyle hükmetmediniz, ALLAH’ýn kitabýný neden okudunuz?” Buyuracaklar bizlere!

Tabi birçoðumuz da bilmiyoruz deðil mi Kuran okumayý? Vakit yok! Ýþ çok! Öðrenmek zor!
ALLAH[c.c.] Hz. Musa Aleyhisselam’a “Ey kulum! Benden utanmýyor musun? Yolda giderken dostlarýndan bir mektup alsan hemen kenara çekilir, inceden inceye okur ve ne demek istediðine dikkat eder, bir kelimesini anlamadan geçmezsin. Hâlbuki ben sana kitap gönderdim. Ve orada sana enine boyuna düþünüp gereðiyle amel edesin diye tekrar ettiðim birçok emirlerim var. Sen onlardan yüz çevirir, aldýrmazsýn. Yoksa senin yanýnda o arkadaþýn kadar da mý deðerim yoktur? Ey kulum? Bazý ahbaplarýn ile sohbet ettiðin zaman onlarý can kulaðý ile dinlersin, onlara yönelir ve yanlarýna iyice sokulursun. Hatta bir gürültü eden olsa ona darýlýrsýn. Ben sana yönelip seninle konuþtuðum halde sen gönlünü bana vermiyorsun? Yoksa senin gözünde ben o arkadaþlarýndan daha mý deðersizim?” buyurmuþtur.
[Ýhyau-Ulumi’d-din/1.cilt/Rub’ul- Ýbadat, Ýmam Gazali, sayfa 779]

ALLAH [c.c.] bizlerle konuþuyor. Kuran ile bizimle konuþuyor ayný þekilde. ALeyhisselatu Vesselam Efendimiz’e indirdiði Kuran ile insanlara konuþuyor! Ama biz dinlemiyoruz! Uygulamýyoruz!

Ümmetimin son zamanlarýnda camilerini süsleyip, kalplerini harap býrakan, elbisesini sakýnýp koruduðu kadar dinini sakýnýp korumayan, dünya iþlerinin yolunda gitmesi uðrunda dinini vasýta yapmaya aldýrýþ etmeyen bir takým insanlar türeyecektir.
[Hakim; Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 27]

“Ümmetimin son zamanlarýnda camilerini süsleyip, kalplerini harap býrakan bir takým insanlar türeyecektir.”  Camileri halýlarla, çinilerle süslüyoruz deðil mi? Arapça’ya benzer karakterler iþliyorlar seramiklere. Bir de ALLAH’ýn, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in, 4 Halife’nin isimlerini yazýp cami duvarlarýna asýyorlar! Camilere kýrmýzý renkli desenli halý seriyorlar! Desenlerde öyle þekiller var ki, þekiller þeytani çizimleri andýrýyor!
Ama kalbimizde inanç yok deðil mi? Her birimiz “ben” diyoruz! “Ben hiçbir þekilde bunu yapmam!” diyoruz! “Ben hiç bir þekilde kabul etmem!” diyoruz! “Ben” diyoruz, baþka bir þey demiyoruz!

CHP ve Camiler.
Eþcinsel Bergama Kralý Attalos’un heykelini Antalya’ya dikmeye çalýþan CHP’li Antalya Büyükþehir Belediye Baþkaný Bekir Kumbul, camilerin gelirlerine göz dikti. Kumbul, Antalya Toptancý Hali’nde bulunan 'Camiye ait dükkânlarýn' kiralarýna el koydu.
Antalya toptancý sebze halindeki esnaflar, halkýn gelirleri ile yapýlan caminin kirasýna CHP’li Antalya Büyükþehir Belediyesi’nin el koymasýna isyan ediyor. Mason Sevi’nin evine restorasyon, Camiye mühür! 1997 yýlýnda ibadete kapatýlan Bulgurca Camii, CHP'li Ýzmir Belediyesi'nin inançtan kopuk zihniyeti dolayýsýyla adeta çürümeye terk edildi. Kadýköy Belediye Baþkaný Selami Öztürk, Göztepe'ye cami yapýmýna izin vermedi. CHP'li Beþiktaþ Belediye Baþkaný Ýsmail Ünal, Yeni Levent'te projelendirilmiþ ve evraklarý tamamlanmýþ cami inþaasýna bir yýldýr izin vermiyor. CHP'li Çankaya Belediye Baþkaný Muzaffer Eryýlmaz, Köþk Camii inþaatýný durdurup jet hýzýyla mühürledi.

Aleyhisselatu Vesselam Efedimiz “ALLAH’ýn bir beldede en sevdiði yer oranýn camileri, en sevmediði yer de oranýn çarþý-pazarýdýr.” Buyurdular.
[Müslim, Mesâcid 288]

Bismillahirrahmanir rahiym. Allah'ýn mescitlerinde O'nun adýnýn anýlmasýna engel olan ve onlarýn harap olmasýna çalýþandan daha zalim kim vardýr? Onlarýn, oralara girmemeleri, girseler bile korka korka girmeleri gerekir. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük azap vardýr. Sadakallahül-Azýym.
[Bakara Suresi, 114. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. ALLAH'ýn mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazý dosdoðru kýlan, zekatý veren ve Allah'tan baþkasýndan korkmayan kimseler imar eder.  Ýþte doðru yola ermiþlerden olmalarý umulanlar bunlardýr. Sadakallahül-Azýym.
[Tevbe Suresi, 9. ayet]

“Elbisesini sakýnýp koruduðu kadar dinini sakýnýp korumayan bir takým insanlar türeyecektir.” Elbisemize toz konsa huy kapýyoruz deðil mi? Hemen temizliyoruz. Gören olur, ters ters bakar nasýl olsa! Dinimize sahip çýkmýyoruz, elbisemize sahip çýktýðýmýz kadar!

“Dünya iþlerinin yolunda gitmesi uðrunda dinini vasýta yapmaya aldýrýþ etmeyen bir takým insanlar türeyecektir.” Ýþimize geldi mi, sýkýþtýk mý “din” diyoruz, hepimiz Müslüman’ýz diyoruz. Normal zamanlarda “ben” diyoruz baþka bir þey demiyoruz!

Ýnsanlara bir zaman gelir ki, camilerinde toplanýp namaz kýlarlar. Fakat aralarýnda mümin bulunmaz.
[Hakim; Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 19]

Sözde Müslüman bizler, resimlerin bulunduðu nüfus cüzdanlarýyla, Mustafa Kemal’in resimlerinin bulunduðu paralarla, þeytanýn ezanlarýný çalan cep telefonlarýyla, kýyafetler de soldan saða yazan yazýlarla namaz kýlýyoruz! Daha doðrusu namaz kýldýðýmýzý zannediyoruz! Kýldýðýmýz namazlarý da sadece dinden çýkmamak için kýlýyoruz! Hamam olan sokaklardan geçerek camilere namaz kýlmaya gidiyoruz! Üstelik tamamen yanlýþ kýlýyoruz!

Bir adamýn caminin yanýnda geçip de iki rekât kýlmamasý, tanýdýðýndan baþkasýna selam vermemesi ve çocuðun yaþlý bir kimseyi iþe koþturmasý da kýyamet alametlerindendir.
[Ravi: Hz. Ýbni Mes'ud Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 448]

Camiler namaz kýlýnmayýp, gelip geçilen bir yol haline geldiði bir zaman gelmedikçe kýyamet kopmaz.
[Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 87]

Her yer cami, camilerin yanýnda geçip duruyoruz ama gitmiyoruz deðil mi? Sürekli camilerin yanýndan geçiyoruz. Yürüyerek, arabalarla camilerin yanýndan geçiyoruz! 5 vakit namazýný kýlmayan kâfirdir ama bizim umurumuzda mý? Biz dünyalýðýmýza bakalým, bu yeter bize!

Ýnsanlar camiler konusunda övünmedikçe kýyamet kopmaz.
[Ahmed b. Hanbel; Ebu Davud; Ýbn-i Mace]

Camilerimizle övünüyoruz birde! Þuranýn camisi daha güzel, buranýn camisi daha güzel diye! Daha da güzelleþtirmeye çalýþýyoruz deðil mi? Bir de turistlerin gezip görmesi ve para kazanmak için sergilediðimiz, müze haline getirdiðimiz camiler var!

“Çocuðun yaþlý bir kimseyi iþe koþturmasý da kýyamet alametlerindendir.” Çocuðu yaþýnda memurun emri altýnda çalýþanlar.

Kim Kuran okursa mükâfatýný ALLAH’tan istesin. Zira son zamanlarda Kuran okuyup mükâfatýný insanlardan isteyen bir takým insanlar türeyecektir.
[Ýmam Tirmizi; Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 12]

Bayramlarda, Arife günlerinde mezarlýklarda parayla Kuran okuyorlar deðil mi? Para karþýlýðýnda okuyorlar. Bizim her þeyimiz para olmuþ! Üstelik hazýr hatim satanlar var. Kendini hoca zanneden hatim ediyor, para karþýlýðýnda satýyor.

Vaaz edilen yerlerin çoðalmasý, vaaz edenlerin çoðalmasý, âlimlerin süslere meyledip haramý helal, helali haram etmeleri ve insanlarýn istediði gibi fetva vermeleri, altýn ve gümüþlerinizi helal saymayý öðütlemeleri ve Kuran'ý ticaret eþyasý gibi kullanmalarý kýyamet alametlerindendir.
[Ravi: Hz. Ali Kerremullahü Vechehü, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 448]

Âlimleriniz, altýn ve gümüþ paralarýnýzý almak için okuduklarý zaman, Kuran’ý ticaret için edindiðiniz zaman kýyamet yaklaþmýþ demektir.
[Kýyamet Alametleri, sayfa 141]

Âlimlerimiz Kuran’ý bile para karþýlýnda okuyor, okutanlarýn para vermesinden öte; zaten imamlýk görevini yapmak için devletten para alýyorlar. Para karþýlýðýnda imamlýk yapýyorlar.

“Kuran’ý ticaret için edindiðiniz zaman kýyamet yaklaþmýþ demektir.” Kuran kitaplarý satanlar, Kuran Meali satanlar, …. Orjinal Arapça Kuran Kitaplarýnda birde soldan-saða okunuþlarýný yazan, meallerini yazan Kuran kitaplarý var deðil mi? Soldan-saða yazýlmasý, ALLAH’ýn hükmünün hiçe sayýlarak, baþka hükümlerin uygulanmasý olduðundan ALLAH’a ortak koþmaktýr, ama para gelsin yeter deðil mi? Kutsal Kitabýmýz Kuran bile para karþýlýðýnda satýlýyor! “Ama deðerinin verilmesi gerekiyor.” diyenler.
Kuran’ýn deðerini hiç bir insanoðlu veremez! Þeytanýn ezanlarýný söyleyenlerin, kasetlerini, cd’lerini alýrken verdiðimiz para kadar bile para vermek zorumuza gidiyor deðil mi bazýlarýmýzýn!

Kuran’ýn þarký söylercesine okunup haz duyulduðu, hatta kiþi âlim olmadýðý halde bu okuyuþundan dolayý itibar gördüðü zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.
[Ýmam Taberani; Son Zamanlarla Ýlgili Hadisler, sayfa 33]

“Kuran’ýn þarký söylercesine okunup haz duyulduðu zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.” Bizim dilimizi deðiþtirmiþler. Çakmayalým diye, makamlý, þarký söylercesine okunur demiþler deðil mi? Âlimlerimizi kesmiþler. Bir kaç çapulcu kalýnca da onlara bu þekilde yaptýrýn demiþler. Günümüzde âlim, imam dediklerimizin hepsi makamlý, þarký söylercesine okuyor deðil mi Kuran’ý? Ayrý bir makam da okunuyor. Düz okunmasý gerekirken makamlý okuyorlar. Bizim ezanýmýzý bile ahenkli okuyorlar! ALLAH’ýn sözünü bile makamlý, þarký söylercesine ahenkli okuyorlar, okutuyorlar. Ama bir rahatlýk duyuyoruz deðil mi? Ýçimizdeki þeytanýn bu þekilde dinlemek hoþuna gidiyor!

“Hatta kiþi âlim olmadýðý halde bu okuyuþundan dolayý itibar gördüðü zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.” Kuran’ý makamlý, þarký söylercesine okuyanlara bir ayrý davranýyorlar deðil mi? “Hafýz” diyoruz. “Hoca” diyoruz. Ama “Arapça biliyor, okunuþlarýný biliyor, Kuran’ý þarký söylercesine, yani makamlý günümüzde âlim dediðimiz dinsizlerin okuduðu þekilde okuyabiliyor” deðil mi? Bizde “hafýz” diyoruz. “Hocam” diyoruz. Her þeyin doðrusunu biz biliyoruz ya kendimize göre! Gerçekte bütün yanlýþlarý, ne kadar yanlýþ varsa; biz cehennemlikler doðru kabul ediyoruz!

Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek, kaygýlarý kursaklarý, þerefleri mallarý, kýbleleri kadýnlarý olacak. Dinleri de altýn ve gümüþ olacaktýr. Bunlar halkýn þerlileridir ve ALLAH yanýnda onlarýn nasipleri yoktur.
[Sülemi; Geleceðin Tarihi 1, sayfa 19]
Ýnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, adam malý nereden aldýðýna önem vermeyecek. Helalden mi haramdan mý olduðunu önemsemeyecek.
[Ravi: Hz. Ebu Hureyre Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 360]

“Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek kaygýlarý kursaklarý olacak.” Karnýmýz doysun da ne olursa olsun! Yeter ki aç kalmayalým! Ne yediðimizin, ne içtiðimizin, ne de hangi yoldan kazandýðýmýzýn ne önemi var? Kursaklarýmýz dolsun yeter bizim için! Can boðazdan gelir demiþler! Biz ekmeðimizin peþindeyiz deðil mi?

“Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek þerefleri mallarý olacak.” Aman malýmýza bir þey olmasýn! Ne emeklerle, ne alýn terleri dökerek edindiðimiz malýmýza bir þey olmasýn! Ýflas edenler þereflerini kaybettikleri için kendini öldürüyor bir de!

“Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek kýbleleri kadýnlarý olacak.” Eþlerimiz, kadýnlarýmýz ne isterse onu yapýyor deðil mi? Açýk-saçýk giyiniyor. Her tarafýný sergileyerek göz zinasýna sebep oluyor. Saçlarýný kestiriyorlar.

Hz. Ali Kerremullahi Vechehü anlatýyor: “Resulullah Aleyhisselatu Vesselam kadýnlarýn baþlarýný traþ etmelerini yasakladý’’
[Nesai, Zinet 4,130. Hadis; Tirmizi, Hacc 74, 914. Hadis; Kutub-i Sitte, 2128. hadis.]

Hz. Eyyub Aleyhisselam zamanýnda saçlarý sadece zina suçu iþledikleri takdirde kesilen ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in kesilmesini yasakladýðý saçlarýný kadýnlar kendileri kestiriyorlar deðil mi?
Þeytanýn askerlerini gölgelendirebilmesi için týrnaklarýný uzatýyorlar. Dinden çýkmak için, güzel görünebilmek için domuz katkýlý makyaj malzemesi kullanýyorlar. Aþýrýya gidenler kocalarýna boynuz takýyor. Boynuzlarla gezdiriyorlar. Erkeklerde eþlerine pezevenklik yapýyor.

“Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek dinleri de altýn ve gümüþ olacaktýr.” Her þey parayla dönüyor deðil mi? Herkes para peþinde koþuyor. Bizim dinimiz, imanýmýz para! Paradan baþka bir þey yok! Para. Para. Para. Para. Bu dünya parayla dönüyor deðil mi? Ey kâfirler! Bu dünya ALLAH’ýn ilahi kudretiyle kendi etrafýnda dönüyor zaten!

“Bunlar halkýn þerlileridir ve ALLAH yanýnda onlarýn nasipleri yoktur.”

Kýyamet alametlerinden biri nefsinin arzularýna meyletmektir. Ýnsanlar namazý terk edecekler ve þehvetlerine tabi olacaklardýr.
[Feraidu Fevaidi’l Fikr fi’l Ýmam el-Mehdi el-Muntazar]

“Kýyamet alametlerinden biri nefsinin arzularýna meyletmektir.” Nefsimiz ne isterse, yani canýmýz ne isterse onu yapýyoruz, canýmýzýn istediðini yapmak istiyoruz hep! Her þeyin kendi istediðimiz gibi olmasýný istiyoruz!

Bismillahirahmanirr ahiym. Onlarý býrak; yesinler, eðlensinler ve oyalansýnlar. Ama yakýnda anlayacaklar! Sadakallahül-Azýym.
[Hicr Suresi, 3. ayet]

“Ýnsanlar namazý terk edecekler.” 5 vakit namazýný kýlmayan kâfirdir ama biz namazýmýzý bile kýlmýyoruz deðil mi? Kýlanlarýmýzda Kuran’a küfretmek için çekilen fotoðraflarýn bulunduðu evlerde kýlýyor namazlarýný! Ahir zamanýn en büyük hamamý olan, içinde; küfür, þirk, her türlü zina, þeytanýn ezanlarýný barýndýran, sihir olan ve kendi evlerimizi bile hamama çevirdiðimiz televizyonlarýn olduðu evlerimizde kýlýyoruz namazlarýmýzý! Hemde yalan yanlýþ kýlýyoruz. Kýsaltýlmýþ olarak.

Ýmamla kýlanlarýmýzda kýyamet gününüde baþlarýmýz eþek baþýna çevrilsin diye hýzlý hýzlý kýlýyor namazlarýný. “Namazý kýldýk mý? Tamam.” diyoruz. Selamýmýzý bile eksik veriyoruz, yanlýþ veriyoruz!

Karþýlaþtýðýmýz zaman “Esselamü aleyküm ve rahmetullahü ve berakatühü” dememiz gerekirken, kýsaltýyoruz “Selamün aleyküm” diyoruz. “Selam” diyoruz. “Merhaba” diyoruz. “Merabayýn” diyoruz. “Günaydýn”, “Tünaydýn” diyoruz.

“Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek, þehvetlerine tabi olacaklardýr.” Canýmýz ne isterse, nefsimiz neyi arzularsa onu yapýyoruz ya! Olmadý mý? “Olmuyor! Neden olmuyor!” diyoruz! “Neden hep ben!” diyoruz!

Devletin geliri belirli kiþilerin idaresinde olduðu, emanet ganimet sayýldýðý zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.
[Kýyamet Alametleri, sayfa 114]

“Devletin geliri belirli kiþilerin idaresinde olduðu zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.” Devlet hazinesi, ülkeyi satýp sömürenlerin elinde deðil mi? Sözde ülkeyi yönettiklerini düþündüklerimiz istedikleri gibi ceplerine indiriyorlar; devletin hazinesindeki; Mason Mustafa Kemal’in resimlerinin bulunduðu paralarý indiriyorlar ceplerine!

“Emanet ganimet sayýldýðý zaman kýyamet yaklaþmýþ olacaktýr.” Emanet diye birþey yok deðil mi artýk! Denk geldimi indir cebine! Ondan sonra da “lo lo lo” de.

Liderlerinizi öldürmedikçe, dünyanýzda kötüleriniz varis olmadýkça kýyamet kopmaz.
[Kýyamet Alametleri, sayfa 141]

“Liderlerinizi öldürmedikçe kýyamet kopmaz.” Adnan Menderes”i astýlar deðil mi? Turgut Özal’ý kalp krizi iðnesiyle öldürdürler. Kimin iþine yaradý; Mason Demirel’in iþine yaradý!

ALLAH niyete bakar deðil mi? ALLAH; kullarýnýn kalbinden iyi birþey geçtiðinde; iyilik yapmaya niyetlendiðinde; yapýlsada yapýlmasa da; yapmýþ kadar sevap vereceðini bildirmiþtir. Ýçimizden kötü bir þey düþündüðümüzde, içimizde kalýrsa günah yazmayacaðýný bildirmiþtir! Ama dilimizden çýktýðýnda ya da yaptýðýmýzda günah yazýlacaðýný bildirmiþtir. Bizim herþeyimiz dilde! Her türlü kötü söz, lanetleme dilimizde!

Ýmanýmýzda sadece lafta!

ALLAH kalbe bakar. Bizim imansýzlýktan kapkara olmuþ kalbimizin bakýlacak bir yeri kalmamýþ ki!

Bu dünya, bu nesil her yönden, her cihetten kýyamet alameti millet! Cehennem bizi bekliyor! Cehennem bizi bekliyor!

Bismillahirrahmanir rahiym. Sonra siz ey sapýklar, yalancýlar! Elbette bir aðaçtan, zakkum aðacýndan yiyeceksiniz. Karýnlarýnýzý ondan dolduracaksýnýz. Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz. Susamýþ develerin suya saldýrýþý gibi içeceksiniz. Ýþte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur! Sadakallahül-Azýym.
[Vakýa Suresi, 51,52,53,54,55,56. ayetler]

“La ilahe illallah” diyen cennete gidecek ama deðil mi? Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Þehadet getiren cennete gidecek. “La ilahe illallah, Muhammeden Resulullah”, “Eþhedu enla ilahe illalah ve eþhedü enne Muhammeden Resulullah” diyen cennete gidecek deðil mi? Bütün günahlarýnýn cezasýný çektikten sonra ama! Dünya ateþinden yetmiþ kat sýcak olan cehennem ateþinde yandýktan sonra! Baþýmýzdan aþaðý döküldüðünde bütün organlarýmýzý eritecek olan kaynar sularda haþlandýktan sonra! Susadýðýmýz zaman eriyen organlarýmýzýn irin halini içtikten sonra! Dünyaya bir zerresi düþmüþ olsa; bütün dünyayý kokusundan zehirleyecek olan zakkumu yedikten sonra!

Bismillahirrahmanir rahiym. Ey Resûl! Kalpleri iman etmediði halde aðýzlarýyla "inandýk" diyen kimselerden ve yahudilerden küfür içinde koþuþanlar seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler ve sana gelmeyen (bazý) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydýrýp deðiþtirirler. "Eðer size þu verilirse hemen alýn, o verilmezse sakýnýn!" derler. Allah bir kimseyi þaþkýnlýða düþürmek isterse, sen Allah'a karþý, onun lehine hiçbir þey yapamazsýn. Onlar, Allah'ýn kalplerini temizlemek istemediði kimselerdir.  Onlar için dünyada rezillik vardýr ve ahirette onlara mahsus büyük bir azap vardýr. Sadakallahül-Azýym.
[Maide Suresi, 41. ayet]

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in þefaati var ama deðil mi?

Sahiheyn ve Ýmam Tirmizi’nin Ebu Hureyre’den kaydettikleri bir rivayet þöyledir: Resulullah Aleyhisselatu Vesselam buyurdular ki: “Ben kýyamet günü Ademoðlunun efendisiyim. [bütün peygamberler benim sancaðým altýnda toplanacaklar] Kýyamet günü, öncekiler ve sonrakiler tek bir düzlükte toplanýr. Bakan onlara bakar, çaðýran onlarý iþitir. Güneþ onlara yaklaþýr. Gam ve sýkýntý, insanlarýn dayanamayacaklarý ve güç yetiremeyecekleri dereceye ulaþýr. Öyle ki insanlar:
“Ýçinde bulunduðumuz þu hali görmüyor musunuz, sizlere þefaat edecek birini görmüyor musunuz?” demeye baþlarlar. Birbirlerine:
“Babamýz Adem var!” derler ve Hz. Adem Aleyhisselam’a gelerek: “Ey Adem! Sen insanlarýn babasýsýn. ALLAH seni kendi eliyle yarattý, kendi ruhundan sana üfledi. Bütün isimleri sana öðretti. Meleklerine senin önünde secde ettirdi. Seni cennete yerleþtirdi. Rabbin nezdinde bizim için þefaatte bulunmaz mýsýn? Bizim þu halimizi, baþýmýza þu geleni görmüyor musun?” derler. Adem Aleyhisselam da:
“Bugün Rabbim çok öfkelidir, daha önce bu kadar öfkelenmedi. Bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. Cennette iken beni o aðaca yaklaþmaktan men etmiþti. Ben bu yasaða asi oldum. Ben cennette iken iþlediðim günah sebebiyle cennetten çýkarýldým. Bugün günahlarým affedilirse bu bana yeter! Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baþkasýna gidin. Nuh Aleyhisselam’a gidin!” diyecek. Ýnsanlar Nuh Aleyhisselam’a gelecekler: “Ey Nuh! Sen yeryüzü ahalisine gönderilen Resullerin ilkisin. ALLAH seni çok þükreden bir kul [abden þekura] diye isimlendirdi. Ýçinde bulunduðumuz þu hali görmüyor musun? Baþýmýza gelenleri görmüyor musun? Rabbin nezdinde bizim için þefatte bulunmaz mýsýn?” diyecekler. Nuh Aleyhisselam da þöyle diyecek: “Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha önce hiç bu kadar öfkelenmedi. Bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek! Benim bir dua hakkým vardý. Ben onu kavmimin aleyhine beddua olarak yaptým. Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baþkasýna gidin. Ýbrahim Aleyhisselam’a gidin!” diyecek. Ýnsanlar Ýbrahim Aleyhisselam’a gelecekler: “Ey Ýbrahim! Sen ALLAH’ýn peygamberi ve arz ahalisi içinde yegâne halilisin. Bize Rabbin nezdinde þefaat et! Ýçinde bulunduðumuz þu hali görmüyor musun?” diyecekler. Ýbrahim Aleyhisselam onlara: “Rabbim bugün çok öfkeli. Bundan önce hiç bu kadar öfkelenmemiþti, bundan sonra da bu kadar öfkelenmeyecek. Þefaat etmeye kendimde yüz bulamýyorum. Çünkü ben, üç kere yalan söyledim!” deyip, bu yalanlarýný birer birer sayacak. Sonra sözlerine þöyle devam edecek: “Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baþkasýna gidin! Musa Aleyhisselam’a gidin!” Ýnsanlar Musa Aleyhisselam’a gelecekler ve: “Ey Musa! Sen ALLAH’ýn peygamberisin. ALLAH seni, risaletiyle ve hususi kelamýyla insanlardan üstün kýldý. Bize ALLAH nezdinde þefaatte bulun! Ýçinde bulunduðumuz hali görmüyor musun?” diyecekler. Musa Aleyhisselam da: “Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha önce böylesine öfkelenmedi, bundan sonra da böylesine öfkelenmeyecek. Rabbim nezdinde þefaate yüzüm de yok. Çünkü ben, öldürülmesi ile emrolunmadýðým bir cana kýydým. Bugün ben maðfirete mazhar olursam bu bana yeterlidir. Nefsim! Nefsim! Nefsim! Benden baþkasýna gidin! Ýsa Aleyhisselam’a gidin” diyecek. Ýnsanlar Ýsa Aleyhisselam’a gelecekler ve: “Ey Ýsa, sen ALLAH’ýn peygamberisin ve Meryem’e attýðý bir kelamýsýn ve kendinden bir ruhsun. Üstelik sen beþikte iken insanlarla konuþmuþtun. Rabbin nezdinde bize þefaat et! Ýçinde bulunduðumuz þu hali görmüyor musun?” diyecekler! Ýsa Aleyhisselam da: “Bugün Rabbim çok öfkelidir. Daha önce bu kadar öfkelenmedi, bundan böyle de hiç bu kadar öfkelenmeyecek! Beni, ALLAH’tan ayrý bir ilah edindiler. Nefsim! Nefsim! Nefsim! Bugün bana maðfiret edilirse bu bana yeter. Benden baþkasýna gidin. Muhammed Aleyhisselatu Vesselama gidin.” diyecek. Ýnsanlar bana gelirler ve: “Ey Muhammed! Sen ALLAH’ýn peygamberisin, bütün peygamberlerin sonuncususun. ALLAH seni geçmiþ, gelecek bütün günahlarýný maðfiret buyurdu. Bize Rabbin nezdinde þefatte bulun. Þu içinde bulunduðumuz hali görmüyor musun?” diyecekler. Bunun üzerine ben Arþ’ýn altýna gideceðim. Rabbim için secdeye kapanacaðým. Derken ALLAH, benden önce hiç kimseye açmadýðý medhu senalarý benim için açacak [ben onlarla Rabbime medhu senalarda bulunacaðým] sonra: “Ey Muhammed baþýný kaldýr ve iste! Ýstediðin sana verilecek. Þefaat talep et. Þefaatin yerine getirilecek.” denilecek. Ben de baþýmý kaldýracaðým ve: “Ey Rabbim ümmetim! Ey Rabbim ümmetim! Ey Rabbim ümmetim!” diyeceðim. Bunun üzerine: “Ey Muhammed! Ümmetinden, üzerinde hesap olmayanlarý cennet kapýlarýndan saðdaki kapýdan içeri al. Esasen onlar diðer kapýlarda da insanlara ortaktýrlar!” denilecek.
[Buhârî, Enbiya 3, 8, Tefsir, Benî Ýsrail 5; Müslim, Ýman 327, (194); Tirmizî, Kýyamet 11, (2436); Kutub-i Sitte]

Bir diðer rivayette Ýbnu Mesud Radýyallahu Anh þöyle demiþtir: “Resulullah Aleyhisselatu Vesselam vaaz etmek üzere aramýzda doðruldu ve dedi ki: “Ey insanlar! Sizler kýyamet günü ALLAH’ýn yanýna yalýnayak, çýplak ve kabuklu olarak toplanacaksýnýz. [sonra þu ayeti okudu:] Bismillahirrahmanir rahiym. Ýlke, yaratýþa nasýl baþladý isek, üzerimizde hak bir vaat olarak yine onu iade edeceðiz. Sadakallahül-Azýym. [Enbiya Suresi, 104.ayet] Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazý kimseler getirilir ve sol tarafa alýnýrlar. Bunun üzerine ben: “Ey Rabbim! Bunlar ashabýmdýr!” derim. Bana: “Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptýlar.” denilir. Ben Ýsa Aleyhisselam’ýn dediði gibi diyeceðim: “Bismillahirrahmanir rahiym. Ben içlerinde bulunduðum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat sen beni içlerinden aldýn, üstlerinde gözetici sen oldun. Zaten sen her zaman her þeye hakkýyla þahitsin. Eðer kendilerine azap edersen þüphe yok ki onlar senin kullarýndýr. Eðer onlarý affedersen mutlak galip ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin, sen! Sadakallahül-Azýym. [Maide Suresi, 117,118. ayetler]
Resulullah Aleyhissalatu Vesselam devamla dedi ki: “Bunun üzerine bana: ‘onlar, sen aralarýndan ayrýldýðýn günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!’ denilecek!” Bir rivayette þu ziyade var: “Ben: ‘Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!’ derim”.
[Buhârî, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); Tirmizî, Kýyamet 4, (3329); Nesâî, Cenaiz 118, (4, 114); Kutub-i Sitte]

Ebu Hureyre Radýyallahu Anh’dan rivayete göre Aleyhisselatu Vesselam söyle buyurdu: “Ýbrahim Aleyhisselam babasýný kýyamet gününde tozlanmýþ ve yüzü karalara bürünmüþ olarak görecek de: ‘Ben sana bana asi gelme dememiþ miydim?’ diyecek. Babasý: ‘bugün sana asla asi gelmem’ diye cevap verdiðinde, Ýbrahim Aleyhisselam ALLAH’a þöyle diyecek: ‘Ya Rabbi! Sen bana kýyamet günü beni rüsvay etmeyeceðini vaat etmiþtin. Þu anda babamýn rezilliðinden hangi rezillik daha büyüktür?’ ALLAH þöyle buyuracak: ‘Ben cenneti kâfirlere haram kýldým.’ Sonra þöyle buyuracak: ‘Ey Ýbrahim! Ayaklarýnýn altýnda ne var bir bak bakalým.’ Ýbrahim Aleyhisselam bakacak ve kana bulanmýþ bir sýrtlan görecek. Ýþte Azer’in dönüþtürüldüðü bu çirkin surette hayvan derhal alýnýp ateþe atýlacak.”
[Buhari;  Cem’ul-Fevaid, Rudani 10.082. hadis.]

Halilullah Ýbrahim Aleyhisselam’ýn babasý bile iman etmediði için cennete giremeyecek. Bizim “La ilahe illallah, Muhammeden Resulullah”ýmýz, “Eþhedü enla ilahe illallah ve eþhedü enne Muhammeden Resulullah”mýz bile ters!

Tek bir harfini bile yanlýþ okuduðumuzda baþka anlamlar çýktýðý için ALLAH’a ortak koþarak söylediðimiz Kelime-i Tevhid’imiz ve Kelime-i Þehadet’imiz bile ters! “La ilahe illallah” diyoruz. Müzik notalarýnda da “la”’ diyoruz. Bizim hayatýmýz yalan! Bizim her þeyimiz yalan! Bizim aldýðýmýz nefes, attýðýmýz adým, yediðimiz lokma, içtiðimiz yudum haram!

Mustafa Kemal Paþa’yý asrýn en büyük lideri seçtiler deðil mi dünyada? Yahudiler, Masonlar, Siyonistler 1300 yýldýr baþ edemedikleri, neslini bozamadýklarý islamiyeti tek baþýna bozduðu için asrýn en büyük lideri seçtiler Mason Mustafa Kemal’i!
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #33 : 09 Haziran 2010, 11:27:26 »

Bizim hayatýmýz yalan ulan!

“Mustafa Kemale tapanlar düþünsün” diyenler!
Dünya zorbalarýna, zenginlerine, firavunlarýna ve hükümdarlarýna saygý gösterip ALLAH’ý unuttuðun ve ALLAH’a saygý göstermediðin takdirde, senin hakkýndaki hüküm de, putlara tapanlar hakkýndaki hüküm gibidir. Sen de putuna saygý gösterenlerden olursun.
[Abdülkadir Geylani, Fethü’r Rabbani]

ALLAH’ý unutup, islamiyete, dinimize sahip çýkmadýðýmýz için, Mustafa Kemal’e tapan putperestlere boyun eðdiðimiz için bizim de Mustafa Kemal’e tapan putperestlerden farkýmýz yok. Bizi tutuklarlar ama deðil mi? Hapse atarlar. Hatta öldürürler. Bizi ölümle korkuttular deðil mi? Ölüm dediler. Ölüm. Ölüm nedir bilir misiniz? Ölüm vuslattýr! Yaradana kavuþmadýr!

Bütün dünya bilsin ki, Türkiye’deki zihniyet kemalizm belasýdýr! Evet! Türkiye’de ne basýn, ne de yayýn söz sahibi deðildir! Mahkemeler, hükümetler söz sahibi deðildir! Siyasi partiler de söz sahibi deðildir! Demokrasi ve laik düzen de söz sahibi deðildir! Millet de söz sahibi deðildir! Ve bunlarýn hiçbiri iktidar deðildir! Hâkimiyet hiçbirinde yoktur! Türkiye’de tek bir söz sahibi, tek bir iktidar, tek bir hâkimiyet vardýr. O da Kemalizmdir! Evet! Kemalizm nedir? Kemalizm demek, Mustafa Kemal’in kendisinin putlaþtýrýlmasý, sözlerinin her þeye hâkim olmasý, demektir! Ýþte Kemalizm budur! Türkiye kurulduðundan beri idare ve iktidarý elinde tutan iþte bu zihniyettir! Anayasalar ve laik ölçüsünü hep Kemalizm’den alýr. Türkiye’de her þey bu zihniyete göre uygulanýr! Türkiye’de hâkim olan Kemalizm’dir! Diðerleri birer görüntüden ibarettir, hep lafta kalýr! Ýþte son anayasalarý: “Bu anayasa Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eþsiz kahraman atatürk’ün belirttiði milliyetçilik anlayýþý ve onun inkilap ve ilkeleri doðrultusunda… hazýrlanmýþtýr!” denmektedir. Ayný Anayasanýn 42. maddesinde eðitim ve öðretim mevzuunda þöyle denmektedir: “Eðitim ve öðretim, atatürk ilkeleri ve inkilaplarý doðrultusunda… planlanýr ve düzenlenir!” Siyasi partiler kanunu da böyledir: “madde 4: ‘siyasi partiler; atatürk’ün ilke ve inkilaplarýna baðlý olarak çalýþýrlar!” Kemalizm Türkiye’de her þeye yön vermektedir. Malum olduðu üzere, bir devletin kuruluþ þeklinde ve icraatýný tayin eden anayasalardýr. Anayasalarý tayin edenler ise ilim adamlarý, fikir adamlarý ve dinlerdir. Türkiye’de öyle deðildir. Türkiye’de yaz-boz tahtasý haline getirilen bütün anayasalarda söz sahibi ne ilim adamlarýdýr, ne fikir adamlarý ve ne de dindir, ne de millettir! Ya nedir? Ýþte gördüðünüz gibi Mustafa Kemal’in sözlerinden ibaret olan Kemalizm’dir! Tarihçiler bunu böyle yazmalýdýrlar. Basýn bunu halka böyle aksettirmelidir. Esasen bütün çabalara raðmen, Kemalizm ne millete mal olmuþtur, ne de gençlik tarafýndan benimsenmiþtir. Taraftarlarý sadece yüksek rütbeli askerlerdir! Yani Türkiye’de Kemalizm, bugüne kadar kendini koruyabilmiþ ise, baský rejiminin ve silahlarýn gölgesinde korumuþtur. Aslýnda Kemalizm ne bir felsefedir, ne bir doktrin ve ne de herhangi bir sistemdir! Ýslam Dinini yýkmak için kullanýlan bir maskedir, Ýslam’ýn düþmanlarýnýn iþine yarayan þeytani bir cerayandýr! Þurasýný da tam bir cesaretle söylemeliyim ki, bu put artýk yýkýlmanýn eþiðine gelmiþtir ve yýkýlacaktýr! Ayrýca Kemalizm millete hayýr getirmemiþtir, kan getirmiþtir, israf getirmiþtir, fuhuþ getirmiþtir, kardeþi kardeþe düþman etmiþ, birbirine kurþun sýkar hale getirmiþtir. Zaman zaman askerler bile kurþunlara kurban olup gitmektedir. Bugün hapishanelerde 45 bin civarýnda genç inim inim inlerken, bunlarý bu hale getiren Kemalizmdir ve Kemalizme dayanan materyalist bir eðitim sistemidir! Yoksa bazýlarýnýn zannettiði gibi, ekonomik hayatýn bozukluðu deðildir. Çünkü Komünizm aç midelere hitap ederek gelmez, aç gönüllere seslenerek gelir. Ýþte Kemalizm, gençleri dinden ve imandan uzaklaþtýrmýþ, Komünizme zemin hazýrlamýþtýr! Türkiye’de her kötülük, “Kemalizm’den” kaynaklanmaktadýr. Dahasý da var! Türkiye’de Kemalizm bir din, Mustafa Kemal de bir ilahtýr! Evet, maalesef öyle! Türkiye’de Kemalizm, Ýslam dininin yerine konmak istenmektedir. Kendisi de bir ilah gibi, Türk milletine gösterilmektedir! Bunun içindir ki, din namýna ne kadar hürriyet varsa, hepsi yok edilmiþtir ve devletin bütün müesseseleri dinin deðil, Kemalizm’in emrine verilmiþtir. Hatta bugün, Türkiye’de Mason Mustafa Kemal’in ve Kemalizm’in dokunulmazlýðý vardýr. Yani Mustafa Kemal, masumdur[!] Kemalistler tarafýndan böyle kabul edilir ve bu noktadan hareketle, kimse onu eleþtiremez, kimse onun açýklarýný yazamaz, onun hakkýnda açýk oturumlar tertip edilemez, “kemalizm fayda mý getirmiþtir, zarar mý getirmiþtir?” diye onu üniversite kürsülerine getirip münakaþasý yapýlamaz, meclisler onun hilafýna kanun çýkaramaz, hükümetler onun hilafýna icraat yapamaz, partiler onun hilafýna ne kurulur, ne de icraat yapabilir, vaizler dahi camilerde onun ilkeleri hilafýna vaaz edemezler. Aksi halde kemalizm namýna çýkarýlan kanunlar onlarýn yakasýna yapýþýr! Türkiye’de Mason Mustafa Kemal putlaþtýrýlmýþtýr, ilahlaþtýrýlmýþtýr.

D. Mehmed Doðan’ýn “Batýlaþma ihaneti” isimli kitabýnda toplamýþ olduðu bu küfür sözlerden sadece birkaç örnek vereceðim:

“yürekten sesler:
Atatürkün tapkýnýyýz. Her þey odur, her yerde o var, her gökte o eser, her enginde o çaðlar. Her þey odur, o her þeydir, her þeyde atatürk. Yerdedir, göktedir… görünmezi görür, bilinmezi bilir, duyulmazý duyar… elimizi, yüzümüzü, gönlümüzü, özümüze kapýyoruz, biz sana tapýyoruz! Varsýn, teksin, yaratansýn; sana baðlanmayanlar utansýn!”
[Aka Gündüz, Hakimiyyet-i Milliye, (Ulus), 4.1.1934]

Ne örümcek ne yosun, ne mucize ne fusün, Kâbe Arab’ýn olsun, Çankaya bize yeter!”
[Kemaleddin Kamu]

“Huzuruna geldim gözlerim dolu dolu, eller Rabb kulu olsun, biz ata”nýn kulu! Bizim mevlidimiz: gök kubbenin altýnda birden dize gelerek, gel ey 19 Mayýs, eþsiz sabah merhaba! Ey samsun’da karaya çýkan ilah merhaba!”
[Behçet Kemal Çaðlar]

CHP'nin 15. Yýlý þerefine bastýrýlan Þeref Kitabý'ndan alýntýlar:
''Ulu þefimizin gösterdiði yoldan yürüyelim. Onun yolu bizi yalancý ahiret cennetine deðil, hayata kavuþturacaktýr.''

Ayný kitaptan Mustafa Kemal Paþa’nýn heykeline yazýlan þiir:

Ufukta sonsuzluðu çizen kudretli bir el
Göklere yükseliyor ilah gibi bir heykel.
Bu varlýðýn önünde bir dakika dize gel
Bu taþ daha kutsidir o Kâbe'nin taþýndan

Selanik'ten yükseldi ilahlarýn bir eþi
Doðuþu ile kararttý sanki gökte güneþi
Bütün millet bir olup sarýlmalý silaha
Kurtulmak kurtarmakta hacet yoktu Allah'a

Ey gökteki melekler, siz de göklerden inin
Yýlda bir borcumuzdur cumhuriyete tapmak

Ýþte Mustafa Kemal’i böyle putlaþtýrdýlar! Bu peygamberlik makamýnýn da ötesinde Mustafa Kemal’i ALLAH yerine koymak deðil de ya nedir? Bu sözlerin bir kýsmý onun hayatta olduðu devirlerde söylenmiþtir. Bunlar söylenmiþ, basýlmýþ ve yayýnlanmýþtýr! Türkiye’nin mana yapýsýný tahrif eden sözlerdir. Bunlar birer þirktir, birer küfürdür ve putperestliðin daniskasý deðil ya nedir? Anýtkabir ise kemalistlerin tapýnaðýdýr!

Bismillahirrahmanir rahiym. Ýnsanlardan bazýlarý Allah'tan baþkasýný Allah'a denk tanrýlar edinir de onlarý Allah'ý sever gibi severler.  Ýman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise çok daha fazladýr. Keþke zalimler azabý gördükleri zaman (anlayacaklarý gibi) bütün kuvvetin Allah'a ait olduðunu ve Allah'ýn azabýnýn çok þiddetli olduðunu anlayabilselerdi. Sadakallahül-Azýym.
[Bakara Suresi, 165. ayet]

Mason Mustafa Kemal nasýl öldü?

T.C. Cumhurbaþkanlýðý resmi arþivinden alýanan resmi tutanaklara göre, Mustafa Kemal’in son 8 yýlýnýn 10. Kasým’ý þu þekilde geçmiþtir:
“10. Kasým 1931- Mustafa Kemal Çankaya Köþkü’nde saat 16:30’da uyanmýþ, Marmara Köþkü’ne gitmiþ ve geceyi orda geçirmiþtir.

10 Kasým 1932- Mustafa Kemal 14:302da uyandý. Alýþýlmýþ ziyaretleri kabul etti.

10 Kasým 1933- Mustafa Kemal, Çankaya Köþkü’nde 11:30’da uyandý, gününü istirahatle geçirdi. Alýþýlmýþ ziyaretlerin dýþýnda Fuat Bey’i kabul etti.

10 Kasým 1934- Mustafa Kemal Çankaya Köþkü’nde 15:00’de uyandý, günü istirahatle geçirdi. Alýþýlmýþ ziyaretlerin dýþýnda Cevat Paþa’yý kabul etti.

10 Kasým 1934- Mustafa Kemal, Çankaya Köþkü’nde 16:30’da uyandý, 17:30’da otomobille çiftliðe gitti.

10 Kasým 1936- Mustafa Kemal Çankaya Köþkü’nde saat 17:00’de uyandý. Bir yere çýkmadý. Saat 20:00’de yattý, alýþýlmýþ ziyaretleri kabul etti.

10 Kasým 1937- Mustafa Kemal, Çankaya Köþkü’nde saat 17:00’de uyandý, bürolarýnda çalýþtý.

10 Kasým 1938- …nöbetçi Yaveri Celal Tolga, o gün yalnýzca, “atatürk” demiþ, daha sonra noktalar koymuþ. Ve acý haber yüreðini o kadar daðlamýþ olmalý ki, dili tutulmuþ ve kalemi taþlaþmýþ!”

Yukarýdaki bilgiler T.C. Cumhurbaþkanlýðý, Mustafa Kemal’in nöbet defterinden aynen alýnmýþtýr. Þu son 8 seneyi bir daha okuyun. Ayyaþ Mustafa Kemal’in gece ne zaman yattýðý resmen yazýlmamýþ veya sebebi dolayýsýyla çekinilmiþtir. Bir adam öðle sonrasý saat 5’te uyanýyorsa bu neye alamettir? Mustafa Kemal’in izinde olduðunu söyleyen Kemalistler, bu resmi bilgiye nasýl bakmaktadýr? Çankaya’da milletin parasýný harcayarak hazýrladýðý içki ve fuhuþ alemleriyle devleti nasýl idare etmiþler bir görün! Osmanlý sultanlarýný zevk-ü sefaya düþmekle itham eden putperest Kemalistler, yukarýdaki utanç tablosuna nasýl cevap vereceklerdir? Geceyi içki masalarýnda, gündüzü de uyku yataklarýnda geçiren bir devlet reisinin neresi örnek alýnýr? Her neyse, biz yine 10 Kasým 1938’e dönelim. Firavun, Kýzýldeniz’de azgýn dalgalar arasýnda feci þekilde can verdi. Son andaki iman etme teþebbüsü de pek iþe yaramadý. Ebediyyen cehennemlik oldu. Bunca laneti ve haramý iþleyen Mustafa Kemal’in ölüm günleri ve ölüm aný ibret vericidir. Ýlahi azap Mustafa Kemal’i öyle kýskývrak yakaladý ki, onun yanýnda hazýr bulunan doktor ve yaverler dahi korku ve dehþete kapýldýlar. Vücudunun etleri, kafasýnýn saçlarý tek tek dökülürken, Azrail Aleyhisselam Mustafa Kemal’e cehennem çukurlarýný göstermeye baþlamýþtý. Gideceði menzili gören Firavun Mustafa Kemal, Sekerat-ül Mevt’in acýlarý içinde inlemekte ve feryat etmektedir. Feryad ve inlemeler Ýstanbul halkýna kadar ulaþmýþ. Hatta: Mustafa Kemal’in ölüm inlemeleri, feryatlarý çok yükselmiþ. Mustafa Kemal’in feryatlarýný insanlar duymasýn diye Harbiye Okulu Bando Takýmý devamlý olarak Dolmabahçe Sarayý’nýn bahçesinde konser vermiþtir! Mustafa Kemal’in çýrpýnýþlarýný gören doktorlar, teskin edici iðne vurmalarýna raðmen ilahi azap çok þiddetli olarak, onu cehennemi süzgeçlerden geçiriyordu. Beþiktaþ Yahya Efendi Dergahý þeyhlerinden Ömer Efendi’nin naklettiðine göre Mustafa Kemal’in ruhu çýkmadan önce aðzýndan necaset çýkmýþtýr. Telaþa düþen doktorlar, saðda solda bulduklarý pamuk, sargý bezi ve bazý paçavralarý Mustafa Kemal’in aðzýna týkamakla Firavun’un firavunca ölümünü örtbas etmeye çalýþmýþlardýr. Avrupa takvimine göre 10 Kasým 1938’in ilk saatlerinde –ki muhtemelen 2-3 arasýndadýr- Mustafa Kemal’in hiçbir hayat izi taþýmadýðý doktorlar tarafýndan müþahede edilmiþ ve ölümü resmen onaylanmýþtýr. T.C. resmi tarihinin bize verdiði 09:05 saati tamamen uydurmadýr. Devlet dairelerinin, okullarýn sabah açýlýþý göz önüne alýnarak önceden kararlaþtýrýlmýþ bir saattir. Yoksa kimi gece saat 3’te kaldýrýp saygý duruþuna çaðýrabilirler? Uykunun en tatlý olduðu bir vakitte Mustafa Kemal için milleti ayaklandýrmanýn, Kemalist rejimin intiharý olabileceðini hesaplayan generaller saat 9’u beþ geçeyi kanunlaþtýrdýlar. Kemalist rejimin herþeyi palavra, bunu fazla görmemek lazým herhalde! Ortada leþ kaldý. Bu leþ hangi dinin vecibeleri üzerine muamele görecekti? Leþin etrafýndakileri þaþkýnlýk almýþtý. Korkunç bir pis koku Çernobil Faciasý gibi etrafa yayýlmaya baþlamýþtý. Ýslam’ýn temeline 98 dinamit yerþleþtiren Mustafa Kemal’in leþi uzun süre ortada kaldý. Nihayet Hýristiyanlýk dini üzerine elbiseler giydirilerek alelacele yarým ton tunçtan yapýlmýþ bir tabuta týkýldý. O dönem 1. Ordu Komutaný olan Fahreddin Altay, ayný zamanda cenazenin kaldýrýlma görevini üstlenmiþti. Fahreddin Altay, gün boyunca Ankara’yý arayarak cenaze namazýnýn kýlýnýp kýlýnmayacaðý hususunda Ankara Hükümeti’nden cevap bekliyordu. Gelen cevap ta: “Yarýn Baþbakan Celal Bayar ile Genel Sekreter Hasan Rýza gelmektedir. Meseleyi onlarla görüþürsünüz.” deniliyordu. Kâfir-laik Ankara Hükümeti’nin, Mustafa Kemal leþinin cenaze namazý(!) konusunda dehþete kapýldýðý belliydi. Bir taraftan laiklik laneti, diðer yandan halkýn tepkisi. Ýstanbul’da toplanan devletin büyük baþlarý; “Mustafa Kemal’in cenaze namazýnýn kýlýnmasý konusunda ihtilafa” düþtüler. Bir kýsmý laik olunduðunu, bu yüzden cenaze namazýnýn dini bir tören olduðunu söylüyordu. Üstelik Mustafa Kemal namazýnýn kýlýnmamasýný istemiþti. Durum çok gergindi. Halkýn tepkisinden de korkuluyordu. Bir kýsmý bunun örf ve adet haline geldiðini, halka mal olduðunu söylüyor, kýlýnmasý konusunda ýsrar ediyordu. Makbule’nin ýsrarý üzerine camide kýlýnmamasý þartýyla sarayýn içinde “tanrý uludur” þeklinde ezan okunarak kýlýnmasýna karar verildi. Sarayýn içinde 7-8 kiþinin katýlýmýyla cenaze namazý(!) adý altýnda bir ayin yapýldý ama bu kesinlikle islam’a ait bir cenaze namazý deðildi. Laiklere özgü bir ayin yapýldýktan sonra leþin içinde bulunduðu tabut halkýn ziyaretine sunuldu. Hilafet þehri olan Ýstanbullu müslümanlar Mustafa Kemal için ne gözyaþý döktüler ne de yas tuttular. Tabutun önünden, jandarma dipçiði zoruyla getirilmiþ bazý vatandaþlar sembolik olarak geçmek zorunda kaldýlar. Katafalkýn önünden geçen bazý vatandaþlarýn aðlamaklý hali, T.C. tarihinin iddia ettiði gibi Mustafa Kemal sevgisinden deðildir, bilakis jandarma dipçiðinin aðrýsýna tahammül edemeyen zorla getirtilen mazlumlarýn zulme isyan gözyaþlarýdýr. Mustafa Kemal mumyalandý; Firavun’un cesedi gibi tarihe ibret oldu.

Deccalýn bir gözü kördür.
[Buharî, Müslim, Ebu Davud, Ebu Nuaym]
Mustafa Kemal’in kalp gözü tamamen kapalýdýr!

Deccalýn boyu kýsa, saçlarý kývýrcýktýr.
[Ebu Dâvud]
Mustafa Kemal kýsa boyludur ve kývýrcýk saçlýdýr.

Deccalýn çocuðu olmaz.
[Ahmed]
Mustafa Kemal’in çocuðu yoktur!

Deccal, ilah olduðunu söyler.
[Ý.Ebi Þeybe]
Mustafa Kemal kendini tanrý ilan etmiþtir. Kemalist putperestlerde Mustafa Kemal’e tapýnmaktadýrlar!

Âdem’den, Kýyamete kadar Deccaldan büyük fitne yoktur.
[Müslim]
Kainâtta gelmiþ geçmiþ en büyük insan deccalý Mustafa Kemal’dir. Onun Ýslam’a verdiði zararý kimse verememiþtir!

Yalancý Deccaller, sizin ve ceddinizin iþitmediði þeyleri anlatýrlar, onlardan sakýnýn.
[Müslim]

Sizin için Deccaldan daha çok sapýk liderlerden korkarým.
[Ý. Ahmed]
Mustafa Kemal’in her þeyi yalandýr! Hayatý, yaptýklarý her þeyi yalandýr!

Bismillahirrahmanir rahiym. Derler ki: Rabbimiz! Azgýnlýðýmýz bizi alt etti; biz bir sapýklar topluluðu idik. Rabbimiz! Bizi buradan çýkar. Eðer bir daha ettiklerimize dönersek, artýk belli ki biz zalim insanlarýz. Buyurur ki: alçaldýkça alçalýn orada! Bana karþý konuþmayýn artýk! Sadakallahül-Azýym.
[Müminun Suresi, 106-107-108. ayetler]

Artýk bundan böyle umutsuzdurlar. Zaman uzadýkça azaplarý da artar, ateþin ýsýsý giderek þiddetlenir. Çünkü ateþ onlar ve onlarýn taptýklarý put ve sistemlerle veya kibrit taþlarýyla tutuþturulur.

Bismillahirrahmanir rahiym. Siz ve ALLAH’ýn dýþýnda taptýðýnýz þeyler cehennem yakýtýsýnýz. Siz oraya gireceksiniz. Sadakallahül-Azýym.
[Enbiya Suresi, 98. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Ýnkâr edip de insanlarý ALLAH yolundan alýkoyanlar var ya, iþte onlara, yapmakta olduklarý bozgunculuklar sebebiyle, azaplarýný kat kat artýracaðýz. Sadakallahül-Azýym.
[Nahl Suresi, 88. ayet]
[Ahiret Günü//Abdulkadir Mutlakurrahbavi]

Türkiye kâfirler, putperestler, þehvetperestler, þeytanperestler, zýndýklar, münafýklar, dinsizler memleketidir! Türkiye Kemalist putperestler memleketidir!

Bismillahirrahmanir rahiym. Söylenen baþlarýna geldiði zaman, onlara yerden bir dabbe çýkarýrýz; o da, insanlarýn bizim ayetlerimize inanmadýklarýný kesin bir bilgiyle insanlara söyler. Sadakallahul-Azýym.
[Neml Suresi, 82. ayet]

Kapatalým gözlerimizi! Týkayalým kulaklarýmý! Hafýzalarýmýzý durduralým! Ve bize dayatýlan her türlü aldatmacýlýða kanalým. Kuran’a küfretmek için resimler çektirelim! Kuran’a küfretmek için Mustafa Kemal’in resimlerinin bulunduðu paralarý kullanalým! Ahir zamanýn en büyük hamamý olan, küfr, þirk, zina, þeytanýn ezaný, sihir bulunan televizyonlara bakalým! Mustafa Kemal’in ALLAH’ý inkâr ettiðini önemsemeyelim! Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e ve bütün peygamberlere þair dediðini de unutalým! Kendini hem peygamber, hem tanrý ilan etmesine de ses çýkartmayalým! Sultan Vahdettin’i hain, Sultan Abdülhamit’i de “Kýzýl Sultan” bilelim. Padiþahlarý astýðý astýk, kestiði kestik tanýtalým. Mustafa Kemalin Ýstiklal Mahkemelerinde sorgusuz sualsiz binlerce âlimi astýrdýðýný görmezden gelelim! Dine küfreden Mustafa Kemal’i müslümanlarýn öldürmeye çalýþmasýna da, gericiler ve irticacýlar diyelim!

31 Mart Olayýný düzenlediði iddia edilip tahtan indirilen Sultan Abdülhamit’in iftiralara uðrayýp tahtan indirildiðini de bilmeyelim.

“31 Mart Olayýný tertiplediði isnadý altýnda tahtýndan alaþaðý edilen Sultan Abdülhamit, bu isnadla, sade iftiralarýn deðil, tertiplerin de en hainine hedef tutulmuþtur. 31 Mart'ý tertipleyen Ýttihatçýlar ve bu iþe memur edilenler arasýnda bizzat ben varým. 31 Mart'ý kýþkýrtma ve körükleme iþini Selim Sýrrý ile Rýza Tevfik idare etti. Hasta yataðýmdan söylediðim bu sözlere tarih kulak kabartsýn."
[Rýza Tevfik BÖLÜKBAÞI] [Bkz. Ahmet Kabaklý, Temellerin Duruþmasý, Türk Edebiyatý Vakfý Yayýnlarý, 15. Baský  (1992); s.140.]

Mustafa Fehmi Kubilay’ý þehit oldu desinler bize! Ýnanalým!

Mason Mustafa Kemal’in emriyle Giritli Derviþ Mehmet ve esrarkeþ arkadaþlarý Menemen’e doðru yola çýkar. Yolda esrar partileri verirler. Menemen’e girmeden önce son bir esrar partisi daha yaparlar. Giritli Derviþ Mehmet 23 Aralýk 1930 günü arkadaþlarýyla beraber Menemen’e girer. Camiden çýkan halkýn yanýna gelir ve elinde “Hilafet Sancaðýný” göstererek. “Ben Mehdi’yim. Bana biat edin!” der. Halk korkarak köy kahvesine saklanýr. Giritli Derviþ Mehmet köy kahvesinin önüne gelir ve söylediklerini tekrarlamaya devam eder. Olaylarý duyan 43. Piyade Alayý'ndan Piyade Asteðmen Mustafa Fehmi Kubilay bir manga asker ile olay meydanýna gelir. Giritli Derviþ Mehmet’in teslim olmasýný ister. Giritli Derviþ Mehmet teslim olmaz! Piyade Asteðmen Mustafa Fehmi Kubilay yanýndaki askerlere ateþ etmelerini emreder. Daha önceden ayarlanan askerlerin tüfeklerine plastik mermi koyulduðu için, askerlerin silahlarýndan çýkan mermiler Giritli Derviþ Mehmet’e zarar vermez! O zaman plastik mermileri bilmeyen halka, Giritli Derviþ Mehmet “Bakýn! Ben Mehdi’yim! Bana mermi iþlemiyor!” diyerek halký inandýrmaya çalýþýr! O sýrada Giritli Derviþ Mehmet’in yanýndakiler Piyade Asteðmen Mustafa Fehmi Kubilay’a 2 el ateþ ederler. Piyade Asteðmen Mustafa Fehmi Kubilay aðýr yaralý olarak meydandaki hükümet binasýna girmek ister. Ama binanýn giriþ kapýsý kapalý olduðu için giremez. Bu nedenle, hükümet binasýnýn hemen yanýndaki Kazez Camii bahçesine yönelir. Giritli Derviþ Mehmet, Giritli Þamdan Mehmet ile birlikte Kazez Camii bahçesinde bitkin bir vaziyette bulunan Kubilay'ýn baþýný bað testeresi ile canlý canlý gövdesinden ayýrmýþlardýr. Sonrada, Piyade Asteðmen Mustafa Fehmi Kubilay’ýn baþýný yeþil bir bayraðýn tepesine takarak Menemen sokaklarýnda dolaþtýrmaya baþladýlar. Bu sýrada, kendilerine müdahale eden Þevki ve Hasan adlý iki bekçiyi de öldürdüler. Daha sonra destek kuvvetler gelerek Giritli Derviþ Mehmet’e ateþ açýldý. Ve bu ateþ esnasýnda Kubilay'ý öldüren Giritli Derviþ Mehmet ile birlikte Giritli Sütçü Mehmet ve Giritli Þamdan Mehmet öldürüldü.

Kubilay olayý bahane edildi. Erbilli Muhammed esad Zehirlenerek öldürüldü.

Kubilay olayýný biz dinciler yaptý diye bilelim, Genel Kurmay Baþkanlýðý’nýn arþivlerinde yazýlanlara raðmen! Ýskilili Atýf Hoca’yý anmayalým. Cellatlaþan Ýstiklal Mahkemeleri hâkimlerinin; Kurtuluþ Savaþý’nda ölümü göze alarak savaþan Kazým Karabekir’i, Ali Fuat Cebesoy’u, Rauf Orbay’ý, Refet Bele’yi ve Adnan Adývar’ý, sýrf Mason Mustafa Kemal’e muhalif olduklarý için idam cezasý ile yargýlamalarýna da gerek duymayalým anlatmaya! Kazanýlmýþ bir savaþýn ardýndan kaybedilmiþ devlet muamelesi gördüðümüz Lozan’ý da büyük zafer diye kakalayalým! Ýsmet Paþa’yý da Lozan Zaferi’nin büyük mimarý diye anlatalým. Yumruðunu masaya vurunca, masanýn ortadan ikiye ayrýldýðý yalanýný da araya sýkýþtýrýverelim. Mustafa Kemal’in Lozan Antlaþmasý’ndan sonra Türkiye’nin topraðý olan yerleri kâfirlere hediye ettiðini de unutalým!

Ýsmet Paþa’nýn Mustafa Kemal’in ölümünden sonra Kuran’a küfretmek için; paralarýn üstündeki Mustafa Kemal’in resimleri kaldýrýp kendi resmini koydurmasýna da girmeyelim. Mustafa Kemal’in; Türkçe ezan adý altýnda 18 yýl boyunca sürecek iþkenceyi baþlattýðýna da deðinmeyelim.

Hindistan’daki Müslümanlarýn “Ýslam Halifesinin” korunmasý için gönderdiði yardým paralarýný; Mustafa Kemal”in þahsi parasýymýþ gibi kullandýðýný da anlatmayalým! Hafýz Yaþar’a dinin hükümlerini deðiþtirmesi için paralar saçtýðýný da bilmeyelim! Mustafa Kemal’in, 1935 yýlýndan itibaren Kuran öðrenimini yasaklatmasýna da deðinmeyelim ki, “Neden?” sorusuna muhatap olmayalým. Olursak da, “Arapça ezan yazaktý, Türkçe serbestti” diyelim. Jandarmanýn Arapça Kuran okuyanlara köyün meydanýnda iþkence ettiðini de duyurmayalým ki adýmýz din düþmanýna çýkmasýn. Tek parti iktidarýnýn dindar kesime yaptýðý inanýlmaz baskýlarý konuþmayalým! Dersim’de Dünya’nýn Ýlk Kadýn Savaþ Pilotu olan Sabiha Gökçen’in çoluk-çocuk demeden katliam yaptýðýný da anlatmayalým! Ýsyan çýktý desinler bizlere!

Ýstiklal Marþý’ný yazan Mehmet Akif Ersoy’un, Ýstiklal Marþý’nýn içeriðinde dini konular iþlendiði için Mýsýr’a sürgün edildiðini de bilmeyelim. Askeriyelerde ki camilerde ezan okunmamasýný da; Ýstiklal Marþý’yla ayný saate denk geldiði için yasaklandý desinler. Mehmet Akif Ersoy’un, Ýstiklal Mahkemeleri’nde asýlan âlimleri öðrenince; Türkçe’ye çevirdiði Kuran ayetlerini yaktýðýný; Ardýndan Mustafa Kemal tarafýndan vatan haini ilan edilip; bir daha Türkiye’ye sokulmadýðýný da bilmeyelim. Mustafa Kemal’in Beddiüzzaman Said Nursi’yi isim oyunlarýyla Cumhuriyet Düþmaný yaptýðýný da bilmeyelim. Bize okullarda anlatýlan tarihe inanalým. Eski taþ devrini, orta taþ devrini, taþ-bakýr devrini, tunç devrini bilelim. Halilullah Ýbrahim Aleyhisselam’ýn Diyarbakýr dolaylarýnda yaþadýðýný bilmeyelim. Dinden uzaklaþtýrmak için Mustafa Kemal’in baþlattýðý ve ondan sonra da gelenlerin öðretmeye devam ettiði dünyevi ilimlere sarýlalým.

Ýnsanlarýn evrim geçirdiðini ve maymunlardan türediðini anlatsýnlar bize. Adem babamýz ve Havva anamýzý maymun olarak anlatsýnlar bizlere.

Kâfir olabilmek için 5 vakit namazýmýzý kýlmayalým. Kýldýðýmýzda da yalan yanlýþ anlatýlan þekliyle kýlalým. Ýmamla kýldýðýmýz zamanlarda da imamla beraber rüku ve secdeden doðrulalým ki, kýyamet gününde baþýmýz eþek baþýna çevrilsin!

Þeytanýn ezanlarýný dinleyelim. Açýk-saçýk giyinen kadýnlara bakýp þevke gelelim. Aðýzlarýmýzdan salya akýtalým. Sonra da “Biz erkeklerin günahý kadýnlardan sorulacak diyelim!” Yeryüzündeki hiç bir kanunun; kadýnlara vermediði haklarý islamiyetin verdiðini söylemeyelim!

Türkiye’de askere gidenler “tanrýmýza hamdolsun” desinler. Çocuklarýmýz Türkiye’deki okullarda her sabah, Mustafa Mustafa Kemal’in yolunda gideceðine dair ALLAH’ýn adýný vererek ant içsinler! Askeriyede domuz yaðý katýlarak üretilen ETi ürünlerinin satýldýðýný da önemsemeyelim.

Kürt düþmanlýðý yapalým! Nedenini araþtýrmayalým! Kürtler þöyle, Kürtler böyle diyelim! Mustafa Kemal’in üvey babasý Kürt diye Kürtlere düþman olalým. Masonlar bizi parçalasýn diye ýrkçýlýk yapalým! Türk Genel Kurmay’ý, PKK terör örgütünü fýrsat bilip; doðuda ki Kürt köylerini bassýn, Kürt kardeþlerimizi öldürsün! Suçu PKK’ya atsýn! PKK yaptý diyelim. Apdullah Öcalan’ý yakalayalým, bu sebeplerden ötürü asamayalým. Üstüne krallar gibi aðýrlayalým. Mason Mustafa Kemal’in diliyle konuþalým, yazalým. Soldan-saða yazýp soldan saða okuyalým. ALLAH’a ortak koþalým! Her yeri yazýlarla donatalým. Çocukluk yaþýmýzdan itibaren beyinlerimizin yýkandýðýný da umursamayalým! Yýkanmýþ beyinlerin tekrar yýkanarak daða çýkarýldýðýný ve kendi ülkesine saldýrmak zorunda býrakýldýðýný da söyletmeyelim!

Orta Asya’daki karýndaþlarýmýzýn Ruslarýn iþgaline uðramasýný da Prut Savaþý’nýn komutaný olan Baltacý Mehmet Paþa’ya atalým! Bir taraftan da Kurtuluþ Savaþý’nda Ruslar bize altýn verdi diyelim. Cumhuriyetin ilanýndan sonra, Mason Mustafa Kemal’in, Ruslarýn vermiþ olduðu altýnlar karþýlýðýnda, Orta Asya’daki karýndaþlarýmýzý Rusya’nýn kucaðýna býraktýðýný anlatmayalým!
Orjinal adý Coke olan ve sadece sözde müslüman ülkelerde Coca Cola etiketiyle satýlan, Arapça okunulduðunda “Muhammed ve Mekke yok”, hat sanatýyla okunulduðunda; “Muhammed ve Mekke yok olsun” anlamýnda olan Coca Cola’larý içelim.
býýýýýýýýýrrrrrrrrrrrrrrrrrrr gibi Coca Cola içelim.

Ýslama sahip çýkmayalým, müslümanlara daha fazla eziyet edebilmeleri için kâfirlerin ürünlerini alarak ekonomilerini güçlendirelim.

Ýmam dediðimiz dinsizlerin “Bu zamanda islamiyeti tam anlamýyla yaþayabilmek için evden çýkmamamýz lazým” diye fetva vermesi üzerine; yaþayabilmek; daha doðrusu rahat yaþayabilmek için islamdan, dinden, imandan vaz geçelim!

Laikliðe toz kondurmayalým. ALLAH’ýn kanunlarýnýn yaþadýðýmýz döneme çözüm üretmediðini savunalým.

Mason Mustafa Kemal’in ilan ettiði milli bayramlarda; Kemalizmin ayinlerine katýlalým!
Kuran’a küfretmek için, Türkiye’nin her yerini süslediðimiz Mustafa Kemal’in resimlerinin, büstlerinin, heykellerinin karþýsýna geçelim. “Atam, sen kalkta ben yatam” diyelim.

Kadýnlarýmýzý çalýþtýralým, kahvehanelerde oyunlar oynayalým, iddia oynayalým, sayýsal loto oynayalým. Futbol hayatýmýzýn odak noktasý olsun. Gazete ve televizyonlardaki ince yapýlý ve güzel mankenlere bakalým. Ancak islamýn þartlarýný merak bile etmeyelim.

Hazreti Ali Kerremullahi Vechehü ‘den rivayete göre Aleyhisselatu Vesselam þöyle demiþtir: ALLAH Rasulü Aleyhisselatü Vesselam cenazede idi: “Hanginiz yolda kýrýlmadýk bir put, yerle bir kýlýnmadýk bir kabir, bozulmadýk bir resim býrakmadan Medine’ye gider?” diye sordu. Bir adam: “Ben, ey ALLAH’ýn Rasulü!” diye cevap verdi. Ali Kerremullahi Vechehü dedi ki: Medineliler korktu. Adam yola koyuldu. Bir süre sonra dönüp: “Ey ALLAH’ýn Rasulü, kýrýlmadýk put, yerle bir edilmedik kabir, bozulmadýk resim býrakmadým.” dedi. Sonra Aleyhisselatu Vesselam þöyle buyurdu: “Kim bu sanatlardan birine tekrar dönerse, o kimse Muhammed’e indirilene küfretmiþtir!” 
[Ahmed bin Hanbel; Fýkhu’s-Sunne, Seyyid Sabýk]

Muhammed’e indirilene küfretmek! Yani Aleyhisselatu Vesselam’a indirilene küfretmek! ALLAH’ýn kitabýna, kutsal kitabýmýz Kuran’a küfretmek!
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #34 : 09 Haziran 2010, 11:29:00 »

Bütün ibadetlerimizi ve yükümlülüklerimizi yerine getirdiðimizi, namazlarýmýzý kýldýðýmýzý, oruçlarýmýzý tuttuðumuzu, zekatlarýmýzý-sadakalarýmýzý verdiðimizi, nafile ibadetlerimizi de fazlasýyla yerine getirdiðimizi düþünsek te; ALLAH’ýn kitabý Kuran’a küfrettiðimiz müddetçe hepimiz kâfiriz ey lanetlenmiþler!

Biz araþtýrmayalým, konuþturmayalým. Sultan Vahdettin hain, Sultan Abdülhamit Kýzýl Sultan, Ýsmet Paþa muzaffer, Bediüzzaman Said Nursi cumhuriyet düþmaný olarak yer alsýn kitaplarýmýzda. ALLAH’ý inkâr eden, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e ve bütün peygamberlere þair diyen, Kuran’a küfreden, dilimizi deðiþtiren Mason Mustafa Kemal’e tapalým! Saygý duyalým!

Türkiye’deki insanlara “Kýzýl Sultan ve Hasta Adam” olarak anlatýlan Sultan Abdülhamit’in Müslümanlarla alay etmek için futbol oynatmak isteyen dönemin güçlü ülkesi Fransa”ya; “Eðer o oyun oynatýlýrsa dünyayý baþýnýza yýkarým” diyerek futbolu oynatmadýðýný anlatmasýnlar bizlere. Ayný þekilde Ýngiltere de oynatmak isteyince; Sulatn Abdülhamit’in futbolu oynattýrmadýðýný umursamayalým! Kötü olan herþey Osmanlý’dan kalmýþ olsun, iyi olan herþey Mason Mustafa Kemal’den kalmýþ olsun bizlere. Günlerimizi futbolla geçirelim, takýmlarýmýzýn þampiyonluðunu kutlayalým.

Olurda bunlarýn dýþýnda cümleler sarfeden olursa, gidecek yer gösterelim! Basalým düðmeye, çalalým 10. yýl marþýný, efkârlanalým. Yaratmak sadece ALLAH’a mahsus olduðu halde 15 milyon genç yaratmanýn keyfini sürelim. Ama eskilerin gerçeklerine girmeyelim. Girince keyfimiz kaçmasýn. Yýrtalým daðlarý, enginlere sýðmayalým taþalým. Cehenneme koþalým.

Türkiye’deki sistemi beðenmeyenlere “ya sev, ya terk et!” diyorlar ya! Bunu diyen kâfirler! Dünyayý terk edin! Siz ALLAH’ýn hükümlerini beðenmediðiniz için “ya sev, ya terk et!” diyorsunuz! ALLAH’a inanmayan insanýn, ALLAH’ýn hükümlerini uygulamayan insanýn tek bir nefes almaya bile hakký yok ulan bu Dünya’da! Defolup gidin baþka yere! Yatacak bir karýþ, saklanacak bi karýþ yeriniz bile olmayacak! Dönüp dolaþacaðýnýz yer yine cehennem olacak!

Siyonist Ýsrail’de Mason Mustafa Kemal’in heykelinin olduðunu ve üzerinde “sen olmasaydýn Ýsrail kurulmayacaktý!” yazdýðýný da bilmeyelim!

Ýsrail Baþbakaný Ben Gurion’un 1963 yýlýnda Mason Mustafa Kemal için “Mustafa Kemal Paþa, kuþkusuz 20. yüzyýlda Dünya Savaþý’ndan önce yetiþen en büyük devlet adamlarýndan biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkýlâpçý olmuþtur." Dediðini de bilmeyelim.

Ýsrail Nasýl kuruldu?
II. Abdülhamit'in 100 yýl önce þeyhine yazdýðý mektup yaklaþýk 100 yýl boyunca þeyhin ailesi tarafýndan himaye edilen mektup, Suriye Devlet Baþkaný Beþþar Esad'ýn himayesine sunuldu.

Tarihte 31 Vakasý olarak bilinen ayaklanmayla Ýttihatçýlar tarafýndan tahttan indirilip Selanik'e gönderilen Sultan II. Abdülhamid'in, bu dönemde Suriye'deki þeyhi Mahmut Ebu Þamat'a yazdýðý mektup tarihe ýþýk tutuyor.

Cihan'a konuþan þeyhin torunu Ammar Ebu Þamat, yüklü para tekliflerine raðmen mektubu satmadýklarýný anlattý. Ebu Þamat, Esad'a teslim ettikleri orijinal mektubun bir kopyasýný da ilk kez Cihan haber ajansýyla paylaþtý.

150 milyon altýna Kudüs'ü nasýl satmadýlar?
Mektupta Sultan II. Abdülhamid, Ýttihatçýlarýn ve Yahudilerin tüm ýsrarlarýna ve 150 milyon altýn tekliflerine raðmen Kudüs'ü nasýl satmadýðýný kendi aðzýyla anlatýyor. Abdülhamid Han, mektubunda özellikle Filistin'de Yahudilere toprak vermediði için tahttan indirildiðini dile getiriyor.

Sultan Abdülhamid'e bir cevap mektubu yazan Mahmut Ebu Þamat da halifeye hitaben "Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Bu davranýþýn sebebiyle Allah senden ebeden razý olsun." diyerek kendisini teselli ediyor. Þeyh Mahmut Abuþamat'ýn yakýnlarý tarafýndan günümüze kadar kutsal bir emanet gibi korunan iki mektup da güvence altýna alýnmak üzere Suriye Devlet Baþkaný Beþþar Esad'a sunuldu.

Sýkýntýlarýný bu mektupla paylaþtý.
31 Mart Vakasý'nýn ardýndan tahttan indirilen Sultan Abdülhamid, sürgün kaldýðý Selanik'teki Alatini Köþkü'nde belki de hayatýnýn en zor günlerini yaþadý. II. Abdülhamid, bu dönemde yaþadýklarý sýkýntýlarý Þam'da bulunan ve mensubu olduðu Þazeli Þeyhi Mahmut Ebu Þamat ile yazdýðý bir mektupla paylaþtý. Tahttan indiriliþi, olaylarýn arka planý, sebepleri ve o þartlarý anlatan bir mektup yazan Sultan Abdülhamid, mektubu gizlice köþkün muhafýzý ile Þam'da bulunan þeyhi Mahmut Ebu Þamat'a gönderdi.

Þeyhin Abdülhamit'e cevabý
Mahmut Ebu Þamat, gelen mektubu okuduktan sonra cevaben bir mektup yazdý. Þeyh Ebu Þamat'ýn 2. kuþak torunu olan Ammar Ebu Þamat dedesinin yazdýðý mektupta, þu ifadeleri yazdýðýný naklediyor: "Müslümanlarýn Halifesi; Sen Müslüman ve hilafet üzerindeki emanete riayet ettin. Allah sana sabredenlerin ecrini versin. Bu davranýþýn sebebiyle Allah senden ebeden razý olsun. Ey mülkün sahibi ve mâliki olan Allah'ým! Sen mülkü istediðine verirsin, mülkü istediðinden çeker alýrsýn. Ýstediðini aziz kýlarsýn, istediðini zelil kýlarsýn. Hayýr senin elindedir. Muhakkak sen her þeye Kâdir'sin."

Yahudileri huzurundan kovdu
Yaklaþýk 100 yýllýk tarihi mektup Mahmut Ebu Þamat'ýn yakýnlarý tarafýndan büyük özenle saklanmýþ. Kutsal bir emanet gibi korunan ve geleceðe adeta ýþýk tutan Sultan Abdülhamid'in bizzat kendi eliyle yazdýðý mektup Suriye'de büyük özveri ile korunuyor. Sultan Abdülhamid'in mensubu olduðu Þazeli Þeyhi Mahmut Ebu Þamat'ýn 2. kuþak torunu olan Ammar Ebu Þamat, büyük bir özveri ile koruduklarý mektup için ayrý bir ihtimam gösterdiklerini anlatýyor. Çýktýðý hutbelerde Sultan Abdülhamid'in ne kadar büyük bir Sultan olduðunu anlatmak amacýyla birçok kez bu mektubu okuduðunu anlatan torun Ebu Þamat, "Sultan Abdülhamid, Yahudiler tarafýndan 150 milyon Ýngiliz altýný teklif edilmesine raðmen 'dünya dolusu altýn verseniz bu teklifinizi kabul etmem' diyerek huzurundan kovuyor. Gün geçtikte bu yüce insanýn önemini anlýyoruz." diyerek büyük sultana sevgisini anlatýyor.

Aile meclisi mektup için Esad'da karar kýldý.
Mektubun tarihi ve manevi bir boyutunun olduðunu kaydeden torun Ammar Ebu Þamat, "Mektuplar yýllarca büyük bir özveri ile saklandý. Büyük dedem Ebu Þamat, Ýttihatçýlar döneminde de mektubu korudu. Þam'ýn Fransýz iþgalinde de bu emanet korundu. Þimdi torunlarý olarak bu güne kadar muhafaza ettik. Ancak aile fertlerine büyük para teklifleri gelmeye baþladý. Bu teklifler üzerine aile fertleri bir araya gelerek alýnacak kararý tartýþtýk." þeklinde konuþuyor.

Ammar Ebu Þamat, büyük dedesine gönderilen mektubun önemli ve tarihi bir belge olduðu için güvenilir bir mekân da muhafaza edilmesine karar verdiklerini söyledi. Ebu Þamat, "Aile fertlerine büyük paralar teklif edildi. Önemli ve tarihi bir belge olduðu için aile meclisi bunu reddetti. Ardýndan bu emanet mektubu emin ve güvenilir bir yere vermeye karar verdik. Aile fertlerinden Dr. Faruk Ebu Þamat bu mektubu Devlet Baþkaný Beþþar Esad'a gönderdi. Kendisi korusun diye." diyerek mektubu güvence altýna aldýklarýný söyledi.

Ýþte Sultan Abdülhamid'in, þeyhi ve mürþidi Ebu Þamat'a gönderdiði mektup:

"Bismillahirrahmanir rahim vebihi nestain
Elhamdülillahi rabbil-alemin ve efdalü salati ve ettemmü teslim ala Seyyidina Muhammedin resulü rabbul-alemin ve ala alihi ve sahbihi ecmain vettabiine ila yevmiddin.

Mübarek ellerini öperek ve duâlarýný isteyerek selâm ve hürmetlerimi sunduktan sonra arz ederim ki, sene-i haliye þehr-i mayýsýn 2. günü tarihli mektubunuz ulaþtý. Sýhhat ve selâmette daim olduðunuzdan dolayý Allah'a hamd ve þükürler ettim... Efendim, evrâd-ý Þazeli kýraatine ve vazife-i Þazeliyyeye, Allah'ýn tevfikiyle gece ve gündüz devam ediyorum. Ve bu vazifeleri edâya muvaffak olduðumdan dolayý Allah Teâlâ Hazretlerine hamd ederim ve dâvet-i kalbiyenize daima muhtaç olduðumu arz ederim.

Bu mukaddimeden sonra, þu mühim meseleyi tarihî bir emanet olarak arz ederim ki, ben Hilâfet-i Ýslâmiyeyi hiçbir sebeple terk etmedim. Ancak ve ancak 'Jön Türk' ismiyle bilinen ve meþhur olan Ýttihat Cemiyeti'nin baþkanlarýnýn zorlamasý ve tehdidiyle Hilâfet-i Ýslâmiyeyi terk etmeye mecbur edildim. Bu ittihatçýlar, Kutsi topraklara ve Filistin'de Yahudiler için bir toprak vermeyi kabul etmediðim ve onaylamadýðým için ýsrarlarýnda devam ettiler. Bu ýsrarlarýna ve tehditlerine raðmen ben de katiyen bu teklifi kabul etmedim. Bilâhare 150 milyon altýn Ýngiliz lirasý vereceklerini vaat ettiler. Bu teklifi dahi katiyen reddettim ve kendilerine þu sözle karþýlýk verdim:  'Deðil 150 milyon Ýngiliz lirasý, dünya dolusu altýn verseniz bu tekliflerinizi katiyen kabul etmem! Ben 30 seneden fazla bir müddetle Millet-i Ýslâmiye'ye ve Ümmet-i Muhammediye'ye hizmet ettim. Atalarýmýn sayfalarýný karartmam ve bununla bereber bu tekliflerinizi mutlaka kabul etmem' diye kesin cevap verdikten sonra tahttan indirilmeme karar verdiler. Ve beni Selanik'e göndereceklerini bildirdiler. Bu son tekliflerini kabul ettim ve Allah Teâla'ya hamd ettim ki ve ederim ki; Devlet-i Osmaniyye ve Alem-i Ýslâm'a ebedî bir leke olacak olan tekliflerini, yani Kudsi Topraklarý ve Filistin'de Yahudi devleti kurulmasýný kabul etmedim. Ýþte bundan sonra olan oldu. Ve bundan dolayý da Mevlâ-yý Müteal Hazretlerine hamd ederim.
Þu sözlerimle mektubuma son veriyorum. Mübarek ellerinizden öperek hürmetlerimi kabul buyurmanýzý sizden rica ve istirham ederim. Ýhvan ve asdýkamýn cümlesine selâmlar ederim. Ey benim muazzam üstadým! Bu bâbda sözümü uzattým. Muhat-ý ilmi semahatpenahileri ve bütün cemaatinizin mâlûmu olmak için uzatmaya mecbur oldum.
Veselâmualeyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.
Hadim-i el-Müslimin
Abdülhamid"

Bilim Çaðý’ndayýz deðil mi? Bilgi Çaðý’ndayýz. Milenyum’dayýz. Dünyevi ilimlere dair ne varsa bildiðimiz için Bilim Çaðý’ndayýz! Þeytanýn ezanlarýný dinlediðimiz için, Kuran’a küfretmek için fotoðraf çektirdiðimiz için Bilim Çaðý’ndayýz! Ýslami hükümler en son duymak istediðimiz þey olduðu için Bilim Çaðý’ndayýz. Gidin araþtýrýn bakalým! Cehennemdeki ki azabýmýzý biraz olsun azaltmak için birþeyler bulabilecek misiniz?

“Bir defayla birþey olmaz! Daha genciz! ALLAH kalp temizliðine bakar! ALLAH ile kul arasýna girilmez! Bunlar ALLAH’la benim aramda olan bir þey! Emekli olduktan sonra! Zaman bize deðil, biz zamana uyalým! Bir þey olmaz ALLAH affeder! Bu kadar günahtan sonra biraz zor affedilirsin! Fazla düþünme kafayý yersin! [Bir kibrit çöpünün ateþine dayanamadýðýmýz halde] ‘cehennemde bir süre yandýktan sonra cennete girmeyecek miyiz?’ Biz büyüklerimizden böyle gördük! Senin beynini kim yýkadý?
[Ýþin sonunda cehennem olduðu için] ‘Madem ALLAH herþeyi biliyor, neden engel olmuyor!” Þeytan böyle vesveselerle oyalýyor deðil mi bizleri?

Ey kâfir! Ey Firavun! Ey Deccal Mustafa Kemal! Yatacak bir karýþ yerin bile yok deðil mi? 6900 yýl boyunca büyük çoðunluðu bir tek ALLAH’a iman eden bir kavmin neslini, kâfir ettiðin, putperest ettiðin, þehvehperest ettiðin, þeytanperest ettiðin; kendini hem peygamber hem tanrý ilan ettiðin için, Ýslam’ý bozduðun için, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’e þair dediðin, ALLAH’ý inkâr ettiðin için; bundan 72 yýl önce toprak bile kabullenmedi seni! Toprak bile kabullenmedi!


Marx, Lenin, Stalin, Mustafa Kemal insanlarýn kanýný içmiþ insanlar! Zalimler! Kâfirler! Yeryüzünün deccal kâfirleri bunlar! Nesiller þimdi onlarýn peþinden gidiyor! Niçin imam Rabbani’nin peþinden gitmiyorlar? Niçin imam Gazali’nin peþinden gitmiyorlar? Niçin Abdülkadir Geylani’nin peþinden gitmiyorlar?  Niçin Ýslam âlimlerinin peþlerinden gitmiyorlar? Bilmiyorlar ki! Televizyonlardan duymuyorlar! Radyolardan duymuyorlar! Hiçbir gazete yazmýyor! Hiçbir profesör söylemiyor! Okullarda anlatýlmýyor! Evet, yapýlmadý, söylenmedi, anlatýlmadý! Bunun için nesil, Marx’ýn, Lenin’in, Stalin’in, Mustafa Kemal’in yollarýna düþtüler. Eðer bu ümmete Mevlana anlatýlsaydý, eðer bu ümmete imam Rabbani anlatýlsaydý, eðer bu ümmete imam Gazali anlatýlsaydý, eðer bu ümmete Abdülkadir Geylani anlatýlsaydý, eðer bu ümmetin nesline ve çocuklarýna Hz. Muhammed Mustafa Aleyhisselatu Vesselam anlatýlsaydý; onlar Marx’ýn, Lenin’in, Stalin’in, Mustafa Kemal’in peþine takýlmayacaklardý! Gitmeyeceklerdi! Zavallý nesil! Abdestsiz nesil! Gusülsüz nesil! Kuran’sýz nesil! Ne yapacaðýný bilmeyen nesil! Nereye gideceðini bilmeyen nesil! Niçin hayata geldiði öðretilmeyen nesil! Hangi kitabý okuyacaðýný bilmeyen nesil! Evlerde öksüz, sokaklarda yetim yetiþen nesil! Sahipsiz nesil!

Yýkmak kolay! Hayvanlar da yýkar! Ama hayvan yapamaz! Yapýcý olmasý gereken insandýr! Bunlar, bu nesil; her þeyi yýktý bu nesil! Her þeyi yýktý bu nesil! Tüm dünyayý cehenneme çevirdiler! Müslümanlar tüm dünya da kubbe kubbe camiler, tarihi eserler, çeþmeler, kervansaraylar, muazzam tarihi binalar meydana getirmiþlerdi! Onlarýn hepsini yýktýlar! Tüm dünyayý barlar, pavyonlar, diskotekler, kumarhaneler, zina haneler, fuhuþ haneler, kâfir haneler haline getirdiler! Tüm dünyayý cehenneme çevirdiler! Atalarýmýz mezarýndan baþýný kaldýrýp bir bakýverse; “tüm dünya kâfir olmuþ” diyecektir! Tanýmayacaktýr! Bizim þehirlerimizi deðiþtirenler, bizim tarihimizi deðiþtirenler, bizim maneviyatýmýzý deðiþtirenler! Ben þikâyetçiyim Ya Rabbi! Þikâyetçiyim Ya Resulallah! Her þeyimizi yýktýlar bizim! Her þeyimizi parçaladýlar bizim! Namusumuzu kaldýrýmlara döktüler! Anamýzý, bacýmýzý çýrýl çýplak soydular, sokaklara döktüler! Kadýnlarý sattýlar madde ve eþya gibi! Tüm dünya bir pavyon haline geldi! Tüm dünya umumhaneler haline geldi! 3 kýta ibadethaneydi, isyan haline geldi Ya Rabbi!

Bütün dava Yaratýcýyý tanýmaktý, tanýtmadýlar, ALLAH’ý anlatmaktý, anlatmadýlar! Her þeyi yýktýlar, her þeyi yýktýlar! Ama yerine hiç bir þey yapamadýlar!




Ýlluminati Dünya Komplosu

Dünyayý 13’ler Kraliyet Konseyi[Dünya’nýn en zengin ve güçlü aileleri] yönetmektedir. Dünya 13’ler Kraliyet Konseyi’nin, 300’ler Komitesine[Dünya’nýn en zengin ve güçlü alt-aileleri] verdikleri emirler doðrultusunda yönetilmektedir.
Ýlluminati örgütünün hedefi baþkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmaktýr. Ýlluminati’nin güç þebekesi, dünyanýn en güçlü kiþilerinden, yatýrýmcýlarýndan, þirket baþkanlarýndan ve siyasilerden oluþuyor. Ýç çember denilen en tepedeki 13’ler Kraliyet Konseyi’ne baðlý 300 kiþi, 13’ler Kraliyet Konseyi’nin alt kadrosunda yer alýyor ve talimatlarýný yerine getiriyorlar. “iç çember” üyelerinin ortak özelliði: “Dýþ Ýliþkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatý, Kafatasý ve Kemik Tarikatý, Apsen Enstitüsü, Malta Þövalyeleri, Opus DEi, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri” üyesi olmalarý. Yýlda bir kez bir araya gelen Ýlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapýyorlar. Bu planlarýn içinde çeþitli ülkelerde ekonomik krizler çýkararak, ülkeleri sömürmek, savaþlar çýkarmak, çeþitli hastalýklar icat etmek, nüfus azaltýcý çalýþmalar yapmak ve etnik temizliði desteklemek, “11 Eylül 2001 saldýrýsý” örneðinde olduðu gibi terör meydana getirmek ve “anti-terör” yasalarý çýkarmak yer alýyor! Onlarýn dili sembolizm! Her yerde sembolleri var! Pergel ve gönye, obelisk, piramit, pentagram, 5 köþeli yýldýz, 6 köþeli yýldýz vb. iþaretler, Washington’dan Vatikan’a her yerde! Hedefleri haritalarý deðiþtirmek ve insanlarý köleleþtirmek!

Bismillahirrahmanir rahiym. [þeytan] dedi: “Rabbim! Beni azdýrmana yemin ederim ki, yeryüzünde insanlar için mutlaka süslemeler yapacaðým ve insanlarýn tümünü kesinlikle azdýracaðým. Ýçlerinden riyaya sapmamýþ, samimi kullarýn müstesna.” Sadakallahül-Azýym.
[Hicr Suresi, 39, 40. ayetler]

O zamandan beri insanlýk uðruna savaþ devam etmiþtir!

Bismillahirrahmanir rahiym. Süleyman’ýn mülk ve saltanatý konusunda onlar, þeytanlarýn okuyup durduklarýna uydular. Hâlbuki Süleyman küfre sapmamýþtý. Ancak þeytanlar küfre sapmýþtý; insanlara büyüyü öðretiyorlardý. Ve Babil’de Harut ve Marut [iki meleðin] üzerine indirileni öðretiyorlardý. Oysaki o ikisi, “biz bir imtihan aracýyýz, sakýn küfre sapma!” demedikçe hiç kimseye bir þey öðretmiyorlardý. Ýnsanlar Harut ve Marut’tan karý-kocanýn arasýný açacaklarý þeyi öðreniyorlardý. Ne var ki, onlar onunla ALLAH’ýn izni olmadýkça hiç kimseye zarar veremezler. Ýnsanlar kendilerine zarar vereni, yarar vermeyeni öðreniyorlardý. Yemin olsun ki, onu[büyüyü] satýn alanýn ahrette hiçbir nasibi olmayacaðýný açýkça bilmiþlerdir. Öz benliklerini sattýklarý þey ne kötüdür! Bir bilselerdi! Sadakallahül-Azýym.
[Bakara Suresi, 102. ayet]

Kudüs’ün fethinden 20 yýl sonra Kubbet’üs Sahra Tapýnak Þövalyeleri adlý bir savaþçý rahip topluluðu tarafýndan ele geçirilmiþtir. Kudüs’e gelen Tapýnak Þövalyeleri Hýristiyanlýk öðretilerinden git gide uzaklaþmaya baþladý. Eski Yahudi büyücülüðü sanatý, Kabala’yý, karanlýk gizemleri ve ritüellerini öðrenmeye baþladýlar. Yahudiler bu sanatý Firavun’un esiri olduklarý dönemde Eski Mýsýr putperestlerinden öðrenmiþlerdir ve Nebukadnezar’ýn döneminde Babil’de geliþtirmiþlerdir. 1307’de Fransa Kralý Philippe, Hz. Ýsa Aleyhisselam’ý reddetme, eþcinsellik, putperestlik ve büyücülük suçlamalarý ile Tapýnak Þövalyeleri’ni hapsetmiþtir. Ancak bu Tapýnak Þövalyeleri’nin sonlarýný getirmemiþtir. Babil ve Eski Mýsýr’da baþlayanlar açýk bir biçimde bugün de yapýlmaktadýr.

[11 Eylül,1990, Amerikan Senatosunda konuþma] ”Söz konusu küçük bir ülkeden fazlasýdýr, büyük bir amaç, yeni bir dünya düzenidir.”

Yüzyýllardýr bunlarý yapmaktadýrlar. Gölgelerden, bütün büyük savaþlarý, devrimleri ve ekonomik gerilemeleri düzenlemiþlerdir. Okuduðunuz, duyduðunuz ve gördüðünüz her þeyi kontrol ediyorlar. Bütün toplumlara kendi düþüncelerini, kalýplarýný aþýlamýþlardýr ve kilit otoriter konumlarý gizlice ele geçirmiþlerdir. Gölgelerden yeni bir politik, ekonomik ve sinsice bir dini düzen oluþturmuþlardýr. Yapýlandýrdýklarý küresel denetim, Deccal’ýn geliþi için yaptýklarý hazýrlýklarýn delilleri her tarafta görülmektedir!

Dünya’yý kontrol etmenin en etkili ve verimli yolu nedir?
Ýki kelime. “Akýl kontrolü!” Fark edemediðimiz bir nokta var gerçekte. Devleti yöneten hükümet, yöneticiler ne derse onlar gibi düþünüp, onlarýn istediði þekilde hareket ediyoruz. Düþünmeyi bile býrakmýþýz. Devleti yönetenlerin düþündüklerini kabullenmiþiz hepimiz. Hükümet ne derse doðrudur demiþiz. Bize devleti yönetenler bir þey dediðinde, emir verdiðinde hemen emri uyguluyoruz. Düþünmeden, incelemeden, sadece uyguluyoruz. Aslýnda yapmamýz gereken devletin dediði hiçbir þeye inanmamak!

“Tarihin en acý yanlarýndan biri kendini ne kadar tekrar ettiðidir.” Hepimizin yapmasý gereken medya ve basýn organlarýný ciddiye almamak! Basýn ve medya devleti yöneten hükümetin halkla iliþkiler bölümü gibi çalýþmaktadýr. Medya ve basýn olsun, diðer yerler olsun, bizlere sadece farklarýmýzdan bahsedilir. Medya ve siyasetçiler hep bizi bölen þeylerden bahseder. Bizi birbirimizden farklý yapan þeylerden bahsederler. Bütün toplumlar da yönetici sýnýflar hep böyle çalýþýr. Geri kalan insanlarý bölmeye çalýþýrlar. Zenginler, parayý alýp kaçmak için alt ve orta sýnýflarý birbirine kýrdýrýrlar. Oldukça basit bir þey ve hep iþe yarar. Farklý olan herhangi bir þey hakkýnda konuþurlar. Irk, din, etnik ve milli geçmiþ, iþ, gelir, eðitim, sosyal statü, cinsiyet, … Birbirimizle kavga etmemiz ve onlarýn bankaya gidebilmesi için herhangi bir þey. Ekonomik sýnýflar nasýl tanýmlanýr? Üst sýnýf parayý elinde tutar ve hiç vergi ödemez. Orta sýnýf bütün vergileri öder ve bütün iþleri yerine getirir. Fakirler de orta sýnýfý ürkütmek için vardýr. Çünkü “iþlerine” gitmeleri gerekmektedir. Politikacýlar bu kelimeyi bilirler. Sizin üzerinizde kullanýrlar. Politikacýlar geleneksel olarak üç þeyin arkasýna saklanmýþlardýr. “Bayrak, kutsal kitap ve çocuklar”. Eðitimin rezil oluþunun bir sebebi var. Asla düzelmemesi ile ayný sebep. Elde ettiðinizle idare etmek ve mutlu olmak zorundasýnýz. Çünkü ülkenin sahipleri bunu istemezler. Gerçek sahiplerinden bahsediyorum. Büyük ve zengin olanlar! Gerçek sahipleri: her þeyi denetleyen ve her þeye karar veren büyük ve zengin iþ adamlarý. Politikacýlarý unutun! Onlar önemsiz! Politikacýlar size seçim hakký tanýndýðý fikrini sürdürmek için var! Hakkýnýz yok! Seçim hakkýnýz yok! Sahipleriniz var! Size sahipler! Her þeye sahipler! Bütün önemli topraklara sahipler! Kolektif þirketleri denetliyorlar ve Kolektif þirketlere sahipler. Uzun zamandýr senatolara, meclislere, hükümet binalarýna, belediyelere sahipler. Hâkimler[yargýçlar] arka ceplerinde. Bütün büyük medya ve haber þirketlerine de sahipler. Duyduðunuz bütün haber ve bilgileri denetliyorlar. Sizi hayâlarýnýzdan tutuyorlar. Her sene milyarlarca dolarý lobileþmek için kullanýyorlar. Ýstediklerini elde etmek için lobileþiyorlar. Ne istediklerini biliyoruz. Baþkalarýna daha az ve kendilerine daha çok istiyorlar. Ne istemediklerini size söyleyeyim. Eleþtiren, düþünen vatandaþ istemiyorlar. Ýyi derecede bilgilendirilmiþ ve eðitim görmüþ insanlar istemiyorlar. Bu ilgilerini çekmiyor. Bu onlarýn iþine gelmiyor. Bu çýkarlarýna aykýrý! Budur! Ne istiyorlar biliyor musunuz? Uslu çalýþanlar istiyorlar. Uslu çalýþanlar. Makineleri çalýþtýrýp, belgeleri yazabilecek kadar zeki ve pasifçe git gide berbatlaþan iþlerde, daha az maaþla, daha uzun sürelerde, daha az haklarla, fazla mesainin olmadýðý, almaya geldiðinde yok olan emekliliklerle çalýþacak kadar aptal insanlar! Ellerinde daha çok para olsun ki, sabýkalý arkadaþlarýna verebilsinler. Ve biliyor musunuz? Alýrlar! Sizden hepsini öyle ya da böyle alýrlar, çünkü her yere sahipler.

Kontrolün en iyisi özgür olduðunu düþündüðün ama temelden yönlendirilip dikte ettirildiðindir. Diktatörlüðün bir þeklinde hapishane demirlerini görüp dokunabilirsin. Öbüründe ise demirleri görmezsin ve kendini özgür sanýrsýn! Ýnsan ýrký toplu hipnoz tesiri altýndadýr! Biz, haber sunucularý, politikacýlar, öðretmenler, konuþmacýlar tarafýndan hipnotize ediliyoruz. Biz inanýlmaz derecede hasta insanlar tarafýndan yönetilen bir dünyada yaþýyoruz. Bize anlatýlanla gerçekte olanlar arasýndaki uçurum kesinlikle çok büyük! Dünyadaki en büyük hipnotizmacý odanýn köþesinde duran dikdörtgen bir kutu! Aptal kutusu! Yani Televizyon. Aralýksýz bir biçimde bizi gerçeðin ne olduðuna inandýrmaya çalýþýyor.

Tarih boyunca “siyasi düþüncenin denetimi ve yönlendirilmesi” ülkelerin ele geçiriliþinde masonlarýn ana silahý olmuþtur. Bir ülkenin yöneticileri ve politikacýlarýný denetlemeye baþladýktan sonra kanunlar ve siyasi yapýlar onlarýn hedeflerine göre deðiþtirilmektedir. Ancak bedeni sýnýrlandýrmak aklý sýnýrlandýrmakla ayný anlama gelmediði için Masonlar, küresel egemenliðin, kitleleri onlarýn hedeflerine boyun eðdirtmeye bütünüyle baðlý olduðunu fark etmiþlerdir. Böylece amaçlarýna direniþi tamamýyla yok etmektedirler. Planlarýna karþý her hangi bir ordudan ya da yasadan daha büyük tehlike; gerçekleri gören bir insan, gerçekleri düþünen bir akýldýr. Bu tehlikeyi yok etmek için ve amaçlarýna ulaþabilmek için Masonlar gelmiþ geçmiþ en cesur planlarýný yapmýþlardýr. Ýnsan hayatýnýn bütününü kontrol etmek! Sizin hayatýnýz!

Size karþý kullandýklarý silahlar evlerinizde bulunup, sizi ve çocuklarýnýzý eðlendirip, yavaþça siz farkýnda olmadan size onlarýn hayat tarzýný aþýlamaktadýr. Günümüz toplumunda insanlar git gide artan bir biçimde çaðdaþ medya, televizyon, sinema, bilgisayar oyunlarý, internet, popüler romanlar ve müziði hayatlarýnýn ayrýlmaz parçalarý yapmýþtýr. Bunlarýn hepsi ya bilinçli ya da bilinç dýþý olarak aldýðýnýz geniþ bilgiler içermektedir. Her gün, toplum hakkýnda idealler, ahlak kavramlarý ve toplumun nasýl yapýlanmasý gerektiði hakkýnda fikirler gözlerinizin önüne serilmektedir. Bu medyalar bir bireyin dünya ve var olan her þey hakkýndaki görüþlerinin temellerini oluþturmakta önemli bir rol oynamaktadýr. Böylece bu bilgiyi denetleyen ve bu medyalara aktaran neredeyse bütün dünya toplumlarýna kendi fikirlerini aþýlama gücünü elinde tutmaktadýr. Bu gerçeði Masonlar kendi çýkarlarý için kullanmaktadýr. Masonlar özellikle eðlence sektörünü insanlara kendi düþünce kalýplarýný açýkça ya da bilinçaltý vasýtasýyla aþýlamak için kullanmaktadýr. Kullandýklarý yöntemler deðiþmektedir ancak amaçlarý aynýdýr. Ýnançlarýný ve ideallerini kendi fikirlerinizmiþ gibi sahiplendiðiniz zamana kadar dayatmaktadýrlar.

Bunun ispatýný bulmak oldukça kolaydýr. Sadece dünyadaki medyaya kimin sahip olduðunu ve yürüttüðünü bulmanýz yeterlidir. Gizli örgütler sayesinde ayakta duran azýnlýðýn olduðunu bulacaksýnýz! Dünyadaki medyaya Siyonistler, Satanistler, Yahudiler sahiptirler. Çoðu Eskenazi’dir[Aþkenaz’dir.]

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Yahudiler/Ýlluminatiler müzik, medya, eðlence ve porno sektörünün sahipleri ve iþletmecileridir. Bunu sadece insanlara akýl kontrolü ile telkin yapmak için yapýyorlar. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Yahudilerin/Ýlluminatilerin bütün medyanýn sahibi olmasý kesinlikle bir tesadüf deðil! Çünkü Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Yahudilerin/Ýlluminatilerin yaþayabilmesi insanlarýn beyni yýkanmýþ ve telkin edilmiþ bir halde olmalarýna baðlý! Gerçekleri düþünen ve düzgünce yapýlandýrýlmýþ bir toplum zorbalar tarafýndan yönetilebilir mi? Tabi ki hayýr! Size fikirler ve bakýþ açýlarý ile telkin etmek dýþýnda toplumlar arasý yozlaþmayý oluþturacak, iyice düþünülmüþ ve sinsi bir þeytani planý yürütmekteler. Çünkü amaçsýz ve yozlaþmýþ bir topluma kolaylýkla hükmedilir. Neden mi? Çünkü hiçbir þeyi desteklemeyen bir insan her þeye inanabilir. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Yahudiler/Ýlluminatiler Deccal’ýn geliþi için böyle bir toplum hazýrlamaktadýrlar. Baþka nasýl “Yeni Dünya Düzenini” kabul ettirebilirler? Sanatçýlarýn ya da “idollerin” geliþimi bu sektörün baþýnda bulunanlarýn neler hedeflediðini açýkça göstermektedir.

Hepimiz kötü telkinlerin kurbanlarýyýz. Bir karikatürde bir seks mührü yapabilmek için sanatçý önce cinsel objeyi çizip daha sonra bunu eserin içinde gizlemektedir. Bu bir çocuðun cinselliðini çok erken bir yaþta etkinleþtirmektedir. Psikolojik savaþýn temelleri Nazi Almanya’sýnda atýlmýþtýr. Nazi ideolojisinde “Weltanschaukrieg” adlý bir olgu vardý. Bu da “Dünya Görüþü Savaþý” demektir. Amaçlarý fethettikleri ülkelere kendi ideolojilerini dayatmaktý. Amerikalýlar bu fikri alýp Amerikan sürümünü yapýp adýný “psikolojik savaþ” koymuþtur.

Britanya Armacýlýk Okulu, kraliyet armasýný 500 senelik kurallarýn rehberliðinde tasarlamýþtýr.
Britanya Hanedanlýðý Armasý’nýn üstündeki semboller Britanya’nýn Ýbrani kökenini göstermektedir. Ýncil’de arp, Ýbrani Kral Davut’u simgelemektedir. Kalkaný tutan Ýncil’deki kükreyen aslan ve ünikorn Ýsrail ülkesini simgelemektedir. “Dieu Et Mon Droit” sözü, “Tanrý ve hakkým” demektir. Britanyalý hükümdarýn sonsuz yönetme hakkýný belirtmektedir. Bu armayý oldukça ilginç kýlan simgenin bütününde Deccal ile ilgili Ýncil’deki bütün vahiyleri barýndýrmasýdýr.

Neden Deccal yakýnda gelecek biliyor musunuz? Çünkü temelleri ve geliþinin simgeleri her tarafta gözükmektedir! Daha da önemlisi her zaman satýn aldýðýmýz ürünlerle Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Yahudilere/Ýlluminatilere finansman saðlýyoruz!  Marlboro sigarasýnýn üzerinde “Veni-Vidi-Vici” yazar. “Geldim-Gördüm-Fethettim” Bu söz kime ait? Baþka hangi okült simgeleri biliyorsunuz? Karanlýk kardeþliði simgeleyen “Kafatasý ve kemikler” simgesini biliyor musunuz? Bush Ailesi ve diðer Amerikan Kraliyet Ailelerinin evi olan gizli örgüt ne peki? Neden “kafatasý ve kemik” simgeleri günümüzde bu kadar moda oldu? Endüstrilerimizi kim denetliyor?

Þuan dünyayý 13’ler Kraliyet Konseyi[Dünya’nýn en zengin ve güçlü aileleri] yönetmektedir. Dünya 13’ler Kraliyet Konseyi’nin, 300’ler Komitesine[Dünya’nýn en zengin ve güçlü alt-aileleri] verdikleri emirler doðrultusunda yönetilmektedir.

Dünya’nýn ekonomisini IMF, Dünya Bankasý, Merkez Bankalar, Vergiler, Faizler, Uluslar Arasý Ödeme Bankasý, vs. ile kontrol ediyorlar.

Dünyadaki Hammaddeyi Kolektif þirketler ile denetliyorlar.

Dünya da yaþayan insanlarý camiler, kiliseler, sinagoglar, devletler, hükümetler, okullar, medya ve basýn ile denetliyorlar.

Toplumun hammaddesi ise iþçiler, yani borç köleleri.

Paranýzý ve daha doðrusu hangi kolektif þirketleri desteklediðinizi denetleyebiliyorsun uz. Örneðin; Starbucks’ýn Ýsrail Devleti’nin en büyük destekçilerinden biridir! Howard Schultz bu sayede Ýsrail’den, “Ýsrail’in 50. Yýlý Zion Dostu Takdir Ödülü” gibi çeþitli ödüller almaktadýr. Eðer bunu anlayabiliyorsanýz, Starbucks logosunun ve ismin gerçek anlamýný anlamaya baþlayabilirsiniz! Siyonist bir dünyada yaþýyoruz. Siyonist liderlerle, Siyonist yöneticilerle yaþýyoruz. Siyonist amaçlar uðruna çalýþanlar tarafýndan yönetiliyoruz.
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #35 : 09 Haziran 2010, 11:31:36 »

Her þeyin niye böyle gittiðini anlamak için önce enerjinin iþleyiþini anlamamýz lazým. Bazý mimari eserler belirli enerjileri aktarabilmek için tasarlanmýþtýr. Ancak bu siz olmadan gerçekleþememektedir. Çünkü bu yapýlarýn içinde yapýlan davranýþlar ve ya ritüeller nasýl bir enerji aktarýldýðýna karar vermektedir. Dünya’daki her þeyde olduðu gibi bu da olumlu ya da olumsuz bir þekilde kullanýlabilir. Enerji aktarýmý için en önemli tasarýmlar hangileridir? Piramitler, sekizgenler ve kubbeler. Bu tasarýmlar enerji aktarýmý için en güçlü ve etkin olanlarýdýr. Mason/Siyonist/Satanist/Yahudi/Ýlluminati/Elit sýnýf, bu konuyu yapýlarýnda da görüldüðü üzere çok iyi bilmektedir. Camiler, kiliseler ve sinagoglar yapýcý enerji aktarýrken, Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit sýnýf yýkýcý enerji aktarmak için yapýlarýný inþa etmektedir. Temelde bu bir enerji savaþýdýr. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre Deccal, dünya çapýndaki enerji belli bir þekilde olduðunda ancak gelebilecektir.

Burj Dubai [Dünya’nýn en uzun gökdeleni]. Gökdelen 2008’de 700 metre yüksekliðini aþtýðýndan beri Dubai sisler altýnda kalmýþtýr.
Þu anda 900 metre yüksekliðinde ve git gide artmaktadýr. Geneli çöl olan Dubai artýk sisler altýnda. Hiçbir meteorolog aradaki baðlantýyý görememekte! Bu özgün tasarýmlý merkezi yapýnýn inþasý bittiðinde þehre ne olacak? Bu bina çevresinin enerjisini emecektir. Sadece canlýlar yararlanýlacak enerjiyi üretebilmektedir. Bu tip þeyler her tarafýmýzda var. Bu binalarda yapýlan þeyler aktarýlan enerjinin özelliðini belirlemektedir. Eðer araþtýrýrsanýz dünya üstündeki en önemli yapýlarýn “Ley Hatlarý”nýn kesiþme noktalarýna yapýldýðýný bulursunuz. Ley Hatlarý dünyadaki stratejik enerji noktalarýný belirtmektedir. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin kutsal geometrisi, Ley Hatlarý ve mimarisi birbiri ile uyumlu halde kullanýldýðýnda Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre bir “Yýldýz Kapýsý” oluþturulacaktýr.

Nasýl denetlendiðimize tekrar deðinirsek;

1. akýl
2. beden
3. ruh

Eðer bu potansiyelinizin farkýna varamazsanýz bu tip bir denetim sisteminin önemini anlayamazsýnýz.
Anlamanýz gereken þudur: Her þey enerjidir!
Bedeninizi en küçük parçalarýna ayýrdýðýnýzda neleri bulursunuz? Atomlarý, elektronlarý ve protonlarý! Bu ne demek? Bu en temel halinizde enerjiden oluþturulduðunuz anlamýna gelir. Etrafýnýzdaki dünya ve evren de öyledir. [Subhanallah]. Bu, ALLAH’ýn sizi, çevrenizdeki enerjilerden etkilenebilen ve daha da önemlisi sizin de çevrenizdeki enerjileri etkileyebildiðiniz enerji aktarýcýlarý olarak yarattýðý anlamýna gelmektedir. Olumlu enerji yayabilirsiniz ya da olumsuz enerji yayabilirsiniz. Ayný zamanda olumlu ya da olumsuz enerjilerin etkisi altýnda kalabilirsiniz. Bu nasýl olmaktadýr? Eðer yüksek titreþimde olumlu enerji yaymaya baþlarsanýz bu dýþtaki ayný tip enerji ile birleþmektedir. OLUMLU! Bu sizi olumlu bir enerji düzeyinde tutmaktadýr. Eðer olumsuz enerji yayarsanýz bu dýþýnýzdaki olumsuz enerji ile birleþip sizi olumsuz bir enerji düzeyinde býrakmaktadýr. Olumsuzluðu getirmektedir. O yüzden “ne ekersen onu biçersin”. Çevremizin enerjisinden yoðun bir biçimde etkileniyoruz. Bu yüzden doðanýn olumlu ve iyileþtirici enerjisi çevresinde harika hissederiz. Þehrin neredeyse ölmüþ olumsuz enerjisi etrafýnda o yüzden hiç iyi hissetmeyiz. Örneðin, bir camiye girdiðimizde olumlu ve manevi enerjiyi doðrudan hissederiz. Çoðu camide þu söz yazmaktadýr: “ALLAH’ýn bu evine ALLAH’a ibadet ve ALLAH’ý hatýrlama isteði dýþýnda bir þey getirmeyin”. Bu ibadet sayesinde aracýlýk edilen enerji bu kadar olumlu ve manevidir. Bu yüzden camiler %99 ayný þekilde yapýlmýþtýr. Bu olumlu enerjiye aracýlýk edebilmek için!
Sekizgen minareler ve kubbeler. Neredeyse her cami sekizgen minareler ve kubbeler ile inþa edilmektedir. Köþedeki sýradan camiden en ünlülerine kadar! Bu mimari sadece camilere özgü deðildir. Sekizgenler, kubbeler ve piramitler enerji aktarýmý için en güçlü yapýlardýr. Peki, hangi tip enerjinin aktarýlacaðýna ne karar vermektedir? Bina içindeki insanlarýn yaptýklarý! Devlet binalarýnda ve Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit kesimin diðer mülklerinde kötü ve ya þeytani enerjileri aktarmak için birçok geç saat faaliyetinin ya da “ritüellerin” yapýldýðýndan emin olun! Masonlar kapalý kapýlarýn arkasýnda öncülerinden onlara kalan gizli ayinleri ve ritüelleri yaparlar. Bunlar “dereceler” olarak adlandýrýlan üyelik kademelerinin temelini oluþturmaktadýr. Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit kesimin sahibi olduðu neredeyse her yapý nesillerce aktarýlan evrensel bilgilere dayanan Masonlarýn/Siyonistleri/Satanistlerin/Ýlluminatinin kutsal geometrisine göre yapýlmýþtýr. Enerji, mimari ve kendiniz arasýndaki iliþkiyi anladýðýnýzda, neyin, neden yapýldýðýný anlamaya baþlayacaksýnýz. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre Yýldýz kapýlarý dünyanýn “Girdap Noktalarýnýn” olduðu konumlardýr. Bu noktalar büyük miktarlarda enerji içermektedir. Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit kesim bu girdap noktalarýnýn kimilerine kendi yapýlarýný yerleþtirmiþtir. Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit kesim, þeytanýn onlarýn ilahý olduðuna inanan satanistler olduðu için, nasýl bir enerjinin aktarýldýðýný siz de tahmin edebileceksinizdir. Ya da bu þeytani ritüellerle hangi varlýklarýn çaðýrýldýðýný. Masonlar tarafýndan mali anlamda desteklenen politikacýlar mason ideolojisini yaydýlar. Fransýz ordusunun yüksek rütbeli askerlerini üye yapan gizli mason localarý onlara kendi fikirlerini aþýladýlar. Fransa halkýný, politikacýlarýný ve askerlerini kendi denetimi altýna alan masonlar artýk vurgunlarýný yapabilirlerdi. Masonluk gizli ancak düzenli bir biçimde devrimi yapabilmek için uðraþmýþtýr. Masonluðun Fransýz Ýhtilali’nin tek faili olduðu bilinmektedir.
Amerika’nýn sözde kurucularý Plymouth Rock’a vardýklarýnda yanlarýnda hem haklarýný kaybetmiþ insanlar hem de Avrupa’nýn Masonik öðelerini getirdiler. Amerika’nýn kurucularýnýn Avrupa’dan kaçtýðý haksýzlýklar gaddar bir Britanya rejimi þeklinde burada da onlarý bulacaktý. Yeni devleti tamamýyla ele geçirebilmek için masonlar Fransa’da uyguladýklarý yöntemi kullandýlar. Ýngiliz monarþisi masonlar tarafýndan yönetilmesine raðmen Amerikan monarþisi gerekli bir çarpýþmaydý. Savaþan insanlar masonlarýn amaçlarýna ulaþmasý uðruna harcanabilirdi. Ýnsanlarýn duygularý kýzgýnlýða yönlendirildi. Fransa’da da olduðu gibi bu kýzgýnlýk savaþa dönüþtü. Ancak bu sefer, önceki hatalar tekrarlanmayacaktý. Masonlar, Avrupa’da Napolyon karþýsýnda neredeyse yenilmelerinden derslerini almýþlardý. Olasý her türlü direniþin liderleri mason planlarýna uygun olmalýydý. Britanya’ya karþý savaþýn lideri George Washington oldu. 4 Temmuz 1776’da baðýmsýzlýk bildirgesi ilan edildi. 17 Ekim 1781’de Britanya sonunda yenilmiþti ve sömürgelerini Amerikalýlara teslim etti. Dünyanýn ilk mason devleti kurulmuþtu; masonluðu her yönüyle temsil eden bir devlet. Amerika’daki mason etkinliði, dünyanýn ilk mason baþkaný George Washington’un resmi ve mason simgesi olan “Her Þeyi Gören Tek Göz’ün” olduðu 1 dolarlýk banknotta açýkça gözükmektedir. Böylece “Yeni Dünya Düzeni” doðmuþtu. Geçmiþlerinden, Firavunlarýn ve beklenilen son Firavunun onuruna! Deccal uðruna! Tevrat, Ýncil, Kuran, Hz. Musa Aleyhisselam, Hz. Ýsa Aleyhisselam, Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam. Bütün peygamberlerin önceden haber verdiði Deccal uðruna!

Bismillahirrahmanir ahiym. Azabýn, yalanlayýp yüz çevirenler [ALLAH’ýn birliðine ve peygamberlerine inanmayanlarýn] üzerine olacaðý bize vahiy olundu.” Sadakallahül-Azýym.
[Taha suresi, 48. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Firavun dedi: “Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?” Musa dedi: “Rabbimiz, her þeye yaratýlýþýný lütfeden, sonra da yol-yordam gösteren kudrettir. Firavun dedi: “Peki, ilk nesillerin hali ne olacak? [Musa dedi:] “Onlara iliþkin bilgi, Rabbim katýnda bir Kitap’tadýr. Rabbim ne þaþýrýr ne de unutur. Yeryüzünü size beþik yapan, yeryüzünde sizin için yollar açan, gökten su indiren ALLAH’týr. Biz o suyla çeþitli bitkilerden çiftler çýkardýk. Yiyin, hayvanlarýnýzý yayýp otlatýn. Kuþkusuz bunda, aklý baþýnda insanlar için ibretler vardýr. Sizi yerden yarattýk. Tekrar oraya göndereceðiz. Ve oradan sizi bir kez daha çýkaracaðýz. Yemin olsun, o Firavun’a ayetlerimizin tamamýný gösterdik ama yalanlayýp inadýný sürdürdü. Sadakallahül-Azýym.
[Taha Suresi 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56. ayetler]

Bismillahirrahmanir rahiym. Derken Firavun, ordusuyla birlikte onlarýn arkasýna düþtü. Ama denizden onlarý sarýp kuþatan, sarýp kuþattý. Firavun kendi toplumunu saptýrmýþtý; kýlavuzluk edemedi.
[Taha Suresi, 78, 79. ayetler]

Kuran’a inanan herkes Kuran’ýn temel mucizesinin sonsuza kadar, her çaða uygun ve uygulanabilir olduðunu bilir. Kuran’daki Firavun örneðinin sadece Hz. Musa Aleyhisselam’ýn karþýsýndaki Firavun’a deðil, kendi güç ve kanun düzeniyle, ALLAH’ýn tekliði ve otoritesine kafa tutan her türlü kiþi ve sisteme uygundur.
Size günümüz Firavunlarýný tanýtayým.

Masonlarýn geçmiþten günümüze kadar kullandýðý gizemler, hükmeden Elit kesimden 4000 senedir Mýsýr’ýn hareketli kumlarýnda gizli tutuldu. Eski Mýsýr halký, tapýnaklarý, mezarlarý ve toprak kaplarýnda, kültür ve tarihleri hakkýnda ayrýntýlý kayýtlar tuttular.

Neden eski Mýsýrlýlarýn hayatý hakkýnda her türlü ayrýntýnýn kayýtlý olduðunu ancak en mükemmel eserleri, piramitler hakkýnda hiçbir þeyin yazýlý olmadýðýný merak etmediniz deðil mi? Neden piramitlerin yapýmý hakkýnda hiçbir þeyden bahsedilmemiþ? Neden? Çünkü masonlarýn gizemi ya da sýrrý, bilmecenin büyük bir parçasý! Bunlar Firavun sisteminin delilleridir.

1.Ýbrani Peygamber Hz. Yakup’un taþý, Ýngiltere Kraliçesi’nin tahtýnda ne arýyor?
2. Neden Ýngiltere Kraliçesi simgesel bir Mýsýr basamak piramidinde taçlandýrýldý?
3. Ýngiltere Kraliyet tacýnýn tabanýnda 12 Ýbrani kavimi simgeleyen 12 taþ bulunmaktadýr. 12 kavimi simgeleyen bu taþlar Kenan ülkesi rahiplerinin göðüslüklerinde de bulunmaktadýr.
4. Britanya[Ýngiltere] bayraðý Hz. Yakup’un 12 kavminin yeniden birleþmesini simgelemektedir. Bayraðýn kýrmýzý, beyaz ve mavi renkleri Mýsýr’ýn üç tacýyla aynýdýr.
5. Ýngiliz Kraliyet asasý Eski Mýsýr’dan gelmektedir. Mýsýr putu Amen ve kendilerini Amen’in oðullarý olarak tanýtan Mýsýrlý Firavunlar tarafýndan taþýnmaktaydý. Ýngiliz Kraliyet asasý þu anda Firavunlarýn soyundan gelen 2. Elizabeth tarafýndan taþýnmaktadýr. Asasýnda dünyanýn en büyük elmasý, “Afrika’nýn Yýldýzý” bulunmaktadýr.
6. Ýngiltere Kraliçesi’nin cezalandýrma kýrbacý resmen kolunun altýnda gizlenmiþtir. Bu kýrbaç yine Eski Mýsýr Firavunlarýndan gelmektedir.
7. Arý simgesi Ýngiltere Kraliçesi’nin kraliyet giysilerinde görülmektedir. Eski Mýsýr’da bu Mýsýr Kraliyeti’nin ve Mýsýr’ýn simgesiydi.
8. Britanya[Ýngiltere] Kraliyet armasýndaki semboller, Britanya’nýn Ýbrani kökenlerini göstermektedir.
9. Hâkimler ve kraliçenin üst düzey memurlarýnýn giydiði baþlýklar Eski Mýsýr’dan gelmektedir.
10. Prens Charles’ýnda giydiði fistanlar, beyaz fistan giyen Eski Mýsýr Firavunlarýndan gelmektedir.
11. Mýsýr Kraliyeti ensest[aile içi] iliþkiler yaþýyordu. Gücü ve parayý aile içinde tutmak için anneler oðullarýyla, erkek ile kýz kardeþler birbirleriyle evleniyorlardý. Liste uzadýkça uzuyor.

Günümüzde hala ayný Firavun soyu tarafýndan yönetiliyoruz!

Þuan dünyayý 13’ler Kraliyet Konseyi[Dünya’nýn en zengin ve güçlü aileleri] yönetmektedir. Dünya 13’ler Kraliyet Konseyi’nin, 300’ler Komitesine[Dünya’nýn en zengin ve güçlü alt-aileleri] verdikleri emirler doðrultusunda yönetilmektedir.

Dünya’nýn ekonomisini IMF, Dünya Bankasý, Merkez Bankalar, Vergiler, Faizler, Uluslar Arasý Ödeme Bankasý, vs. ile kontrol ediyorlar.

Dünyadaki Hammaddeyi Kolektif þirketler ile denetliyorlar.

Dünya da yaþayan insanlarý camiler, kiliseler, sinagoglar, devletler, hükümetler, okullar, medya ve basýn ile denetliyorlar.

Toplumun hammaddesi ise iþçiler, yani borç köleleri.

Bismillahirrahmanir rahiym. Ant olsun, Firavun hanedanýna da uyarýlar gelmiþti. Sadakallahül-Azýym.
[Kamer Suresi,41. ayet]

Dubai’deki Firavunun halkýnda garip bir þeyler var. Burj Dubai dünyadaki en uzun bina! Dubai’de her yerden görülebiliyor. Her zaman sisler içinde. DIFC binasýyla beraber onlara “KAPILAR” denmektedir. Sekizgen piramitler.
Þimdi de Dubai’deki WAFI alýþveriþ merkezine bakalým. Firavun putlarýna adanmýþ. WAFI, sadýk olan demektir. WAFI alýþveriþ merkezinin binasý tamamen Mýsýr Heykelleri ve Eski Mýsýrlýlarýn yapmýþ olduðu resimlerle doludur.

Ýçine bakýldýðýnda ise, bir piramitin altýnda sekizgen oluþturan 8 sütun bulunmakta. Ve bütün piramitler de olduðu gibi masonlarýn “her þeyi gören gözü” en üstte.

Ele geçirme iþlemi.
Firavunlarýn baþlarýndaki kuþ neyi simgeler? ALLAH’a ibadet etmediklerini biliyoruz. O zaman kime hizmet ediyorlar?

WAFI alýþveriþ merkezinin içinde KARE kafe var. 2 sütun arasýnda 3. piramiti oluþturmakta.

Eski Mýsýrlýlarýn ibadet ettikleri Eski Mýsýr’ýn “her þeyi gören gözü”  ve günümüz. Þeytanýn planýnýn yavaþladýðýný ya da deðiþtiðini hiç düþünmeyin bile. Artýk uyanma ve hangi tarafa hizmet ettiðinizin farkýna varma vakti. Binanýn içinde bir yere çýkan sarmal girdap bulunuyor.

“Klon Yardýmý” ve Rael adlý birini hatýrlýyor musunuz? Hashemfilms ve John McGovan Yeti avcýsý hakkýnda bir belgesel hazýrladýktan sonra UFO tarikatý hakkýnda bir belgesel çekmeye karar veriyorlar. Amerika Birleþik Devletleri’nin her yerini geziyorlar. “Ünlü” dizisinde Patton Oswalt TV adlý programýn ve mühür büyüsü sistemini anlayabilmek için Hollywood’a ve New York’a sýzýyorlar. “Bütün çocuklarým, Bizim Ev, Olaðan Þüpheliler” filmlerinin setlerine sýzýyorlar. Sahne arkalarýnda nelerin döndüðünü öðrendikten sonra Abdullah ve Hashemsfilms Deccal’ýn sistemini açýða çýkarmak için bütün Amerika Birleþik Devletleri’ni gezmeye baþladý. Yolculuklarýnda birkaç kiþiyi ve birden fazla sahte peygamberi açýða çýkardýlar.
Dünya masonluðunun, büyük þeytani sýrlarýný açýða çýkardý. UFO fenomeninin büyük sýrlarýný ortaya çýkarýp hepsini cinler ve kara büyüye baðladý. Bu hareketin ve peygamberlerinin Yeni Dünya Düzeni’ni destekleyen ajanlar olduðunu ortaya çýkardý.

Hepsi sizin Yeni Dünya Düzeni’ni kabul etmeniz için yapýlan propaganda.

Aslýnda bir þey bilmiyoruz. Ne bildiðimizi kendimize açýklayamýyoruz. Ama hissedebiliyoruz. Hayatýmýz boyunca dünyada bir þeylerin yanlýþ olduðunu hissettik. Ne olduðunu bilemedik, ama var. Aklýmýzý çýldýrtan bir kýymýk gibi!

“Yeni Dünya Düzeni” nedir?

Hepimizin etrafýnda, pencereden dýþarý baktýðýmýzda ya da televizyonu açtýðýmýzda görüyoruz. Ýþe gittiðimizde hissediyoruz, camiye, ibadethaneye gittiðimizde, … Bizi gerçeðe kör etmek için gözlerimizin önüne serilen dünyadýr. “Hangi Gerçek?” Hepimiz birer köleyiz! Hepimiz esarete, kokusunu alamadýðýmýz, tadamadýðýmýz, dokunamadýðýmýz bir hapishaneye doðduk. Aklýmýz için bir hapishane!

Deccal’ýn anlamý nedir?
“Deccal” Araplarýn, bir devenin “uyuz” olduðunda kullandýðý bir kelimeydi. Hasta olduðunda tedavi amacýyla üstüne zift dökerlerdi. Hastalýðý görmemeniz için devenin üstüne zift dökerlerdi. Dýþtan deve düzgün görünürdü çünkü üstüne zift dökülmüþtür. Anlayabildiniz mi? Deccal hastalýðýn üstünü ziftle örter ve hastalýklarýn iyi gözükmesini saðlar. Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz nasýl ahiret için çalýþmamýz gerektiðini söylediyse Deccal da dünya için çalýþmamýz gerektiðini söyleyecektir. Nasýl Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam dünyanýn bir hayal olduðunu ve bizi aldatacaðýný söylediyse, Deccal da bizlere ahiretin hayal olduðunu söyleyecektir. Bizi bu hayat için yaþamaya zorlayacaktýr.

Reklâmlarda ne derler? “Sadece bir kere yaþarsýnýz! Öyleyse olabildiðince dolu yaþayýn.” Budweiser reklâmýnda olduðu gibi. “Ancak bir kere yaþarsýnýz. Ancak bir kere etrafýnda dönersiniz. Olabildiðince dolu yaþayýn.” Bu çaðýmýzýn mesajý! Derin materyalizmin bir mesajýdýr. Ýnsanlara daha çok satýn alarak daha mutlu olunacaðýný anlatan bir mesaj. Daha fazla satýn alýn ve mutlu olun. Bu bir slogan! Mutlu ol! Dert etme, mutlu ol! 1 dolarlýk banknotun arkasýnda bir mühür bulunmaktadýr. O mühre Amerika Birleþik Devletleri’nin mührü denmektedir. Mührün arkasýnda, Amerika Birleþik Devletleri’nin büyük mührünün arkasýnda tek gözü olan bir piramit bulunmaktadýr. Þimdi, tek göz, Eski Mýsýrlýlarýn Güneþ Putu RA’yý temsil etmektedir. Güneþ ýþýnlarý kelimesi de bundan türemektedir. Mýsýrlýlarýn Güneþ Putudur. Ayný Mitraizm karakteri. Tekrar, tekrar gözükmektedir. Bu masonlarýn putu RA’dýr. 1 dolarlýk banknota baktýðýnýzda, piramitin tepesi haricinde tamamýnýn yapýldýðýný görürsünüz. Tepesi haricinde yapýlmýþtýr. Göz tepe noktasýnýn üstünde durmaktadýr. Ancak daha aþaðýya inmemiþtir, Masonik projeleri bitene kadar da inmeyecektir.

1 dolarlýk banknotun arkasýna “Novus Ordo Seclorum” ve “Annuit Coeptis” yazmýþlardýr. Ýnandýklarý “putlarý projelerinden memnun” anlamýna gelmektedir.
Proje nedir? Asýl soru o! Putlarýnýn memnun olduðu proje ne? Proje harfiyen, bütün dünyanýn laikleþtirilmesidir. Bütün dünyayý dini inançlarýndan ayýrmaktýr! Projeleri budur. Bu yüzden adý “Novus Ordo Seclorum”dur. Yeni laik ya da dünyevi düzen! Eðer bunu Arapça’ya çevirirseniz þu anlama gelecektir: “Dünyanýn Yeni Düzeni; Dünyevi, Yeni Din Dýþý Düzen” olacaktýr. Ya da “Yeni Dünyevi Düzen”.

Hayal ve materyalizm temelli, dünyevi bir düzen! “Amerikan Rüyasýný yaþayýn!”. “Fýrsatlarýn ülkesi”. Asla tam olarak ulaþamayacaðýnýz dünyevi zevklerle dolu materyalist bir dünya. Ancak “Deccal”ýn illizyonlarý ile hayatýnýzý onlara ulaþmaya adayabilirsiniz. Onlara ulaþabilmek için sistemin parçasý olup ona hizmet etmelisiniz. Bu sizi ne yapacaktýr? BiR KÖLE!

Deccal’ýn sistemini canlý tutabilmek için birçok araç kullanýlmaktadýr. En etkili araçlardan bir tanesi insanlarýn medya vasýtasýyla telkin edilmesi! Düzenli olarak size yönlendirilen mesajlar, örneðin haberlerde bulunmaktadýr. Birçok insanýn fark edemediði þudur: müziklerde, reklâmlarda, filmlerde, çizgi filmlerde ve televizyon þovlarýnda bilinçaltý telkinler vardýr. Bu mesajlarý veren ünlüler, bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde, yavaþça bu hileye katýlmaktadýrlar. Hayranlarýn takip ettiði ilahlar haline gelmektedirler. Gizli örgütler, sadece bu ünlüleri ve bu ünlülerin çalýþtýðý sektörleri kontrol edip, kendilerine bir kitlesel kontrol aracý edinmektedirler. 1960’lardan beri bu yapýlmaktadýr.

Bir sevgiliye yazýlan aþk þarkýsý olarak gözüken bir þarký gerçekte Deccal’a ve sistemine adanmýþ bir ibadet olabilir.

[Britney Spears, þarký] “Biliyorum. Genç olabilirim. Ama benimde duygularým var. Yapmak istediðim þeyi yapmak zorundayým. Beni býrakýn ve sadece dinleyin. Senin kölenim. Kendimi tutamýyorum. Denetleyemiyorum. Senin kölenim. Reddetmiyorum. Gizlemeye çalýþmýyorum.”

Sanatçýlarýn þarkýlarda verdiði mesaj tamamýyla þeytanidir. Deccal ve þeytandan, doðrudan size yönlendirilmiþtir.

[Madonna, þarký] “Gözlerin ne görmek isterse onu görürsün. Hayat nasýl senin istediðin þey olabilir ki? Kalbin açýk deðilse donuksundur. Ne kadar aldýðýnla kendini tüketiyorsun. Nefret ve piþmanlýkla vaktini harcýyorsun. Kalbin açýk deðilse, bozuksundur. Eðer kalbini eritebilirsem asla ayrý olmayýz. Kendini bana ver. Anahtar sende. Birisini suçlamanýn manasý yok. Senin gibi benimde acý çektiðimi bilmelisin. Eðer seni kaybedersem kalbim kýrýlacaktýr. Sevgi bir kuþtur. Uçmaya ihtiyacý vardýr. Ýçindeki acýlarý býrak, ölsün. Kalbin açýk deðilse, donuksundur. Eðer kalbini eritebilirsem asla ayrýlmayýz. Kendini bana ver. Anahtar sende.”
Bu þarkýný klibin de þöyle yazar: “Karþý çýkarak vaktini harcýyorsun. Sadece “kendini bana ver”.

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre cinler siyah kargalara ve siyah köpeðe dönüþmektedir. Bu þarkýnýn klibinde Madonna önce siyah kargalara, sonra siyah bir köpeðe dönüþmektedir.

Masonik görevine sadýk Madonna, ayný klipte putuna ritüel bir dans sunmaktadýr.
Madonna þarkýda “ommm” diye mýrýldanmaktadýr. Hindu putu “Om”un ilahisini söylemektedir.

Sözde bir Yahudi Kabalisti niye bir Hindu putu için ilahi söylemektedir? Çünkü Kabala’da ve Hinduizm’de ayný putlara ibadet edildiðini bilmektedir! Birçok uygarlýkta yeniden öne sürülen ve ibadet edilen ayný Mitraizm putlarýdýr.

MADONNA ABC kanalýnda katýldýðý bir programda: “Yahudi ayinlerine katýlmýyorum. Tevrat’ý okuyorum ama Yahudi deðilim, Musevi deðilim. Dinler ötesi bir baðlantý kurduðumu düþünüyorum.” demiþtir. Dinler ötesi bir baðlantý? Yani putperestlik!

Madonna Ýlluminati sanatçýlarýn liderlerinden biri olmuþtur. Bu müzik sektöründe çalýþan bütün sanatçýlarýn satanist ya da programýn yürütücülerinden biri olduðu anlamýna gelmemektedir. Ama müzik sektöründe çalýþan bütün sanatçýlar þeytana hizmet etmektedir. Þarkýcýlar Ýlluminati ve Deccal’ýn araçlarýdýr. Bu temelde bu þarkýcýlarýn gerçekte sanatçý olmadýklarýndan, müziklerini, sözlerini yazmadýklarý ve seçmedikleri, ne yapmalarý gerektiði söylendiðinden kaynaklanmaktadýr. Þarkýlar onlarýn yerine seçilmektedir. Baþkalarý sözleri ve müziði yazmaktadýr. Sektörü Ýlluminati kontrol ettiðine göre, baþarýlý olmasý gereken eserlere gerekli desteði veriyorlar. Bütün bu sanatçýlarýn ortalama bir sesi var. Birçoðunda ses bile yok. En son trendleri dayatmak için kuklalýk yapýyorlar. Bazýlarý büyük planý anlamýyorlar. Bazýlarý çok iyi biliyorlar. Ýlluminati insanlarý kontrol için müziði bu þekilde kullanmaktadýr ve bu þekilde þeytani þarkýlar yapýlmaktadýr.

[ÞARKI] Ýlluminati yýldýzý damalý yýldýz kapýsýndan çýkmaktadýr. “kalbim senindir. Asla dünyalarca uzakta olmayacaðýz. Belki dergilerde… Ama yine sen yýldýz olacaksýn. Çünkü karanlýkta parlak arabalar göremezsin. Ýþte bana orada ihtiyacýn olacak. Seninle her þeyi paylaþýrým. Çünkü güneþ parladýðýnda beraber parlayacaðýz. Sonsuza kadar burada olacaðýný söylemiþtim. Her zaman arkadaþýn olacaðýmý söyledim. Bir yemin ettim, sonuna kadar arkasýndayým. Her zamankinden daha fazla yaðmur yaðdýðýna göre hala birbirimizin olduðumuzu bil. Þemsiyemin altýnda durabilirsin. Þemsiyemin altýnda. Þemsiyemin altýnda. Þemsiyemin altýnda.”

Tek göz, Mýsýrlýlarýn Güneþ Putu RA’yý temsil etmektedir. Güneþ ýþýnlarý kelimesi de bundan türemektedir. Güneþ Putudur. Ayný Mitraizm karakteri. Tekrar, tekrar gözükmektedir. Bu masonlarýn putudur.

Ciddi olaylarý anlatmak için müziði kullanan bir sanatçý da iþaretleniyor. Öncelikle halkýn gözündeki deðerini yok ediyorlar.
“Kel kafa, ölü kafa. Herkes döndü çýlgýna. Öfke nöbeti, spekülâsyon. Herkes kanýtlanmamýþ dayatýþ. Davada, haberlerde. Herkes, köpek mamasý. Siyah adam, þantaj. Kardeþinizi hapse týkýn. Sadece “onlar bizi umursamýyor” demek istiyorum. Sadece “onlar bizi umursamýyor” demek istiyorum.”  [MÝCHAEL JACKSON’ýn, They Don’t Care About Us þarkýsýndan bir bölüm] Michael Jackson’ý bitirdiler, kýsýtladýlar, en sonunda da öldürdüler.

Ya da doðrudan vururlar. Bob Marley’in bir fikri vardý. Irkçýlýk ve nefreti, insanlarýn hayatýna müzik ve sevgiyi enjekte ederek iyileþtireceðine inanýyordu. Bir barýþ mitingindeki konserine gitmeden evvel evine silahlý bir adam gelip onu vurdu. Ýki gün sonra sahneye çýkýp þarkýsýný söyledi. Biri ona “neden?” diye sordu. “bu dünyayý daha kötü yapmaya çalýþanlar bir gün ara vermiyor; ben nasýl veririm?” dedi. “Karanlýðý ýþýklandýrýn.” [BOB MARLEY]”Sizi aldatmalarýna izin vermeyin. Ya da size bir þey öðretmelerine! Sizi deðiþtirmelerine izin vermeyin. Ya da yeniden sýralanmanýza!”

Ýnsanlarý uyaran müziklerin sektörde olmasýna ve toplumun ihtiyaç duyduðu þeyleri vurgulamasýný istemiyorlar. Bunun yerine belirledikleri þarkýcýlarýn kendi mesajlarýný aþýlamalarýný istiyorlar.

[Christina Aguilera “bir bakire gibi” þarkýsýný söylüyor] “bir bakire gibi, ilk defa dokunulmuþ gibi. Bir bakire gibi kalbin attýðýnda.” Sudaki kadýn burgaç noktasýndan çýkýyor.

Ýlluminati, ellerindeki kýzlardan birini serbest býrakýp, öbürünü terfi ettiriyor. Britney Spears serbest býrakýldý. Christina Aguilera terfi edildi. Christina Aguilera artýk bir “bakire deðil” ve Ýlluminati üyesi olmuþtur. Britney Spears’la Christina Aguilera sahnede öpüþmüþlerdi, bu Britney Spears’a güle güle öpücüðüdür.

Ýlluminati kýzlardan birini serbest býrakýr, öbürünü terfi ettirir. Britney Spears serbest býrakýldý. Christina Aguilera terfi edildi. Christina Aguilera artýk “bir bakire deðil” ve Ýlluminati’nin bir üyesi.

“Kabala nedir?”

-Albert Pike kitabýnda Masonluðun/Siyonizmin/Satanizmin/Ýlluminatinin neredeyse tamamýnýn Kabala’yý temel aldýðýný söylemektedir. Yahudi büyüsü. Birçok Yahudi bunu itiraf etmiþtir.
Masonluðun bütün ritüellerinde Kabala’nýn olduðunu söylemektedirler. Madonna buna bulaþmýþtýr, çünkü büyüyü sever. Mucizeler elde edebileceðini düþünür. Gücünü artýrabilir. Tepeye kadar çýktý. Þeytana tapýnarak tepeye kadar yükseldi. Bütün Kabalist gizli örgütler, Tantra ya da seks ayinlerine dayanmaktadýr. Britney Spears ve Christina Aguilera daha sonra elleriyle uðruna çalýþtýklarý piramiti gösteriyorlar. Damalý yüzeyde Britney Spears serbest býrakýldý. Ancak gerçekten özgür mü oldu? Ýkinizde birer hatasýnýz! Britney Sperars çocuklarýný kaybediyor. Britney Spears’ýn dadýlarý her þeyi anlatýyor! Britney Spears’ýn yeni sevgilisi. Evet, bir kadýn! Damalý yüzeyde üye olan, Christina Aguilera her zamanki gibi zarif kalýyor. Bunlar birçok örnekten bir kaçý. Deccal’ýn sisteminde kullanýlan birçok araçtan biri! Kýzýl giyinen kadýn Christina Aguilera. Peki, kýzýl giyinen kadýnýn önemi ne?

“Þeytan’ýn Avukatý” filminin oyuncularýndan Connie Neilsen’ý hatýrlayýn. Filmin baþrol oyuncusu Keanu Reeves’e ülkedeki en baþarýlý hukuk þirketlerinden birinde çalýþmak üzere hayati bir seçim fýrsatý tanýnmýþtýr. Filmin ilerleyen bölümlerinde görüldüðü gibi bu iþi ona öneren þeytanýn ta kendisidir. Þeytanýn, Keanu Reeves’in ruhunu elde ettiði yöntemlerden biri Connie Nielsen’ýn oynadýðý karakterdir. Kýzýl kadýn! Film boyunca alevimsi saçýyla birlikte, hep kýzýl renkte giyinmektedir. Keanu Reeves’in oynadýðý karakter kýzýl kadýn hakkýnda film boyunca hayaller kurmaktadýr. Kýzýl kadýna olan takýntýsý, sonunda onun zayýflýðýný oluþturmaktadýr. Kýzýl kadýn daha heyecanlý bir hayatý temsil eder. Daha iyinin sözünü veren bir oyalama aracýdýr. Daha canlý bir þey! Kýzýl kadýn gerçek hayatýn eðlenceli sorumluluklarýndan, doðruyu yapmaktan bir kaçýþ aracý. Ýnsanýn titreþimlerini hýzlandýrmasý için hayatta seçtiði zor yollardan kurtulmasýný temsil etmektedir. Bize istememiz gerektiði söylenen her þeyi temsil etmektedir. Kýzýl kadýný elde ettiðimizde hayatýmýzýn daha iyi olacaðýna bizi inandýrabilir. Ama öyle mi olur? Kýzýl kadýn, þeytanýn gizli silahýdýr. Cinsellik, para ve þöhret arzularýnýzýn tamamýný temsil eder. Onun sayesinde dünyevi zevkleri manevi zevklere tercih edersiniz. Onun sayesinde þeytan ruhunuzu elde eder. Onu, sizin için her köþede bekletir.
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #36 : 09 Haziran 2010, 11:32:17 »

“Hollywood” bir kelime! Ýlginç bir kelime, çünkü putperestlerden gelmektedir. Hollywood, kutsal tahta demektir. Pagan büyücülüðünde kullanýlan sihirbaz deðnekleri bu tahtadan yapýlýrdý. Bu deðneklerle büyücünün insanlarý transa sokup kontrol edebileceðine inanýlýrdý. Bu simgeseldir. Ancak gerçekte, Hollywood’un yaptýklarýnýn bir bölümünün insanlarý transa sokmak olduðunu anlamak önemlidir. Bir rüya halidir. Amerika’da ona “rüya makinesi” derler. Ýnsanlar için hayaller kurar ve onlarý o durumlara sokar. Ýlginçtir ki, baþka þeylerin yaný sýra sinema salonlarýnda, insanlarýn televizyon izlediði karanlýk odalarda bir trans hali oluþturulmaktadýr. Buna inançsýzlýðýn duraklatýldýðý hal denmektedir. Kuþkunuzu duraklattýðýnýz, içinde hayal olduðunu bilmenize raðmen inanmaya baþladýðýnýz bir hale girersiniz. Yalandýr. Filmler büyüdür. Sadece büyüdür. Gidip bunlarý izlersiniz. Kimi insanlar da etkisi altýnda kalýr. Ýnsanlar filmlerde aðlarlar. Bu hallerde hep duygular sömürülür. Birçoðu filmde ki bu kontrol mekanizmasýnda önemli bir öðedir, insanlarýn belirli þekillerde duygularý sömürülür, duygulardan arýnma, duygularýn donuklaþtýrýlmasý saðlanýr. Aristo, trajedinin yaþanmasý için gerekli öðelerden birinin bir temizlenme, arýnma deneyimi oluþturmanýn olduðunu söylemektedir. Bu yüzden filmlerin çoðu ve haberler, vb.leri bu kültürde çok önemlidir. Haber izleyen herkes, baþkalarýnýn trajedilerini izledikten sonra kendilerini bu duraðanlýk durumundaki hayali refah deneyimlerinde güvende ve rahat hissederek, trajik ve katartik bir deneyim yaþarlar. Bu oldukça girift ve karýþýk bir yöntemdir. Ayný dünya görüþüne sahip birçok insanýn beraberce çalýþmasý büyük bir tehlike oluþturmaktadýr. Herkes Hollywood’a gelir ya da gitmek ister. Hollywood’da tutunmak isterler. Bu kadar güzel gözüküyorsa insanlara nasýl zarar verebilir? Hollywood’da ne gösterilir? “Kýzýl kadýn, Marilyn Monroe, vb.” peki, neler söylenir? “Þimdi ýþýðýný yak. Bu sefer iyi olmalý. Bu sefer yaparsýn. Baþarýrsýn. Çünkü Hollywood’dasýn. Hollywood’un havasýnda bir þey var.” Anlamalýsýnýz. Hollywood daha fazla [kýrmýzý kadýn’ý simgeleyen] Marilyn Monroe’lar üretmek zorunda. Sizi rüyada tutup, daha heyecanlý dünyevi hayaller elde etmeye hayatýnýzý adamanýz için. Hollywood da putunu yüceltmeyi çok sevmektedir.


[Kral Süleyman’ýn Hazinesi filminden] 1832 yýlýnda bir gece Charles Carroll baðýmsýzlýk ilanýný imzalayýp canlý kalanlarýn sonuncusuydu. Ayný zamanda Mason örgütünün üyesiydi ve öleceðini biliyordu. Gece yarýsýnda seyis yamaðýný uyandýrdý ve onu Beyaz Saray’a götürmesini ve Andrew Jackson’ý görmesi gerektiðini söyledi. Çünkü acil olarak Baþkan’la konuþmasý gerekiyordu. Fýrsatý olmadý. O gece baþkan orada deðildi. Charles Carroll’ýn bir sýrrý vardý. Sýrrýný paylaþabileceði tek kiþiye söyledi. Seyis yamaðý Thomas Gates’e söyledi. Sýr bir hazineydi, hayaller ötesi bir hazine. Hollywood her zaman masonlarýn görünüþünü, izleyicilere sanki iyi takým masonlarmýþ gibi göstererek temizlemeye çalýþýr.

Bizimle nasýl oynadýklarýný görüyor musunuz? Tapýnak Þövalyelerinin, Süleyman Mescidi’nin gizli bir bölmesinde bulduklarý “hazineydi”. Hazine, bu filmde gösterilen altýn ve mücevherlerin aksine Tapýnak Þövalyelerinin bulduðu büyü ve þeytana tapýnmanýn gizli ve mistik sanatýný anlatan bir kitaptý. O zamandan beri dünyayý kontrol ediyorlar. Efendileri þeytanýn olmasý için uðraþtýðý Yeni Dünya Düzeni’ni ilerlettiler.

A ncient M     Ancient[Antik]                     Mystic[Mistik, Gizemli]
                  O rder    A     Order[Tarikat]                     Ancient[Antik]
                  N obles  S     Nobles[Soylular]                 Shrine[Tapýnak]
                  M ystic   O     Mystic[Mistik, Gizemli]       Order[Tarikat]
                  S hrine   N     Shrine[Tapýnak]                 Nobles[Soylular]

MASON kelimesinin anlamý= Gizemli Antik[eski] Tapýnak Soylular Tarikatý

Hollywood baþka ne de ilerlemiþtir? Müslümanlar Hollywood tarihinin en iftiraya uðramýþ topluluðudur. “Untermenschen”, Nazilerin çingeneleri ve Yahudileri kötülediði gibi. Bu görüntüler bir yüzyýldan fazladýr bizimledir.
“Gerçek Kötü Araplar[Reel Bad Arabs]” [film]

Hollywood bir toplumu nasýl kötüler?

Dr. Jack Shaheen [Profesör Emeritur Güney Ýllinois Üniversitesi, Açýklamasý]
“30 senedir biz, görüntü yapýmcýlarýnýn Müslümanlarý beyaz perdeye nasýl yansýttýðýný inceledim. Son kitabým, “Gerçek Kötü Müslümanlar, Hollywood nasýl bir toplumu kötüler” de binden fazla film inceledim. Hollywood’un en karýþýk günlerinden, günümüz, kapalý filmlerine kadar. Çoðumuzun görmemeye çalýþtýðý tehlikeli bir biçimde tekrarlanan “Nefret Dolu Müslüman” basmakalýbýný göz önüne çýkarmaya çalýþtým. Bütün bir toplumun insaniyetini elinden alan basmakalýplar. Kültürümüzün her yönü Müslümanlarý kötü göstermektedir. Bu kesinlikle var. Hiçbir yerde sapmaz. Birkaç tane hazýr görüntüyü alýp art arda tekrar ettik. Paduka Kentucky ya da Wood River Ýllinois’da yaþasak bile ayný þeyi biliyoruz. Mitolojiyi biliyoruz, Hollywood’un görüntülerinden oluþan Müslüman mitolojisini.
The MythsOf Arabland [Arap Ülkesi Mitleri] Müslüman tek boyutlu bir karikatürdür. Film yapýmcýlarýnýn kullandýðý çizgi film siluetleri, demirbaþ kötü adamý ya da komedi unsurudur. ALI BABA THE MAD DOG OF THE DESERT [Ali Baba Çölün Deli Köpeði] [çizgi film]. Müslümanlarý filmlerde ucuz kahkahalar için kullanýlan palyaçolar olarak art ardýna görüyoruz. [Kutsal Hazine Avcýlarý [1981, film] Joey Heatherton’ýn “Mutlu Fahiþe Washington’da” filminde de görürsünüz. [kadýn söylüyor] “her gece sünnetli köpeklerle aðza alýnmayacak þeyler yaptým.” Basmakalýp çok yayýldýðý için artýk insanlarýn fark edemediði bir hal aldý. Bunun sebebi de bu görüntülerle büyümemizdir. Sadece televizyona bir bakýn. Artýk “o taraftaki” Müslüman teröristlerin dýþýnda “bu taraftaki” Müslümanlar da terörist. Showtime’ýn yaptýðý Sleeper Cell var. Bunda kötü bir Ýslami topluluklar aðý Amerikan sokaklarýnda çalýþmaktadýr. Herhangi evsiz bir adam bu aðýn parçasý olabilir. Batýlý gözüken Müslümanlar bile bu Amerikan karþýtý komplonun parçasý olabilir. Amerika ile savaþ halindeyiz. O kadar. [Sleeper Cell, 2005, filminde Müslüman teröristi oynayan oyuncu Ýsrail’lidir.] Bu savaþý yeterince Amerakalý’yý korku, güvensizlik ve terör ile yaþantýlarýný deðiþtirmeye telkin ederek kazanacaðýz. Bu dersi vermenin en iyi yolu yaþadýklarý, çalýþtýklarý ve eðlendikleri yerlere saldýrmaktýr. Bu paranoya oldukça derindir. Masum Müslümanlar öldürüldüðünde, bombalandýklarýnda, sakatlandýklarýnda, yaralandýklarýnda, Abu Ghraib gibi yerlerde iþkence gördüklerinde merhamet hissetmememiz ya da daha da kötüsü þaka yapmamýz þaþýrtýcý mý? “Kuru Kafalar ve Kemikler” üyelik ayininden farksýz bir þey bu ve biz insanlarýn hayatýný bununla rezil ediyoruz ve bunu kendi askerimizle yapýyoruz. Hiç duygu patlamasý diye bir þey duydunuz mu? Hiç rahatlama diye bir þey duydunuz mu? Yani bir kardeþlik birliði þakasý gibi! O tip bir eðlence gibi. Ama asýl konu onlarý umursamýyorsun. El Kaide ve Saddam Hüseyin’in klonlarýyla masum sivillerin ayný olduðu ve bizim merhametimizi ve anlayýþýmýzý hak etmediði yönünde koþullandýrýlmýþýz.
[Dr. Jack Shaheen, Profesör Emeritur Güney Ýllinois Üniversitesi]

Bu niye böyle?

Çünkü Hollywood ve medyanýn sahipleri Siyonistler!

Siyonist olmak ne demek?
“Siyon”un kuruluþu için harcanan emekleri destekliyor olduðunuz anlamýna gelir. “Siyon” nerededir ve nedir?  Bu Yahudi mason “Siyon Yaþlýlarý”nýn kendilerini gördüðü kadar kötü ve þeytani hiçbir topluluk var olmamýþtýr. Deccal’ý tanrýsallaþtýrmýþlardýr ve Deccal sadece bir Deccal’ýn korkusuyla bürünmüþ dini akýllar tarafýndan ortaya çýkarýlabilmiþtir. Siyon’un baþkenti Kudüs’tür. Ancak Siyon’un topraklarý Mýsýr’daki Nil Nehri’nden Irak’taki Fýrat Nehri’ne kadar uzanmaktadýr. “VAAD EDiLEN TOPRAKLAR” Orta Asya’da. Bu plana kim karþý çýkacaktýr? Tabii ki o topraklar da yaþayanlar, Müslümanlar. Müslümanlarý kötü adamlar olarak gösteren medyanýn sahipleri Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatilerdir. Vaat edilen topraklar Orta Asya’da.

Ýnsanlar günümüz olaylarý ve gelecekte olacaklar için Siyonistler’in beklediði vaat edilen ülke Siyon’un kurulmasýný saðlamak için telkin edilmektedir. Nil Nehri, Fýrat Nehri, Ýsrail ya da Siyon da ortalarýndaki alan.

Bunun Amerikan hükümetinin vaazýný verdiði Yeni Dünya Düzeni ve Yeni Orta Asya’sýna ne kadar uygun olduðunu görüyor musunuz? Müslümanlarýn Hollywood ve medyada neden böyle gösterildiðini þimdi anlýyor musunuz? Siyon ya savaþ ya da görüþ birliði ile kurulacaktýr. Nasýl bir görüþ birliði? O ülkenin liderinin tamamýyla Siyonistler tarafýndan denetlenmesiyle. Hiçbir emre hayýr diyemeyecek kadar onlarýn desteðine baðýmlý bir liderle.

Þimdi de 1948’de Ýsrail’in kurulmasýyla Orta Asya’da olanlarý karþýlaþtýralým.
 Mýsýr, 1979 da Ýsrail’le Washington’da bir anlaþma imzalamýþtýr. Lideri Siyonist emirlerini uygularken yurttaþlarýnýn acýsýný izlemekle yetinmektedir. Ürdün Kralý 1944’de Ýsrail’le anlaþma imzalar. Orta Asya’nýn acý çekiþini Siyonist emirlerini yerine getirirken izlemeye devam eder. Suudi Arabistan, [Suut Kraliyet Ailesi] tahtýn korunmasý karþýlýðýnda Amerika’nýn en büyük müttefiki kalmýþtýr. 1948’ten beri Filistin barýþ nedir bilmedi. 30 senedir Lübnan barýþ nedir bilmedi. Nisan 2003’te “Teröre Karþý Savaþ” Amerika’yý uygun bir biçimde Irak[IraQ]’ý iþgal etmeye iter. Suriye ve Ýran, Siyonist plana karþý çýkan 2 ülke ünlü “Kötülük Ekseni” listesinde kalmýþtýr. Suriye, Kuzey Kore, Ýran= Kötülük Ekseni. Gerçek Yahudiler þuna inanýrlar. Gerçek HAHAMLAR her zaman Siyonizm ve Ýsrail devletine karþý çýkmýþtýr. 55 yýllýk “Ýsrail” devletini acýyla anmýþlardýr. Planlarý þahinin kafasýnýn üstünde duruyor. Savaþ ya da görüþ birliðiyle.

Kraliyet Ailesi, soylarýnýn Thor, Büyük Ýskender, Hz. Ýbrahim Aleyhisselam, Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam, Hz. Davut Aleyhisselam, Hz. Ýsa Aleyhisselam ve tarihi deðeri olan neredeyse herkesten geldiðini iddia etmektedir. Ýsrail’in yöneticisin tahtý Hz. Davut Aleyhisselam’ýn tahtýdýr.

FBI’dan alýnan bilgilere göre, Müslümanlara ya da sadece Orta Doðu’lu gözüken kiþilere karþý iþlenen nefret suçlarý, 11 Eylül sonrasý tavan yaptý. Nefret suçlarý, kategorize etmeler, içeri atýlmalarýn etrafýnda bir bulut var. Gerçeðe ve doðru olduðunu bildiðimiz bilgilere raðmen mitolojiye inanýyoruz. Mitoloji hala aklýmýzýn bir parçasý! Basmakalýplarýn yok olmasý uzun sürer. Birçoðumuz da ön yargýlarýmýzla rahatýz. Deðiþmek istemiyoruz. Bu surata alýþtýk.

Gerçeði Görme
Müslümanlarý düþündüðümüzde ne görürüz?
Aklýmýza hangi resimler gelir? Gerçek insanlarý mý görürüz? Kültürel ya da coðrafi farklýlýklar dýþýnda genellikle bizimle ayný þeyleri yaparlar. Müslüman kadýnlarý düþündüðümüzde hangi resimler aklýmýza gelir? Gülüp eðlenen, çocuklarýný seven, hem evde hem dýþarýda çalýþan kadýnlar mý görüyoruz? Zorunlu haller dýþýnda evden dýþarý çýkmamalarý gerekirken, eðitimlerini evde almalarý gerekirken birçok Müslüman ülkesinde üniversite öðrencilerinin çoðu kadýndýr! Müslüman erkeklerinin medya görüntüsü nedir? Sevgi dolu babalarý, ailesi için imkân saðlamaya çalýþan erkekler mi görürüz? Ya Müslüman gençleri? Dünyanýn öbür yerlerindeki gençler gibi mi düþünürüz? Müslüman dünyasýndaki dini “Her þeyi kapsayýp, hükmeden” bir þey olarak mý görüyoruz? Ýnanýþýn Müslüman dünyasýnda büyük bir rol oynamasýna raðmen, Amerika’da, Türkiye’de olduðu gibi, Müslüman dünyasýnýn büyük bir kýsmýnýn oldukça laik olduðunu biliyor muyuz? Müslümanlar ve dini düþündüðümüzde aklýmýza Hýristiyanlýk geliyor mu?  Bölgede yüzyýllardýr Müslümanlarla yan yana barýþ içinde yaþayan 20 milyon Hýristiyan olduðunu hatýrlýyor muyuz? Doðrusu kimi film yapýmcýlarý Müslümanlarý ve Amerikan-Müslümanlarý bütün özellikleri ile göstermiþtir. Bir basmakalýbý yok etmenin en güzel yolu gülmektir. Komedidir. Komedyenler var. Komedyenler bunu tarih boyunca yapmýþtýr. Siyahi komedyenler, Yahudi komedyenler. Bunu yapan Müslüman komedyenler görüyoruz. Bu gerilimi azaltacaktýr.

[Fahrenheit 911-DVD,2004 filminin DVD’sine eklenen bir bölüm] [Dean Obediallah konuþuyor] Kasadaki adam, kredi kartýmý aldý, ismimi görüp garip bir biçimde baktý.
-“dostum? Bu nasýl bir isim?” dedi.
-“Arapça bir isim”
-“ne anlama geliyor?”
-Ýngilizce’ye çevirdiðimizde “Barýþçýl, dostane Arap” demek.
Ama tatmin olmadý. Ailen hangi Arap ülkesinden?” diye sordu.
Hoþuna gidecek barýþçýl bir þey söyleyeyim dedim. “biz ‘Alaaddin’in’ ülkesinden geliyoruz”, dedim.

Michael Moore, Fahrenheit 9-11’in DVD’sinde bu komediden oluþan bir sahne eklemiþtir. [Ahmed Ahmed konuþuyor] ”Adým gerçekten Ahmed Ahmed ve ben hiçbir yere uçamýyorum. Siz beyazlarýn iþi kolay, havaalanýna 1-2 saat evvel gelmeniz yetiyor. Ben 1,5 ay uðraþýyorum.”

Bir Müslüman için medyanýn amacý oldukça açýktýr. Müslüman olmayanlar için ya da kendini Müslüman zannedenler için bu, bu kadar açýk olmayabilir ancak bu tip telkinlere kanmamak sizin kendinize olan sorumluluðunuzdur.

Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in Karikatürlerinin yayýnlanmasýndan sonra televizyon da konuþuyor:
“Alay edip, eleþtirebildiðimiz bir dünyada yaþýyoruz. Anlayýn, biz her þeyle alay ederiz. Bunu yapabilmemiz gerçeði beni tatmin ediyor. Çünkü bu bizim özgür olduðumuzu gösterir. Biraz daha bilge olup bu tip kýþkýrtmalara uymamalýyýz. Ancak eðer sizin peygamberinize duyarlýlýk gösterip karikatür çizemezsek, Müslümanlarýn duygularýndan dolayý, bu kendini sansür etmek olur. Bence fikir özgürlüðü ve saygý el ile iþler. Ben Muhammed’in, Ýsa’nýn ya da bir haham’ýn karikatürünü yapma isteðini hissediyorsam yapabilmeliyim. Burasý Fransa. Bu özgürlüktür. Bu kadar.”

Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo bir Museviyi oynayan Dieudonne’ adlý komedyenle röportaj yaparken;
[Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo] “Yaptýklarýn için özür dilemeyi düþünmüyor musun? ‘özür dilerim. Komik deðildi. Duygularýnýzý incittiysem özür dilerim. Aptallýktý.’ diyebilirdin.”
[Oyuncu] “Bu benim iþim. Oynadýðým komedide o satýrlar bulunmak zorunda.”
[Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo] “Seni anlamýyorum. Sarsýldým! Davranýþlarýný af edilmez buluyorum.”
[Oyuncu] “Kendimizi özgürce ifade edebileceðimiz bir ülkede yaþýyoruz. Buna niye karþýsýn?”
[Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo] “Niye kendini özgürce ifade etme hakkýna sahip olmayacaðýný söyleyeceðim. Holokost [Almanya'nýn Nazi döneminde yaklaþýk 6 milyon Yahudinin (kaynaklara göre ölü sayýsý deðiþir) sistemli bir þekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir.] yüzünden. Komedin bu yüzden küçük bir sorun ortaya çýkarmaktadýr.”
[Oyuncu] “400 sene boyunca 100 milyon siyahiyi de köleliðe gönderdik. Bu bizim siyahi karakterlerle komedi yapmamýza engel olmuyor. Michelle Led’in komedisinde maymun kýyafetli, gözlüklü bir siyahiyi gördük. Kimse onu durdurmadý ya da eleþtirmedi. Bir kahraman olarak bile görüldü.”
[Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo] “Bütün ailesi toplama kampýnda öldürülen birisi TV’de “Ýsra-Heil” diyen birini görüyor. Durumun vahimliðini anlýyor musun? Bence anlamýyorsun. Kimi ünlülere ‘Sizi þovumuza çýkaramayýz’ dediðimiz çok olmuþtur ve artýk çok geçtir. Bir daha bu programa davet edilmeyecek Lanceral gibi.”

Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo Öncesinde;
“Ancak eðer sizin peygamberinize duyarlýlýk gösterip karikatür çizemezsek, Müslümanlarý duygularýndan dolayý, bu kendini sansür etmek olur” diyor.

Ýkincisinde konuþtuðu adam:
“Kendimizi özgürce ifade edebileceðimiz bir ülkede yaþýyoruz. Buna niye karþýsýn?” diye sorduðunda;
[Fransýz Gazeteci yazar Max Gallo] ”Niye kendini özgürce ifade etme hakkýna sahip olmadýðýný söyleyeceðim. Holokost [Almanya'nýn Nazi döneminde yaklaþýk 6 milyon Yahudinin (kaynaklara göre ölü sayýsý deðiþir) sistemli bir þekilde öldürüldükleri katliama verilen isimdir.] yüzünden. Komedin bu yüzden küçük bir sorun ortaya çýkarmaktadýr.” diyor.

Dieudonne’ gibi birkaç Yahudi þakasý yapan biri terk ediliyor. Ýþ hayatý sona eriyor ve o ünlü bir komedyen. Dini her olguyla kendileri alay ediyor. Fakat kendileriyle alakalý bir konuda alay edilmesini kabullenmiyorlar!


Amaç belli ve “Teröre Karþý Savaþ” ile “Yeni Dünya Düzeni”ne çok iyi uymaktadýr.

Londra’daki sözde Müslüman yürüyüþlerinde size de bir þey garip gelmedi mi? Sizinle nasýl oynadýklarýný bir bilseniz. Bir daha bakýn. Ne ilginizi çekiyor?

Öncelikle; ayný nefret mesajlarýný taþýyan sloganlar AYNI EL YAZISIYLA YAZILMIÞ!

Demek ki bütün sloganlarý sadece bir kiþi yazmýþ!

Ayrýca, o günkü bütün göstericilerden sadece sloganlarý tutanlarýn YÜZÜ KAPALIYDI!

[Pankartlarda yazanlar]
-özgürlük cehenneme git
-küfredenlerin kafasýný kesin Ýslam’a küfredenleri katledin.
-liberalizm cehenneme git!

Terörle mücadele baþladý. Ancak gerçekten 11 Eylül’de mi baþladý? Bu mücadele aslýnda çok daha evvelden planlandý. Sovyetler Birliði’nin çöküþünden hemen sonra. Bombaya dikkat edin. Soðuk savaþ.

Amerika’nýn bir süper güç olarak askeri planlarýný yürütebilmesi için sizi dünya çapýnda bir tehlikeye inandýrmasý gerekiyor. Bu sebeple bu sahte terör simasý Ortadoðu ve dünyadaki amaçlarýna ulaþabilmeleri için oluþturulmuþtur.

[Aaron Russo anlatýyor] “Rockefeller’larla tanýdýðým bir avukat haným vasýtasýyla tanýþtým. Beni arayýp, “Rockefeller’lardan biri seninle tanýþmak istiyor” dedi. O sýralar “Cehennem Kadar Öfkeli” adlý bir film yapmýþtým. Filmi o da izlemiþ ve benimle tanýþmak istemiþ. Nevada valisi olmaya çalýþtýðýmý biliyordu. Çok zeki bir adam! Konuþup, fikir alýþveriþinde bulunurduk. 11 Eylül olaylarý olmadan 11 ay evvel bana bir olayýn olacaðýný ve bu olay sayesinde Hazar Denizi üzerinden boru hatlarý ile petrol taþýyabilmek için Afganistan’a saldýracaðýmýzý söyledi. Petrolüne hâkim olabilmek ve Ortadoðu da bir üs kurabilmek için Irak[IraQ]’a saldýracaðýmýzý ve hepsini Yeni Dünya Düzeni’ne alacaðýmýzý ve Venezuela’daki Chavez’a saldýracaðýmýzý söyledi. Ondan sonra 11 Eylül olaylarý oldu. ‘Askerlerin maðaralarda, Afganistan’da, Pakistan’da ve birçok baþka yerde nasýl bakýldýðýný söylediðini’ hatýrlýyorum. Gerçek bir düþmanýn olmadýðý bir terörler mücadelenin olacaðýný, hepsinin devletin Amerikan toplumunu ele geçirebilmesi için yapýlmýþ bir aldatmanýn olacaðýný söyledi.”

11 Eylül 2001 Saldýrýlarýný Gerçekleþtirdiði söylenen Tim Osman Lakaplý Üsame Bin Ladin’in baþýna 5 milyon Dolar ödül konduðu halde yakalanmamasýna þaþmamalý!

11 Eylül olaylarýnýn içeriden tertiplendiði artýk daha açýk bir þekilde görülüyor.

“Tim Osman”ý araþtýrýn. Tim Osman C.I.A’in yýllarca sadýk hizmetçisi olmuþ birinin C.I.A’ce verilmiþ takma adýdýr. Tim Osman’ýn kim olduðunu biliyor musunuz? Üsame Bin Laden!

[George W. Bush’un 11 Eylül 2001 saldýrýlarýndan sonra yaptýðý konuþma] “Bugün yurttaþlarýmýz, yaþam þeklimiz, özgürlüðümüz, kasýtlý ve ölümcül terör olaylarý ile saldýrýya uðradý. Kurbanlar, uçaklarda ya da ofislerindeydiler, sekreterler, iþ adamlarý ve kadýnlarý, askeri ve hükümet personeli. Anneler ve babalar.”

Terörle mücadele bir aldatmadýr!

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] Baþkan George W. Bush’un saldýrý hakkýnda neyi ne zaman bildiðini bilmeniz için bir komplo kuramcýsý olmanýz gerekmiyor. Beyaz Saray’ýn resmi açýklamasýna göre Baþkan George W. Bush þu anda, Florida’daki bir sýnýfta ikinci uçaðýn Dünya Ticaret Merkezi’ne çarptýðýný ve Amerika’nýn saldýrý altýnda olduðunu öðrenmiþtir. Ýþte bu da George W. Bush’un 3 ay sonra 11 Eylül 2001 saldýrýlarý hakkýnda bir soru sorulduðunda verdiði cevaptýr.
[George W. Bush] “sýnýfýn dýþýnda, içeri girmeyi bekliyordum. Birinci uçaðýn kuleye çarptýðýný gördüm. Orada bir TV açýktý tabii ki. Bende eskiden uçardým ve görünce “bu çok kötü bir pilot” dedim. “bu çok kötü bir kaza olmalý” dedim. Oradan alýp götürüldüm ve pek düþünmeye vaktim olmadý.”

-Nasýl yani? George W. Bush sýnýftayken ikinci uçaktan haberdar olmuþtu. Deminse TV’de birinci uçaðýn çarpýþýný izlediðini duydunuz. Ama bu imkânsýz! Kimse 11 Eylül’de birinci uçaðýn çarpýþýný TV’de izlemedi çünkü görüntüler ancak bir gün sonra yayýnlanmaya baþladý.

TV haberleri yalan söyler. Sizi aldatmalar, dikkati daðýtan öðeler, çarpýtmalarla, hayallerle cahil býrakýr. Kolektif Medya, Dünya’nýn 1 numaralý düþmanýdýr.

Yalanlar! Yalanlar!

[11 Eylül,1990, Amerikan senatosunda konuþma] “Bahsettiðimiz þey küçük bir ülkeden büyüktür, büyük bir düþünce, Yeni bir dünya düzeni.”

[George W. Bush] “11 Eylül 2001 hakkýnda yapýlmýþ zalimce komplo kuramlarýný asla desteklemeyelim. Suçu gerçek teröristlerden, suçlulardan uzak tutmaya çalýþýyorlar. Komplo kuramlarý”

Demokrasinin ikiyüzlülüðü

[George W. Bush Baþkanlýk yemini ederken] “Ben, George Walker Bush, Tanrý’nýn yardýmýyla Amerika Birleþik Devletleri Baþkanlýk makamýný inançla, en iyi þekilde ifa edeceðime ve Birleþik Devletler anayasasýna uyup, onu koruyup, savunacaðýma resmen yemin ederim.”

[Amerika’nýn baþlattýðý savaþlarda oðlunu kaybeden bir vatandaþýn konuþmasý] “Burada ne kadar konuþtuðuma ben bile inanamýyorum. Sonuçlar þudur; oðlum öldürüldü. Ýstediðim cevaplarý alamadým. Üzgünüm ve kýzgýným. Birçok kiþiyle konuþtum. Birçoðu oldukça mantýklý ve çok güzel cevaplar verdiler. Bu benim kötü bir yaným. Olumlu bir yaným ise bu iþe tutkuyla yaklaþmamdýr. Hatalý yanlarýmdan biri ise þimdi, hemen bir cevap istemem, oðlumun ölümüne sebep olanlarý istememdir. 6 senedir bütün komisyon oturumlarýna katýldým. Birçok insanla konuþtum. Çok, çok basit sorular sordum. Medyanýn bahsetmediði çok basit sorular sordum. 7. kulenin düþüþü hakkýnda komþumla konuþamýyorsam; bana bakýp “delirdin mi?” diyorlar. Bunlar komþularým. Onlarla 5 dakika konuþmak bile zor artýk. Bu delilik. Tamamýyla delilik. Bu hep böyle devam ediyor. Hayatým boyunca devletimizin yaptýðý her þeyin doðru olduðuna inandým. Buna her zaman inandým. Þimdi 50’li yaþlarýmdayým. Ýlk defa devletimize bakýp “belki de her þey doðru deðildir” dedim.
Demokrasi savaþla mý yayýlýr? Özgürlük savaþla mý yayýlýr?

Orta Doðu’nun ve Dünya’nýn çoðu bölgelerinin Amerikan Hükümeti’ne asla güvenmemesinin sebebi dýþ politikalarýnda ikiyüzlü davranmalarýdýr. Amerikan hükümeti demokrasinin yayýldýðýný iddia edebilir. En yakýn müttefiklerinin demokrasiler deðil, kraliyetler olduðunu bilmelisiniz. Her biri kan baðý ile yönetimi devretmektedir. Amerika’nýn devirdiði hükümetlerse halk tarafýndan seçilmiþtir. Amerikan hükümetinin etkinliklerinin Siyonist ve Yeni Dünya Düzeni planlarýna göre yapýldýðýný anlamalýsýnýz. Amerika Dünya halklarýnýn iyiliðine kesinlikle hizmet etmemektedir. Bu açýk bir þekilde ortadadýr.

“Bir Ekonomi Tetikçisinin Ýtiraflarý” kitabýndan: Amerika’nýn dünyayý gerçekte nasýl ele geçirdiðinin þaþýrtýcý hikâyesi! John Perkins, CIA için çalýþtýðý ömrü boyunca yaptýklarýný ayrýntýlý bir biçimde anlatýyor. Ýþi, kâðýt üstünde harika gözüken ve gerçekte ilgili ülkeyi borca düþürecek anlaþmalar hazýrlamaktý. Sonsuza kadar borçta tutacak! Neden mi? Çünkü bu borç sayesinde bu ülke sonsuza kadar Amerika’nýn kölesi olacaktýr. Örneðin; Perkins, Suudi Kraliyet Ailesine 70’lerde sunulan ve imzalanan bir anlaþmayý ortaya çýkarmýþtýr. Bu anlaþma petrolden kazanýlan bütün Suudi Arabistan kazancýnýn Amerikan bankalarýna yatýrýlmasý zorunluluðunu getirmiþtir. Karþýlýðýnda kraliyet tahtý korunmuþtur. Bu sayede tutucu Suud Kraliyet Ailesi ile takip eden Amerikan hükümeti arasýndaki baðlar saðlamlaþtýrýlmýþtýr. Bu sayede 1. Körfez Savaþý için niye “Çöl Kalkaný” adýnýn kullanýldýðýný anlayabiliriz. “Çöl Kalkaný” Suud petrollerini ve böylece Amerikan yatýrýmlarýna “kalkan” olan bir tatbikat olmuþtur.

2 Aðustos 1990’da Saddam Hüseyin’in güçleri petrol zengini Kuveyt’e saldýrdý. Amerika ve koalisyon güçleri Arap yarýmadasýna yerleþip caydýrýcý bir güç oluþturdu. Bu caydýrýcý davranýþýn adý daha sonra ”Çöl Kalkaný” olarak bilinecektir. Sonucunda, hýzlýca umutsuz bir hal alacak bir dizi diplomatik görüþme ve müzakereler yapýldý. 17 Aðustos 1991’de “Çöl Kalkaný” “Çöl Fýrtýnasý”na dönüþtü.

Savaþ, CNN ve BBC vasýtasýyla, teknolojik siyasi ve ekonomik açýdan kat kat üstün koalisyonun, Saddam’ýn güçlerinin sistematik yok oluþunun propagandasý olarak yayýnlandý. Ancak, savaþ çoðunluðun bildiklerinin aksine Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler tarafýndan tasarlanýp, denetlenip, yönlendirilmiþtir. Nükleer güce karþý, bir milyonluk bir orduya sahip bir düþman varmýþ gibi gösteren bir topluluk. Bir gece de dünya petrolünün beþte birine sahip olan bir adam. Ancak gerçekte birçok piyon arasýnda o da sadece bir piyondu. Körfez Savaþý’nýn bir basamaðýný oluþturduðu büyük planda sadece bir kuklaydý.

[11 Eylül,1990, Amerikan Senatosunda konuþma] “Bahsettiðimiz þey küçük bir ülkeden büyüktür, büyük bir düþünce, yeni bir dünya düzeni.”

Orta Doðu’dan Güney Amerika’ya birçok ülke bu kötü planýn kurbaný olmuþtur.
“Amerika istemeyenlere kendi yönetim þeklini dayatmayacaktýr. Amacýmýz baþkalarýnýn kendi seslerini duyurabilmesidir.” [Amerika”nýn yayýlma sloganý]

1998’de Hugo Chavez Venezuela Baþkanlýðý’na seçilmiþtir. Sosyal reformlara karþý amansýz saldýrýlar düzenlemiþtir. [Fox-Haber]- Herhangi biri tarafýndan çok önceden öldürülmeliydi. Þu anda hapse atýlýyor. Bu bir darbe!
Nisan 2002’de hükümeti devrildi.
[basýn açýklamasý] Baþkan ve anayasa mahkemesi üyeleri geçici olarak görevlerinden alýnmýþlardýr.

Özgürlük, demokrasi ve terör adýna savaþlar sürerken neyi planlýyor biliyor musunuz?

UFO fenomeni

Yeni Dünya Düzeni’nin oluþumunu saðlayacak son planlarýndan birinin ne olduðunu biliyor musunuz? Planlarýn en büyüðü!

Bu plan ilk defa öðrenen bazýlarýnýza oldukça saçma gelebilir.

Bu plan, dünyaya yapýlacak sahte bir UFO saldýrýsýdýr. Bütün medya kanallarý tarafýndan son birkaç yýldýr uzaylýlar ve UFO’lara inanmamýz telkin edilmiþtir. Dünya dýþý varlýklar ile boyutlar arasý varlýklar iki farklý konudur. Günümüz UFO fenomenini incelediðimizde; þu ana kadar görülen UFO’larýn %99’unun bilinmeyen uçan objeler deðil askeri teknolojinin ürünleridir! Bir de anket ve soruþturmalar üzerinde durmak istiyorum. Devletlerimiz, yöneticilerimiz, resmi kurumlar vs. durmadan bize anket ve soruþturmalar yollarlar.
Yönetici güçlerin sizin ne düþündüðünüzü merak ettiðine gerçekten inanýyor musunuz?

Karar vermeden evvel sizin fikrinize danýþacaklarýna mý inanýyorsunuz?
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #37 : 09 Haziran 2010, 11:33:02 »

Örneðin “sizce Amerika bundan sonra hangi ülkeye saldýrmalý?” gibi bir anketi düþünelim. Eðer örneðin Amerikan toplumunun %70’i Ýran’ý seçmiþse, bu medya propagandasýnýn etkinliðini ölçen bir araþtýrma halini almaktadýr. Böyle sonuçlar elde ettiklerinde “Harika, çok güzel. Propagandamýz iþe yarýyor. Ýnsanlarý Ýran’a saldýrmamýz gerektiði konusunda telkin edebilmiþiz. Anket sonuçlarýna bakýn. Propagandamýz çok baþarýlý” diyeceklerdir. Eðer sonuçlar uygun olmazsa, örneðin %20 Ýran’la savaþý ve %80 barýþý tercih etmiþse “Peki, bu yüzdeleri deðiþtirecek daha etkin propagandalar hazýrlamalýyýz.” diyeceklerdir. Bunlarý niye mi söylüyorum? UFO fenomeni yüzünden! 1960’lardan beri dünya dýþý varlýklara inanan insan sayýsý tavan yaptý. Günümüz dünyasýnda bu git gide artmaktadýr. Bu, UFO fenomenine olan ve daha sonra olacak bir UFO saldýrýsýyla bütün dünyayý onlara karþý birleþtirecek inancý oluþturan ve sonucunda Yeni Dünya Düzeni’ni getirecek planýn baþarýsýný göstermektedir.

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] “Bir eski Kanada hükümet görevlisi, galaksiler arasý savaþýn olabileceðini söyledi. Bush hükümeti ile gelip giden ziyaretçileri denetlemek ve gerekli olursa ateþ açmak için AY’a bir üs kurulmasý konusunda anlaþmaya vardýklarýný söyledi.”

[Carol Rosin Sue açýklýyor]-Amerikan füze biliminin babasý sayýlan rahmetli Werner von Braun ile tanýþma fýrsatý buldum. Ýlk buluþmamýzýn ilk 3,5 saatinde, “Carol, sen uzayýn silahlanmasýný önleyeceksin, çünkü herkese bir yalan söylenmektedir. Uzayýn silahlanmasý için ilk bahane kötü Rus Ýmparatorluðu olacak. Birçok düþmana karþý uzay bazlý silah sistemleri kurulacaktýr. O dönemde var olanlarýn ilki Ruslar’dý. Ondan sonra teröristler olacak. Onlardan sonra üçüncü dünya ülkeleri olacak. Þu sýralar onlara ‘serseri’ ya da ‘endiþe uyandýrýcý’ devletler diyoruz. Ondan sonra asteroitler olacak.” Ondan sonra art arda þunu tekrarladý. Son bahaneleri ise ‘dünya dýþý varlýklarýn tehlikesi’ olacak. Bir askeri strateji uzmaný ve daha sonra MX füzesi üzerinde çalýþmýþ biri olarak uzay bazlý silahlar üretmek için bir düþman bulunacaðýný göreceksin” demiþti. Þu sýralar o bahane ortaya çýkacaktýr. Planlarý bu. Tek sorun hepsinin bir yalandan türemesi.

“Gümüþ Böcek” adlý bir süper sonik uçan daire. Adeta bilimsel bir devrim! Planlar son derece yüksek hýz ve manevra kabiliyeti olan, çok püskürtmeli bir aracý ayrýntýlarýyla göstermektedir. Bu konu 2. Dünya Savaþý sonrasýnda Amerika’ya “uçan daire teknolojisini” getiren Alman bilim adamlarýyla ilginç bir þekilde örtüþmektedir.

[Melvin Goodman, CIA, Kýdemli Tahlilci, 66-88, anlatýyor] “Göstermelik bir öyküye ihtiyaç duyuldu. Ýnsanlar Nevada’daki hava üssünden kalkan olaðan dýþý uçan cisimler görüp bunu gazetecilere anlatýrsa ne diyebilirsiniz? Çýktýðý yer burasýydý. CIA, insanlarý UFO’lar gördüklerinde inandýrmakla görevlendirildi. CIA ve ordu, gazetecilerin bu konuda yazmalarýna yardýmcý oluyordu. Bu bölgedeki ve ülkenin insanlarýnýn gördükleri konusunda akýllarýný çelmeye çalýþtýlar.

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] “Meksika hava kuvvetleri pilotlarý 11 tane UFO’yu videoya kaydetti. Meksika Hava Kuvvetleri bazýlarýmýzýn inanmakta zorlanacaðý bir görüntü yayýnladýlar. Bir gazeteci bu görüntünün bir Meksika askeri uçaðýný takip eden UFO’larý gösterdiðini söyledi.”

UFO’lar ilk ortaya çýktýklarýnda kaba ve þapka tipi uçan nesneler olarak gösteriliyordu. Ýnsanoðlunun teknolojide geliþmesiyle uzaylýlarýn UFO teknolojisi de deðiþerek, insanlara ileri teknoloji de askeri uçan objeleri UFO diye gösteriyorlar.

UFO’lar hakkýndaki gerçek ne peki? Büyük bir gizlilik içinde yeni uçuþ yöntemleri bulmanýn baþarý dolu hikâyesi ayrýlmaz bir þekilde son 60 senedir UFO’larla olan iliþkilerimize baðlýdýr.

1942’de garip ýþýn toplarýndan gelen sinyaller gören müttefik pilotlarý ya da beþ sene sonra Roswell’de olan olaylarý göz önüne alýrsak gizli askeri teknolojinin çoðu UFO hikâyesini açýklamaktadýr.

[Cathy O’Brien, hükümet sýrlarý ve 1947 Ulusal Güvenlik Kanunu Hakkýnda konuþmasý]
-Bunlarý bize karþý kullanýyorlar. Yýllar içinde Yeni Dünya Düzeni’ni devreye sokacak planýn bu ülkenin ve dünya insanlarýnýn Yeni Dünya Düzeni’nin gelmesine karþý kendilerini çaresiz hissedeceðini duymuþtum. Bu dünya hâkimiyeti planý, uzaylýlar tarafýndan istilaya uðradýðýmýzý söyleyerek bizim “Birleþmiþ Milletler lütfen bize yardým edin” dememizi saðlayacaktýr. Sözde Ulusal Güvenlik Kanunu ile gizli tutulan teknoloji ve insanlarý teslimiyete zorlayacaklardýr.

Böyle bir olayý nasýl sahneleyebilirler?
Böyle bir yalana nasýl inanacaðýz?
Ayný daha evvel sahneledikleri diðer olaylara inandýðýmýz gibi. Bu yalanlara inanmanýzý saðlayacak ayný araçlarý kullanacaklardýr.

[Amerikan Senatosunda Konuþma] “Bu ortak baðýmýzý fark edebilmemiz için belki de evrensel bir dýþ tehdide ihtiyacýmýz vardýr. Bazen dünya dýþý varlýklarýn tehdidi altýnda kaldýðýmýzda farklýlýklarýmýzý ne kadar da hýzlý unutacaðýmýzý düþünüyorum.”

UYUYUN!
Ýngiliz evrenbilimci Stephen Hawking, uzaylýlarýn gerçekten var olduðunu, ancak onlarla irtibata geçilmesinin insanlýk için tehlikeli olabileceðini söyledi. Belgesel kanalý Discovery Channel için hazýrlanan bir programda konuþan Hawking, evrende 100 milyar galaksi, bu galaksilerin her birinde de 100 milyonlarca yýldýz olduðunu söyledi. Bu þartlar altýnda sadece dünyada yaþam olduðunu düþünmenin imkânsýz olduðunu savunan Hawking, “Benim matematiksel beynime göre, bu rakamlar bile uzaylýlarýn varlýðýný gayet rasyonel kýlýyor. Esas soru, uzaylýlarýn neye benzediðini çözebilmek” dedi. Bu zeki yaþam formlarýnýn insanlýk için tehdit oluþturabileceðini söyleyen Hawking, bu canlýlarla irtibata geçmenin yýkýcý sonuçlarý olabileceðini vurguladý. Uzaylýlarýn dünyaya yapabileceði olasý bir ziyareti kâþif Christoph Colomb’un Amerika’yý keþfine benzeten evrenbilimci, “Ýþin sonu, Amerikan yerlileri için pek iyi sonuçlanmamýþtý” dedi.
[26 Nisan 2010, Radikal Gazetesi, Milliyet Gazetesi, Gazete5, Genç Haber Türk]

YAKINDA SALDIRACAKLAR!

UFO fenomenlerinin geri kalan %1’i ne acaba? Hiç gerçek bir temas gerçekleþti mi? Devletlerin ve halkýn UFO’lar hakkýndaki bilgilerinin farkýnýn çok büyük olduðu bir sýr deðildir. Ne yazýk ki kimi devletler ve örgütler bu fenomeni dünyevi kazançlar için kullanmaktadýr.

[Richard C. Hoagland anlatýyor] “200.000 G uzaklýktaki objelere parçacýk ýþýnlarý ile ateþ ediliyor. Kesirli bölünüyorlar. Böylece savaþlar içinde savaþlar oluþturuyorlar. NASA bu görüntüleri yayýnladý. NASA’da iyi olan, fakat kullanýlan adamlar var. Ýyi adamlar gizli tutulacak bir þeyin olduðunu bile bilmiyorlar. Unutmayýn, her kademe de yalan deðiþiyor. Onlara söylenen yalanlara inanýyorlar. Açýk, dürüst ve mekik uçuþlarýný TV’de canlý yayýnlayacak bir örgüt kurduðunuzda size canlý yayýn vereceklerdir. Denetçiler ‘þunu yayýnlayýn ama bunu yayýnlamayýn’ diyemezler, çünkü dürüst adamlar karþý çýkacaktýr. O zaman insanlar bunun olduðunu söylerler ve ortaya çýkar. Katolik kilisesi Hýristiyanlara ‘uzaylýlarý sevmeliyiz, onlar bizim kardeþlerimiz’ diyorsa, bütün mezhepler, filmler, 80 olimpiyatlarýnda sahte uzaylýlarýn indiði programlar yapýldýðýnda, Dallas’ýn üstünde 3 futbol stadyumu boyutunda þeyler uçtuðunda ve benzeri þeyler olduðunda arkasýnda bir þey vardýr. Sahte uzaylý temaslarý hakkýnda devlet belgeleri bulundu. Northwoods harekâtýný hatýrlayýn ya da 11 Eylül 2001 saldýrýlarýný da düþünebiliriz. Devletler, toplumlarý tarihin belirli noktalarýnda yönlendirmek için çok büyük olaylar tertiplemektedir. Hileleri çok severler. Üretilmiþ tarih denilebilir. Yapýlandýrýyoruz! Bir açýklamaya doðru gittiðimizi sanýyorlar. Gerçekte gizli örgüt üyesi, 2. Dünya Savaþý’ndan beri teknolojilerini mükemmelleþtirmiþ Nazi’lerin sahte oynayacaðý, çok iyi hazýrlanmýþ bir sahte olaya doðru gidiyoruz. Bütün dünyayý aldatacaklar. Gizli Nazi operasyonlarý konusunda çok derin bilgiler var. Savaþý yenmek için savaþýn sonuna doðru bölümlere ayrýlmýþ programlar. Bu hilenin temelinde, bazýlarý yer çekimini bile yenen teknolojiler yer almaktadýr. Bu yine boyutlar üstü fizik konusun da ki çalýþmalarýmda görülmektedir. Bir yýðýn bastýrýlmýþ teknolojinin var olduðunu biliyoruz. B-2 bombardýman uçaðýnýn varlýðý 20 sene kullanýldýktan sonra açýklanmýþtý. Birçok böyle örneðin var olduðunu biliyoruz. Bir gölge hükümetin varlýðýný biliyoruz. Bu adamlarýn yaptýklarý bir mum ýþýðýyla hidrojen bombasý yapacak kadar farklý teknolojilerdir. Piramitlerin içinde bölümleriniz var ve bu piramitlerin içinde piramitleriniz var. Bu yüzden zaten Yeni Dünya Düzeni’nin sembolü piramitlerdir. Ellerinde ne olduðunu bilmiyoruz, çünkü çok gizliler. Çok yalan söylüyorlar. Sadece ileri teknoloji olduðunu biliyoruz. Biz kendi deneylerimizi yaptýk. Kendi verilerimiz var. 30 sene evvel Demir Perde indiði zamanki Sovyetler Birliði’nden veriler edindik. Glastnost’un sonunda ayakta kaldýðý zaman KGB bir yýðýn bilgiyi açýða çýkardý. Bu bilgileri bir araya getirdik. Hem kullandýklarý fiziði biliyoruz, hem de ne yapabildiðini ve neyi taban aldýðýný biliyoruz. Nasýl çalýþtýðýný biliyoruz. Kendi deneylerimizde fazlasýyla ispat elde ettik. Amerika ve hatta Avrupa topraklarýnda bunun kimi örneklerini kanýtlayan deneyler gördük. En son üzerinde çalýþtýðým þey Von Braun’un da bu fizik deneyleri üzerinde derince çalýþtýðýný göstermektedir. Ýyi olan taraflarý kendilerine saklýyorlar. Çünkü eðer biz iyi taraflarýna, teknolojiye, enerjiye eriþebilirsek benzinin galonunun 4 ya da 10 dolar olmasý bizi düþündürmezdi. Bu teknolojiyle 6 milyar insanýmýzda, yaþamasý gerektiði gibi Dünya’da yaþardý. Daha uzun yaþarýz. Daha uzun ve daha iyi yaþarýz. Yirmilerindeki gibi güçlü, 200-300’lere kadar yaþanýr. Týp, fizik, teknoloji ve enerji konularýnda inanýlmaz geliþmeler var. Hepsi gizli tutuluyor. Uzayda salýnan bir gezegendeyiz. Etrafýmýz gizemlerle dolu. Alternatif medya’daki, bazý deliller gölge devlet ve itiraf edildiði gibi NASA’yý bir yýðýn akýl dýþý örgüt yerine Hollywood tarzý yeþil adamlardan bahsetmeleri yüzünden bunlarý sorgulamamýzýn gerektiði söyleniyor. Amerika Birleþik Devletleri Askeri UFO danýþmaný Clifford Stone: “Bayanlar ve baylar, bu toplantý da size UFO fenomeninin tarihini, isimleriyle, grup halinde, araþtýrma gruplarý halinde gizli devleti, günümüzde kimler olduðunu, bunun ne hakkýnda olduðunu, çocuklarýnýza kimlerin uyuþturucu sattýðýný ve Amerikan hükümetinin UFO’lar hakkýndaki gerçeði bilmenizden niye korktuðunu açýklayacaðým.” þeklinde bir açýklama yapmýþtý. Daha sonra açýklamasýný yapamadan emekli oldu. Takýmýn üyesi olduðunu, astronot olduðunu hatýrlamasýna raðmen dediklerinden hiçbir þey hatýrlayamýyordu. NASA’da artýk niye çalýþmadýðýný hatýrlamýyordu. Çok büyük hafýza boþluklarý vardý ve bu normal deðil. Bütün uçuþ ekiplerinde ayný durum görülüyor. Acý gerçek þu! Beyinleri yýkandý, akýllarý kontrol edildi. Onlarda böyle bir teknoloji var. Gerçek görevi silen çok geliþmiþ bir teknoloji.”

Yaz tatili dönüþü insan günümüz çocuklarýna verilen pop kültürünü düþünmeden edemiyor. Þu ana kadar medyamýzda akýl kontrolü yöntemlerinin nasýl etkin iþlediðini anlattýk. Beyninizi yýkamak için kaç milyon dolarlarýn harcandýðýný gördünüz. Bu akýl kontrolü yöntemi sizi çeþitli “hayat tarzlarý” ile yönlendirmeye çalýþýyor. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler yakýtý materyalizm olan, kontrol isteyen, yozlaþmayý seven ve Din ile ALLAH’tan nefret eden, tüketim yarýþý yapan bir toplum oluþturup varlýðýný sürdürüyor!

Neden?
Bunun hükümetinizi devirmekle alakasý yok, içinizdeki savaþý kazanmakla alakasý var! Bu savaþta, siz hem asker hem de savaþ alanýsýnýz. Gerçekleri görmek için, dünyevi cazibeleri aþmalýsýnýz. Sadece o zaman ýþýðýn yaþayan bir örneði olursunuz. Çünkü bu sistemin size yedirmeye çalýþtýðý her þey karanlýktýr.

2008’in “hit þarkýlarýna” bakalým.

2008’in bir numaralý þarkýsý

“çok cesurdum, elimde içkim, aklýmý bir kenara býraktým. Alýþkýn olduðum þey deðil, bir de seni üstümde deneyeceðim. Merak ediyorum, ilgimi çektin. Bir kýzla öpüþtüm ve hoþuma gitti, viþneli nemlendiricisi. Bir kýzla öpüþtüm, sadece denemek için umarým erkek arkadaþým rahatsýz olmaz. Kötü hissettim, iyi hissettim, bu, bu gecelik aþýk olduðum anlamýna gelmiyor. Bir kýzla öpüþtüm ve hoþuma gitti. Hoþuma gitti.”

2008’in 2. en baþarýlý þarkýsý
“benim neyim var? Niye böyle hissediyorum? Þimdi deliriyorum. Yakýt kalmamýþ, kýrmýzý ýþýktayým, araba çalýþmýyor bile. Hiçbir þey duymadým, söyleyemedim, hakkýnda konuþamýyorum bile. Hayatýmda, kafamda, düþünmek bile istemiyorum. Galiba deliriyorum, evet. Geceleyin gelen hýrsýz gibi gelip seni kapabilir, içinize girip sizi tüketebilir. Bir akýl hastalýðý; sizi kontrol edebilir. Yakýn olmak için fazla yakýn. Güzel yalanlarýný hazýrla, mucizeler þehrindesin. Efendi olmayacaðým, dikkat et belki sende kanarsýn. Bir kere daha düþün, düþüncelerin deðiþtirilecek. Bocalasan bile bilge ol. Aklýn hasta. Karanlýk artýk aydýnlýktýr.”

2009’un “hit þarkýlarýna” bakalým.

Pitbull - I KNOW YOU WANT ME
“Biliyorum beni istiyorsun (beni istiyorsun). Biliyorsun seni istiyorum (seni istiyorum). Biliyorum beni istiyorsun. Biliyorsun seni istiyorum (seni istiyorum). Biliyorum beni istiyorsun (beni istiyorsun). Biliyorsun seni istiyorum (seni istiyorum). Biliyorum beni istiyorsun. Biliyorsun seni istiyorum (seni istiyorum). Saat 6, zirveye doðru yoldayým.
Pit bunu dolaba kilitledi biracýdan. Deðil, ama lanet olsun o çekici. Etiket uçuyor ama Pit durmayacak. Onu arabaya aldý, (como) su ile çalmayý býraktý. Onu film çekerken izle. Alba Hitch Hock gibi. Tadýmý çýkar. Anneciðin eþek gibi kýçý var, maymunla. King Kong gibi gözüküyor. Gerçekten hýzlý ne ise. Bir kadýnla. Oyunlar oynama. Onlar zincire kalkýþýyor ve onlar yapmasýna izin veriyor. Her þey ve herhangi þey vur þu þeyi ve onlar onu almayý sever. Devam etmeyi, tüm gece boyu. Bebek onu alabilirsin, eðer bunu kazanýrsan oynayabiliriz. Bebek yemliklerim var, bahçede evlerim var kalabileceðimiz. Hatta kral boyu minderlerim var uzanabileceðimiz. Bebek umurumda deðil, umurumda deðil, ne dedikleri.”

Pitbull - HOTEL ROOM SERVÝCE
“Herkes her ne yapýyorsa durmasýný istiyorum. Þimdi biliyorsan biriyle berabersen bu gece bir otel odasý tutacaksýn, biraz gürültü yapýn. Benimle otel odasýnda buluþ. Erkek arkadaþýný unut ve benimle otel odasýnda buluþ, kýz arkadaþlarýný da getirebilirsin ve benimle otel odasýnda buluþ. Oteldeyiz, moteldeyiz, tatildeyiz.

Ýlluminati’nin kurucularýndan Rothschild’in sözü: “þeytan yaþýyor, o ilahýmýz ve biz þeytanýn seçkin kullarýyýz”

Temelde, pop kültürü, elit kesimin putu þeytana övgüler ile doludur. Elit kesimin sahibi olduðu sanatçýlar, yayýnlar, kuruluþlar ve organizasyonlara gelince, ortak þeytani temellerinden sapma görmek imkânsýzdýr.

Niye Washington’un yer planý þeytani pentagrama benziyor? Niye Beyaz Saray’a iþaret ediyor? Niye bütün dünya baþkentlerinde ayný dikilitaþlardan bulunuyor? Niye Washington’daki hükümet binasýný bir baykuþ çevreliyor? Þeytani yýldýzýn merkezindeki þekil ne? Bir beþgen[pentagon] [piramitteki göz, halkýn gözü]

Þeytanýn ve bu satanistlerin planý ALLAH’ý hayatýmýzdan kaldýrmaktýr.

Bu sistemin nasýl dünyevi zevklere odaklý çalýþtýðýný ve bizi dünya illüzyonuna baðlamaya uðraþ gösterdiðini anlýyor muyuz?

Neden?

“Dünya” Arapça’da “maddi” anlamýna gelmektedir ve Ýslam’da olumsuz bir çaðrýþýmý vardýr. “Ahiret” sonsuz, sonraki yaþam demektir. Arapça’da “Dünya”nýn ne anlama geldiðini biliyoruz. “Dünya” yer kürenin hayali kýsmýdýr. Ýnsanlarý ahiretten alýkoyan öðedir. Ýþte bu da þeytanýn oyunu! Þeytanýn oyunu insanlarý uzaklaþtýrmaktýr. “þeytan” uzaklaþtýrmak anlamýna gelmektedir. “Dünya” yakýndadýr. Þeytan “ahiretin” yerine “dünyanýn” yakýn olduðunu, bize hissettirmeye çalýþýr. Ýslam bize “dünyanýn” uzak olduðunu söyler. “dünya” kelime kökünün anlamlarýndan biri “elde edilemeyecek üzümlere uzanmaktýr”. Bu “dünyanýn” doðasýnda vardýr. Asla elde edemezsiniz. Her zaman elinizden kaçacaktýr.

“Ademoðlunun bir dað altýný olsa ikincisini isteyecektir.”
[Buhari]

Etrafýnýza bakýn. Dünyadaki insanlar neyin peþinde koþuyor? Para, kumar, içki, araba, ev, uyuþturucu, sanatçýlar. Hepsinin temeli fiziksel zevk!

Dünyanýn bize sunacaklarý bunlar mý? Buyurun ve istediðiniz kadar peþinden koþun, ancak er ya da geç ne olduðunu göreceksiniz.

Nasýl yaratýldýðýmýzý biliyor musunuz?
Bir ruh olarak yaratýlýp, bu fiziksel bedene yerleþtirildik. Bedenimiz sadece “aracýmýz”. Ruhumuzun sonsuz hayatýmýz için bu geçici fiziksel bölümü yaþayabileceði bir araç. Ruh için çalýþýp, onu beslemeye yönlendirilmesi gerekilen bir araç. Ancak ne yapýyoruz? “aracý” fiziksel ve dünyevi zevklerle doyurmaya hayatlarýmýzý adýyoruz. Bu sistem akýllýca bu dünyevi illüzyona bizi baðlamak için tasarlanmýþtýr ki, denetlenebilelim! Bu, eðlenceye doymuþ toplumun þans eseri ortaya çýkmadýðýný hiç düþündünüz mü?

[Haberler] “4 ton kokain taþýyan CIA uçaðý kaza geçirdi.“

Sizce medya patronlarý sizi bilgilendirmeye mi yoksa kâr karþýlýðý eðlendirmeye mi çalýþýyor?

Ýnsanlar ruh yerine bedene yatýrým yapmaya devam ediyorlar. Karþýlýðý ne olursa olsun! Ruhu düzeltmeyi unutuyorlar. Güzellik anlayýþýmýzýn çarpýk olmasýna þaþmamalý. Ne büyük gayretle deneseniz de elde edemezsiniz. “dünya” insaný terk edip býrakýr.

Ýnsanlarýn birçoðu gerçekleri görmek, duymak istemez. Bu neden böyle olur? Ýnsanlar bu bilgileri niye reddeder, niye mücadele ederler? Ýnsanlar niye size saldýrýr? Çoðunlukla þu sebeplerden birinden olmaktadýr.
1-Bu bilgilerin, psikolojik açýdan bakýldýðýnda hazmý pek kolay deðildir. Çünkü bunlar kabul edildiðinde hayata olduðu gibi devam edilemez. Beyin, yýllar içinde topladýðý bilgileri yeniden düzenleyip yeni bir programa baþlamasý gerektiðini fark edecektir. Beyin karþý çýkacaktýr. Çünkü bu oldukça güçlü bir zihinsel çaba isteyecektir. Bundan kurtulmanýn en kolay yolu karþý çýkmaktýr.
2-Ýkincil sebep egodur. Kiþinin egosu yüzünden sizinle ve bilgilerinizle mücadele edecektir. Çünkü onun sözleri daha deðerlidir. Onlarýn daha evvel fark edemediði önemli gerçeklere rastladýðýnýzý kabul edemeyeceklerdir. Egolarýný koruma adýna gerçekleri inkâr edeceklerdir.
3- Birçok durumda da insanlar hayatlarýndan o kadar memnundurlar ki ondan vazgeçip dünyada olan bitenlerle ilgilenmek istemeyeceklerdir. Kendilerine odaklý yaþamaktadýrlar.
4- Ýnsanlarýn çoðu baðýný koparmak istemiyor. Çoðu o kadar duraðan ve umutsuzca sisteme baðlý ki, onu korumak uðruna savaþacaklardýr.
5-Sistemin sesine inanýp deðer veriyorlardýr. Onlarýn gerçeklerine belirlemesine izin veriyorlardýr. Sistemin sesi nedir? Medya! “Dünyadaki en baþarýlý hipnozcu odanýn köþesinde ki tahta kutudur. Yani Televizyon! Aralýksýz bir þekilde neyin gerçek olduðunu bize söyler. “ Eðer insaný gözünün gördüðünün doðru olduðuna inandýrýrsan insanlarý kullanýrsýn. Çünkü olanlarý daha geniþ bir biçimde açýklayan her þeye güleceklerdir.
6-Þeytana boyun eðmeye alýþmýþlardýr, gerçekleri duymak istemezler. Zaten gerçekler anlatýlmaya baþlanýldýðýnda “olur mu öyle þey, ben þöyle biliyorum, böyle gösteriliyor, bu kadar insan yanlýþ mý biliyor?” vb. açýklamalarla savunmaya geçer.

[Amerika da bir televizyon kanalýnda program sunucusunun konuþmasý] “Siz ve 62 milyon Amerikalý þu anda beni dinliyor, çünkü %3’ten azý kitap okuyor, %15’inizden azý gazete okuyor. Bildiðiniz tek gerçek bu televizyondan çýkýyor. Þu anda bu televizyondan çýkmayan bir þeyi bilmeyen bir nesil var. Bu televizyon Cumhurbaþkanlarý, Baþbakanlarý, Papalarý seçtirir ya da yok eder. Bu televizyon Allah’sýz dünyadaki en güçlü lanet kuvvettir. Yanlýþ kiþilerin eline düþerse ne olurdu acaba? Dünyadaki en büyük 12. þirket Allah’sýz dünyanýn en büyük propaganda gücünü kontrol ediyorsa kim bilir ne saçmalýklar haber olarak yayýnlanacaktýr. Beni dinleyin. Beni dinleyin. Televizyon gerçek deðildir. Televizyon lanet bir lunaparktýr. Televizyon bir sirktir, karnaval, gezgin cambazlar, hikâye anlatýcý, dansçýlar, þarkýcýlar, ucubeler, aslan terbiyecileri ve futbol oyuncularýdýr. Biz sýkýntý yok etme peþindeyiz. Eðer gerçeði istiyorsanýz, ALLAH’a gidin. Öðretmenlerinize gidin. Kendinize danýþýn çünkü ancak orada gerçeði bulabilirsiniz. Bizden hiçbir gerçek alamazsýnýz. Ýstediðiniz her þeyi söyleriz. Deli gibi yalan söyleriz. Size Archie Bunker’ýn evinde kimsenin kanser olmadýðýný söyleriz. Kahraman ne kadar baþýný belaya soksa da saatinize bakýn, saatin sonunda kazanacaktýr. Duymak istediðiniz her þeyi söyleriz. Hayallerle çalýþýyoruz. Hiçbiri gerçek deðil. Fakat sizler -her gün ve gece, bütün yaþlardan, renklerden, inançlardan- sadece bizleri tanýyorsunuz. Burada yaptýðýmýz hayallere inanmaya baþlýyorsunuz. Televizyonun gerçek olduðuna ve hayatlarýnýzýn hayal olduðuna inanmaya baþlýyorsunuz. Televizyon size ne diyorsa onu yapýyorsunuz. Televizyon gibi giyinirsiniz, televizyon gibi beslenirsiniz, televizyon gibi çocuklarýnýzý büyütürsünüz. Televizyon gibi düþünüyorsunuz. Bu toplu delilik, sizi manyaklar! Allah aþkýna, siz insanlar gerçeksiniz, biz hayaliz. Televizyonlarý kapayýn. Þimdi kapayýn. Hemen, þimdi kapayýn. Kapayýn ve kapalý býrakýn. Bu söylediðim cümlenin ortasýnda kapayýn. Kapayýn.”

Ýnsanlarýn bu güce ve aldatmaya baðlý küresel komployu tek baþýna mý yapabildiðini düþünüyorsunuz? Düþünün, bu komployu araþtýrdýkça, elitlerin tarihini öðrendikçe, bu tarihi planýn neredeyse mükemmel olduðunu fark ediyorsunuz. Elit ve gizli örgütler niye kendi hayatlarýnda sonuç vermeyecek bir plana hayatlarýný adamaktadýrlar? Çünkü bu planýn amaçlarý insanlar tarafýndan belirlenmemiþtir. Çok daha güçlü bir güçtür. Kimi insanlar ruhlarýný bu plan uðruna, dünyevi varlýk ve güç için sattýlar. Bu plandan kim kârlý çýkmaktadýr? Yeni Dünya Düzeni’nin mimarlarý ve bu planý ilerleten ahmak insanlar kârlý çýkmaktadýr. Parçalarý birleþtirmenin vakti geldi. Aldatýcý dünyayý etrafýnýzda gördünüz. Yalanlardan oluþan bir dünya olduðunu görün artýk! Peygamberlerin böyle bir aldatýcý dönemi kime atfettiðini biliyor musunuz? Deccal’a! Sahte peygamberlerin Ýslam’daki adýný biliyor musunuz?  “Tek Gözlü Aldatýcý” anlamýna gelen “Al Aawar Dajjal”.

Sahte peygamberlere bu ismin verilmesi sizce bir tesadüf mü? Elit’in “Tek Gözü” sembol edinmeleri sadece bir tesadüf müdür? Deccal dünyaya yýllardýr hükmetmektedir! O bir varlýk mýdýr yoksa bir bilinç midir? Her ikisi de!

“1 dolarlýk banknota baktýðýmýzda piramitin sadece tepesinin inþa edilmediðini görürüz. Tepesi dýþýnda yapýlmýþtýr. Göz üstündedir ancak daha inmemiþtir. Çünkü onlar masonik plan gerçekleþmediði sürece piramiti tamamlamayacaklardýr. 1 dolarlýk banknotun arkasýnda “Novus Ordo Seclorum” ve “Annuit Coeptis”le belirttikleri, “planýmýzdan memnundur” anlamýnda, baþka bir sözle inandýklarý putun projelerinden memnun olduðuna inanmaktadýrlar. Proje nedir? Asýl soru bu. Putlarýnýn memnun olduðu proje nedir? Proje dünyanýn sekülerleþmesidir. Dünyadan dini inancý silmektir. Proje budur. Bu yüzden de adý “Novus Ordo Seclorum” “Yeni Seküler ya da Dünyevi Dünya Düzeni”dir.

Kuran ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz, Yecüc ve Mecüc kadar güçlü olacak Deccal’a dikkatimizi çekmiþlerdir.

Hiç þüphe yok, deccal çýkacaktýr. Onun sol gözü kördür. Ve üzerinde beyaz bir ben vardýr. Körleri ve hastalarý iyi eder. Ölüleri diriltir. Ve "ben rabbinizim" der. Kim onu tasdik ederse deccal fitnesine düþtü. Kim de "Rabbim Allah" der ve böyle ölürse o zaman Deccalýn fitnesine düþmemiþ olur ve ona bir daha fitne ve azap yoktur.
[Ravi: Hz. Sumre Radýyallahu Anh, Ramuz El Ehadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 97]

Deccal, ilah olduðunu söyler.
[Ý.Ebi Þeybe]

Adem Aleyhisselam’dan, Kýyamete kadar Deccaldan büyük fitne yoktur.
[Müslim]

Deccal, bir kimseyi öldürüp diriltecektir.
[Buhari; Müslim]

Yalancý Deccallar, sizin ve ceddinizin iþitmediði þeyleri anlatýrlar, onlardan sakýnýn.
[Müslim]

Sizin için Deccaldan daha çok sapýk liderlerden korkarým.
[Ý. Ahmed]

(5011)- Hz. Huzeyfe Radýyallahu Anh anlatýyor: "Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Deccal çýktýðý vakit beraberinde su ve ateþ vardýr. Ancak halkýn ateþ olarak gördüðü tatlý sudur;  halkýn su olarak gördüðü ise yakýcý bir ateþtir. Sizden kim o güne ererse, halkýn ateþ olarak gördüðüne düþmeyi kabul etsin. Çünkü o, tatlý soðuk sudur."
[Buhârî, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melahim 14, (4315); Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 14/296.]

Ýsa Aleyhisselam dünyayý Kudüs’ten yönetmesi için gönderilmiþtir. Deccal da dünyayý Kudüs’ten yani Ýsrail’den yönetmeye çalýþacaktýr.

Resulullah Aleyhisselatu Vesselam: “Deccal çýktýðýnda dünya da 40 gün kalacaktýr. 1 gün 1 sene gibi, 1 gün 1 ay gibi, 1 gün 1 hafta gibi diðer günleri de sizin (normal) günleriniz gibidir" buyurdu.
[Müslim, Fiten 110; Ýbn. Mâce, Fiten 33 Tirmizî, Fiten 59; Ahmet b. Hanbel, III. 420, IV. 226; Sünen-i Ebu Davud Tercüme ve Þerhi, Þamil Yayýnevi: 14/457-458.]

“Deccal 1 günün 1 yýl kadar olduðu dönemde Ýngiltere onun karargâhýydý. 1 günün 1 ay kadar olduðu dönemde Amerika onun karargâhýydý. En sonunda 1 günün 1 hafta gibi olduðu dönemde eve dönecektir, kutsal topraklara. Eve dönecektir, kutsal topraklara. Deccal birinci evresi, 1 yýl süreli gününü bitirmiþtir. O zaman Ýngiltere dünya hâkimiydi ve Sterlin uluslar arasý para birimiydi. Ondan sonra Deccal 1 günü 1 ay kadar olduðu evreye girdi ve Amerika dünya hâkimi olarak Ýngiltere’nin yerini aldý. Amerikan Dolarý uluslar arasý para birimi oldu. Þu sýralar Amerika gücünü dünya hâkimi olacak Ýsrail’e devretmeye baþlamýþtýr. Yeni para ne olacaktýr? Cevap: Amerikan Dolarý saldýrýya uðrayýp, yenilip bütün dünyanýn kâðýt parasýný peþinde götürecektir. Ondan sonra kâðýt para görmeyeceksiniz. Peki, yeni para ne olacak? Ýsrail’in dünyayý köle edeceði yeni para ne olacaktýr? Ayný Amerika’nýn dolarla yaptýðý gibi Ýsrail’in insanlarý köle edeceði yeni para ne olacaktýr? Cevap: Ýsrail görünmez para kullanacaktýr. Göremeyeceksiniz. Soyut para olacak, dokunamayacaksýnýz! Elektronik para olacaktýr. Elektronik paranýn garip ve tehlikeli yaný dünya çapýndaki bankalar sistemi tarafýndan denetlenmesidir. Bu sistemi ise Yahudiler denetlemektedir. Bu acýmasýz bir demeç deðildir. Bu hatalý bir demeç deðildir. Bu gerçektir. Yani kredi kartlarý ve banka kartlarý!

Ýslam’a göre bir ilahi yýl 1000 insan yýlý gibidir ve bundan Deccal’ýn Ýngiltere’de 1000 sene hüküm sürdüðü çýkmaktadýr. Ýngiltere Kraliyet ailesinin 900 yýlýna dayanmasý bir tesadüf deðildir. 900+1000=1900

Amerika 1917’de resmi olarak 1. Dünya Savaþý’na katýlmýþtýr ve bu adýmla kendisini yeni süper güç olarak tespit etmiþtir.

[George Washington’ýn sloganý] “Seni Amerikan Ordusuna istiyorum.”

Deccal orada “1 ay süreli 1 gün” hüküm sürdü. Eðer 1 yýl 1000 yýla eþitse, 1 ay 1000/12 olacaktýr. Bu da 83 sene demektir. 1917+83=2000 yýlý
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #38 : 09 Haziran 2010, 11:34:04 »

[2000 yýlýnda, George E. Bush’un yemin töreni] “Ben, George Walker Bush, Tanrý’nýn yardýmýyla Amerika Birleþik Devletleri Baþkanlýk makamýný inançla, en iyi þekilde ifa edeceðime..”

-2001’de 11 Eylül saldýrýsý. Bütün baðýmsýz araþtýrmalar 11 Eylül’ün içeriden düzenlendiðini ispatlýyor!
-2002’de Afganistan saldýrýya uðradý.
-2003’te Irak[IraQ] saldýrýya uðradý.
-2006’da Lübnan saldýrýya uðradý.

11 Eylül’ü takip eden yýllarda Amerika Orta Doðu’da 10’dan fazla ülkede askeri üsler kurmuþtur. Yeni Dünya Düzeni’nin son baþkenti olarak Ýsrail’in hükümdarlýðýný güven altýna almýþtýr. Aynen Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’ýn 1400 sene evvel dediði gibi.

Sonra Deccal “1 haftalýk gibi 1 gün” Ýsrail’den hüküm sürecektir. Ayný formülü kullanýrsak, 83 yýlý dörde bölerek, 21 yýlý ortalama elde ederiz. Bu da bizi [güneþ ya da ay yýlý olmasýna baðlý olarak] 2020-2023 yýllarýna götürecektir. O vakitte Ýlluminati, Ýsrail’in hüküm sürdüðü dünyayý “güvenlik altýna” alacaktýr.

[11 Eylül,1990, Amerikan senatosunda konuþma] “Bahsettiðimiz küçük bir ülkeden çok daha büyüktür, büyük bir fikirdir, yeni bir dünya düzeni.”

11 Eylül 2001 Ýkiz kulelerin vurulmasý. Bütün baðýmsýz araþtýrmalar 11 Eylül’ün içeriden düzenlendiðini ispatlýyor!

2002’de Afganistan saldýrýya uðradý.
2003’de Irak[IraQ] saldýrýya uðradý.
2006’da Lübnan saldýrýya uðradý.

Dünya’nýn ve Ortadoðu’nun sorunlarýnýn temelinde neyin olduðunu anlýyor musunuz? Önümüzdeki her türlü anlaþma ya da savaþ Ýsrail Devleti’nin güvenliði ya da tesisi içindir. Karþýt düþüncelerle her zaman savaþýlacaktýr. Deccal somutlaþýp Ýsrail’deki tahtýna oturacaktýr ve ondan sonra bizim günlerimiz gibi günlerini yaþayacaktýr. Kuran’da ve Peygamberimiz Aleyhisselatu Vesselam’ýn hadislerinde Ýmam Mehdi ve Hz. Ýsa Aleyhisselam’a katýlacaklar gerçek zaferi elde edeceklerdir. Ancak çoðunluk ne yazýk ki Deccal’ý takip edip, Deccal’ýn gerçek olduðunu zannedeceklerdir. Çünkü gerçek inananlardan olmamýþlardýr ve iþaretleri incelememiþlerdir.

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] “Milli baþkentin açýklarýnda bugün camlarý karartýlmýþ siyah limuzinler özel güvenlik elemanlarýnýn katý bir denetim uyguladýðý bir otele yaklaþtýlar. Limuzinler Kraliyet Ailelerinden kimseleri, siyasi güç aracýlarý ve sanayi devlerini bir hafta sürecek Bilderberg Grubu olarak bilinen gizli bir toplantýya taþýdýlar.”

Dünya çapýnda, etki alanýný geniþletmek için gizliliði kullanan yekpare ve zalim bir komplonun karþýsýndayýz. Çok büyük insan ve hammadde gücünü, siyasi, diplomatik, istihbarat, ekonomik, bilimsel ve siyasi faaliyetleri birleþtirip sýkça dokunmuþ, yüksek etkinlikli bir makinenin yapýmýna adanmýþ bir sistemdir. Hazýrlýklarý gizlenip, yayýnlanmýyor. Hatalarý manþetlerde görünmeyip gömülüyor. Firariler, susturuluyor, methedilmiyor.

Charlie Sheen serbestçe söylüyor: 11 Eylül’ün devlet tarafýndan örtbas edildiðine inanýyor musunuz? Evet: %83, Hayýr: %17.

Bu sistemi ne bir arada tutuyor? Elit kesim bu plana niye büyük bir baðlýlýkla sadýk? Çünkü bu onlarýn dinlerinin bir parçasýdýr. Çünkü görünürde Müslüman, Hýristiyan ya da Musevi olmalarýna raðmen gerçekte þeytana inanmaktadýrlar. Bu planlar onlarý sistemin en üst konumlarýna yerleþtirmiþtir. Yoksa George Walker Bush gibi birinin sadece aklý ve cesaretiyle böyle bir konuma geldiðini mi düþünüyorsunuz? Bu liderler þeytani bir plana uymaktadýrlar. Deccal’ýn hâkimiyetini öne sürmektedirler. Çünkü bu dinlerinin bir parçasýdýr. Eðer gerekli araþtýrmayý yapmýþ olsaydýnýz bu liderlerin “Bohem Korusunda” yaptýklarý þeytani ayinlerden haberdar olurdunuz.

Amerika Birleþik Devletleri’nde 4 hükümetin baþkanlýk danýþmanlýðý görevini yapan David Gergen yýllar evvel Washington Times’ýn bir makalesinde, bir organizasyon hakkýnda bir yorum yapmýþtý. Þimdi ise Wall Street Journal’da ve birçok deðiþik gazete de “Bohem Korusu” hakkýnda haberler çýkmýþtýr. Onlara “Hey ben koruda çýplak koþmuyorum” demiþti. David Gergen’in “Onlar gibi koruda çýplak koþmuyorum” dediði Washington Times makalesidir. Bu ne demektir?
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones bu konuyu hatýrlatýr ve sorar, aralarýnda geçen konuþma]
[David Gergen] “Hangi alýntýdan bahsettiðinizi bilmiyorum. Böyle bir alýntýdan haberim yok. Dinleyin, ben Bohem Korusu’nun mutlu bir üyesiyim. Oraya gelenleri severim. Bunun dýþýnda topluluktan bahsetmem uygun deðildir. Teþekkürler.”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Aldýrýþýn Yakýlmasý” törenine katýldýnýz mý?
[David Gergen] “Açýkçasý bunu sizinle konuþmak zorunda olduðumu düþünmüyorum.”
   [The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Öyle mi?”   
[David Gergen] “Evet.”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Ben Alex Jones’um ve oraya 2000 yýlýnda girdim. Ben bunu ortaya çýkarýp görselleri elde ettim. Milli Televizyon’da yayýnlandý.”
[David Gergen] “Size bu yüzden saygý duymuyorum.”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Öyle mi?”
[David Gergen] “Evet.”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Oraya çok resmi görevli gidiyor. Kimse bilmemeli mi?”
[David Gergen] “Sizi hiç tanýmýyorum. Siz ve filminiz hakkýnda hiçbir þey bilmiyorum. Oraya bir anlaþmayla girdiniz ve bu filmle o anlaþmayý bozdunuz. Bu yüzden size saygý duymuyorum.”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Öyle mi?”
[David Gergen] “Bu filmi yapmayacaðýnýza dair bir anlaþmayla girdiniz oraya deðil mi? Oraya bir anlaþma vasýtasýyla girdiniz deðil mi?”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Hayýr.”
[David Gergen] “Oraya kaçak mý girdiniz?”
[The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones] “Evet. Ayin nedir? Ayin gerçek mi? Bir ayine katýldýnýz mý?”
[David Gergen] “Bu sizi hiç ilgilendirmez.”

David Gergen The Alex Jones Show’un sunucusu Alex Jones’un içeriye girdiðini öðrendiðinde kýzmýþtýr. Çünkü bu iþi çok ciddiye alýyorlar. Bu okült ve gizli örgütlerinin temel özelliðidir. Okült kelimesi gizli anlamýna gelmektedir. Gizlilik onlarýn dininin bir parçasýdýr. Ondan zevk alýyorlar. Ortaya çýktýðýnda çok kýzýyorlar.

“þeytanýn en büyük hilesi dünyayý var olmadýðýna inandýrmasýdýr”.

Dünyamýzý yöneten Ýlluminati’nin ve gizli örgütlerin birçok yönü ortaya çýkarýlmýþtýr. Konuyu derinlemesine inceleyenler, dünyadaki gizli örgütleri bir araya baðlayan þeytani ortaklýðý anlamýþlardýr. Ancak kaç insan Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin bu karanlýk yolu niye takip etmeyi seçtiðini biliyor? Kaçý “tepeden bakan insanlarýn” niye þeytaný takip etmeyi ve ona tapýnmayý seçtiðini biliyor? Kimse gizliyi ya da küresel komployu onu yönlendiren gücü anlamadan anlayamaz. Ýþaretler her tarafta.

[“Kim ve ne dünyayý kontrol etmektedir” teorisini araþtýran, BBC kanalý spor spikeri ve siyasi yazar David Icke anlatýyor] “Washington’un þehir planlarýnda beþgenler bulacaksýnýz. Washington’un þehir planýnda iki beþgen var. Yukarýdaki hükümet meclisi binasýna aþaðýdaki ise Beyaz Saray’a dönüktür. Washington’un yerleþim planýný hiç incelediniz mi? Kongre binasý bilindiði üzere siyasi bir bina. Gerçekte ise masonlarýn belli bir þekle göre yaptýðý bir gizli örgüt tapýnaðýdýr. Kongre, kongre binasý. Adýný nereden almýþtýr? Çok eskiden kalma, Romalýlar camiasýndan kutsal bir mekandan, “Capitol Tepesi”nden. Bu camianýn baþ rahibesi Madeline Albright dýþ iþleri bakaný olduðunda Avrupa’da bir yere gitti. Roma, Capitol Tepesi’ne, bu durumda hac yolculuðu sayýlacak bir resmi ziyarette bulundu. Ýsmini buradan almaktadýr. Son yüzyýlda George Washington’un düzgün bir heykelinin olmadýðýna karar verildi. Ve bir Amerikalý’ya yaptýrmak yerine Floransa, Ýtalya’dan birine yaptýrttýlar. Limana geldiðinde insanlar þaþýrmýþlardý. Çünkü burada George Washington, Amerika’nýn ilk baþkaný bel üstü çýplak ve Bill Clinton’ý üzerinde bir örtüyle, bir kolu yukarý ve bir kolu aþaðýya gösterir bir þekilde resmedilmiþti. Ne oluyor? Bu insanlarýn nereden geldiðini bilmezseniz açýklayamazsýnýz. Bunu aklýnýzda tutun. Kol yukarýda, kol aþaðýda, bel üstü çýplak ve Bill Clinton’ýn üzerinde bir örtü. Ýþte buradan geliyor. Eski bir tasvir, negatif gücün toplamý anlamýnda kullanýlan ve Tapýnak Þövalyeleri”nin tapýndýðý Baphomet sembolü. Bu yüzden George Washington’u bu þekilde resmettiler.”

Dünyamýzý yöneten insanlar satanisttir! Niye dinleri gizli toplantýlar ve uygulamalar üzerine kurulu? Çünkü eðer Müslüman olmayan insanlar þeytanýn var olduðunu fark ederlerse o zaman cinlerin, meleklerin, peygamberlerin ve dinlerin de var olduðunu fark ederler. Niye bu gizli örgütler ALLAH yerine þeytana tapmayý seçiyorlar?

“Hýristiyan ve Yahudi devletlere baktýðýmýzda; iyi eðitimli sýnýfýn, mimarlar, doktorlar, avukatlar, din adamlarý, borsacýlar ve eðlence sektöründe çalýþanlarýnýn arasýnda cadý meclisi üyelerinin olmasý bizi þaþýrtmamalý. Bunlar þeytana tapýnmaktan haz alýyorlar. Ve görünürde normal hayatlar yaþýyorlar. Dünyadaki ölümlü yaþamlarýný para, kadýnlar ya da gezilerle daha zevkli bir hale getirmek için þeytana tapýyorlar. Dünyevi olarak her ne istiyorlarsa yapýyorlar. Þeytanýn varlýðýndan haberdarlar. Bu da onlarý açýk bir þekilde ALLAH’ýn varlýðýndan haberdar kýlýyor. Buna raðmen bilinçli bir þekilde, kör ve ahmakça bu hayatta alabilecekleri için bu seçimi yapýp, þeytana tapýyorlar! Onlarla konuþanlardan öðrenilenlere göre, þeytana tapýnmada hem hislere, hem cinselliðe hem de akla hitap eden bir keyif ve tatmin olduðunu söylüyorlar. Uyuþturucu gibi.”

Biz gafiller onlardan korkarken, onlar Kutsal Kitabýmýz ve ALLAH’tan dehþet þekilde korkuyorlar. Yani onlarýn en rahat þekilde yaþamalarý ve güçlü olabilmeleri için hayatýmýzda kutsal olan her þeyi kaldýrmalýlar. Bu yüzden “Yeni Seküler Düzen”.

Ateistler, yani dinsizler Siyonistlerin/Masonlarýn/Satanistlerin/Ýlluminatinin Seküler projesinin baþarýlý bir sonucudur. Ýslam’dan korkanlar ise Siyonist projenin baþarýlý bir ürünüdür! Deccal için hazýrlanan bir dünyada manevi olan her þey alaya alýnacaktýr.

Ýstediðinizi söyleyin ve istediðinize inanýn. Ancak “Yeni Seküler Düzen’in var olacaðýný unutmayýn. Hepiniz de davetlisiniz!

Þimdi de etkili kiþilerin arkasýnda nelerin döndüðünü öðrenelim.

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau, cinlere, þeytana nasýl tapýnmaya baþladýðýný anlatýyor.] “Benimle ayný gemide çalýþan bir arkadaþým günün birinde “muhteþem bir haberim var. Ölülerin ruhlarýyla konuþan insanlarý tanýyorum. Rahmetli annenin ruhuyla konuþmak ister misin?” dedi. Þaþýrmýþtým. “Rahmetli annenle konuþmaktan korkarsýn deðil mi?” dedi. “Bak önce biraz düþüneyim. Hayatýmda hiç düþünmediðim bir þey bu” dedim. Çoðumuz düþünmemiþtir ve böyle bir þeyden korkuyordur. “Suratýndan okunuyor. Bir seansa gitmekten korkuyorsun. Seni tanýyorum. Geleceðini biliyorum” dedi. Ondan sonra da gemideyken ne kadar cesur olduðumu söylemeye baþladý. Bunun gibi þeyler. “Ayný adam deðilsin, deðiþtin, korkaksýn ” dedi. Bunu demesi yetti. “Ne zaman seansa gidiyoruz?” dedim. Bir cumartesi günü, ilk gidiþimdi. Montreal’da çok güzel bir medyum bayanýn evine gittik. Orada yirmi davetli vardý. Ben de onlardan biriydim. Ruhlarla konuþmaya baþladý. Çeþitli insanlara ruhlarýn söylediklerini iletti. Bir adam “6 ay önce ölen arkadaþýmla görüþmek istiyorum ama onu görmek istemiyorum” dedi. Sadece konuþmak istiyordu. “Çünkü arkadaþýmla benim yerime konuþmana güven duymuyorum” dedi. Medyum “ruhla irtibata geçeyim” dedi. “Ruh seninle konuþacak” dedi ve geniþ bir erkek sesi mekân da duyuldu. “Merhaba Frank. Beni istemen ne güzel” dedi. Biraz konuþtular. Bittikten sonra Frank “ölülerin ruhlarýyla konuþmak dünyanýn en güzel þeyi” dedi. Daha sonra medyum bu gece bizi çok özel bir sürprizin beklediðini söyledi. Ruh açýk bir þekilde þekil bulacaktý. Birkaç dakika bekledik. Ondan sonra büyük bir rüzgâr binaya çarptý. Duvarýn içinden –ýþýklar çok parlaktý- birkaç tane ayaklý lamba vardý. Bu yarý saydam varlýk doðrudan duvarýn içinden çýktý. Sanki kalbim bir anlýk durmuþtu. Çok garip bir histi. Çok güzel bir gecelik giymiþ bir hanýmdý. Uçuyordu. “Caným kardeþim Mary beni çaðýrman ne de güzel oldu” dedi. Mary bayýlýp sandalyeden yere düþtü. Onu kaldýrdýlar ve ruh kayboldu. Bu iþin baþlangýcýydý. Belirli bir zaman sonra insan aklýnýn ilginç bir yaný var. Birçok dehþete alýþabilirsiniz. Baþlangýçta sizi korkutan birçok þeye alýþabilirsiniz ve bunlar zamanla size normal ve sýradan gelecektir. Yani doðaüstüyle temas kimseyi rahatsýz etmeyecek bir derece de normal ve olaðan gelmeye baþlýyor. Daha doðrusu yaptýkça daha az rahatsýz edici oluyor. Ondan sonra bir gizli örgüte üye oldum. Ruhlara tapýnýyorlardý. Seanslar o kadar sizi içine çekmiyor. Ancak eðer ruhlara tapýnan bir gizli örgüte üye olursanýz özellikle de üst seviye ruhlar sizi davet ettiyse oradan canlý çýkamazsýnýz. Arkadaþým ve ben buna bulaþmýþtýk ve ne yapacaðýmýzý bilmiyorduk. Çok ünlü bir bando lideri de vardý. Caz müzisyeni. Çok ünlü. Bir gece onunla bir seansa katýldýk. Eþi de vardý. Bir lokantadaydýk. Orada oturup en sevdiðimiz alkollü içecekleri içiyorduk. Konuþurken grup þefi þunu dedi. “Ben güç istiyorum. Gücün kaynaðýna giderim. Sizce nasýl bu kadar ünlü oldum sanýyorsunuz?” dedi. Bende “Þanslý olmalýsýn.” dedim. “Þans diye bir þey yoktur. Ya sizin için çalýþan bir güç vardýr bir yerlerde ya da bu dünyada bir yere gelemezsiniz. Benim iþ alanýmda en azýndan.” diye karþýlýk verdi. Oradan da ruhlara tapýnmaktan konuþmaya baþladýk. Bahsettiði þeyler ilgimi çekti. “Ölülerin ruhlarý olanlar gerçekte cinler” dedi. Cennetten kovulan þeytan ve cinleri! Bir anda söyledi. Biraz þok etti tabii. Ýlk defa duyuyorsunuz. Size söyleniyor. “Önünüz çok parlak çünkü gizli örgütümüzün baþpapazýna üstadýn sizin için çok özel planlarý olduðunu söylemiþ.” Üstat dediði þeytan! Bizde ne demek istediðini merak ettik. “Bak biz ruhlara tapýnýyoruz” dedi. “Biz þeytana ve bütün cinlerine tapýnýyoruz. Cennetten kovulduklarý zamanki kadar güzeller. Evrende yaþayanlar arasýnda büyük bir yanlýþ anlaþýlma oldu. Üstadýmýz yanlýþ anlaþýldý ve ALLAH hatalar yapan insanlarla yaptýðý gibi onunla ne yapacaðýný bilemedi. Yani savaþtayýz. Ýyi kötüye karþý! Bizde kötü tarafýz ama o kadar da kötü deðiliz. Ýyi ve kötünün arasýndaki meseleye þöyle bakýyorum. Birisi ALLAH’a inanýr, biri de þeytana inanýr. Siyaset gibi.” dedi. Bu örgütün üyeleri Hz. Ýsa Aleyhisselam’ýn bu dünyaya büyük güç ve ihtiþamla dönmeyeceðine inandýrýlýyorlar. Bu dünyanýn her þeyinden vazgeçecek! Çünkü baþpapaz bir keresinde “Hz. Ýsa Aleyhisselam’ýn bu dünyadaki her þeyin kanunlar vasýtasýyla þeytanýn olduðunu bildiðini” söyledi. O zaman öyle dedi. Baþrahip siz yeni olanlar için ruhlarý memnun etmenin en iyi yolu Hz. Ýsa Aleyhisselam’ýn ve kilisesinin her þeyini aþaðýlamak olduðunu söyledi. Hýristiyan ilahileri söylerler. Ancak Hýristiyan sözlerle deðil. Birçoðunu deðiþtirdiler. Ýyi bir þekilde deðil. Küfrün bir þekli! Rock müzik dünyasýnýn gizemi bu. Çalanlarýn haçlarý var. Küpe þeklinde haçlar, vb. küfrün bir þekli. Hz. Ýsa’yla alay ediyorlar. Anladýnýz mý? Cinler insanlara bunu yaptýrýyor. Bu tip sembolleri giymekten zevk alýrsýnýz, Hýristiyanlara Hz. Ýsa’yý hatýrlatan haç gibi. “

Çoðu liderlerimiz bu gizli örgütlerin üyesi.

Þeytanýn Avukatý filminde þeytan ne diyordu?
“-Cennette hizmet etmektense, cehennemde hâkim olmak daha iyi demek deðil mi?  Niye olmasýn? Bu iþ baþladýðýndan beri buradayým. Ýnsanýn ilham aldýðý her hissini tatmin ettim. Ne istediðiyle ilgilendim ve insaný asla yargýlamadým. Neden? Çünkü bütün eksikliklerine raðmen ben onu hiç reddetmedim. Ýnsanýn hayranýyým. Ben bir hümanistim. Belki de son hümanist. Aklý baþýnda olan kim, 20. yüzyýlýn benim olduðunu reddedebilir? Hepsi. Hepsi benim. Tepedeyim. Artýk benim vaktim. Bizim vaktimiz. [Filmde, bu konuþma damalý yüzey üzerinde yapýlmaktadýr]

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
Baþrahip “Hayatýmýn üstadý size “Tanrýlara” ibadet odasýný göstermenin vaktini geldiðini ilham etti.” dedi. Þekil bulan cinlerin fotoðraflarýný çekip resimlerini yaptýlar. Belki de yüzlerce vardý. O odaya girdiðimde bu insanlarýn güce sahip olduklarýný hissettim. Hem de oldukça çok güce sahip olduklarýný hissettim. Hem ilgimi çekti, hem çekmedi. Karýþýk duygularým vardý. Çünkü belirli bir yere kadar her þey bize güzel gözüküyordu. Kulaðýmýza güzel geliyordu. Ancak ben Hýristiyan bir ailenin içinde yetiþtirildim. Babam eðer kötü þeyler yaparsam hesabýný vereceðimi söylerdi. Bu dünyada her þeyin bir karþýlýðý var. Bu düþünce aklýma yerleþti. Bu cinlerle uðraþýrken nerede hesabýný vermeye baþlayacaðýmýzý düþündüm. Bu durum beni biraz gerdi. Buna raðmen devam ettim. Bize “bu iþten çýkýþ yok!” deniliyordu. Öyle biliyorduk. Korktuðumuz için ilerliyorduk. Korktuðumuz için çünkü baþpapaz üstadýn hayatýmýz için özel planlarý olduðunu söylüyordu. Kimse örgüte cinler tarafýndan çaðýrýlmadan giremiyordu. Bu oldukça açýktý. Gerçekte çok güçlü cinler tarafýndan seçkin ve özel bir insan topluluðuna davet edilmiþtim. Montreal’daki bu insanlar, papazýn bahsettiði örgüt, dünya çapýnda binlerce cinlere tapan örgüt olmasýna raðmen, bu örgütün “elit” olduðunu söylüyorlardý. Biz üstat ve melekleri hakkýndaki gerçeði biliyorduk. Þeytani gözükmüyorlar, çok güzel varlýklar ve tapýnaktaki resimlerde de öyle gözüküyorlardý. Þükür celselerinde birçok baþarý hikâyesi anlatýlýyor. “üstat[þeytan] benim için þunu yaptý, bunu yaptý.” deniliyor. Çok uzun sürmeden papaz bize ‘artýk cinlere güvenmemiz gerektiðini ve bizim için bir þey yapma hakkýný vermemizi’ söyledi. Bir takým hediyelerden seçim yapabiliyorduk”

Bu adamýn neler açýkladýðýný anladýnýz mý? Bu fenomen yeni mi? Medeniyetin baþýndan beri olmaktadýr. Bu ruhlar/ifritler nelerdir?
Onlar cinlerdir ve Kuran’da, Ýncil’de ve Tevrat’ta [ifrit, cin ya da düþen melekler olarak] açýkça belirtilmektedir. Ýnsanlar devirlerdir dünyevi karþýlýklar için onlarýn vesveselerine kanýyorlar. Þeytan sadece vaat eder. Sürekli vaat eder. Þeytana ve cinlerine veriyorsunuz. Küfre giriyorsunuz. Þeytana tapanlarda Küfre girenlere dünyadan çýkar saðlýyorlar, Küfre girenlerde, bu gizli örgütün üyeleri de bunu þeytan ve cinlerinin saðladýðýný sanýyor. Þeytana tapýnmaya devam ediyor.

Bu fenomene o kadar sýk rastlanýyor ki, artýk her yerde görülüyor. Her þeyde! Müzik, filmler ve çizgi filmler de bile!

Hayali eðlence olarak izlenilen þeylerde ne kadar çok gizli bilginin verildiði sizi þaþýrtacaktýr. Alaattin’in sihirli lambasýný bilmeyeniniz yoktur. Ünlü mavi cin! Mavi cin Alaattin’i kendine çekmek için ne diyordu?
“Usta. Elinde neyin olduðunu anlamýyorsun galiba? Býrak seni imkânlar konusunda aydýnlatayým.”

Arapça’da “Genie” ya da “jinni” cin’in tek kelimelik halidir.

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre ifritler/düþmüþ melekler daha doðrusu cinler boyutlar arasý iletiþim ile güç kazanýrlar. Kendilerine Ýlluminati diyorlar çünkü bu gizli bilgiyle aydýnlandýklarýný sanýyorlar. Bu küresel komplonun temel taþýdýr.

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor] “Papaz bize artýk cinlere güvenmemiz gerektiðini ve bizim için bir þey yapma hakkýný vermemizi söyledi. Bir takým hediyelerden seçim yapabiliyorduk”

[Alaattin’in Sihirli Lambasý çizgi filminde mavi cinin þarkýsý]
“Ali Baba’nýn 40 haramisi vardý. Þehrazat’ýn 1000 hikâyesi vardý. Usta þanslýsýn çünkü kollarýnda asla aksamayan bir büyü var artýk. Artýk güçlerin var. Kampýnda güçlü silahlarýn var. Sadece lambayý ovman lazým ve ben “Sayýn Alaattin ne istersiniz” derim. “Emrinizi alayým. Benim gibi bir ‘arkadaþýn’ asla olmadý. Hizmetle övünürüz. Sen patronsun, kralsýn, þahsýn.”

“Benim gibi bir arkadaþýn asla olmadý” anladýnýz mý? Çocuklarýmýza neler gösteriliyor anladýnýz mý?

Çizgi filmde mavi cin, ateþ saçan ejderin içinden Alaattin’e kýrmýzýlý kadýnlarý sunuyor. Ondan sonra mavi cin Alaattin’e anlaþmayý gösteriyor. Dünyevi zevklerle onu çekiyor. Bütün dünyevi istekleri böylece karþýlýk bulabiliyor.

Ýlluminati’nin dünyevi güç merkezlerini nasýl elinde tutuyor? Þimdi Elit’in nasýl aydýnlandýðýný ve güçlerini neyin temel aldýðýný anlýyor musunuz? Her zaman þeytana taptýklarýný anlýyor musunuz?

“Bazý cinlerin, evliya ya da Resul ve Nebilerin, dolayýsýyla Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn kýlýðýnda görünmelerine gelince. Cinlerin þeytani vasýflý olanlarý, bu þahsiyetlerin suretlerine girerek bazý insanlara somutmuþçasýna, gerçekmiþçesine rüyalarda, sekaret halinde ya da bizatihi görünebilmekte ve onlarý akla hayale gelmedik þekilde kandýrabilmektedirler.

Oysa bu suretler, gerçekten de Resul, Nebi ve Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a ait deðildir. Çünkü þeytanlar, onlarýn gerçek suretlerine giremezler. Onlarý, zaten gören, tanýyan olmadýðý için de þeytanlar, kiþilerin kendi zanlarýna göre o insanlarmýþ gibi görüntü vermektedirler.

Resullerin, Nebilerin ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in orijinal suretlerine ise, ancak melekler girer ve sisteme ve hakikate dayalý olarak gereken bilgileri, iþlemleri yaparlar. Buna karþýlýk þeytanlarýn görüntü verdiði güya kutsal þahsiyetler ise, her zaman Kuran ve sünnete, hakikate ve sisteme ters düþen bilgiler vermekte ve o doðrultuda davranýþlar sergilemelerini temin etmektedirler.”

Kim herhangi bir canlýnýn resim ve heykelini yaparsa, o kýyamette bu yaptýðýna can ver diye teklif olunarak azap olunur. Hâlbuki ona can vermesi mümkün deðildir.
[Buhari, Ta’bir, 45]

Ýbn-i Ömer Radýyallahu Anh rivayetine göre Rasulullah Aleyhisselatu Vesselam þöyle buyurdu: “Bu resim ve heykelleri yapanlar kýyamet günü ‘bu yaptýklarýnýza can verin bakalým’ diye azap edileceklerdir.”
[Buhari, Büyü, 40; Müslim, Libas, 96]

Kýyamet günü azabý en þiddetli olanlar resim ve heykelleri yapanlardýr.
[Buhari, Libas, 89]

Ebu Hureyre Radýyallahu Anh rivayetine göre Rasulullah Aleyhisselatu Vesselam þöyle buyurdu:
“ALLAH [c.c.]: ‘Benim yarattýðým gibi resim ve heykel yapmak suretiyle yaþatmaya kalkýþandan daha zalim kim vardýr? Haydi bir zerre kadar karýncayý yahut bir hububat tanesini veya bir arpa tanesini yoktan var etsinler bakalým. Ne mümkün?’ buyurdu!”
[Buhari, Libas, 90; Müslim, Libas, 101]

Said Bin Ebi’l-Hasen’den rivayet edilmiþtir:
“Bir adam, Abdullah Ýbn-i Abbas Radýyallahu Anh’a gelip ona:
‘Ben þu suretleri yaparak geçimimi ondan saðlayan bir adamým. Onlar ve sanatým hakkýnda bana bir fetva ver!’ dedi. Abdullah
Ýbn-i Abbas Radýyallahu Anh, o adama: ‘Bana yaklaþ dedi!’ dedi. Adam da Abdullah Ýbn-i Abbas Radýyallahu Anh’a yaklaþtý.
Sonra yine o adama:
‘Bana yaklaþ!’ dedi. Adam da yaklaþtý. Nihayet elini onun baþýnýn üzerine koyup:
‘Sana Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’dan dinlediðim bir hadis-i haber vereceðim. Ben, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ý: <Her ressam cehennemdedir. ALLAH, ressamýn yaptýðý her surete kýyamet gününde hayat verecek ve o canlý suret de cehennemde kendini yapan sahibine azap edecektir.> buyururken iþittim’ dedi.”
[Sahih-i Müslim, 1938. hadis]

Hazreti Ali Kerremullahi Vechehü ‘den rivayete göre; Aleyhisselatu Vesselam þöyle demiþtir: ALLAH Rasulü Aleyhisselatü Vesselam cenazede idi: “Hanginiz yolda kýrýlmadýk bir put, yerle bir kýlýnmadýk bir kabir, bozulmadýk bir resim býrakmadan Medine’ye gider?” diye sordu. Bir adam: “Ben, ey ALLAH’ýn Rasulü!” diye cevap verdi.. Ali Kerremullahi Vechehü dedi ki: “Medineliler korktu. Adam yola koyuldu. [bir süre] sonra dönüp: “Ey ALLAH’ýn Rasulü, kýrýlmadýk put, yerle bir edilmedik kabir, bozulmadýk resim býrakmadým.” dedi. Sonra Aleyhisselatu Vesselam þöyle buyurdu:
“Kim bu sanatlardan birine tekrar dönerse, o kimse Muhammed’e indirilene küfretmiþtir.” 
[Ahmed Bin Hanbel; Fýkhu’s-Sunne, Seyyid Sabýk]

Melekler, içinde köpek ve resim, heykel olan eve girmezler.
[Buhari, Libas, 94)

Ahir zaman geldiðinde, ümmetimin erkeklerine, peþtemalla bile olsa hamama girmeleri haram olur,” dediler: “Ya Resulallah, bu nedendir?” buyurdu ki: “Zira onlar çýplak insanlarýn üzerine girerler veya onlarýn üzerine çýplak insanlar girer. Emin olunuz ki, ALLAH [c.c.] bakana da kendisine baktýrana da lanet etmiþtir.
[Ravi: Hz.zahri Radýyallahu Anhuma, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyaüddin Gümüþhanevi]

Melekler, içinde köpek ve resim heykeli olan eve girmezler.
[Buhari, Libas, 94]
Hadisi Þerifinden yola çýkarak konu deðerlendirildiðinde ve aþaðýdaki 3 paragraftaki bilgiler dikkate alýndýðýnda:

“Bazý cinlerin, evliya ya da Resul ve Nebilerin, dolayýsýyla Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn kýlýðýnda görünmelerine gelince. Cinlerin þeytani vasýflý olanlarý, bu þahsiyetlerin suretlerine girerek bazý insanlara somutmuþçasýna, gerçekmiþçesine rüyalarda, sekaret halinde ya da bizatihi görünebilmekte ve onlarý akla hayale gelmedik þekilde kandýrabilmektedirler.

Oysa bu suretler, gerçekten de Resullere, Nebilere ve Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’a ait deðildir. Çünkü þeytanlar, Resullerin, Nebilerin ve Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn gerçek suretlerine giremezler. Resulleri, Nebileri, Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’i zaten gören, tanýyan olmadýðý için de þeytanlar, kiþilerin kendi zanlarýna göre Resullerdeni Nebilerden biriymiþ gibi ya da Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz”miþ gibi görüntü vermektedirler.

Resullerin, Nebilerin ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in orijinal suretlerine ise, ancak melekler girer ve sisteme ve hakikate dayalý olarak gereken bilgileri, iþlemleri yaparlar. Buna karþýlýk þeytanlarýn görüntü verdiði güya kutsal þahsiyetler ise, her zaman Kuran ve sünnete, hakikate ve sisteme ters düþen bilgiler vermekte ve o doðrultuda davranýþlar sergilemelerini temin etmektedirler.”

Resullerin, Nebilerin ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in orijinal suretlerine ise,  ancak melekler girer, açýklamasý doðrultusunda;  “Melekler, içinde köpek ve resim, heykel olan eve girmezler.” [Buhari, Libas, 94] Hadis-i þerifi doðrultusunda, evlerde televizyon, resim, biblo, en basitinden üzerinde resim olan para [olmazsa olmazlarýmýzdan] varsa eðer, melekler bu þekilde ortamlara giremezler. Yaþadýðýmýz zamanda kendi yaptýklarýmýzla meleklerden mahrum olduðumuz düþünüldüðünde; Resulleri, Nebileri, Evliyalarý ve Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’i biz görmediðimiz ve görüntülerini bilmediðimizden cinler ve þeytanlar insanlarý kandýrabiliyorsa; þeytana tapanlara cinlerin ne kadar kolay görünüp, þeytana tapanlara neler anlatacaklarýný ve ne þekilde yönlendireceklerini bir düþünün bakalým!


Eþ zamanlý Vizyona giren filmler.
Firavun Tanrý “Horus”
Annunaki Tanrýlarý
Yeþil Firavun
Firavun Tanrý Anubis
Tüylü Yýlan Maya Tanrýsý Kukulkan
Yunan Tanrýlarý
Mavi Hindu Tanrýlarý
Mavi Tanrý ve Kutsal Yýlan
Mavi Bebek Kriþna [damalý yüzeyde]
Vb.
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #39 : 09 Haziran 2010, 11:35:01 »

Ve yakýn dönemde Vizyona giren filmler
Yeþil Uzaylýlar
Þekil Deðiþtiren Sürüngenler
Dünya Dýþý Varlýklar
Mutantlar
Tehlikeli Tür
Vb.

Kültürünüze uygun yapýlmýþ þekiller. Anlýyor musunuz? Ayný aldatma, deðiþik çað. Hepsinin temelinde cinlerin yönlendirmesi var!

[Ýngilizce Þarký] “Ben þiþedeki bir cinim bebeðim. Hadi, hadi çýkar artýk beni.”

Damalý yüzey ve Putlar

Ýnsanlar gibi cinlerin de iyisi ve kötüsü var. Ýmanlý ve ALLAH’a inananlarý var. Ýmansýz ve þeytana kulluk edenleri var. Nerde varlar? Ýçimizde!

Her insanýn iki þeytaný vardýr. Bu þeytanlar, en büyük þeytan iblise baðlýdýr. Þeytanýn emir komutasýnda, kiþiyi þerre sevk eden bu þeytanlar, kiþinin nefsi ve ahlakýna göre þekillenmiþlerdir. Bunlar kiþinin damarlarýnda dolaþarak, kiþiyi kendilerine baðlarlar. Þuuru bunlarýn elinde olan kiþi, faydalý, nurlu ve sevaplý amelleri kötülük, kötülüðü de faydalý, nurlu ve sevaplý amel olarak görmeye baþlar. Bu þeytanlar þayet iman etmiþlerse, kiþiyi faydalý, nurlu ve sevaplý amellere sevk ederler. Þeytanýn emir komutasýndan çýkanlar, þeytanýn bir yalancý, sahte, aciz olduðunu söylerler.

Her insanýn içinde vesvese veren iki þeytan, iki cin vardýr!

Cinlere tapýnanlar ya da cinlerle çalýþarak aldananlar cinlerin üstadý þeytanýn planýna hizmet etmektedirler. Büyük bir iþ ya da küçük bir iþle.

Dünya da bilerek cinlerle iletiþime geçen ya da iletiþime geçmeye çalýþanlar gibi cinlerin de amacý aynýdýr. Falcýlara, cadýlara, iyileþtiricilere, hipnozculara, büyücülere ve sýradan halka telkinlerde bulunurlar.

Þeytan Âdemoðlunun damarýnda kan dolaþýr gibi dolaþýr.
[Ravi: Hz. Safiyye Radýyallahu Anha, Ramuz El Ehadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 102]

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
“Adaklar putlarýn tapýnma odasýnda yapýlmaktadýr. Eski tarih hakkýnda bilgi verecek çeþitli cinlerle iletiþime geçmek için bir trans-medyum kullanýlmaktadýr. Adam öyle duruyordu. Gözleri döndü ve yarým saat öyle durdu. Cin adamýn vasýtasýyla konuþtu. Danýþman cin “Ne bilmek istiyorsun?” dedi. Orada bulunan insanlardan birinin sorusunu ona iletti. Sesi ve her þeyi deðiþti. Sesi tamamýyla deðiþti. Kendini ruhani bir öðretmen olarak tanýmladý. Ruhani bir danýþman olarak tanýmladý. Sonrada soruyla ilgili bütün olaylarý anlatmaya baþladý.”

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre cinler ile iletiþime geçmek kolay bir þey deðil. Belirli tarihlerde belirli enerjilerin çýkmasý için belirli ritüeller yapýyorlar. Bu ritüeller tiksindirici davranýþlar, kurban ve kan dökülmesi üzerine kurulu. Kurbanlar sözde boyutlar arasý kapýlar “Yýldýz Kapýlarý” açýp öbür boyutun en güçlü cinlerini çaðýrýyor. Boyutlar arasý seyahat ve iletiþim belirli yerlerde belirli ritüeller sayesinde oluyor. “Putlara Kurban Etme” iþte budur! Her zaman cin çaðýrmakla alakalý! Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatiye göre bu “kutsal” bölgeye ya da enerji aðýna girebilmek için kan dökülüyor.

Maya Putu Kukulkan Filminden bir bölüm: “Bu günler büyük yasýn günleri. Toprak susuyor! Ekinlerimize büyük bir veba musallat olmuþ. Hastalýklar istediði anda bizi yok ediyor. Büyük Kukulkan [Maya putu]! Bu kurbanla seni memnun edelim. Büyüklüðünü gösterelim. Ýnsanlarýmýz geliþsin. Dönüþüne hazýrlansýn. [Kurban’a söyleniyor] “Savaþçý, korkusuz ve istekli! Kanýnla dünyayý yeniliyorsun!” Dönemden döneme. Sana þükürler olsun. Kukulkan’ýn kalbi! [filmde biri kurban ediliyor ve kalbi sökülüyor.]

Bu bugün yok mu sanýyorsunuz?

Yeni döneme giren her lider günümüzde ayný ritüeli uygulamaktadýr.

Damalý yüzeyin ne olduðunu bilmek istiyor musunuz? Damalý yüzey Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inanýþýna göre boyutlar arasý seyahatin simgesidir. Matrix Filminde Neo karakteri ancak damalý yüzeyde yürürken bu dünyadan ayrýlýp Morpheus’u ziyaret edebiliyor. Ancak o zaman ”kapýlar” açýlýyor. Onlar seyahatin aracý.
Bir tarafta ýþýðý temsil eden bir sütun var. Öbür tarafta da karanlýðý temsil eden bir sütun var. Merkezde ise hayvanlarý ve baþka canlýlarý kurban ettikleri alan var. Bir tarafta ýþýðý temsil eden sütun, diðer tarafta karanlýðý temsil eden sütun var. Iþýk bizim dünyamýzý temsil ediyor. Karanlýk cinlerin dünyasýný temsil ediyor. Damalý yüzey ise iki dünyanýn birleþimini temsil ediyor. Bütün mason ritüellerinin damalý yüzeyde yapýlmasý gerekiyor. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancý budur!

Ancak bu sadece temsili, ritüeller asýl kapýlarý açýyor.
Yüzyýllardýr Ýlluminati damalý yüzeyde þeytana tapýndý ve þeytaný, cinleri çaðýrdý.

Masonlarýn çektiði filmlere göz atalým. “Düþmüþ Melekler”, “Tanrýlar”, “Gri Uzaylýlar”, “Þekil Deðiþtiren Sürüngenler”, vb.
Aslýnda filmlerde kullanýlan görüntülerin hepsi, cinlerin girmiþ olduðu þekillerin resmedilmiþ hali. Hepsi Yeni Dünya Düzeni’ne uygun davranýyorlar.

Northamptonshire ve Huntingonshire’da Masonluk.

Masonlar Amerika Birleþik Devletleri Kongre Binasý’nýn önünde, halkýn gözü önünde þeytan için bir rütüel yaptýlar damalý yüzey üzerinde.

Ýlluminatinin büyük planý nedir? Bütün dönemlerin, geçmiþin ve þu anýn aldatmacasý. Her çað için farklý bir plan vardý ancak hepsi ayný hedefe yönelikti. Ýnsaný ALLAH’tan ve gerçekten uzaklaþtýran aldatma.

Doðrudan Þeytandan geldiðini iddia edilen planlarý Roger J. Morneau’nun nasýl anlattýðýna dikkat edin.
[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
“Takip edeceðimiz 3 tane ilke var. Þeytan, ‘insanlarýn þeytanýn ve cinlerinin olmadýðýna inandýrmalýyýz’ dedi. Bu üç ilkeden ikincisi insanlarýn akýllarýna hükmetmenin bir yolu olan hipnotizmi gizlilikten çýkarýp insanlýðýn yararýna yeni bir bilim olarak sunmaktý. Hipnotizmi gizlilikten çýkarýp insanlýðýn yararýna bir bilim olarak tanýttýklarýnda ünlüleri, öðretmenleri, kabiliyetli insanlarý harika þeyler yaptýrarak, örneðin; sözüm ona insanlarý zamanda geri gönderip önceki hayatlarýný göstererek kullanacaktý. Tabii seans bittiðinde söz konusu kiþi eski tarih hakkýnda hiçbir þey bilmeyecek ve transta bahsettiði kiþiler 2000-4000 sene evvel bir þeyler yapmýþ olacaktýr.” [Yani insanlar bu sayede eski tarihlerde olan olaylarý düzgün anlatan cinler tarafýndan kullanýlacaktý. Bu olaðan çünkü cinler binlerce sene yaþarlar.] Ancak bu Ýlluminatinin planýydý. Bu sayede toplumda büyük aldatmaya karþý güven uyandýracaklardý. Mistisizmle insanlarý dinden uzaklaþtýracaklar. Üç ilke þunlar yani: Þeytanýn ve cinlerinin var olmadýðýný insanlarý inandýrmak. Ýkincisi insanlarýn akýllarýný ele geçirmek. Üçüncü ilke kutsal kitaplarý yakmadan yok etmek! Kutsal kitaplarý yakmadan yok etme planý çok ilginçti. Büyük konsül toplantýsýndan sonra þeytanýn Charles Darwin’e birebir evrim teorisi ilkelerini dikte edeceðine karar verildi. Kovulmuþ þeytan tarafýndan eðitim aldýðý söylendi. O zaman da þeytan ve cinler; eðer bir insan evrim teorisine inanýrsa hayatýnda kutsal kitaplarýn yaratýlýþ haftasýný, insanýn düþüþü ve kurtuluþ isteðini tamamýyla yok edeceðini anlýyorlardý. Evrim teorisini öðreten her kimse o dini inanýþýn önemli bir rahibi sayýlýyordu. Bu teorinin her öðreticisi cinler tarafýndan önemli bir kiþi olarak algýlanýyor ve þeytanýn kendisi tarafýndan ona özel bir karþýlýk ayrýlýyor. Birisini inandýrarak ruhani körlük, ikna ve dönüþtürme ile büyük güç elde ettiklerine inanýyorlar.”

Charles Darwin’in yazdýðý kitaplar: Ýnsan Tanrý’yý mý yarattý? Tanrý Yanýlgýsý, Büyük aldatma: Tanrý Yoktur,

Büyük gerçek: evrim teorisi þeytanýn vesvese ve telkinleri sayesinde insanlara anlatýldý.

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
Ýlluminatinin dünyanýn çoðunluðunu elde edecek asýl büyük planlarýna gelince; Ýyi ve kötünün savaþýnýn sonunda birçoðunu yanlarýna çekecekler. Özgün bir þekilde yapýlacak. Ýnsanlar bu fikirleri yutacak. Çünkü cinler kendilerini uzak gezegenlerden ve galaksilerden gelen ve onlarý dünyanýn yok oluþuna karþý uyarmaya gelen varlýklar olarak tanýtacaklar. Dikkat edilip ciddi bir önlem alýnmazsa bu gerçekleþecek.
1. planlarý: Cinler kendilerini dünya dýþý gösterip bu fikre sizi inandýrmak için her þeyi deneyecekler.
2. planlarý: Ýslam’ý bitirmek. Ýçeriden gerilim yaratacaklar.
3. planlarý: Yeni Dünya Dinini tanýtacaklar. O din ne olacaktýr? Ýnsanýn ilah olduðunu anlatan bir din, insanýn ilah olduðunu anlatan bir inanç.”

“The Secret” kitabýnýn ne hakkýnda olduðuna deðinelim. Kendi tanýmýyla bir medyum tarafýndan yazýlmýþtýr. Ayný gizli örgütler tarafýndan sizi aldatmak için finanse edildi. Ancak gerçek sýrlarý nedir? Neyi bilmememizi istiyorlar? Bu gizli örgütlerin temelinde Kabala yatýyor. Matematik ve sayýlarý kullanarak bir bilgiyi þifreleme yöntemidir. Gizli örgütler üyeleri bildiklerini herhangi bir dilde yazmaya cesaret edemediler, bildiklerini korudular. Çünkü birisi çalabilirdi ve sýr yayýlýrdý. Bu bilgiyi alýp, gizlediler. Bu þifreleme sisteminin, bir yaný matematik ve sayýlar, diðeri ise mimaridir. Niye masonlar isimli bir yardýmlaþma derneði var diye düþündünüz mü? Duvar ustalarý deðiller miydi? Tabii ki duvar ustalýðý yapýyorlar. Yaptýklarý her duvarda sýr saklý ve devirler boyunca binalarýn mimarileri ve ölçüleri, matematik ve geometrik formüller, yüksekliði ve geniþliðinde bu sýrrý gizlediler.

Bismillahirrahmanir rahiym. Kuþkusuz, göklerde ve yerde, iman sahipleri için sayýsýz ayetler vardýr. Ve sizin yaratýlýþýnýzda, her yana yaydýðý canlýlarda, kesinliði yakalayan bir topluluk için ibretler, iþaretler vardýr. Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, ALLAH’tan bir lütuf olarak size boyun eðdirmiþtir. Bunda, derin derin düþünen bir topluluk için elbette ibretler vardýr. Sadakallahül-Aziym.
[Casiye Suresi, 3, 4, 5. ayetler]

Birçok kiþi “Eðer ALLAH [c.c.] varsa niye bu kadar çok savaþ, acý, nefret, keder var?”
diye soruyor. ALLAH [c.c.] insana, insanlýðýný en deðerli yaratýlanlardan biri olarak yapabilmesi için en büyük hediyelerden birini verdi ve en büyük sorumluluklardan birini. Akýl!

Ýnþa edilen binalar, ülkeler insan yapýmý. Þelaleler, ýrmaklar ALLAH [c.c.] yapýmý.
Aðaçlar ve ormanlar ALLAH [c.c.] yapýmý. Aç çocuklar ve para insan yapýmý.
Deniz, balýklar ALLAH[c.c.] yapýmý, balýk katliamlarý insan yapýmý. Nehirler, kayalýklar, daðlar ALLAH [c.c.] yapýmý, yangýnlar insan yapýmý. Sevgi ALLAH [c.c.] yapýmý, çocuklarý öldürmek insan yapýmý.

Ýkisi arasýnda açýk bir fark var. Farký öðrenin. Davranýþlarýmýzdan sorumlu olmanýn vakti geldi. ALLAH [c.c.] bize aklý verdi.

Bismillahirrahmanir rahiym. Ey insan! Seni engin kerem sahibi Rabbine karþý aldatan nedir? Rabbin seni yarattý, düzgün hale koydu, ölçü ve ahengi tam bir varlýk olarak þekillendirdi. Sadakallahül-Azýym.
[Ýnfitar Suresi, 6, 7. ayetler]

Bismillahirrahmanir rahiym. Biz insaný, gerçekten en güzel bir biçimde yarattýk. Sadakallahül-Aziym.
[Tin Suresi, 4. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Öyleyse Rabbini, o büyük adýyla tesbih et. Sadakallahül-Aziym.
[Hakka Suresi 52. ayet]

Ancak hala çoðu reddeder. Bu gerçeði nasýl reddederler?

ALLAH, din ve insanlýk hakkýnda günümüz kuramlarýný okudunuz mu? Ortak yanlarýný fark ettiniz mi? “Tanrý Yoktur”, “Tanrý Kendini Oluþturan Bir Hayaldir” “Siz Bir ilahsýnýz” “Bilinciniz Vasýtasýyla siz ilahsýnýz” “Maymunlardan Evrimleþtiniz” “Ýstediðinizi Yapýn”, vb. kuramlarý öne sürerler, insanlara anlatýrlar.

“Kutsal kitaplarýnýzdaki mucizelerin ardýnda uzaylýlar vardý”, “Genetik olarak uzaylýlar tarafýndan yaratýldýnýz”,vb.
Ýlluminati, dini bir kontrol aracý olarak kullanmýþtýr!

Bu bahsedilenlerden herhangi birisine inandýysanýz dünyevi bir hedefin tuzaðýna düþmüþsünüzdür. Bu planýn amacý sizi gerçeðe kör etmek ya da uzak tutmaya çalýþmaktadýr. Bu plan ALLAH’ý hayatýnýzdan uzaklaþtýrýp sizi dünyevi zevkler ve kazançlara çekmektir. Ancak ahiret hayatý yerine dünya hayatýna odaklandýðýnýzda Ýlluminatinin denetlenen bir kuklasý olmaktasýnýz. Deccal’ýn dünyasý zevk ve tüketim üzerine yapýlanmýþtýr. Bu yüzden þeytani dinin birinci kuralý “istediðinizi yapýndýr.” Eðer din insanlýk, uzaylýlar ya da Ýlluminatiler tarafýndan bir denetim aracý olarak kullanýldýysa çok tanrýlý dinler niye hiç mücadeleyle karþýlaþmýyorlar? ALLAH’ýn [c.c.] gönderdiði peygamberler ve kutsal kitaplar niye hep gücü elde tutanlar tarafýndan saldýrýya uðramýþtýr? Niye sadece ALLAH’ýn [c.c.] gerçek peygamberleri Ýlluminati/Elitler tarafýndan saldýrýya uðramýþtýr? Çünkü ALLAH’ýn [c.c.] gönderdiði peygamberler ve kutsal kitaplar insanlýðý haksýzlýklardan ve yanlýþ yönetimlerden kurtarmaktadýr. Bu da gücü elde tutanlar için en büyük tehdittir.

Dünyanýn çok tanrýlý dinlerine baktýðýmýzda “yönetimi ve gücü elinde tutanlar” hiç biriyle mücadele etmemiþtir!

Bu dinlerden hiç biri gücü elde tutanlarla mücadele etmemiþtir. Böylelikle hangi dinlerin Ýlluminati/Elitler tarafýndan oluþturulduðunu anlýyoruz. ALLAH [c.c.] Hz. Adem Aleyhisselam’dan Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’a kadar ayný mesajý göndermiþtir!
Günümüzde niye bu kadar çok farklýlýk vardýr?

Niye ALLAH’ýn gönderdiði kutsal kitaplara inananlar arasýnda birliktelik yoktur? Neden ayný dinin mezhepleri arasýnda bile birlik yoktur?

ALLAH’ýn [c.c.] göndermiþ olduðu kutsal kitaplar insan tarafýndan oluþturulmamasýna raðmen her biri istismar edilmiþtir. Nasýl istismar edildiklerini görmek için ALLAH’ýn [c.c.] gönderdiði kutsal kitaplarýn baþlarýna neler geldiðine bakalým. Farklýlýklarýn nereden geldiðini görelim.

Tevrat’la baþlayalým.
Yahudilerin Krallýðý kimin tarafýndan yok edildi? Nebukadnezar. Babil Krallýðý kutsal topraklarda ki Yahudi krallýðýný yok etti ve Yahudi Krallýðýný böldü. Sadece bölmekle kalmayýp, onlarý Irak[IraQ] ve Babil’e köleler olarak götürdüler. Onlarý Babil’e geri götürdüler. Yahudiler böylece Allah’ýn dininden uzaklaþtýrýldýlar. Yazýtlarýndan uzun bir süre uzak tutuldular. Babillilerin etkisi, diktasý, baskýsý ve hükümdarlýðý altýnda kaldýlar. Hz. Musa Aleyhisselam’ýn dininden sapmalarýn çoðu burada, Babil’de yapýlmýþtýr. “Talmud nerede ve kim tarafýndan yazýlmýþtýr?” Babil’de bulunan 70 haham tarafýndan yazýlmýþtýr. Þu anki Yahudilerin merkezi odak noktasý ve kanunu olmuþtur. Ýnsan yapýmýdýr! Tevrat’ý býrakýp Talmud’u takip etmiþlerdir. Talmud, Babil rejimi ve çevresi etkisinde kalan hahamlar tarafýndan yazýlmýþtýr. Talmud, Kudüs ve Süleyman Mescidi hakkýnda çeþitli planlara odaklanmýþtýr. Bu planlarýn amaçlarý gizli örgütlerin oluþum ve amaçlarýna güçlü bir biçimde baðlýdýr. Süleyman Aleyhisselam’ýn bu kötü planlarla baðý yoktur. “Süleyman’ýn Tapýnaðý” diye bir þey yoktur. Mescidi Yakup Aleyhisselam yapmýþtýr. Süleyman Aleyhisselam Krallýðý sýrasýnda mescidi geniþletmiþtir. Bir tapýnak deðildi. Bir mescitti. Süleyman Aleyhisselam Mescidi Aksa’yý ALLAH adýna geniþletti. Her peygamber sonra gelecek peygamberleri ve birbirlerini tamamlayan kitaplarý onaylamasýna raðmen bozuk liderler her zaman gerçekle mücadele etmiþlerdir.

Bismillahirrahmanir rahiym. Allah katýndan kendilerine, ellerinde bulunaný tasdik edici bir resul geldiðinde, kitap verilenlerden bir grup, Allah’ýn Kitabý’ný hiç bilmiyorlarmýþ gibi arkalarýna attýlar. Sadakallahül-Azýym.
[Bakara Suresi, 101. ayet]

Allah’ýn Kitabý’ný arkalarýna attýlar. Resulullah Aleyhisselatu Vesselam geldiðinde Resulullah’ý takip etmek istemediler. Neyi takip ettiler? Süleyman Aleyhisselam’ýn Harut ve Marut’tan aldýðý kitabý takip ettiler. Bu kitabýn içeriði nedir? Þeytanlar insanlara büyüyü öðrettiler. Þeytan ve cinleri Süleyman Aleyhisselam zamanýndan önce ve Süleyman Aleyhisselam’ýn hükümdarlýðý zamanýnda insanlara büyüyü öðrettiler. Bu ayetin tefsirinde Süleyman Aleyhisselam’ýn þeytanlarýn insanlara büyü öðrettiðini öðrendiði söylenmektedir. Bütün kýlavuzlarý ve kitaplarý þeytanlarýn ve insanlarýn ellerinden aldý ve büyü yapan ya da öðreten herkesin idam edileceði kanununu koydu. Bütün kitaplarý ve kýlavuzlarý alýp tahtýnýn altýna gömdü. Gerçek budur!

Þimdi gizli örgütlerin büyük planlarýný, yani niye “Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’ni” yeniden canlandýrýp, neden Mescid-i Aksa’nýn altýný kazýp “gömülü hazineyi” geri almaya çalýþtýklarýný biliyoruz. Bu hedefe ulaþmak için hiçbir þey onlarý durduramayacaktýr. Bu mescidin etrafýnda büyük bir komplo vardýr. Filistin sizce gerçek barýþý tadacak mý? Küresel komplonun merkezindedir. Yavaþça Deccal’ýn geliþine hazýrlanýlmaktadýr. Çoðumuz Mescid-i Aksa’yý bilmiyor bile ve bu bir tesadüf deðildir. Bütün televizyonlarda Mescid-i Aksa yerine Kubbet-üs Sahra gösterilir. Yani Kubbet-üs Sahra Mescid-i Aksa olarak gösterilmektedir.

Müslüman ya da Avrupa medyasýnda Mescid-i Aksa’dan bahsedildiðinde hep Kubbet-üs Sahra gösterilir. Böyle düþünmek için yönlendiriliyoruz. Gerçek Mescid-i Aksa yok edildiðinde farkýnda bile olmayacaðýz. Farký bilmek hepimizin görevidir. Bunlarý okuduðunuz sýrada planlarý ilerliyor ve Mescid-i Aksa’nýn altýný kazýyorlar. Mescid-i Aksa’nýn yok oluþu Mehdi Aleyhisselam’ýn geliþinin büyük ve son alametlerinden biridir!

Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’ndeki gömülü hazinenin alýnmadýðýný mý sanýyorsunuz? Bugün yapýlan kazýlar bu hazineye ulaþmak için mi? Hayýr! Bugün yapýlan kazýlarýn amacý bu deðildir! O hazine yüzyýllar evvel bulunmuþtu. Kimin tarafýndan biliyor musunuz?

Birinci Haçlý Seferinin Þövalyeleri Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nde gizli kasalar bulmuþlardý. Þövalyeler bu hazinenin bir kiþi için çok büyük olduðunu düþündüler. Bir kral için bile çok büyük bir hazineydi. Hazineyi Avrupa’ya getirdiler ve Tapýnak Þövalyeleri adýný aldýlar. Gelecek yüzyýllarda Avrupa dýþýna kaçýrdýlar. Büyük tapýnaðýn inþacýlarý onuruna Masonlar adý altýnda yeni bir cemiyet kurdular.

Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’ni inþa edenler kimdi peki? Amerika’nýn kurucularý gibi masonlar bize bunun gibi ipuçlarý býraktýlar. [1 dolarlýk banknotta] “bitmemiþ piramit, her þeyi gören göz” Tapýnak Þövalyelerinin sembolleri, Hazinenin bekçileri. Bizimle konuþuyorlar. Bunlar vasýtasýyla.

Büyük hazine nedir? Bütün hayallerin ötesinde bir hazine! Tapýnak Þövalyeleri yasaklý büyü kitaplarýný buldular. Yasaklý büyü kitaplarýndan öðrendikleri gizli sanat ile Ýlluminati’yi kurdular. Bu sanatý dünyadaki bütün güç birimlerine ulaþmak için kullandýlar. Bunu þeytana taparak yaptýlar. Bilerek ruhlarýný sattýlar. Gizli ritüeller, vaat ve anlaþmalarla bu bilgi saklý tutuldu. Bilgileri asla yazýlmadý ancak semboller, ritüeller ve mimari vasýtasýyla aktarýldý.

Peki, bugün neden Mescid-i Aksa’da kazý yapýlýyor? Mescid-i Aksa’nýn önemi nedir?

Yüzlerce senedir Kudüs’ün Tapýnak Tepesi olarak adlandýrýlan yerde, ALLAH’ýn gönderdiði peygamberler ALLAH’ýn dinini hâkim kýlmak için savaþmýþlardýr. Bugün Mescid-i Aksa’yý yok etmeye çalýþýyorlar. Bugünün kazýlarý Mescid-i Aksa’nýn düzenli yýkýmý içindir. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin krallarýnýn kralý, Deccalýn geliþine hazýrlanýyorlar. Deccal yeniden yapýlan tapýnakla karþýlanmak zorundadýr. Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi yeniden yapýlmadan önce Mescid-i Aksa [diðer isimleriyle Beytü’l-Makdis, Beyt-i Mukaddes] ALLAH’ýn kutsal mescidi yok edilmek zorunda. Mescidin yapýmýna Dâvud Aleyhisselam baþlamýþ ve Süleyman Aleyhisselam tarafýndan tamamlanmýþtýr. Ýsrail devleti ise Mescid-i Aksa’yý yavaþ ve sinsi bir þekilde yýkmayý planlamýþtýr.

Þubat 2007’nin baþýnda Ýsrail antikalar otoritesi Mescid-i Aksa’nýn dýþýndaki Tapýnak tepesini ve batý duvarýný kazmaya baþlamýþtýr. Otoriteler tapýnak tepesinin kapýlarýndan birine ulaþacak kalýcý bir duvara hazýrlýk olarak bu çalýþmalarýn yapýldýðýný söylüyorlar. Kazýyý yapanlar yaptýklarý kazýnýn Tapýnak Tepesi sýnýrlarý dýþýnda olduðunu ileri sürüyorlar. Duvardan neredeyse 50 metre uzaktaymýþlar. Duvarýn sýnýrlarý içinde hiçbir þey yapýlmamaktaymýþ.

Bölgedeki Filistinli Müslümanlar ve Ýsrail karþý karþýya geldi. Ayný ay içinde Mescid-i Aksa yakýnýnda yapýlan arkeolojik kazýlar yüzünden üçüncü kere olay çýktý. Masonlar her taraftan tüneller kazdý. Biri bir mahalleden kutsal Mescid-i Aksa’ya gidiyor. Adým adým mescidi yok ediyorlar. Bu hareketle geniþ çaplý bir dini savaþý ortaya çýkarýyorlar. Ýsrail Tapýnak Tepesindeki ve Mescid-i Aksa altýnda yapýlan kazýlarý þiddetli bir þekilde reddediyor. Saygý duyulan hahamlar kazýlarý bu bölgenin Yahudilikte çok kutsal olduðu ve birçok Yahudi’nin kutsallýðýndan ötürü oraya giremeyecekleri iddiasýyla reddediyor. Hahamlar “Kutsal bir mekân olduðu için, Hz. Ýsa Aleyhisselam tekrar dünyaya gönderilene ve insanlar günahlardan temizlenene kadar o tepeye çýkýp dua edilemeyeceðini” söylüyorlar.

Ayný sýrada Hamas ve Fatah liderleri Suudi Arabistan’da ihtilaflarý çözmeye çalýþýyorlar. Mescid-i Aksa etrafýndaki olaylar iki tarafý da Ýsrail’e karþý birleþtirmiþtir.

3. Dünya Savaþý’na hazýr mýsýnýz? 3. Dünya Savaþý çoktan baþladý!

Ancak çoðunuzun düþündüðünün aksine bu savaþ Müslümanlarla Hýristiyanlar arasýnda ya da Müslümanlarla Yahudiler arasýnda deðildir. Öyle gözükse bile gerçek öyle deðildir. Neden?

3. Dünya Savaþý Mehdi Aleyhisselam önderliðindeki Müslümanlarla, Müslüman olmayan bütün insanlar arasýnda olacaktýr. Müslümanlarýn lideri Mehdi Aleyhisselam, Müslüman olmayanlarýn liderleri ise Siyonistler/Masonlar/Satanistler/Ýlluminatiler olacaktýr. Yani bu savaþ Resulullah Aleyhisselatu Vesselam Efendimizin soyundan gelen Mehdi Aleyhisselam’ýn ordusuyla Firavun’un soyundan gelenler arasýnda olacak! Þeytana tapanlar ve ALLAH’a hakkýyla inanan Müslümanlar arasýnda olacak!

Mehdi Aleyhisselam, dini Resulullah Aleyhisselatu Vesselam'ýn zamanýnda olduðu gibi aynen uygulayacak. Ýslam haricindeki bütün inançlarý kaldýracak. Ýslam’dan baþka inanýlan hiçbir inanç kalmayacak.
[Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kýyamet Alametleri, s. 186-187]

Mehdi Aleyhisselam, ahir zamanda dünyaya gelecektir. Resulullah Aleyhisselatu Vesselam'’n soyundan olacaktýr. Ýsa Aleyhisselam'la buluþacak, Ýslam dýþýndaki bütün inançlarý kaldýracak, dünyada yalnýz Ýslam kalacak.
[H. Hilmi Iþýk, Saadeti Ebediye, sayfa 35]

Günümüz Firavunlarýna karþý gelinememesinin sebebi nedir? Tamamýyla cahil ve köle bir toplumun oluþturulmuþ olmasýdýr! Peki, bu düzeni nasýl koruyacaklar? “Yeni Dünya Düzeni” kurarak koruyacaklar. Karþý çýkanlarý ise bölüp yenecekler. Ýlluminati, kendilerini satanist ilan eden Rothschild’ler tarafýndan kuruldu.

Günümüzde dünyayý kim yönetmektedir?

Siyonist Bankacý Aileler, Temelde Rothschild’lar & Rockefeller’lar.

Rothschild Ailesi Dünyayý nasýl yönetiyor?
2. Dünya Savaþý’ndan sonra kurulan Ýsrail Devleti’nde her þey 1960 yýlýnda John Fitzgerald Kennedy'nin Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný olmasýndan sonra deðiþmiþtir. John Fitzgerald Kennedy Amerika Birleþik Devletleri tarihinin en genç Baþkan'ýdýr ve ayný zamanda ilk ve tek Katolik Baþkan’dýr. John Fitzgerald Kennedy'den önce Amerika Birleþik Devletleri'nde Katolik bir Baþkan hiçbir zaman olmamýþtýr. John Fitzgerald Kennedy'nin babasý olan Joseph Kennedy de politikacý olup ayný zamanda Ýngiltere büyükelçiliði yapmýþtý. Ne Joseph Kennedy, ne de Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný John Fitzgerald Kennedy Yahudilerle iyi geçinemiyorlardý. Joseph Kennedy büyükelçilik yaptýðý dönemde Londra'da Yahudilerin boy hedefi haline gelmiþ ve çeþitli saldýrýlara maruz kalmýþtý. Sigmund Rotschild, John Fitzgerald Kennedy'ye "Baþkan seçildiðinde Ortadoðu'da Ýsrail tarafýný tutan bir politika izlemesi karþýlýðýnda, milyonlarca dolarý bulan seçim kampanyasý masraflarýný karþýlamayý" teklif etmiþtir. Ancak John Fitzgerald Kennedy ‘böyle bir teklifin bir daha yapýlmamasýný rica etmiþ ve kendisini hakarete uðramýþ hissettiðini’ belirttirmiþtir. John Fitzgerald Kennedy, Ýsrail Devleti’nin Amerika Birleþik Devletleri üzerindeki faaliyetlerinden son derece rahatsýzdý. John Fitzgerald Kennedy'ye göre Ýsrail’in faaliyetleri, Amerika Birleþik Devletleri’nin baðýmsýzlýðýna vurulmuþ bir darbeydi. Ýsrail kurulduðu günden beri Ortadoðu'da süper güç olmak için çalýþmaktadýr. Bu yüzden Ýsrail Devleti hýzlý bir "nükleer silahlanma programý" izlemiþtir. Ýsrail'in Dimona Çölü'nde kurduðu nükleer santralinde peynir-ekmek gibi atom bombasý ve nükleer baþlýklý füzeler üretmesi Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný John Fitzgerald Kennedy'yi çok rahatsýz etmiþtir. Ýsrail'in nükleer füzelerinin Ankara, Ýstanbul, Þam, Tahran, Baðdat ve Riyad gibi þehirleri vuracak kapasitede ve menzilde olmasý Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný John Fitzgerald Kennedy yönetimini önlem almaya mecbur býrakmýþtýr. John Fitzgerald Kennedy, Ben Gurion'a yazdýðý sert bir uyarý mektubunda; ''Ýsrail'in nükleer programýný durdurmamasý durumunda Amerika Birleþik Devletleri yönetiminin yaptýrým uygulamaktan kaçýnmayacaðýný” belirtmiþtir. Ben Gurion da cevap olarak gönderdiði mektupta John Fitzgerald Kennedy'ye ''Genç Adam'' diye hitap etmiþ ve bazý aðýr ithamlarda bulunmuþtur. Bu mektuplaþmalar iyice çýðýrýndan çýkmýþ ve hakaretleþmeye dönüþmüþtür. Bu durum, üzerine tepki olarak Ben Gurion, istifa etmiþtir. Ünlü Yahudi politikacý Henry Kissinger ''Ýsrail'in nükleer programýna son vermesi Ýsrail'e büyük zarar verir'' diyerek John Fitzgerald Kennedy'yi ikna etmeye çalýþmýþ ancak baþarýlý olamamýþtýr. John Fitzgerald Kennedy bununla da yetinmemiþtir. 4 Haziran 1963'te Amerikan Temsilciler Meclisi'ne danýþarak çýkarttýðý 11110 sayýlý kanunla Amerikan Dolar'ýný basma yetkisini Rotschild ailesine ait olan Federal Reserve Bank'ýn elinden alarak Amerikan Merkez Bankasý'na vermiþ ve ''bir ülkenin parasýnýn denetiminin þahýslarýn elinde olmasýnýn büyük bir sorun olduðunu'' belirterek kendi sonunu hazýrlamýþtýr. Federal Reserve Bank, Ýsrail'in en büyük gelir kaynaðýdýr, tabiri caizse þah damarýdýr. John Fitzgerald Kennedy, dolar basma yetkisini Federal Reserve Bank'ýn elinden alarak adeta Ýsrail'in þah damarýný kesmiþtir.

Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati olmayan tek Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný John Fitzgerald Kennedy’nin açýklamasý “Biz dünya çaðýnda gizli operasyonlara dayanan, etkisini geniþletmek için acýmasýz bir komplo tarafýndan saldýrýya uðruyoruz. Dev insani ve maddi kaynaklara taahhüt eden ve sýký bir düðüm ile yüksek bir mekanizmaya, askeri operasyon, diplomatik, istihbarat, ekonomik, bilimsel ve siyasi nitelikleri birleþtiren bir sistem. Hazýrlýklarý gizli ve açýklanmýyor. Hatalarý gizli tutulup açýklanmýyor. Eleþtirmenleri susturuyorlar ve övülmüyorlar.” [Suikasta uðramadan önce yaptýðý konuþma]
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #40 : 09 Haziran 2010, 11:35:59 »

Neticede Ýsrail için John Fitzgerald Kennedy'nin etkisiz hale getirilmesi gerekmektedir. John Fitzgerald Kennedy'nin seçimleri kaybetmesini beklemek boþ bir umuttu. Çünkü John Fitzgerald Kennedy halktan büyük destek görüyordu. John Fitzgerald Kennedy'ye seçimler kaybettirilse bile sonradan kazanmasý yüksek ihtimaldi. Üstelik John Fitzgerald Kennedy'nin kardeþi de gelecek vaat eden bir politikacýydý. Tek bir çare gözüküyordu. O da suikast idi. John Fitzgerald Kennedy bir þekilde öldürülürse Amerika Birleþik Devletleri yasalarý gereði yerine yardýmcýsý getirilecekti. John Fitzgerald Kennedy'nin yardýmcýsý Lyndon Johnson'dý. Lyndon Johnson tam bir Ýsrail taraftarýydý. Üstelik John Fitzgerald Kennedy ile hiç iyi geçinemiyordu, John Fitzgerald Kennedy de Lyndon Johnson’ý kovmaya çalýþýyordu. Ýsrail, suikast kararý alýr ve bunu, Amerika Birleþik Devletleri içindeki Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati baðlantýlarýný kullanarak gizlice uygulamaya koyar. John Fitzgerald Kennedy'yi öldürmek için en uygun ortam seçim kampanyalarý için geleceði Dallas'týr. Dallas'ta her zamanki gibi üstü açýk araba ile halký selamlayacak olan John Fitzgerald Kennedy'yi korumakla görevli CIA ajanlarý özel olarak ayarlanacak ve John Fitzgerald Kennedy’nin güvenliði sabote edilecekti. Böylece suikast çetesi John Fitzgerald Kennedy'yi rahatlýkla öldürebilecekti. Kaynaklara göre John Fitzgerald Kennedy’yi Fransýz suikast çetesi ya da Kübalý sürgünler öldürmüþtür. Kesin olan bir þey var ki, John Fitzgerald Kennedy'yi öldürenler çok profesyonel ve acýmasýz keskin niþancýlardan (sniper) oluþan bir suikast timidir. John Fitzgerald Kennedy'nin ziyaretinden önce, yani 21 Kasým 1963 akþamý Dallas'ta bardaktan boþalýrcasýna yaðmur yaðmýþtýr. Ancak þehir halký buna raðmen John Fitzgerald Kennedy’yi en iyi þekilde karþýlamak için elinden geleni yapmýþtýr. 22 Kasým 1963 sabahý Washington’dan Air Force One uçaðý ile gelen Baþkan John Fitzgerald Kennedy ve eþi, sabah saat 9'da þehir merkezinde Dallas Valisi Connaly ile birlikte kahvaltý ettikten sonra üstü açýk bir limuzine binerek halký selamlamaya baþlamýþlardýr. Tam 6 aracýn olduðu kortejde en son arabada Baþkan John Fitzgerald Kennedy ve Vali Connaly vardýr. Önde motosikletli SS korumalar ve yanda CIA ajanlarýnýn bulunduðu arabalarla John Fitzgerald Kennedy'nin arabasý Kortejle birlikte Elm caddesinden Houston'a doðru beklenmedik bir dönüþ yapar. O sýrada silah sesleri yükselmeye baþlar. Polisler telsizle anons etmeye baþlar: ''Korteje ateþ ediyorlar yere yatýn'' diye. Tam 6 el silah sesi duyulur. Birinci mermi arabayý ýskalar ve alt geçitte bekleyen Edmund Harris adýndaki taksi þoförünün kulaðýný parçalar. Ýkinci mermi John Fitzgerald Kennedy'yi tam omzundan vurur. Üçüncü mermi John Fitzgerald Kennedy'yi ýskalayýp ön koltuktaki Vali Connaly'i omzundan vurur. Dördüncü mermi John Fitzgerald Kennedy'yi boynundan vurur, ayný mermi John Fitzgerald Kennedy’nin vücudundan çýkýp Vali Connaly'i sýrtýndan vurur. Beþinci mermi arabayý ýskalayýp dikiz aynasýný kýrýp dýþarý çýkar. Ve Altýncý mermi... Altýncý mermi Baþkan John Fitzgerald Kennedy'yi tam kafasýndan vurur. Baþkan John Fitzgerald Kennedy’nin kafasýný parçalayan mermi bulunamaz. Suikasttan sonra yapýlan araþtýrmalarda John Fitzgerald Kennedy'yi sözde komünistlerden vatan haini Lee Harvey Oswald'ýn vurduðu iddia edilir. Ortada altý mermi olmasýna raðmen Lee Harvey Oswald'ýn tek katil olduðu görüþüne varýlýr. Ýddialara göre Lee Harvey Oswald, Texas Okul kitaplarý bürosunun altýncý katýndaki pencere dibinden Ýtalyan yapýmý "Mannlicher Caracano" marka Sniper tüfeði ile 6 kez ateþ ederek John Fitzgerald Kennedy’yi öldürmeyi baþarmýþtýr. Lee Harvey Oswald apar topar hapsi boylamýþtýr. Deliller birden çok sayýda keskin niþancýnýn olduðunu göstermesine raðmen, Ýsrail denetimindeki Amerika Birleþik Devleri içindeki Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler, suçu Lee Harvey Oswald'ýn üzerine
atarak diðer delilleri bir bir yok etmiþtir. Suikastý gören 57 kiþi ölü bulunmuþ, ölümler kaza veya intihar ile açýklanmýþtýr. Lee Harvey Oswald ise suikasttan iki gün sonra, mahkeme çýkýþýnda yüzlerce FBI ajaný ve polisin arasýnda Yahudi bir bar iþletmecisi olan Jack Ruby tarafýndan öldürülmüþtür. Bu Amerikan milliyetçisi Yahudi, Lee Harvey Oswald'ý öldürmesinin nedenini ise "komünistlerden Amerika'nýn aldýðý intikam" olarak yorumlamýþtýr. Çok sayýda keskin niþancý tarafýndan vurulan John Fitzgerald Kennedy'nin otopsisini Amerikan ordusundaki üst düzey amiral ve generaller yürütmüþ ve otopsideki suikast delillerini bir bir sabote etmiþlerdir. Ailesi, John Fitzgerald Kennedy'nin kafasýnýn kesilerek incelenmesini ve böylelikle gerçek suikastçýlarýn bulunmasýný istediðinde ise, Amerikan birimleri konuyu þiddetle reddetmiþlerdir. John Fitzgerald Kennedy apar topar gömülerek konu örtbas edilmiþtir. Baþkan John Fitzgerald Kennedy'nin suikast sonucu öldürülmesinden sonra baþkan adayý olan kardeþi Senatör Robert Kennedy de bir basýn toplantýsý sýrasýnda Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatini emriyle kurþunlanarak öldürülmüþtür. Ýsrail, John Fitzgerald Kennedy'nin kapattýðý Dimona Çölü’ndeki nükleer santralini tekrar açmýþ ve nükleer silah üretimine eskisi gibi devam etmiþtir. Baþkan John Fitzgerald Kennedy'nin çýkarttýðý, Federal Reserve Bank'ýn elinden Amerikan Dolarý’ný basma yetkisini alan 11110 sayýlý kanun iptal edilmiþ ve Amerikan Dolarý’ný basma yetkisi tekrar Rotschild Ailesine ait olan Federal Reserve Bank'a verilmiþtir. Amerika Birleþik Devletleri özellikle John Fitzgerald Kennedy suikastýndan sonra soðuk savaþ sürecini de baþlatmýþtýr. Amerika Birleþik Devletleri ile Sovyet Rusya arasýndaki soðuk savaþtan tüm dünya devletleri çok olumsuz yönde etkilenmiþtir. Amerika Birleþik Devletleri ile Sovyet Rusya arasýndaki silahlanma rekabeti adeta bir sidik yarýþýna dönmüþtür. Amerika Birleþik Devletleri tüm dünya genelinde emperyalist faaliyetlerine hýz vermiþ ve Vietnam'a saldýrmýþtýr. Vietnam'da binlerce kiþinin ölmesine ve birçok ülkenin bu savaþtan dolaylý olarak zarar görmesine neden olmuþtur. Amerika Birleþik Devletleri’nde Ýsrail Lobisi ise iyice pervasýzlaþmýþ ve yönetimde söz sahibi olmuþtur. Amerika Birleþik Devletleri Ýsrail ile suç ortaklýðý yapmaya baþlamýþtýr. En basitinden örnek vermek gerekirse Ýsrail Devleti’nin çok gizlice yürüttüðü "Samuel Vanunu'yu Kaçýrma Operasyonu"na istemeden þahit olan bir Amerikan Fýrkateynindeki 23 deniz piyadesi Ýsrail hücum botlarý tarafýndan açýlan ateþle öldürülmüþtür. Denize düþüp kaçmaya çalýþan askerler bile Ýsrailliler tarafýndan öldürülmüþtür. Olayýn basýna sýzmasýna izin verilmemiþ ve Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin kontrolündeki Amerikan basýný konuyu haber bile yapmamýþtýr. CIA tüm dünyada ''komünizmle mücadele'' doðrultusunda adýna GLADIO denilen ve Beyrut'taki gerilla kamplarýnda eðitilen katillerden ve paralý askerlerden oluþan gizli bir ordu hazýrlamýþ ve bu paralý katilleri maaþa baðlayarak dünyanýn her yerinde komünistleri ve sol düþüncelileri öldürmekle görevlendirmiþtir. Bu baðlamda Türkiye'deki sað-sol çatýþmalarý, siyasi amaçlar için iþlenen cinayetler, katliamlar, terörist eylemler, Deniz Gezmiþ ve arkadaþlarýnýn idam edilmesi ve 12 Eylül darbesi hep GLADIO'nun eserleridir. GLADIO ordularýnýn kurulmasý John Fitzgerald Kennedy suikastýndan hemen sonraya denk gelir. Amerika Birleþik Devletleri’nin "Büyük Ortadoðu Projesi" hýz kazanmýþtýr. Büyük Ortadoðu Projesi’nin diðer adý ise “Büyük Ýsrail Devleti” projesidir. John Fitzgerald Kennedy suikastýndan sonra Büyük Ýsrail Devleti Projesine hýz verilmiþtir. Büyük Ýsrail Devleti Tevrat'ta Tanrý Yehova'nýn Yahudilere vaat ettiði topraklardan oluþmaktadýr. 11 Eylül saldýrýlarý, Münih'teki eylemler ve daha birçok terörist eylem aslýnda Büyük Ýsrail Devleti projesinin bir parçasýndan baþka bir þey deðildir. Rothschild’in nakit olarak 2004 bilgisine göre paralarý ne kadar? 30 Trilyon dolar, mülkler hariç. Bazýlarý Büyük Ortadoðu Projesini sanki yeni bir þeymiþ gibi algýlýyorlar. Osmanlýlarýn yýkýlmasý, Müslümanlarýn parçalanarak bir sürü ülkeye bölünmesi, Türkiye'deki terör eylemleri ve istikrarsýzlýk ve Irak, Ýran gibi ülkelerin periyodik olarak neredeyse her 10 yýlda bir sorun çýkarmasý rastlantý deðildir!

GLADIO’nun görevi nedir?

[Türkiye'yi þu anda öldü gösterilen ancak yaþayan Hiram Abas yönetmektedir]
Birinci görevi tüm dünya istihbaratlarýnýn baþýnda bulunan Yahudi kökenli þeflerin buluþumu olan Das Som aracýlýðýyla istihbari bilgilerin tümünü MOSSAD’a iletmek; Ýkinci görevi de gizli askeri komutanlýktýr. Müttefik tüm askeri yaptýrýmlarýn birinci planlayýcýsýdýr.  [BM-Barýþ gücü, NATO bunun emrindedir.] Üçüncü görevi de tamamen Dünya Yahudi Lobileri birliði olan FPA aracýlýðýyla, kendi [askeri ve istihbari] planlarýný "Yaptýrým" ülkeleri üye baþkan/baþbakanlarýna "EMÝR VERMEK"tir. GLADIO tamamen Siyonist bir örgüttür. En tepedeki 3 Yahudi aracýlýðýyla [Biri Miss(H)ourie Geller] B'niath B'riath örgütünün en tepesindedir. Bu 3 Yahudinin adý BÝG BOSS'dur. Bunun altýndaki Sinarþik konsül ise Big Bross [Brothers/Biraderler] adýný alýr. Görüldüðü gibi BB simgesine kafayý takmýþ bulunuyorlar. En altta "Mahalle" düzeyinde Yaygýn örgütlü LEO ve Lioness [Genç Erkek ve Diþi Aslan]’lar bulunmaktadýr. Bunlar LYONAISE adýyla bir üste ve üsttekiler de Leon Klüplerine baðlýdýrlar. Buradaki Leon aslýnda GOYÝM [evcil/ehlileþtirilmiþ konuþan hayvan olan yani yahudi olmayan, yahudi efendilerine hizmet eden]lerin baþý/en þahý anlamýndadýr. L harfi aslýnda bir Kabala yýlanýdýr ve G harfinin okunuþudur. L ile ilgisi yoktur.
Ýkinci elde ise diðer GOYIM’ler, yani ülkenin ekonomisini ellerinde tutan [TUSIAD gibi açýk deðil; Gizli] en zengin tüccarlar/Tüm ülke Holdingleri grubu vardýr ve bunlara "Rotaya Girmiþ/Yörüngeye oturmuþ/Dönüþtürülmüþ/Gizli çarka diþli yapýlmýþ" anlamýnda ROTARIEN denmektedir. Aslýnda o çark G harfinin ta kendisidir. Klüblerin baþý ise ROTARY adýný alýr.

Dünya Savaþlarýna ve Hitler’e kim maddi destek verdi?

Rothschild’lar & Rockefeller’lar.

Niye sözde Yahudi Rothschild’lar & Rockefeller’lar 2. Dünya Savaþý’nda yapýlan Yahudi Soykýrýmýný desteklediler? Çünkü Yahudi deðil Satanistler! Ayrýca soykýrým olmasaydý günümüzde Ýsrail Devleti de olmazdý!

Hitler’in ve Yahudi köle çalýþma kamplarýnýn ihtiyaçlarýný karþýlayan Rothschild’lar, Yahudi Soykýrým maðdurlarýný zulmedenlere çevirdiler. Dikenli teller arkasýnda mülteci kamplarýnda, Filistinliler Nazi toplama kamplarý maðdurlarýna benzemeye baþladýlar. Bu gerçekler Ýsrail’in en ilginç sýrlarýndan biridir.

Yazar Simon Shama’ya göre Rothschild’lar Ýsrail topraklarýnýn %80’inin sahibi. Ýsrail’in bayraðýnýn 6 köþeli yýldýzý bile Rothschild ailesinin kýrmýzý kalkanýndan alýntýdýr. 6 köþeli yýldýzýn merkezine baðlý 6 noktasý, 6 üçgeni ve 6 yüzü vardýr.

Dünya Savaþlarý’ný ve Yahudi Soykýrýmýný finans edenler Ýsrail’in %80’inin sahibi! Bu aileler kimin için çalýþýyor? Artýk dünyamýzdaki acýlarýn çoðunun arkasýnda kimler var anlamaya baþlýyor musunuz? Neden Kudüs? Neden Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin yeniden yapýlmasý? Kudüs çünkü Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre Deccal, Ýsa Aleyhisselam’ýn Dünyayý yönetmek için gönderildiði yerden hükmetmek zorunda! Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin konusu ne peki?

Ýsrail bayraðýndaki 6 köþeli mavi yýldýz aslýnda Süleyman Aleyhisselam’ýn mührüdür.

Süleyman Aleyhisselam’ý diðer peygamberlerden farklý kýlan özellik nedir peki?

Süleyman Aleyhisselam “Ya RAB! Bana hiçbir kimsede olmayan bir devlet ve kudret ihsan eyle” diye dua etmiþtir. Süleyman Aleyhisselam'ýn bu duasý kabul olunur. Ve cinlerin, hayvanlarýn, rüzgârýn ve insanlarýn efendisi olup onlara hükmetmiþtir. Süleyman Aleyhisselam’a cinlere, hayvanlara, rüzgâra ve insanlara istediðini yaptýrma gücü verilmiþtir. Süleyman Aleyhisselam hayvanlarýn dilinden anlardý. Süleyman Aleyhisselam cinlere hükmeder ve cinleri her iþte çalýþtýrýrdý. Süleyman Aleyhisselam Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'yý 7 yýlda tamamlatmýþtýr. Süleyman Aleyhisselam rüzgâra da hükmettiði için istediði yere kýsa sürede giderdi. Süleyman Aleyhisselam Rüzgâr ile bir yerden bir yere giderken tahtýný da götürürdü. Süleyman Aleyhisselam'ýn 9 Mucizesi Vardýr.

1] Süleyman Aleyhisselam Rüzgâra Hükmederdi.
2] Bütün cinler Süleyman Aleyhisselam’ýn emrindeydi.
3] Süleyman Aleyhisselam denizi geçmek istediðinde su yarýlýr ve Süleyman Aleyhisselam karþýya geçerdi.
4] Süleyman Aleyhisselam’ýn mühründe Ýsm-i Azam Duasý vardýr ve bu dua ile her isteði kabul olunurdu.
5] Süleyman Aleyhisselam bütün hayvanlarýn seslerini iþitir, bütün hayvanlarýn dillerini bilirdi.
6] Süleyman Aleyhisselam nereye gitmek isterse kolaylýkla giderdi.
7] Süleyman Aleyhisselam cinler vasýtasýyla her yerde ki hazineleri bilirdi.
8] Süleyman Aleyhisselam’ýn istediði yer anýnda yeþillik haline gelirdi.
9] Süleyman Aleyhisselam bir yere gittiði zaman duvarlarda Süleyman Aleyhisselam ile gelirdi.

Süleyman Aleyhisselam cinlerden, hayvanlardan ve insanlardan oluþan ordulara sahipti. Cinler melekler tarafýndan zincirlere vurulur ve Süleyman Aleyhisselam’ýn emirlerini yerine getirmeyen cinlerin baþý kesilirdi.

Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin neden bu kadar önemli olduðunu anladýnýz mý?

Zeitgeist filminde Horus’un hikâyesi nasýl anlatýlmaktadýr?
Milattan önce 3000’lerde Mýsýr’ýn Güneþ Putudur. Ýnsan þeklini almýþ Güneþ’tir. Hayatý güneþin gökte hareketlerinin, mecazi bir takým mitlerini oluþturuyor. Geniþçe bakarsak Horus’un hikâyesi þöyledir. Horus 25 Aralýk’ta, bakire Ýsis Meryem’e doðmuþtur. Doðumunu doðuda bir yýldýzýn çýkýþý ve üç kralýn bu yýldýzý takip edip onu bulmasý ve süslemesi takip etmiþtir.12 yaþýnda öðretmenlik yapmaya baþlamýþtýr. 30 yaþýnda Anup adlý bir kiþi tarafýndan vaftiz edilir ve böylece görevine baþlamýþtýr. Horus’un 12 havarisi vardý ve onlarla gezip hastalarý iyileþtirme ve su üstünde yürüme gibi mucizeler gerçekleþtiriyordu. Horus’un, “gerçek, ýþýk, Tanrý’nýn kutsanmýþ oðlu, iyi çoban” gibi birçok jest isimleri vardý. Typhon tarafýndan ihanete uðradýktan sonra Horus çarmýha gerildi, üç gün gömülü kaldý ve yeniden hayata döndü.”

Hýristiyanlar Ýsa Aleyhisselam’ýn hayatýný nasýl bilir?
Ýsa Mesih Beytüllahim’de 25 Aralýk’ta bakire Meryem’e doðdu. Doðumunu doðuda bir yýldýzýn çýkýþý ve üç kralýn bu yýldýzý takip edip onu bulmasý ve süslemesi takip etmiþtir. 12 yaþýnda öðretmenlik yapmaya baþladý ve otuz yaþýnda Vaftizci Yahya tarafýndan vaftiz edildi ve böylece görevine baþladý. Ýsa Aleyhisselam’ýn beraber seyahat ettiði, hastalarý iyileþtirdiði, su üzerinde yürüdüðü, ölüleri dirilttiði 12 havarisi vardý. Ayný zamanda “krallarýn kralý, Tanrý’nýn oðlu, dünyanýn ýþýðý, alfa ve omega, Tanrý’nýn kuzusu” gibi birçok isimle tanýnýyordu. Havarisi Yehuda tarafýndan ihanete uðradýktan ve 30 parça gümüþe satýldýktan sonra çarmýha gerildi, gömüldü ve üç gün sonra yeniden doðdu ve cennete yükseldi. [Hýristiyanlarýn batýl inancýna göre Ýsa Aleyhisselam’ýn hayatý bu þekildedir.]
Þimdi burada bahsedilen yýldýz Sirius’tur. Gece gökte gözüken en parlak yýldýzdýr. 24 Aralýk’ta Orion kuþaðýndaki en parlak üç yýldýzla hizaya giriyor. Orion kuþaðýndaki bu üç parlak yýldýzýn eski zamanlardaki isimleri kullanýlmaktadýr: üç krallar. Onlar ve en parlak yýldýz Sirius hep beraber 25 Aralýk’ta güneþin doðduðu yeri göstermektedirler. Bu yüzden üç krallar Sirius yýldýzýný takip etmektedirler. Gün doðumunu göstermek için. Güneþin doðumunu.

Ýsa Aleyhisselam gerçekte ALLAH’ýn mesajýný yayan, yaþayan, nefes alan bir peygamberdi. Niye bir hikâye üretilmiþtir? Neden Ýsa Aleyhisselam’ýn hayatý Hýristiyanlarýn bildiði þekliyle Horus’un hayatýna benzetilmiþtir?

Ýnsanýn dolandýrýcýlýðý o kadar karanlýk ki!

Horus hakkýnda baþka ne biliyoruz?
Horus’un babasý Osiris, kardeþi Set tarafýndan öldürülünce, Horus Set’le Mýsýr’ýn tahtý için mücadele etti. Bu savaþ Horus’un bir gözünün yaralanmasýyla son bulmuþtur. Böylece Horus savaþý kazanýp “Tek Gözlü Güneþ Putu” olmuþtur. Zamanla RA ile birleþip Ra-Horakhty olup bütün Mýsýr’ýn hükümdarý olmuþtur. Ra-Horakhty Mýsýr’lýlar için Tek Put olmuþtur ve bütün diðer Putlar bu Tek Put’un farklý yüzleri olmuþtur. Böylece Tek Gözlü Güneþ Putu “Tanrý’nýn Oðlu”, “Dünya’nýn Iþýðý” ve “Herkesin Hükümdarý” olarak anýlmaya baþlanýlmýþtýr.

Tek Gözlü Deccal’ýn ilah olarak kabul edilmesi için dünya çapýnda bir komplo düzenlenmektedir! En baþtan beri planlarý buydu!

Müslümanlara en büyük sýnavlardan birinin Deccal’ýn aldatmasýyla yüzleþme olacaðý öðretilmektedir.

Hz. Meryem’in oðlu Hz. Ýsa Aleyhisselam’ýn gerçek hikâyesi.
ALLAH’ýn vahiy meleði Cebrail Aleyhisselam Hz. Meryem’in karþýsýna çýktý ve Hz. Meryem’e ALLAH’ýn büyük bir peygamberinin annesi olacaðýný kararýný verdiðini söyledi. Hz. Meryem Cebrail Aleyhisselam’ýn görüntüsü karþýsýnda korkuya kapýldý ve ona erkek eli deðmemesine raðmen nasýl bir çocuk doðuracaðýný sordu. Cebrail Aleyhisselam korkmamasýný ve her þeyin yaratýcýsý ALLAH’a güvenmesi gerektiðini söyledi. Ýsa Aleyhisselam’ýn geliþi “insanlýða bir iþaret” ve “ALLAH’tan bir lütuf” olarak “kararý verilmiþti”. Ýbn-i Cüreyc Radýyallahu Anh’ýn rivayetine göre Cebrail Aleyhisselam Hz. Meryem’e bu sözleri söyledikten sonra Hz. Meryem’in gömleðinin yakasýna ve yenine üfledi. [Ýmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruc Yayýnlarý: 11/175-180.] Ýbn Abbas Radýyallahu Anh’ýn rivayetine göre: Cebrail Aleyhisselam parmaðýyla Hz. Meryem’in gömleðinin kolunu yakaladý ve ona üfledi. Hz. Meryem Ýsa Aleyhisselam’a hamile kaldý.[Ýmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruc Yayýnlarý: 11/175-180.] Cebrail Aleyhisselam uzaklaþtý ve Ýsa Aleyhisselam’ýn doðumuna kadar Hz. Meryem’in karþýsýna çýkmadý. Aðustos ortasýnda Hz. Meryem evinden ayrýldý ve çöle gidip Ýsa Aleyhisselam’ý doðurdu. Dinlenmek için altýna oturduðu palmiye aðacý altýnda doðum sancýlarý çekmeye baþladý. Cebrail Aleyhisselam yeniden Hz. Meryem’e gözüktü. Hz. Meryem’i konuþmalarýyla rahatlattý ve palmiye aðacýný salladýðýnda olgun hurmalarýn düþeceðini söyledi. Ýçebilmesi için ALLAH’ýn Hz. Meryem’in yanýnda bir akarsu yarattýðýný Hz. Meryem’e gösterdi. Ýsa Aleyhisselam doðdu. Cebrail Aleyhisselam Hz. Meryem’e herhangi birisini gördüðünde “Ben ALLAH için oruç adadým. Onun için bugün, insan cinsinden hiç kimseyle konuþmayacaðým.” demesini öðütledi. Ýnsanlar bebeði sorduklarýnda bir þey söylemeyip çocuðu göstermesini ve Ýsa Aleyhisselam’ýn Hz. Meryem’in yerine konuþacaðýný söyledi. Eve döndüðünde kalabalýk etrafýnda toplandý ve Hahamlar onu sorgulamaya baþladýlar. “Ey Meryem, þaþýlacak bir iþ yaptýn! Baban kötü bir adam deðildi. Annen de kahpe deðildi.” dediler. Hz. Meryem’i zina ile suçlamaya baþladýklarýnda Hz. Meryem kendisine söylendiði gibi yaptý ve kucaðýndaki Ýsa Aleyhisselam’ý gösterdi. Hahamlar gülerek, “Beþikteki bir çocukla nasýl konuþuruz?” dediler. Ondan sonra birkaç saattir yaþayan Ýsa Aleyhisselam konuþtu: [Bismillahirrahmanirrahiym] “Ben Ýsa Mesih. ALLAH’ýn kuluyum. ALLAH bana kitap verdi, beni peygamber yaptý. Nerede olursam olayým ALLAH’ýn bereketi benimledir. Yaþadýðým sürece bana namaz kýlmamý, oruç tutmamý ve tertemiz anneme þefkatli davranmamý emretti. Beni zorba ve bedbaht kýlmadý. Doðduðum günde, öleceðim günde, diri olarak [ALLAH katýna] kaldýrýlacaðým günde bana selam olsun.” Sadakallahül-Aziym. [Meryem Suresi, 30, 31, 32, 33. ayetler]

Bismillahirrahmanir rahiym. Böylece biz dünyadaki bütün insanlar için Meryem’i ve oðlunu bir mucize ve ayet olarak seçtik. Sadakallahül-Aziym.
[Enbiya suresi, 91. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Hani melekler þöyle demiþti: "Ey Meryem! Allah seni kendi tarafýndan bir kelime ile müjdeliyor ki, adý Meryem oðlu Ýsa Mesih'dir. Dünyada da, ahirette de itibarlý ve Allah'a çok yakýn olanlardandýr." Sadakalalhül-Aziym.
[Meryem Suresi, 45. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Ve Allah Ýsa’ya kitabý, hikmeti, Tevrat ve Ýncil'i öðretecek. Sadakalalhül-Aziym.
[Meryem Suresi, 48. ayet]

12 Havârî'den biri olan Yahuda Ýskariyot, Yahudilerin baþ kâhinine gidip para karþýlýðýnda Hz. Ýsa Aleyhisselam’ý onlara teslim edeceðini söyledi. Yahuda'ya 30 gümüþ verdiler. Yahuda Ýskariyot Ýsa Aleyhisselam'ýn yerini Yahudilere haber verdi. Ýsa Aleyhisselam çarmýhta öldürülmemiþtir! Ýsa Aleyhisselam’ý ihbar eden Yahuda, Allah tarafýndan Ýsa Aleyhisselam’a benzetilmiþ, Yahudiler de Yahuda’yý tutup çarmýha gererek öldürmüþlerdir.
[Neccâr, Kýsasü'l-Enbiyâ, sayfa 403, 448 vd.; Ýbn Âþûr, Tefsîr, V, 22]

Kuran’ýn açýk ve kesin ifadesine göre Ýsa Aleyhisselam bir peygamberdir, düþmanlarý tarafýndan çarmýha gerilerek öldürülmemiþtir, ALLAH[c.c.] peygamberini Yahudilerden korumuþ, aralarýndan çýkarýp himayesine almýþ, diri olarak kendi katýna yükseltmiþtir.
Bismillahirrahmanir rahiym. O zaman ALLAH þöyle buyurmuþtu; ‘Ey Ýsa, seni öldürecek olan onlar deðil, benim. Seni katýma yükseltecek ve kâfirlerin iftiralarýndan arýndýracaðým, sana uyanlarý da kýyamet gününe kadar kâfirlere üstün kýlacaðým. Sonra hepiniz bana döneceksiniz ve ben anlaþmazlýða düþtüðünüz konularda aranýzda hüküm vereceðim.’ Sadakallahül-Aziym.
[Al-i Ýmran Suresi, 55. ayet]

Dezenformasyon nedir?

Yanlýþ bilgiyi kabul ettirecek kadar doðru bilgi verme sanatýdýr. Zeitgeist filmi 3 bölümden oluþmaktadýr. Birincisi din ile ilgiliydi. Ýkincisi 11 Eylül’le ilgili. Son bölümü ise ABD Merkez Bankasý ve dünyamýzýn geleceði hakkýndaydý. Filmde kullanýlan yöntem neydi? 2. ve 3. bölümler bilgisi az olanlara 1. bölümü kabul ettirecek kadar doðru bilgi içeriyordu. Bu insanlar 1. bölümü doðru kabul ediyorlar çünkü 2. ve 3. bölümlerdeki bilginin doðruluðunu biliyorlar. 11 Eylül bölümü çok daha ünlü olan Loose Change filminin bir özetiydi, yani yeni bir þey söylenmemiþtir. Son bölüm ise izleyicinin denetimi dýþýnda olan ABD Merkez Bankasý ve gelecek hakkýndaydý. Bu tip bir belgesel yapýp bir yerinde bile Ýlluminati ve Mason kelimeleri geçmiyorsa bu film yapýmcýsýnýn kime hizmet ettiðini sormak gerekir. Bu film yapýmcýsý filmi yaparken ne yaptýðýný çok iyi biliyordu. Hangi bölümün en çok konuþulacaðýný biliyordu. En etkili olacak bölümün hangi bölüm olacaðýný biliyordu. “Dünyadaki dini inanýþý tamamen kaldýrmak!” Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin projesi budur ve bu yüzden adý “Novus Ordo Seclorum”dur. Yeni Seküler, dünyevi bir dünya düzeni. Filmin din ile alakalý bölümünde hata vardýr. Örneðin Horus’un bir bakireye doðduðunun ispatý yok. Annesini adý Ýsis’ti, Ýsis-Mary ya da Ýsis-Meri deðil. Mýsýr tarihinde böyle bir isim yok. Horus çarmýha gerilmedi. Bir yerde iki sütun arasýna asýldýðý, baþka bir yerde parçalara ayrýldýðý ve annesinin parçalarý toplayýp onu yeniden canlandýrdýðý yazmaktadýr. “Putperest Hýristiyanlar” Mesih Ýsa Aleyhisselam’ýn gerçek kiþiliðini alýp güneþin bir temsili haline getirdiler. Takipçileri bu þekilde dolaylý yoldan güneþe tapýndýlar. Þeytanýn binlerce senedir baþarýlý olduðu bir görev. Eðer Hýristiyanlýðý denetleyenlerin adi planlarýný incelerseniz bu gerçeklerin köküne varýrsýnýz.

Sizce Hýristiyanlar neden Pazar günü [sun day] kiliseye gidip dua ediyorlar? Oðul Günü [sonday] deðil Güneþ günü [sunday]. Deccal için hazýrlanýlan bir dünyada her din istismar edilip deðiþtirileceðini anlamanýz lazým.

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
Cinler Pazar gününün kutsallýðýný gösterebilmek, dini liderleri etkileyebilmek için bütün zamanlarýný harcayacaklardýr. Pazar gününü kutsal göstereceklerdir. Ondan sonra devletler kanunlar çýkaracaktýr. “Cinlerin tavsiyelerini dinlemek istemeyen insanlar ne olacak?” diye sorduðumuzda papaz “hiç sorun olmaz” dedi. Hükümetler inansalar ya da inanmasalar da insanlarý uymaya zorlayacaklardýr. Bütün büyük ve küçük devletler Güneþ’e tapýnmaya bulaþmýþlardýr. Yeniden olacaðýný söyledi. Güneþe tapýnmak yerine pazarý kutsal sayacaklardýr. Bu söylevini asla unutmayacaðým. Üstat, “þeytanýn otoritesini ve gücünü kazandýðý günün kutsallýðý kabul edildiði sürece insanlar kime inandýklarýný sansalar bile þeytan amacýna ulaþmýþ olacak” demiþti.

Bütün ilahi dinler ALLAH [c.c.] tarafýndan gönderilmiþti ve mesaj aynýydý. Bütün farklýlýklarý insanlar oluþturdu. Ýsa Aleyhisselam 325 yýlýnda insanlarýn oluþturduðu Ýznik Konsülü’ne kadar “Tanrý ve Tanrý’nýn oðlu” sayýlmadý! Böyle yaparak Ýlluminati Ýncil’i ve Ýsa Aleyhisselam’ýn öðrettiklerini istediði gibi deðiþtirdi ve ALLAH’ýn sözleri diyerek sorgulayanlara korku saldýlar. 400 civarý Ýncil yazýldý ve Ýznik Konsülü’nde sadece 4 tanesi seçildi! Geriye kalanlarýn okunmasý yasaklandý!

Çaðdaþ Ýncil’de Ýsa Aleyhisselam’ý kim öldürmüþtür?
Yozlaþmýþ Yahudiler ve Romalýlar.

Daha sonra Ýsa Aleyhisselam’ýn dinini kimler yaymýþtýr?
Yozlaþmýþ Yahudiler ve Romalýlar.

Ýsa Aleyhisselam’ý öldürdüklerini zannedenler Ýsa Aleyhisselam’ýn dinini neden yaysýnlar?
Siyaset Ýncil’i ve Hýristiyanlýðý açýk bir þekilde etkilemiþtir.

O zamandan beri dünyayý kim yönetmektedir?
Yahudiler ve Roma Ýmparatoru, “Vatikan!”

Onlarýn planlarýný bilmek istiyor musunuz?

Þeytani tek gözlü “Güneþ Putunu” kimler tanýtmaktadýr?

Bratislava’daki Mavi Kilise duvarýnda tek gözlü piramit var.
[Slovakya Cumhuriyeti]
Aziz Anne Kilisesi çatýsýnda tek gözlü piramit var.
[Budapeþte, Macaristan]
Aziz Anne Kilisesi içinde tek gözlü piramit var.
[Budapeþte, Macaristan]
New Jersey bir Katedral’in duvarýnda tek gözlü piramit var.
[Amerika Birleþik Devletleri]
Amerika Birleþik Devletleri’nde baþka bir katedral da tek gözlü piramit var.
Katedral Dom’un kubbe tavanýnda tek gözlü piramit var.
[Ýtalya]
Katedral Kulluk Þapeli içinde tek gözlü piramit var.
[Filipinler]
Krakow Kilisesi çatýsýnda tek gözlü piramit var.
[Polonya]
Mocni Nadzieja çatýsýnda tek gözlü piramit var.
[Polonya]
Prag Kilisesi çatýsýnda tek gözlü piramit var.
[Çek Cumhuriyeti]
Salt Lake Þehri, binanýn giriþinde tek gözlü piramit var.
[Utah, Amerika Birleþik Devletleri]
Fransa’da ismi bilinmeyen bir Katedral’in iç kubbesinde tek gözlü piramit var.

ALLAH’a ortak koþmak, yalnýz putlara tapmak deðildir. Kendi þahsi arzu ve isteklerinden tesir görerek, uyman da ALLAH’a ortak koþmak ve putperestliktir. Dünya ve onun metaýndan, ahiret ve onun nimetlerinden herhangi birine gönül kaptýrarak, seni yaratanýn sevgisini deðil, bunlardan her hangi birinin sevgisini üstün tutarsan, ALLAH’a ortak koþmuþ olursun.
[Futuhu’l-Gayb//Abdülkadir Geylani]

Ýlluminati Kudüs ve Roma’da biten bir güç piramidi için çalýþýyor. Ýlluminati, hem Vatikan hem de Siyonist kurumlarý temsil etmektedir. Beraber “Yeni Dünya Düzeni” olarak istediklerini yerine getiriyorlar.

Ýlahi dinler bilinçli olarak bizi ayrý tutabilmek için istismar edilmiþtir! Elitler/Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler bu esnada bizim adýmýza kendi sinsi planlarýný gerçekleþtiriyorlar.

19 Nisan 2005’te Papa seçilen Joseph Alois Ratzinger [16.Benedikt/16.Benedictus]’in Nazi olduðunu biliyor musunuz? 1 milyarý aþkýn üyesi bulunan Katolik Kilisesinin lideri, Vatikan’daki Papa! Nazi Papa!

Bütün Müslümanlar için Kuran ALLAH’ýn Cebrail Aleyhisselam vasýtasýyla Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’a aktardýðý sözlerdir. Ýsa Aleyhisselam’ýn, Musa Aleyhisselam’ýn ve ALLAH’ýn diðer peygamberlerini ve onlarýn mesajlarýný onaylamýþtýr. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz birçok Müslüman olmayan büyük düþünür tarafýndan insanlýk tarihinin en büyük kiþiliði olarak görülmektedir.
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #41 : 09 Haziran 2010, 11:37:46 »

Ýncil, Tevrat Babil’de saldýrýya uðrayýp istismara uðradýktan sonra gönderildi. Daha sonra Romalýlar, yozlaþmýþ Yahudiler, Konstantiniyeliler, krallar ve kiliseler tarafýndan Ýncil istismar edilip deðiþtirildiðinde Kuran gönderildi ve bu sefer ALLAH bu kutsal kitabý korumayý vaat ediyordu. Böylece geçmiþte ve günümüzde Kuran Müslümanlar tarafýndan bütünüyle ezberlendi ve böylece istismarý engellendi. Ancak Ýslam’ýn gerçek mesajý genellikle kitleler içinde çok az uygulanmaktadýr. Ýnançla ilgili görülen hatalarýn tamamý Müslümanlarýn sýrtýndadýr Ýslam’ýn deðil!

12 imam hakkýnda gerçekler!

Daha evvelde söylendiði gibi Kuran ALLAH’ýn otoritesiyle korunmuþtur. Bu kötülüðün Ýslam’dan vazgeçtiði anlamýna mý geliyor? Ýslam’a hiç bulaþýlmadý mý sanýyorsunuz? Geçmiþte çokça istismar edildi ve günümüzde de istismar edildi. Ýnanç istismar edilmedi çünkü inanç Kuran’la korunmaktadýr. Müslüman ümmeti ya da toplumu hem dýþtan hem içten istismar edilmektedir.


632’de Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz vefat etti Son anlarýnda Ashabý Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in etrafýnda toplanýp son isteklerini dinlediler.

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz ne istedi biliyor musunuz?
Ashabý sordu: “Ey ALLAH’ýn Resulü, bu son saatlerinde bizden ne istiyorsun?”
Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz þöyle buyurdu: “Kadýnlara iyi bakýn ve kadýnlara saygýyla muamele edin”.
[Ýmam Þeyh Habib Al Jifri]

Masonlarýn/Satanistlerin/Siyonistlerin/Ýlluminatinin Ýslam toplumlarýna girip kendi doktrinlerini bulaþtýrdýklarý reddedilemez. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in öðrettiklerini göz önüne almadýlar. Bu yüzden suç toplumdadýr, Ýslam’da deðil. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in diðer isteði neydi biliyor musunuz?

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz þöyle buyurdu:  “Size öyle bir þey býrakýyorum ki ben gittikten sonra bile bu sayede sapamazsýnýz. ALLAH’ýn kitabý, cennetten dünyaya uzanan bir ip ve ev ahalime baðlý yakýn akrabalarým” demiþtir. “Bu ikisi havuza gelene kadar bir birinden ayrýlmayacaklardýr. Gidiþimden sonra onlara nasýl davranacaðýnýzý iyi düþünün.”
[Tirmizi]

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in isteðine sadýk kalýndý mý?

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in ailesi temelde 4 kiþiden oluþmaktadýr.
1) Ýmam Ali [Kerremullahi Vechehü]
2) Fatýma El Zehra [Radýyallahu Anha]
3) Ýmam Hasan [Radýyallahu Anh]
4) Ýmam Hüseyin [Radýyallahu Anh]

Ve onlarý izleyen 9 Ýmam’la toplamda 12 imam.

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in soyuna neler olduðunu çoðunluðun bilmemesi sadece bir tesadüf müdür? Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in ailesine ve soyuna neler olmuþtur? Çoðumuzun 12 Ýmam’larýn isimlerini bile bilmememiz tesadüf deðildir!

Bu Ýslami komployu ancak onlara neler olduðunu öðrenerek anlayabiliriz!

“Benden sonra hepsi Kureyþ’ten olan 12 imam olacak.”
[Tirmizi]

Yalanlarý es geçip Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in soyuna neler olduðunu görelim.

1. Ýmam: Ýmam Ali [Kerremullahi Vechehü], Kufe’de bir camide namaz kýlarken Bin Mulcem’in zehirli kýlýcýyla yaralanarak þehit edilmiþtir.

2. Ýmam: Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in torunu Ýmam Hasan [Radýyallahu Anh] Muaviye ve oðlu Yezid tarafýndan düzenlenen bir oyunla Hz. Hasan’ýn [Radýyallahu Anh] eþi Ca’de binti Eþ’as’a zehirletildi. Muaviye Hz. Hasan’ý [Radýyallahu Anh] kendinden sonra halife tayin eder gibi yaptý, Muaviye’nin oðlu Hz. Hasan’ýn [Radýyallahu Anh] eþi Ca’de binti Eþ’as “Seni ben alacaðým, tepeden týrnaða kadar mal, süs eþyasý içine koyacaðým” diye kandýrdý ve Hz. Hasan’ý [Radýyallahu Anh] zehirlemesi için Þam’dan zehir gönderdi. Ca’de binti Eþ’as aldandý. Hz. Hasan’ý [Radýyallahu Anh] zehirledi.
[ÝSLÂM ÂLÝMLERÝ ANSÝKLOPEDÝSÝ//HÝCRÎ BÝRÝNCÝ ASIR ÂLÝMLERÝ]

3. Ýmam: Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in torunu Ýmam Hüseyin [Radýyallahu Anh], oðullarý, akrabalarý ve arkadaþlarý ile beraber Yezid’in emriyle Muharrem ayýnýn 10. günü [Aþure günü] Kerbela’da [Irak/IraQ] þehit edilmiþtir.

4. Ýmam: Kerbela’da yaþý küçük olduðu için öldürülmeyen Ýmam Hüseyin’in [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Zeynel Abidin [Radýyallahu Anh] Hicret’in 75. yýlý [Milâdi 693] Muharrem ayýnýn 12. günü Ümeyye oðullarýndan Abdülmelik oðlu Velid’in saltanatý zamanýnda, Hiþâm bin Abdülmelik’in emriyle Osman bin Hayam tarafýndan Medine’de zehirlenmiþtir.
[ÝSLÂM ÂLÝMLERÝ ANSÝKLOPEDÝSÝ//HÝCRÎ BÝRÝNCÝ ASIR ÂLÝMLERÝ]

5. Ýmam: Hz. Hüseyin’in [Radýyallahu Anh] torunu, Zeynel Abidin’in [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Muhammed Bakýr [Radýyallahu Anh], Hicri 113 [Miladi 731] senesinde halife Hüþam tarafýndan Zilhicce ayýnýn 7. gününde Medine’de Ýbrahim’in zehriyle öldürülmüþtür.
[ÝSLÂM ÂLÝMLERÝ ANSÝKLOPEDÝSÝ//HÝCRÎ ÝKÝNCÝ ASIR ÂLÝMLERÝ]

6. Ýmam: Zeynel Abidin’in [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Muhammed Bakýr’ýn [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Cafer-i Sadýk Abbasi Halifesi Mansur’un emriyle Hicri 148 [Miladi 766] yýlýnda zehirletilmiþtir.
[Usul-u Kafi, 1. cilt, sayfa 472. Delail-ul Ýmame, sayfa 111. Ýrþad-ý Müfid, sayfa 254. Yakubi Tarihi, 3. cilt, sayfa 119. Fusul-ul Mühimme, sayfa 212. Tezkiret-ul Havas, sayfa 346. Menakýb-ý Ýbn-i Þehraþub, 4. cilt, sayfa 280.]

7. Ýmam: Ýmam Muhammed Bakýr’ýn [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Cafer-i Sadýk’ýn [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Musa el-Kazým [Radýyallahu Anh] Miladi 799 [Hicri 183] yýlýnda Recep ayýnýn 25. günü Abbasi Halifesi Harun Reþid’in hapishanesinde zehirlenerek öldürüldü.
[ÝSLÂM ÂLÝMLERÝ ANSÝKLOPEDÝSÝ//HÝCRÎ ÝKÝNCÝ ASIR ÂLÝMLERÝ]

8. Ýmam: Ýmam Cafer-i Sadýk’ýn [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Musa El-Kazým’ýn [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Ali er-Rýza [Radýyallahu Anh] Hicri 203 [Miladi 818] yýlýnda Safer ayýnýn 17. günü Ýran-Horasan’da Abbasi Halifesi Ma’mun emriyle zehirlenmiþtir.

9. Ýmam: Ýmam Musa El-Kazým’ýn [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Ali er-Rýza’nýn [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Muhammed Taki [Radýyallahu Anh], hanýmý Ümmü Fazl tarafýndan Hicri 220 [Miladi 835] yýlýnda Zilkade ayýnýn 30. günü Baðdat’ta [hanýmýnýn babasý] Abbasi Halifesi Mutasým’ýn emriyle zehirletilmiþtir.

10. Ýmam: Ýmam Ali er-Rýza’nýn [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Muhammed Taki’nin [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Ali Naki [Radýyallahu Anh] Hicri 254 [Miladi 868] yýlýnda Recep ayýnýn 3. günü Abbasi Halifesi Mütevekkil’in emriyle Baðdat’ta zehirlenmiþtir.

11. Ýmam: Ýmam Muhammed Taki’nin [Radýyallahu Anh] torunu, Ýmam Ali Naki’nin [Radýyallahu Anh] oðlu Ýmam Hasan el-Askeri, Hicri 260 [Miladi 874] yýlýnda Rebiülevvel ayýnýn 8’inde Abbasi Halifesi Mutemid’in emriyle Baðdat’ta zehirlenmiþtir.

Bu da bizi son ve 12. Ýmam’a getiriyor.

Muhammed El-Mehdi!

Ýmam Mehdi Ýlluminatilerin/Siyonistlerin/Satanistlerin/Masonlarýn hareketine savaþ açacaktýr! Ýsa Aleyhisselam’ýn dönüþü için Deccal’la savaþacaktýr. Normal bir insan gibi savaþmayacak. Kaynaklar bir ölüm meleði gibi [Azrail gibi] kanatlarýnda hiddet taþýyacaðýný söylüyor.

Saçmalýk, bunlar hep hikâye deðil mi?

Talmud’a bakýldýðýnda sürgün Yahudilerin devlet kurmasý yasaktýr.

Öyle bir zamanda yaþýyoruz ki,  Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in ailesini savunuyorsanýz bile etiketleniyor ve rahatsýz ediliyorsunuz. Sorun Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in ailesinin nasýl olup olmadýðý, kimin tarafýndan ya da ne zaman öldürüldüðü deðildir. Ancak hepsinin öldürüldüðü gerçeðidir!

Günümüzün sonuçlarýný ortaya çýkarmaktadýr.

Tarikat saldýrýlarýnda bulunanlar Ýslam’ý anlayamamýþlardýr.

Ýslam kelimesi Arapça’da bir zarftýr. Temelde Ýslam bir isim deðildir! Bir hayat þeklinin ve kalp durumunun tanýmýdýr. Ne yaptýðýnýz ve kalbinizle neye inandýðýnýz hakkýndadýr. Dýþarýdan nasýl etiketlendiðiniz deðil. Hýristiyanlarý, Yahudileri, Budistleri, Rastafarileri, Þiileri, Sufileri, Sünnileri etiketlerken bunu hatýrlayýn.

Hýristiyanlýk ve Musevilik gibi çoðu dinde olduðu gibi Müslümanlarý kendi aralarýnda bölmek için insanlarýn oluþturduðu farklýlýklardan mezhepler ortaya çýkmýþtýr. Bu fitnedir ve Müslümanlarýn sýnavýdýr. Baþkalarýna karþý birleþmek kolaydýr, ancak Müslümanlar günümüzde kendi aralarýnda birleþmeyi göze almýyorlar.

Gerçeði bulmak için insan kalbinden her türlü ön yargýyý silip insan yapýmý etiketlerin ötesinin araþtýrýlmasý gerekmektedir. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz ve ALLAH [c.c.] tek bir ümmet olmamýzý istemektedir!

Bismillahirrahmanir rahiym. Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadýndan yarattýk ve birbirinizi tanýmanýz için sizi milletlere ve kabilelere ayýrdýk. Allah yanýnda en üstün olanýnýz Allah'tan en çok korkanýnýzdýr. Allah bilendir, haber alandýr. Sadakallahül-Azýym.
[Hucurat Suresi, 13. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Sakýn kendilerine apaçýk ayetler geldikten sonra parçalanýp çatýþmaya düþenler gibi olmayýnýz. Böyleleri için büyük bir azap vardýr. Sadakallahül-Azýym.
[Al-i Ýmran Suresi, 150. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Dinlerini parça parça edenler, bölük bölük olanlar yok mu? Senin onlarla hiçbir alakan yoktur. Onlarýn iþi Allah'a kalmýþtýr. Sonra ALLAH, onlarýn yaptýklarýný kendilerine haber verecektir. Sadakallahül-Azýym.
[En’am Suresi, 159. ayet]

Bismillahirrahmanir rahiym. Ýþte bu oluþturduðunuz ümmet, tek bir ümmettir, Rabbiniz de benim. Öyleyse sýrf bana kulluk ediniz. Sadakallahül-Azýym.
[Enbiya Suresi, 92. ayet]

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin tuzaðý “böl-yönettir!”

3. Dünya Savaþý kimler arasýnda olacak? Aleyhisselatu Vesselam Aleyhisselam’ýn soyundan gelen Mehdi Aleyhisselam’ýn önderliðindeki Müslümanlarla, Firavun soyundan gelen Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler arasýnda olacak!

Eski Mýsýr Kraliyet ailesinde ensest[aile içi] iliþkiler vardý. Anneler oðullarýyla, kýz kardeþler erkek kardeþleriyle evlenip gücü ve parayý aile içinde tutuyorlardý. Firavun atalarý gibi Ýngiliz Kraliyet Ailesi’nin de soy içi melezlenme tarihçesi vardýr.

3. Dünya Savaþý iki eski ve farklý aile tarafýndan yönetilecek. Bir tarafta günümüzde dünyayý yöneten soy [Firavun soyu] ve bir tarafta Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz’in soyundan gelen Mehdi Aleyhisselam tarafýndan yönetilecek.

Ýlk soy Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati Kraliyet ailelerinden oluþmaktadýr. Firavun soyuna dayanmaktadýrlar. Eski Mýsýr Kraliyet Ailelerine ne oldu? Firavunlara ne oldu? Dünyayý Mýsýr’dan yöneten küresel bir güçlerdi. Peki, sonra ne oldu? Yok mu oldular? Mýsýr’dan Avrupa’ya göç ettiler. Bu soy daha sonra küresel gücünü Kutsal Roma Ýmparatorluðu’nu kurarak devam ettirdi. Ayný aile Avrupa’da yayýlmaya baþladý ve evlilik söz konusu olunca her þeyi yine “aile içinde” tuttular. Kraliyet bireylerinin sadece Kraliyet bireyleriyle evlenebilmesinin sebebi bu sapýk soyu sürdürebilmektir. Bu soy daha sonra küresel gücünü Büyük Britanya’da kurdu. Büyük Britanya’nýn yönetici ailesinin gerçek adý “Windsor” deðildir. Bu sonradan gelen isim gerçek soyu gizlemek için kullanýlan bir isimdir. Dünyayý yüzyýllardýr Britanya’dan yöneten soy “Yeni Dünya”dan en iyisini elde edebilmek için gayret göstermiþtir. Yavaþça ama emin adýmlarla Washington’da küresel yönetimlerini kurmuþlardýr. Bir aile, bir soy, bir yönetim!

Bazen gerçek hayalden daha gariptir.

Þimdi Yeni Ýngiltere Tarihi Akrabalýk Cemiyeti’nin hazýrlamýþ olduðu bilgiler incelendiðinde Amerika Birleþik Devletleri’ni yöneten baþkanlarýn hemen hepsinin birbirinin akrabasý olduðu açýktýr! Cheney’in kuzeni Barack Obama ayný zamanda George W. Bush’un 11. dereceden kuzenidir. Lincoln George W. Bush’un 7.derece kuzenidir ve George W. Bush ile John Kerry sadece bir seçimi paylaþmamýþtýr ancak ayný zamanda 9. derece kuzendirler. Soy aðacýný takip edince Madonna, Celine Dion ve Tom Hanks gibi isimler karþýmýza çýkýyor.

Siyasetin garip yatak iliþkilerine sebep olduðu söylenir. Siyaset garip akrabalýklara da yol açýyor.

George W. Bush’un 11. dereceden kuzeni olan Barak Obama seçim kampanyasý zamanýnda ne diyordu?
“2002’de bu savaþa karþý çýktým.” [Barak Obama]

Amerika Birleþik Devletleri’ni yöneten baþkanlarýn hepsi birbirinin akrabasýdýr! Barak Obama 6 baþkanýn uzaktan akrabasýdýr. George W. Bush ve George H. W. Bush, Gerald Ford, Lyndonn Johnson, Harry S. Truman ve James Madison. Barak Obama’nýn soyaðacýnda ayný zamanda Sör Winston Churchill ve Ýç Savaþ Generali Robert Lee bulunmaktadýr.  Ayný zamanda “Beatnick” yazar Jack Kerouac ve Prens Charles’ýn eþiyle akrabadýr. John McCain’in soyunun araþtýrýlmasý daha zordu. John McCain Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný eþi Lady Laura Bush’un 6. dereceden kuzenidir.

Bu soy özgündür ve genleri çok ciddiye almaktadýr. Bu dünyayý tarih boyunca yöneten Þeytani Firavun Soyu’dur. Çoðu insan onlarý elit olarak bilir. Günümüzde Mason/Siyonist/Satanist/Ýlluminati/Elit olarak bilinmektedirler.

Þimdi Roma Ýmparatorluðu zamanýnda askerler nasýl sloganlarla toplanýrdý?
“Roma ordusu sizi istiyor.”
Amerika’da nasýl sloganlarla toplanýyor?
“Sizi Amerikan ordusu için istiyorum.” [George Washington]

Siyonist Bankacý aileler ile Hitler’i kim desteklemiþtir? George Bush’un büyük babasý Prescott Bush.

Çaðýmýz satanizminin yazarý kim biliyor musunuz?

“Bu yüzyýlýn en kötü adamý” lakabýna sahiptir. Aleister Crowley.
Aleister Crowley ayný zamanda Barbara Bush’un babasýdýr. Bu temel üzerine bu aile kuruldu.

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin aile içi evlenme þeklinde bir aile aðý vardýr. Bunlar insanlar ve onlar tarafýndan aydýnlanmýþ anlamýndaki Ýlluminati olarak anýlmaktadýr. Göz önündeki diktatörlüðü insanlar reddettikçe sistemi yöneten insanlar haline geldiler. Bu insanlar genetiðe çok dikkat ederler. George W. Bush gibi insanlara bakýyorsunuz ve senin benim gibi duruyorlar. Asýl konu göremediðimiz alanda meydana geliyor. Ýlluminati soylarý gerçekte budur. Þeytanýn ve cinlerin insanlarý ALLAH yolundan saptýrmak için kullandýklarý kuklalardýr. Prenses Diana temelde kendini Windsor’larýn damýzlýk kýsraðý olarak görüyordu. Bu aða Prens William’ý taþýyacak araç olarak getirildi. Bunu anlamak için o kadar çok farklý konuyu araþtýrýp birbirine baðlamamýz gerekiyor. Prenses Diana’nýn hikâyesine baktýðýmýzda sadece þu anda ya da 1997’de olana bakmamak gerekiyor. Babil gibi yerlere dayanýyor. Babil Putu Diana eski bir puttu ve Ýlluminati’nin putu, Babil putu Semiramis’in farklý bir adýdýr. Babil Putu Diana’ya inanan ve Babil Putu Diana için ritüeller yapan bir diðer grubun adý Meroivingian’dir. Meroivingian’ler Ýlluminati aðýnýn en önemli soylarýndan biridir.

Akrabalýðý korumak; Ýlluminatinin önemli deðerlerindendir ve önceden ayarlanmýþ kiþilerle evlenirler. Akrabalarý içerisinde, yöneticilik üzerine kurulmuþ efsanevi nesil ve sözde saf kan vardýr. Bundan dolayý onlar Kraliyet Seçkinleri içinde evlenir, kendilerini, kanlarýný korumaya çaba gösterirler. Ve baþka bir genetik üzerinden rekabete girerler. Ýngiliz Kraliyet Ailesi’nin Ýlluminati ile akrabalýðý vardýr. Bu insanlarýn hepsi genetikle ilgileniyor. Prenses Diana temel olarak Windsor ailesinin damýzlýk kýsraðýydý. Prenses Diana sadece William’ý doðurmak için bir að içerisine sadece araç olarak getirildi. Ve Prenses Diana aile içine almadýðýnda ne oldu? Prenses Diana kaza geçirdiði gün arabasýndan bir not çýkmýþtý. Prenses Diana’nýn el yazýsýyla yazýlmýþ bir not. Notta ne diyordu? “Ben burada oturuyorum! Onlar benim arabamýn içerisinde kaza planlýyorlar.” [Prenses Diana]

Ýngiltere’deki bu karanlýk gizli örgüte üye olanlar destek vermedi Prenses Diana’ya. Bunlar sadece Ýngiltere’yi yönetmekle kalmadý. Prenses Diana’ya tehlike de olduðu söylendi. Barry Mannakee Prenses Diana’nýn Kiþisel Güvenlik Görevlisi oldu. Amerika’da yapýlan bir belgesel de Barry Mannakee ve Prenses Diana birbirlerine aþýk olduklarýný söyledi. Kýsa bir süre sonra Barry Mannakee araç içinde öldürüldü. Medya “Kaza” diye haber yaptý.

Prenses Diana’nýn Ýlluminatilere uygun olmadýðý kolay anlaþýlýr. Kendi hayatýnýn iyi olmasýna özen gösterdiðinden beri sürekli kendini rahatsýz ve Windsor’larla yanlýþ yere koyulmuþ gibi hissediyordu. Barry Mannakee ve sonra baþka bir kiþi akraba dýþýndan geldi. Ama bu kez nihai bir karar alýnmýþtýr. Ve böylece, Prenses Diana’da öldürüldü. Babil Kraliçesi Diana, Babil putu Semiramis olarak biliniyordu. Babil Putu Diana’ya tapan gruplara ve Babil Putu Diana’ya ritüelleri yapanlara Meroivingian derler. Meroivingian’lar anahtar akrabalardan biridir. Tüm Ýlluminati þebeke de. Bazý Meroivingian Kral Þövalyeleri ve uygulanan Kabalistik Ritual üyesiydi. Meroivingian akrabalýðý tarihimizde ana elit yönetici akrabalarýndan biridir. Meroivingian sülalesi; cinlerin emirleriyle beraber Ýlluminati’nin elit akrabalýðýný kurdular. Þeytana baðlý olmak için ritüelleri yüksek düzeydekiler baþlatýr ve liderler sýký takip ederler. Onlarýn önceden anlatýldýðý gibi, aydýnlanmasý; cinlerle iletiþime dayanmaktadýr. Deccal’ýn geliþi için hazýrlanýyorlar.

Ýlluminatiler/Masonlar/Siyonistler/Satanistler ayný zamanda bilgi kaçakçýsýdýr. Herkesin bildiði gibi tüm bunlar birer gizli bilgi parçalarýdýr. Bütün medyalarý ve bilgi kurumlarýna sahiptirler, içlerinde adamlarý vardýr. Bizim aldýðýmýz haberler, bize göre seçilir.

Neden Ýlluminatiler “bekçiler” olarak bilinir biliyor musunuz?

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati sapýk inançlarý için Dünya’daki tüm ana enerji noktalarýný kontrolleri altýnda tutabilmek için tüm eski güzellikleri bu önemli enerji noktalarý üzerine inþa etmiþlerdir. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre bu özel girdap noktalarýnýn tuþlarýna basýldýðýnda Yýldýz Geçitleri açýlýr ve cinler dünyaya gelir.

Þeytan Âdemoðlunun damarýnda kan dolaþýr gibi dolaþýr.
[Ravi: Hz. Safiyye Radýyallahu Anha, Ramuz El Ehadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 102]

Her insanýn iki þeytaný[yani cin] vardýr. Bu þeytanlar[cinler], en büyük þeytan iblise baðlýdýr. Ýblisin emir komutasýnda, kiþiyi þerre sevk eden bu þeytanlar[cinler], kiþinin nefsi ve ahlakýna göre þekillenmiþlerdir. Bunlar kiþinin damarlarýnda dolaþarak, kiþiyi kendilerine baðlarlar. Þuuru cinlerin elinde olan kiþi, faydalý, nurlu ve sevaplý amelleri kötülük, kötülüðü de faydalý, nurlu ve sevaplý amel olarak görmeye baþlar. Bu cinler þayet iman etmiþlerse, kiþiyi faydalý, nurlu ve sevaplý amellere sevk ederler. Þeytanýn emir komutasýndan çýkanlar, iblisin bir yalancý, sahte, aciz olduðunu söylerler.

Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatiye göre þeytanýn ve cinlerin dünyaya gelebilmesi için “Yýldýz Geçidi” dedikleri kapýlarýn açýlmasý gerekiyor. Þeytanlar, cinler zaten içimizde, vücutlarýmýzda dolaþýyor.

9-11/911/11 Eylül[dokuzuncu ay]’in sembolü
Masonlar/Satanistler/Siyonistler/Ýlluminatiler pratik sanat ve gizli ritüellerle hareket eder. Çünkü onlar hedeflerine ulaþmak için evrenin düzen ve kanunlarýyla oynamak zorundalar. Bu ritüelleri gerçekleþtirmek için yasalarý kullanarak enerji hat kontrol noktalarýný kendi çýkarlarýna kullanýyorlar.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati neden piramit kullanýr?
Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre enerji geldiðinde, piramitler girdap noktalarý üzerinde çok etkilidir. Uzay ve zamaný döndürmek için özel öðeler vardýr. Bu nedenle Ýlluminati, geçmiþ ve þimdiki Karanlýk ritüelleri uygulayarak karanlýk enerjiyi piramitlerdeki kanallara çekerler. Ne kadar çok karanlýk olursa o kadar çok þeytana ve cine hâkim olduklarýný sanýyorlar!

11 Eylül 2001 tarihinde ne olduðunu ve neden olduðunu biliyor musunuz?

9-11aslýnda Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin Mega Ritüelidir.

Yazar Relph Ellis’in açýklamasýna göre, Masonik Öðretim Tablosundaki ilk þekil Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin bir temsilidir. Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi, Giza gibi model olarak kullanýlacak. Giza Plateu’un 3 dev piramit ve 3 sütunlarý olacak. Ayrýca piramitin 2 küp çýkýþ ve kapýlarý olacak. Kral odasýnýn kat planýnda iki kare sembolü yani her masonik konum için loca bulunacak. Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’ndeki iki sütunu ve beþ noktalý yanan yýldýz araþtýrýlýp incelendiðinde görülür. 9-11 durumunda insanlara gösterilenlere bakýn ayný unsurlar beklendiði gibi görünüyor. 11 Eylül günü Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler bir Mega Ritüel gerçekleþtirdi. Ne zaman sembolik sütunlar yani “ikiz kuleler” yýkýldý, 9-11 o zaman doðdu ve Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatiye göre kutsal sayýlanlar ortaya çýktý. Ýsis açýklandý. Herkül’ün kulelerini sütunlar olarak düþünün sonra ne oldu? Yeni Atlantis ortaya çýktý. Dünya Ticaret Merkezi’ni sol ve sað kuleler temsil eder. Orta sütunun arasýnda oluþturduðu boþluk: kozmik aydýnlanma ya da yüksek bilinç arasýndaki þeyleri temsil eder. Orta sütunda Dünya Ticaret Merkezi 7 olarak görülebilir. 1. derece gösterilen Masonik tabloda 3. sütun Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’ni temsil eder. Giza’nýn üç büyük piramitleri 9-11 Mega Ritüel sýrasýnda uyarýlmaya açýlmýþtýr. Bu da bizi günümüzün en gözde karþýlaþtýrmasý olan Yýldýz Geçidi’nin yüksek bilincine götürüyor.” [Yazar Relph Ellis]

Ýkiz Kule’lerin arasýna yapýlan yapýnýn ne olduðunu biliyor musunuz? Ve daha önemlisi ne biliyor musunuz? Bu kurumsal heykel ikiz kulelerin arasýna Fritz Kunich tarafýndan yapýlýp yerleþtirildi. “The Spherical Cariatid”[kadýn þeklindeki küresel taþ sütün heykeli] olarak isimlendirildi. Takma adý küre oldu. Bu parça hakkýndaki bilgi dünya barýþ kütüphanesine eklendi. Fritz Kunich Bavyera’da bu heykeli yaptý. Ayný yerde Ýlluminati kuruldu. Dünya Ticaret Merkezi Plaza kürenin yerleþtirme hakkýndaki en ilginç bilgi aslýnda mimar ve Dünya Ticaret Merkezi tasarýmcýsý olan Minoro Yamazaki hakkýnda olmasý. Mekke Ulu Cami, özellikle kürenin Kâbe yerini alarak kendisi büyük bir caminin temsili olarak plaza yapmayý amaçlamýþtýr. Yakýnda öðrenmiþ olacaksýnýz neden Kâbe. Ayrýca büyük piramitin pi oraný matematiksel tasarým kodlanmýþ olduðunu bu konuda akýlda tutmak gerekir. Benben dikilitaþ piramit daire ve küre böylece hepsi yakýndan baðlantýlýdýr. Ralph Ellis: “Müslümanlarýn Hac ibadetlerinin Eski Mýsýr’daki Giza Piramidindeki Dairesel ritüelinden geldiðini iddia eder. Bu yüzden küre dünya Ticaret Merkezi’nin çevresinde her 24 saat boyunca dönmesi için kurulmuþtur. Bu küre; Kâbe’nin ve Giza piramitlerinin profesyonel ritüellerini taklit etti.“ demektedir.

Þimdi ki film yapýmcýlarý din ve dini ritüeller konusunda diðerleri gibi yanlýþ sonuçlar çiziyorlar. Ýnsanlar araþtýrma yaptýkça onlarýn gizli ritüellerini, tarihlerini, temalarýný ve inançlarýnýn kesiþtiðini fark ediyorlar. Fakat onlarýn her biri farklý amaçlara hizmet ediyor. Her birinin yollarý farklý olsa da ortak benzerlikleri vardýr. Bu benzerlik araþtýrmacýlarý dinlerin gizemini araþtýrmaya sevk ediyor. Ve dini uygulamalarýn bir gizliliðe sahip olduðu sanýlmaktadýr. Özü ise tam tersidir. Dinini gerçekten öðrenen ve anlayanlar bu gizli toplumlarý ve uygulamalarýný en doðru þekilde analiz edebilir. Çünkü evrenin yasalarýný gizli dinler oluþturmadý, onlarda bu dine tabidir. Bu tür keþifleri sadece ALLAH’ýn kelimeleri doðrular. Gizli topluluklar asla ALLAH’ýn varlýðýný yalanlamaz. Ama yine de þeytaný takip ederler. Neden biliyor musunuz?

Þeytaný takip edenler de kandýrýlmýþlardýr.

Gizli dinlerin mistik okullarýnda Tanrý ve insan eþittir. Ve Tanrý kindarlýðýndan insanlarý cennet vaadi ile dünyaya kapatmýþtýr. Þeytanýn insanlarý cehaletten kurtarmýþ ve insanýn [haþa] ilah olabileceðini söylemiþtir. Ve bu þeytani öðretiler nedeniyle Siyonistler/Masonlar/Satanistler/Ýlluminatiler þeytanýn Adýný Gurur ile anýp tüm çabalarýyla [haþa] ALLAH’a meydan okurlar.

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inançlarýnda ki Numaralojiye baktýðýmýz anda hayat aðacýný görürüz ve bu büyücülerin kullandýðý extra boyutlar haritasýdýr. Harita üzerinde 10 nokta vardýr ve Sephiroth denir. Türkçe isimlendirmesine göre ise bahir aðacý yani yaþam aðacýdýr. En üstte Trinity vardýr. Hepsi birbirlerinin aynýsýdýr. Fakat birbirlerinin yansýmalarýný oluþtururlar. Yukarý doðru çýkýnca 10 tane nokta vardýr. 10 Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin taptýðý þeytandýr. 10 Hermaproditic [çift cinsiyet, ýrk, boyut] sembolüdür. Lucifer Yunanca da þeytan olarak geçer. Fakat Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatiye göre Lucifer ve þeytan farklýdýr. 1 ve 0. böylece Siyonistlerin/Satanistlerin/Masonlarýn/Ýlluminatinin putlarýna ulaþýlýr. Ýþte bu Hermaphrodite’dir [Baphomet]. Siyonistlerin/Satanistlerin/Masonlarýn/Ýlluminatinin sapýk inancýna göre 9’u geçip 11’e atlarsan, Þeytan’ý atlayýp Lucifer’a ulaþýlýr. Çünkü 11 büyücülerin sayýsýdýr. 10 sayýsýna yukarý bir adým attýðýnda yaþam aðacýnýn büyücüsü olmayý baþarýrlar. Ama sadece 10 sayýsýnda atlayabilirler. Çünkü 10 sayýsý Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin ilah edindiði þeytandýr. 9/11’in sembolü budur. 9-11 numaralojisi: tamamen ALLAH inancýna meydan okumadýr. Numaralojide ki 10 sayýsý Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin ilah edindiði þeytandýr. Bu hermafroditdir[çift boyutlu varlýktýr] ama onlarýn inancýna göre 9’da durup 11’e atlarlarsa taptýklarý þeytaný atlayýp Lucifer olurlar. Çünkü 11 büyücülerin sayýsýdýr. 10 sayýsýna yukarý bir adým attýðýnda yaþam aðacýnýn büyücüsü olmayý baþarýrlar. Ama Satanistler/Siyonistler/Masonlar/Ýlluminatiler tapýndýklarý þeytaný atlarlar. Bu 9-11’in sembolüdür.
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #42 : 09 Haziran 2010, 11:39:46 »

Güneþ dönüþünü 11 yýlda tamamlar.  Güneþ en son 1989-1990 yýllarýnda dönüþünü tamamladý. Bir sonraki 2000-2001’de. Güneþ dönüþü tamamladýðý zaman Amerika Birleþik Devletleri senatosunda konuþan senatör ne demiþti?
“Bu büyük bir fikir, Yeni Dünya Düzeni”. [11 Eylül 1990’da Amerika Birleþik Devletleri Senatosunda yapýlan konuþma] ve 10 yýl deðil, tam 11 yýl sonra ve güneþ dönüþünü tamamladýðýnda, 10 sayýsýný yani Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati tapýndýklarý þeytaný atlayýp Lucifer olabilmek için 11 yýl sonra Mega Ritüeli gerçekleþtirmiþlerdir.

11 Eylül 2001 de Amerika Birleþik Devletleri’ndeki Ýkiz Kulelere Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati tarafýndan saldýrý düzenlenmiþtir.

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] 9/11 saldýrýsýnýn 2. yýl dönümünde Dünya Ticaret Merkezi için George W. Bush ordu için 87 milyon dolar istedi.

George W. Bush’un büyük babasýný hatýrlýyor musunuz? Büyükbabasý Giza Piramidi’nin merkezinde “Satanist Kanunlar Kitabýný” yazan kiþi.

Aleiste Crowley 1904’de Büyük piramidin kral odasýnda meditasyon yaptý ve “yasalar kitabýný” burada yazdý. “Aiwass” adlý varlýk ile iletiþime geçildiði iddia edilmektedir. Aleiste Crowley çalýþmalarýn da, etrafýnda 7 köþeli yýldýz olan bir sembol kullanmýþtýr. Sembolün yanýnda “z:” var.  Bazý anlamlar 77 sayýsýna baðlanmaktadýr. Bu da Ýbranice “Put Pan’a” iþaret etmektedir. Aleiste Crowley ritüeller sýrasýnda gördüðü insan kafatasý olmayan bir çizim yaptý. Aiwass ve Oz büyücüsü arasýnda iletiþim kurduðu ileri sürülür. Aleiste Crowley arasýndaki benzerliklere iþaret edip gri uzaylý gibi çizmiþtir ve film versiyonunda Oz sihirbazý projeksiyor olarak tasvir edilmiþtir.

George W. Bush Aleiste Crowley’in torunudur!

George W. Bush 9/11 ritüeli meydana gelirken, yani 11 Eylül 2001 tarihinde Ýkiz Kule’lere saldýrý düzenlenirken Aleiste Crowley’in ritüeller sýrasýnda çizmiþ olduðu kafatasý olmayan resmin de bulunduðu “Benim Evcil Keçim” adlý kitabý okuyordu. Bu kitap daha önceden yasaklanmýþtýr. Çünkü ritüelistik satanist duygulara adanmýþ içerikler vardý.

Put Pan= Boynuzlu Keçi Putu

Dünyada bir sürü kitap varken, Amerika Birleþik Devletleri Baþkaný 11 Eylül 2001 günü bu kitabý okuyordu. Saldýrýlar varken bulunduðu yerde bu kitabý okuyordu. Satanistler her zaman tersine veya ters-aþaðý semboller kullanýrlar. George W. Bush 11 Eylül 2001 günü “Benim Evcil Keçim” kitabýný ters okumuþtur.

Þimdi 1978 yýlýnda çekilen Oz büyücüsü filmine bakalým. Oz büyücüsü, “Whiz’in” yine New York’un Zümrüt þehrine baðlandýðý görülmektedir. Sarý tuðladan yapýlmýþ yolun sonuna geliyorlar. Dorothy ve arkadaþlarý dairesel kapýnýn bir ucundan diðer ucuna üzerinden portala geçiyorlar ve görünen 3 piramidin arkasýnda piramit þekillerinin arasýnda Dünya Ticaret Merkezi’ni ve küreyi görülmektedir. Küre; Kâbe’yi temsil ediyor. Oz topluluðu kürenin çevresinde ritüalitik biçimde dans ediyorlar. Dev harfler þeklinde kubbenin üzerinde Oz yazýsýný görüyoruz. “Oz” Pan[Boynuzlu Keçi Putu] ve Aiwass’ýn sembolüdür. Yýldýz geçidinin kalbinin açýldýðý yerde sonsuzluk baþlamýþtýr. [Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin sapýk inançlarýný insanlara gösterme þekilleri]

Ýkiz Kulelerin arasýndaki “küre”yi hatýrlýyor musunuz?

Fritz Kunich tarafýndan yapýldý. Adý “The Spherical Cariatid” [kadýn þeklindeki küresel taþ sütun heykeli] oldu. Fritz Kunich bu heykeli Bavyera’da yapmýþtýr. Ayný yerde Ýlluminati kuruldu. Dünya Ticaret Merkezi Plaza kürenin yerleþtirme hakkýndaki en ilginç bilgi aslýnda mimar ve Dünya Ticaret Merkezi tasarýmcýsý olan Minoro Yamazaki hakkýnda. Kendisi Mekke Ulu Cami, özellikle kürenin Kâbe yerini alarak kendisi büyük bir caminin temsili olarak plaza yapmayý amaçlamýþtýr.

Kâbe’den ne istiyorlar biliyor musunuz?

Gelecekte Kâbe’yi yýkacaklarýný ima ediyorlar!

Amerika Voice Of America TV’de bir yayýnda spiker milletvekiline soruyor:
Soru: Amerika’ya yönelik terör saldýrýlarý devam ederse ne gibi önlemler almayý düþünüyorsunuz?
Cevap: Gerekirse en kutsal yerlerini bombalamaya kadar gidebiliriz.
Soru: En kutsal yerlerden kastýnýz Kâbe’mi?
Cevap: Evet Kâbe, gerekirse bombalarýz.
Saldýrýlarý yapanlar kendileri, Müslümanlarý suçlayýp saldýranlar kendileri ve kýblemiz, kutsal yerimiz, Kâbe’yi bombalamakla tehdit eden Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler!

Kâbe’nin yýkýlmasý kýyamet alametlerindendir.
[Ahmed Ziyaüddin Gümüþhanevi, Kýyamet Alametleri; Müsned, (15/35); “el-Fiten ve’l-Melâhim” (1/156); “Sahih Hadisler” (2/120 Hadis no: 579); Müsned, (12/14-15 Hadis No: 7053); Müsned, (18/103 Hadis no: 9394); Buharî, Hac (3/460 Fethu’l-Bâri);  Müslim, Fiten (18/35-Nevevî Þerhi); Müsned, (3/315-316 Hadis no: 2010); Müsned, (15/227 Hadis no: 8080)]

Dünya yüzeyinde çeþitli yerlerinde anahtar enerji noktalarý vardýr. Ne zaman 2 çizgi çapraz olarak kesiþse veya ne zaman dünya üzerinde enerji þekil deðiþtirirse sarmal þekilde saat yönüne doðru döner. Enerjiler serbest haldedir ve aslýnda duygu ve düþüncelerin içinde de hareket enerjileri vardýr. Ancak bir þey Kâbe hakkýnda çok farklý! Enerji hatlarý en fazla Kâbe’nin üzerinden geçer. Dünya üzerindeki en güçlü enerji noktasý Kâbe’dir. Ama Kâbe’yi özel yapan bu deðil sadece. Kâbe Dünya’daki en güçlü enerji kanallarýný topluyor ve býrakýyor. Dünyadaki en çok ziyaret edilen yer olduðu için bunun sebebini anlamak kolay. Ama Kâbe’de enerji farklý bir þekilde akar. Saat yönünün tersine doðru hareket eder. Bu nedenle ALLAH’ýn[c.c.] neden belirli bir eksen üzerinde dönmemizi istediði anlaþýlýyor. Müslümanlar Kâbe’yi kaç kez tavaf eder? 7 kere. Her seferinde saatin ters yönüne doðru tavaf edilir. Neden biliyor musunuz? Biz insanlarý hayata baðlayan þeylerin, zaman ve mekânýn sýnýrlý olmasý!

ALLAH’ýn [c.c.] kullarýn yapacaðý ibadet, namaz ve dualara ihtiyacý yoktur. Ama bizim ibadetlere ihtiyacýmýz var. Bizim baþka yollara deðil, sadece ALLAH’a ihtiyacýmýz var.
Ebû Hüreyre Radýyallâhu Anh anlatýyor: "Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Allah [c.c.] kendisinden istemeyene kýzar"
[Tirmizî, Daavât 3, (3370); Ýbnu Mâce, Dua 1, (3827); Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý:6/547.]

Kâbe’nin çevresinde 7 kez dairesel olarak dönmenin özünde ibadet vardýr. Ama bu ibadeti taþ ya da bir eve deðil ALLAH’a yapýyorsunuz. Kâbe sadece odak noktasý ve tüm Müslümanlarýn tek bir merkezde toplanýp bir enerji odaðý oluþturmasý! Aslýnda dualarýn ALLAH’a ibadet olarak iletilmesi. Eðer Kâbe olmasaydý, tüm Müslümanlar yine de ayný nokta da dualarýný yaparlardý. Çünkü Kâbe sadece ibadetlerle yüzümüzü ALLAH’a döndüren nokta. Þimdi, saat yönünün tersine dönmek bizi zaman ve mekândan ayýrmýyor. Ama gerçekten Dünya üzerindeki en güçlü enerji Kâbe’de! Ve saatin tersi yönünü takip ederek bu manevi enerjiye baðlý olarak kalp gözümüzü açmýþ oluyoruz.

9-11’i anlamak için bir kez ve hepsine dikkat edin.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler cinlerle bu þekilde iletiþim kurduklarýna inanmaktalar. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatilerin sapýk inancý sayý ve sembollerle çalýþýr. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler hakkýnda araþtýrma yapýldýðýnda inançlarýnýn öngördüðü sapkýn dinlerinin sayýlarýný ve sapkýn dinlerinin geometrik þekilleri görülür.

Bu ne anlama geliyor?

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin inancýna göre; her numaranýn ve her þeklin bir anlamý vardýr. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati bu sayý ya da þekillerle cinlerle iletiþime geçtiklerine inanmaktadýr. Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin numerik tanýmýnda 10 sayýsý; Alfa veya Omega ya da tapýndýklarý Þeytan demektir. 11 tapýndýklarý þeytanýn 1 adým yukarýsýdýr. 911 veya 9-11 Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin tapýndýðý þeytaný atlamaktýr. Bu en büyük meydan okumadýr. Bu 9’dan sonra 10’u önemsemeyip 11’e atlamak anlamýna gelir. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati tapýndýklarý þeytaný atlar ve Lusifer’a ulaþtýklarýna inanýr. Bu olayýn 9/11’de olmasý tesadüf deðildir!

Hangi olaylarý 911’e baðlýyoruz?
Amerika Birleþik Devletleri’nde acil durumlarda 911 numarasý aranýr. Acil yardýma ihtiyacý olan insanlara yardým etmek elbette güzel bir þeydir. Buna kimse bir þey diyemez. Dünyada inançlý ya da mantýklý hiç kimse bunun kötü bir þey olduðunu söyleyemez. Ama Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin nasýl uðursuzca çalýþtýklarýný anladýðýn zaman, onlar senin düþündüðünden daha çok çalýþýrlar. Amerika Birleþik Devletleri’nde insanlar ne zaman acil bir duruma düþse, yardýma ihtiyaç duysa, telefonu eline alýp onlardan yardým isterler. Numara Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin tapýndýðý putu atlama ve üste çýkma sistemidir.

9-11 [11 Eylül 2001] saldýrýsý içeriden yapýldý. Büyük bir ritüeldi, kimse de suçluyu uzakta aramadý. Ýlluminati’nin nasýl çalýþtýðýný anladýðýmýzda bu ortada!

9-11’in planlanmasýnda 4 temel unsur var
-ALLAH’a giden bütün manevi yöneliþleri Þeytani Güçler için þeytanýn yolundan gidenlerce kapatýlmasý ve [Haþa] ALLAH’a meydan okuma. Ve ister kabul edin ya da etmeyin þuan siyasi güç ellerinin altýndadýr.

-Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin amacý Dünya siyasetine en ihtiyaç duyduklarý zamanda dünyayý etkilemek ve Yeni Dünya Düzenini devreye sokmak.

-Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin Numerolojisi nasýldýr anlamalýyýz, tarihleri ve konuþmalarý anlamalýyýz, ritüalistik kurbanlarýn neler olduðunu anlamalýyýz.

-Ýkiz Kuleler. Dünya üzerindeki ikiz kuleler Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin 2 sütununa benziyor. “Jachin” ve “Boaz” olarak daha iyi bilinir. Süleyman Aleyhisselam’ýn Mescidi’nin giriþindeki 2 sütun Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin inancýnda “Geçiþ” olarak adlandýrýlýr.

Ýnsan vücudu; mükemmel bir kare ve dairenin uyumu içerisine uzanan sadece bir organdýr. Kare fiziksel bölgeyi temsil eder. Daire ruhsal bölgeyi temsil eder. Doðudaki ruh ile ilgili okullar; 7 çakrayý tartýþýrlar. Biz 5 tanesini anlatalým.

Kuyruk Sokumu Çakrasý cinsel enerji ile ilgilenir. Ýslam da ALLAH tarafýndan “helal” ve “haram” veya “korunan” ve “yasaklý” kavramlarý vardýr. Çoðu kez, bazý uygulamalarý kendi durumunuza baðlý olarak korunmuþ ya da yasaklý olabilir. Bu nedenle evlilik dýþý iliþki yasak, bir evlilik süresi içinde yer alýnýr ve bir nimet olarak kabul edilir. Kuyruk Sokumu Çakrasý sadece saðlýklý enerjiyi evliliðin uygun zaman ortamýnda zenginleþtirilince üretebilir.

Göbek Çakrasý midemizin yanýnda bulunan kiþisel güç ve yaþam gücü depolama ile ilgilenir.[Prana] Doðru yaþam gücü oluþturmak için, saðlýklý ve doðal gýdalar yemek gerekir. Yani Helal gýdalar tüketmeliyiz. Haram gýdalar ruhumuza zarar verir.

Kalp Çakrasý þefkat, sevgi, saygý ve duygusallýklarýn yerine getirilmesi ile ilgilenir. Bu saðlýklý iliþkiler aracýlýðýyla sevgi ve insanlar arasýndaki uyum elde edilebilir. Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz bahsi geçen övgü, nezaket ve iyi davranýþ öðretilerini bizlere gösterdi. Ýsa Aleyhisselam ve diðer peygamberlerin de insanlara gösterdiði gibi. Sadece saðlýklý bir toplum þefkat ile büyüyebilir.

Boðaz Çakrasý iletiþim ve insanýn kendini ifade etmesi ile ilgilenir.
Bismillahirrahmanir rahiym. Ancak, iman edip de salih ameller iþleyenler birbirlerine hakký tavsiye edenler, birbirlerine sabrý tavsiye edenler baþka[onlar ziyanda deðillerdir.] Sadakallahül-Aziym. [Asr Suresi, 2 ve 3. ayetler]

Son olarak Taç Çakrasý bilgi, sezgi, bilinç ve maneviyat ile ilgilenir. Sadece bütün çakralarý doðru þekilde zenginleþtirebilirsek, gerçek bir insan olabiliriz. Tüm fiziksel, zihinsel ve duygusal gereksinimleri doðru yolda zenginleþtirmek için bir yatýrým gerekiyor. Maneviyatýmýzýn çoðalmasý için nefsimizin efendisi, yönetici olmamýz gerekiyor. Ancak o zaman gerçek bir insan olabiliriz.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler bunlarý biliyor. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler özellikle bunlarý kullandýklarý için bu þekilde savaþýyorlar. Bu anlatýlanlar tesadüf deðildir! Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler sýrasýyla tek tek insanýn çakralarýna saldýrýyorlar. Maneviyatýmýzýn çoðalmasý için, insanýn enerji çakralarýný yükseltmesi gerekir. Kuyruk Sokumu Çakrasý en düþük olmalý, Taç Çakrasýný en yüksek yere yükseltmek gerekir.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler Kuyruk Sokumu Çakramýzý kýzýl giyinen kadýnlarla, açýk seçik giyinen kadýnlarla, sex filmleriyle, açýk saçýk fotoðraflar ile besliyorlar.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler Göbek Çakramýzý Mcdonald’s’la, Burger King’le, Dondurulmuþ yemeklerle, katký maddeleri katýlarak son kullanma tarihi uzatýlan yemeklerle, [GMO, Genetically Modified Organisms] GDO, Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar ile besliyorlar.
GDO, Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar Nedir? [GMO, Genetically Modified Organisms]
Günümüz dünyasýnda genetiði deðiþtirilmiþ yaklaþýk 1600 gýda maddesi var. Doç. Dr. Mesut Baþak, bu ürünlerden uzak durmanýn mümkün olmadýðýný belirtirken, mýsýr ve soyaya dikkat çekti. Çünkü bu ürünlerin katký maddesi olarak kullanýldýðýný ve bu sebeple birçok ürünün içinde yer aldýðýný ifade etti. `Özellikle mýsýr niþastasý, bebek mamalarý ve tatlýlarda yoðun olarak bulunuyor.` diyen Baþak, araþtýrmalarýn gýdalarýn ömrünün uzatýlmasý sürecinde oynanan genlerin zehirli proteinler ürettiðini ve bu proteinleri yiyen böcek ve kuþlarýn da öldüðünü gösterdiðini belirtti. Hükümetin genetiði deðiþtirilmiþ gýda üretimine kapý aralamasý, tartýþmalarý da beraberinde getirdi. STK'lar genetiði deðiþtirilmiþ ürünlerin ciddi tehlikeler taþýdýðýný ortaya koydu. [3 Haziran 2009]

Hükümetin genetiði deðiþtirilmiþ bitkilerin üretimine kapýyý aralamasý, tartýþmalarý da beraberinde getirdi. Bazý sivil toplum kuruluþlarý GDO'lu ürünlerin insan saðlýðýyla ilgili ciddi riskler taþýdýðýný savunurken, Tarým Bakaný Eker sýký denetim olacaðýný söyledi. Önce tanýmýný ortaya koyalým. Kendi türünden ya da kendi türü dýþýndaki bir canlýdan gen aktarýlarak bazý özellikleri deðiþtirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara "Genetiði deðiþtirilmiþ organizma" [GDO] deniyor. Ticari kaygýlar yüzünden tarým ürünlerinde ilk olarak domates genleriyle oynandý. Biyolojik teknoloji þirketleri tarým ilacý azalacak, üretim maliyeti düþecek yüksek verim küçük çiftçiyi zengin edecek söylemleriyle, genleriyle oynadýklarý tohumlarý 1990'lý yýllarýn ortasýnda ülkelere soktular. 1996'da 6 ülkede 1.7 milyon hektarlýk bir alanda baþlayan GDO'lu ekim, günümüzde 25 ülkede 125 milyon hektarlýk alanda yapýlýyor. En son Mýsýr bu ülkelere katýlýrken, Tazmanya GDO'lu üretim projesini erteledi, Yunanistan ise GDO'lu mýsýr ithalatý yasaðýný 2 yýl uzattý. Türk hükümeti de, Haziran 2009’da aldýðý bir kararla, Ulusal Gýda Güvenliði ile genetiði deðiþtirilmiþ bitkilere izin verilmesinin önünü açtý. Bilimsel elekten geçen genetiði deðiþtirilmiþ bitkiler, üretim hakký elde edecek. Dünya genelindeki gýda açýðý ve tarým sektörünün ülke ekonomisi açýsýndan önemi dikkate alýnarak hazýrlanan yasa tasarýsý, beraberinde endiþeleri de gündeme getirdi. Tarým Bakaný Mehdi Eker, genetiði deðiþtirilmiþ ürünlerin sýký denetleneceðini vurgularken, "Bu konu AB için de Türkiye'nin kendi ihtiyaçlarý için de önemli" dedi.

BiYOLOJiK ÇEÞiTLiLiÐi YOK ETME RiSKi VAR!

1. Ýnsan saðlýðý

Alerjik reaksiyona neden oluyor. Antibiyotik direncini zayýflatýyor. Toksik etki yaratýyor.

2. Ekosistem

Normal ve organik tarýmý tehdit ediyor. Ne kadar uzak alanda olursa olsun rüzgâr ve arýlar yoluyla organik ürünlere de bulaþýyor. GDO'lu tarým yapýlan alanlardaki haþereleri yiyen kuþlarýn türü tükeniyor. Canlý türleri açýsýndan tehdit oluþturuyor. Biyolojik çeþitliliði yok ediyor. GDO'lu ekinler, tozlaþma yoluyla ayný türden akrabalarýnýn da genlerini deðiþtirebiliyor.

Tarýma uygun olmayan alanlarda tarým yapýlabilmesini saðlamasý, tarýmsal verimi artýrmasý, tarým ilacý kullanýlmasýna ihtiyaç duymamasý, üretim verimliliðini 10 kata kadar artýrmasý, vb. sebeplerden dolayý üretilmekteler.

'GENETÝÐÝ Deðiþtirilmiþ Organizma' (GDO) ile üretim birçok ülkede tartýþma konusu oluyor. Bazý ülkeler GDO projelerine aðýrlýk vererek biyolojik teknoloji tarým için sahalar açarken, saðlýk açýsýndan tehlikeli gördüðü için buna karþý çýkan ülkeler de mevcut. Japonya, Güney Kore, Yeni Zelanda ile çok sayýda Avrupa Birliði ülkesi ve bazý Afrika ülkelerinde genetiði deðiþtirilen ürünler ya yasaklýlar listesinde ya da bu ürünlere katý sýnýrlamalar getirilmiþ durumda. Dünyanýn dört bir tarafýndan çiftçi örgütleri ve ihracatçýlar yayýnladýklarý bildirilerde GDO çalýþmalarýnýn insan saðlýðý için tehdit içerdiðini savunuyor. Son olarak Yunanistan hükümeti, Amerika Birleþik Devletleri tarafýndan üretilen genetiði deðiþtirilmiþ mýsýr ithalatý ile ilgili yasaðý 2 yýl daha uzatma kararý aldý. Tazmanya da ticari ölçekte genetik deðiþime uðramýþ ürün yetiþtirilme kararýný geçtiðimiz günlerde 2014 yýlýna kadar 5 yýllýðýna erteledi. Yaklaþan seçimlerle birlikte Almanya'da da GDO'lu ürünler tartýþýlýyor. Alman hükümeti, ulusal müzakere platformu oluþturarak politikacýlarla birlikte çiftçi, gýda endüstrisi gruplarý ve bilim adamlarýný bir araya getirdi. Dünya Saðlýk Örgütü de ürünlerin saðlýk risklerine dikkat çekiyor.

Türkiye de GDO hakkýnda neler söylendi?
- Türkiye Tohumculuk Endüstri Derneði Baþkaný Dr. Mete Kömeaðaç:
“GDO'LU üretim yapmak bir teknolojidir ve biz Türkiye'nin böyle bir teknolojiyi kullanmak için yeterli altyapý, bilgi ve beceriye sahip olduðunu düþünmüyoruz. Türkiye doðal ürün cennetidir. GDO da bir üretim tekniði, kesinlikle bir sakýncasý olmaz. Doðal ürünlerle artan nüfusu beslemek mümkün deðil. Ancak týp adamlarý çýkýp bu iþ zararlýdýr derse bunu kimse kullanamaz.”

- Ziraat Mühendisleri Odasý Ýstanbul Þube Baþkaný Ahmet Atalýk:
“GDO'lar ne çiftçinin ne tüketicinin ne de hükümetlerin talebi. GDO’lu ürünler biyolojik teknoloji þirketlerinin çýkarý içindir. Bu þirketlerin baþýný MONSANTO adlý firma çekiyor. Amerikan Federal Mahkemesi'nde firmanýn aleyhine açýlmýþ onlarca dava var. Viyana Üniversitesi yaptýðý araþtýrmada farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettiklerini ortaya koydu. Arjantin'de GDO'lu tarým yüzünden 1 milyon hektarlýk alaný yabancý otlar bastý.”

- Ekolojik Ürün Üreticileri Derneði Baþkaný - Levent Gürsel Alev:
“GDO'lu ürünlere karþý 4-5 yýl kampanya yürüttük. Bu ürünler kesinlikle yasaklanmalý. Ýnsan saðlýðý ile ilgili ciddi riskler içeriyor. Bu üretimden kazançlý çýkan tek taraf GDO'lu tohum patentini elinde tutan þirketler. Madem tehlikeli deðil neden Tarým Bakanlýðý GDO'lu ürünlerin bebek mamalarýnda ve çocuk gýda ürünlerinde kullanýlmasýný yasaklýyor?”

Her ne kadar GDO'larýn insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmese de hayvanlar üzerindeki etkileri belirlendi. Ýskoçya Rowett Enstitüsü Dr. Arpad Pusztai'nin genetiði deðiþtirilmiþ patates ile beslediði farelerin tümünün iç organlarýnda küçülme, sindirim sistemlerinde bozukluk, baðýþýk sistemlerinde çökme görüldü. Rusya Bilimler Akademisi'nden Dr. Ýrina Ermakova'nýn fareler üzerinde yaptýðý denemede, genetiði deðiþtirilmiþ soya ile beslenen farelerin yavrularýnýn yüzde 55.6'sý, doðumdan 3 hafta sonra öldü.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler bizi bunlarla besliyor!

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler Kalp Çakramýzý þiddetle, açýk saçýk giyinen kadýnlarla besliyorlar. Böylece duygularýmýz doðrudan deðersizleþiyor.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler Boðaz Çakramýzý yalanlarla besliyorlar. Ýslam’a saldýrýyorlar, dans ettiriyorlar, þarký söylüyorlar. Dünyayý gösteriyorlar. Filmler çekiyorlar.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler Taç Çakramýzý medya düþünce kontrolü ile besliyor. USA Mk-Ultra[Amerika beyin yýkama programý] MK-ULTRA kod adlý programa ait çok sayýda dosya, program da baþýndan beri yer alan CIA Baþkaný Richard Helms tarafýndan, 1973 yýlýnda görevi býraktýðý sýrada yok edildi. CIA, beyin kontrolünün iþkenceye dayanýklý kurye[bellek, önceden belirlenmiþ bir sinyalle canlandýrýyordu] ve bir programlanmýþ suikastçý oluþturmanýn bir yolu olduðunu gördü. Sirhan Sirhan’ýn Senator Robert Kennedy’i öldürmeden önce CIA baðlantýlý bir beyin yýkayýcý tarafýndan eðitildiði yolunda kanýtlar var. CIA ayrýca karþýtlarýný bozucu maddelerle saf dýþý býrakýlabileceðini fark etti. Mahkûm ve ajanlarýna izinsiz test etti ve LSD deneklerinde ölüm emri verdi! Emir uygulandý.

Yüksek Frekanslý Aktif Atmosfer Araþtýrma Programý HAARP Projesi kontrol ve yapay deprem iklim silahý olarak kullanýlabilme iddialarýndan dolayý çok tartýþmalý bir konu hâlini almýþtýr. [Tsunami’yi HAARP’ýn yaptýðý konusunda kanýtlar var]

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatilerin en büyük korkularý bizim her bir çakramýz için mücadele ediyor olmamýz. ALLAH’a inanýp, ALLAH’a güvenen bu savaþý kazanýr. Çünkü tüm çakralarýmýz uyumlu ve doðru ise, Maneviyatýmýzý çoðaltýrýz.

Ya Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatilere bir köle olacaksýnýz ya da tam bir insan!

[Amerika Birleþik Devletleri, Haberler] “Dolar hafta sonu yine düþüþte. Dolar 96 seviyesindeyken, Dow Jones Hisseleri 105 puan artýyý gördü ve yükselmeye devam ediyor. Enflasyon %0.8 çýkýyor, bunun gerçek olmasýna imkan yok. Eðer hükümet bu konuda ayrýntýlý bir rapor verseydi, gerileme durumunda olduðumuzu bilirdik. Piyasalarda %50-60 civarýnda düþüþ olacaðýný düþünüyoruz. Karamsar konuþmaktan nefret ederim ama zaman iyimser ya da kötümser olma zamaný deðil, gerçekçi olma zamanýdýr. Bütün sistemimiz kredilerin geliþmesi üstüne kurulu. Ekonominin devamlý büyümesi için kredi oranlarýnýn her yýl yükselmesi gerekli. Konjenktür gerilemesinde ekonomi küçülür ve bu devam ederse basamak basamak küçülme devam eder. Mühim olan ne kadar dolarýnýz olduðu deðil, dolarýn deðerinin ne olduðu ve onunla ne satýn alabildiðinizdir. Ve dolar ekonomideki kötü gidiþ, büyüyen ticaret açýðýmýz sebebiyle her geçen gün deðer kaybetmeye devam ediyor. Yetersiz iç manifaktürümüz ve yetersiz iç tasarrufumuz yüzünden dolarýn yapacaðý tek þey var. O da batmaktýr. Finansal bir krizle karþý karþýyayýz. Senelik performans açýðýmýz 600 milyar Dolar’ýn üstünde. Dýþ borç 3 Trilyon Dolar’ýn üstünde. Yabancýlarýn devlet hazinesindeki payý 1.4 trilyon dolar. Harcama yapmak için her iþ günü sermaye sahiplerinden 3 Milyar Dolar borç almamýz gerekiyor. Açýðýmýz her yýl 600 Milyar Dolar’ýn üstünde ve bu maskaralýðý durdurmak için biz daha fazla para basýyoruz. Bununda bir sýnýrý var ve ben sýnýrý aþmaktan endiþeliyim.
[Kongre Üyesi: Ron Paul M.D. 17 Eylül 2005]
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #43 : 09 Haziran 2010, 11:40:19 »

[Amerika Birleþik Devletleri Breaking News, Haberler] Dýþarýda bir dolar krizi var ve insanlarýn parasý çalýnýyor. Para biriktirmiþ insanlar göz göre göre soyulacaklar.

Þeyh Ýmran Hüseyin’in Vaazý: “Deccal 1 ay kadar ömür süreceði yere gitti. Amerika Dünya’ya uzun süre hükmeden Britanya’nýn yerine geçti. Ve Amerikan Dolarý uluslar arasý para birimi olarak tanýtýldý. Ve þimdi Amerika gücünü Ýsrail’e devrediyor. Dünya’nýn Egemen ülkesi Ýsrail olacak. Peki, yeni para birimi ne olacak? Cevap: Amerikan Dolarý batýrýlacak, beraberinde bütün dünya para birimlerini de götürecek. Sonra kâðýt paranýn yüzünü görmeyeceksiniz. Sonra yeni para birimi ne olacak? Ýsrail dünyayý hangi para birimiyle köleleþtirecek? Amerika’nýn Dolar’ý kullandýðý þekilde mi? Cevap: Ýsrail göremeyeceðin bir para birimi kullanacak. Dokunamazsýn. Elektronik para olacak. Garip olan, tehlikenin elektronik para olmasý ve bunun dünya çapýndaki bankacýlarca kontrol edilmesi. Ve bankacýlýk sistemini Yahudiler elinde tutuyor. Bu asýlsýz bir iddia deðil! Bu asla yalandan bir suçlama deðil! Gerçek bu! Ýsrail’in büyük bir savaþ planlýyor! MOSSAD ve CIA 11 Eylül saldýrýlarýnýn suçunu Müslümanlara attýklarýndan beri hazýrlanýyor. Onlar bunun yalan olduðunu biliyor, korkunç bir yalan olduðunu biliyorlar!”

Bizler þuan bile elektronik para kullanýyoruz. Çünkü çoðumuz birikimlerini paraya hiç dokunmadan kullanýyor. Uyumla dijital sayýlarý takip ediyoruz. Kredi kartlarý, bankamatik kartlarý kullanýlýyor. Günümüz parasý, geçmiþteki gibi altýn ve gümüþle kýyaslanmýyor. Faiz ve deðeri geçici aldatma üzerine kurulu. Ve bu sebeple bugün tanýk olduklarýn, sadece baþlangýç! Bizi bekleyen ekonomik çöküntülerin ilk aþamasýdýr!

Ulusal Bankalarýn sahipleri Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatilerdir. Ve bu çöküþ önceden planlanmýþtýr.

Bilgisayarý nasýl kullanacaðýnýzý bildiðimiz halde, çoðumuz topraðýn nasýl iþlendiðini bilmiyoruz! Yemek sipariþ etmesini bildiðimiz halde, çoðumuz sebze yetiþtirmeyi bilmiyoruz! Çocuklarýmýz oyunlar konusunda uzman! Peki, onlara yaþamýn temellerini, bizi yarataný öðretebildik mi? Biz doðal yaþamdan uzaklaþtýk ve biz makinelere dönüþtürüldük. Mekanizmanýn bir parçasý olduk.

[Þeytanýn Avukatý Filminde Þeytan ne diyordu?] “Þimdi buradayým ve geri döndüm. Her þey yeni baþlýyor. 20. yüzyýl benim yüzyýlým olacak, sadece benim. Her saniyesi benim olacak, her saniyesi. Benim. Baþlýyor. Þimdi benim zamaným.”

Kýyametin kopmasýna bir gün kalmýþ olsa, ALLAH[c.c.] o günü uzatýr ve ehl-i beytimden Mehdi’yi gönderir.
[Sünen-i Tirmizi 4/92; Sünen-i Ebu Davud, 5/92; Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Muntazar, 10; El-Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 27; Ölüm-Kýyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, sayfa 437]

Hz. Mehdi Aleyhisselam 12 Ýmam’ýn sonuncusu ve ALLAH’ýn halifesidir.
HALÝFETULLAH!

Mehdi týpký Zülkarneyn ve Süleyman Aleyhisselam gibi dünyaya hükmedecektir.
[El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il Muntazar, sayfa 29]

Mehdi bütün dünyaya malik olacaktýr.
[Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sayfa 10]

Mehdi doðu ile batý arasýndaki her yeri fetheder.
[El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamat-il Mehdiyy-il Muntazar, sayfa 56]

Mehdi Aleyhisselam kimsenin bilemediði gizli bir duruma kýlavuzlandýðý için kendisine Mehdi denilmiþtir.
[Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sayfa 77]

Kab'dan rivayet edildi ki: Mehdi Aleyhisselam, kimsenin bilemediði gizli bir gücün sahibi olduðu için kendisine Mehdi denilmiþtir.
[Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman]

ALLAH Mehdi Aleyhisselam’a o kadar güç verecek ki, zulmü ve zulmedenleri ortadan kaldýracak, Ýslam’ý hâkim kýlacak, Ýslam'ý ihya edecek, önemsenemez bir hale geldikten sonra Ýslam’a tekrar kýymet kazandýracak. Ýslam’ý, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn zamanýnda olduðu gibi aynen uygulayacak.
[Muhyiddin Arabi el-Endülüsu, Futuhat-ül Mekkiye, Bab 66, Kýyamet Alametleri, sayfa 186]

Mehdi Aleyhisselam kimin soyundan gelmektedir?
Ýbrahim Aleyhisselam’ýn kanýndan gelmektedir! Ýshak Aleyhisselam ve Ýsmail Aleyhisselam’ýn soyundan gelmektedir.  Ýshak Aleyhisselam soyundan gelen peygamberler Yakup Aleyhisselam, Yusuf Aleyhisselam, Musa Aleyhisselam,  Harun Aleyhisselam, Davud Aleyhisselam, Süleyman Aleyhisselam ve Ýsa Aleyhisselam’dýr.
Ýsmail Aleyhisselam’ýn soyundan, Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam gelmiþtir.

Ýmam Mehdi’yi özel kýlan þey nedir? Mehdi Aleyhisselam Ýbrahim Aleyhisselam, Ýshak Aleyhisselam, Ýsmail Aleyhisselam, Yakup Aleyhisselam, Yusuf Aleyhisselam, Musa Aleyhisselam, Harun Aleyhisselam, Davud Aleyhisselam, Süleyman Aleyhisselam, Ýsa Aleyhisselam ve Resulullah Aleyhisselatu Vesselam’ýn soyundandýr.

Peki, günümüzde Mehdi Aleyhisselam biliniyor mu?

Ýnsanlarýn ümitsiz olduðu ve “Mehdi yokmuþ” dediði bir sýrada ALLAH [c.c.] Mehdi Aleyhisselam’ý gönderir.
[Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sayfa 55]

Aþýrý Hýristiyanlar Deccalýn “Ýmam Mehdi” olduðunu sanýyorlar.
Aþýrý Yahudiler Deccalýn “Ýmam Mehdi” olduðunu sanýyorlar.
Aþýrý Sünniler Deccalýn “Þii Ýmam Mehdi” olduðunu sanýyorlar. [Türkiye haricindeki diðer ülkelerdeki Sünniler böyle sanmaktadýr.]
Aþýrý Þiiler Deccalýn “Sünni Ýmam Mehdi” olduðunu sanýyorlar.

Peki, Gerçek Deccal nedir?

Hiç þüphe yok, Deccal çýkacaktýr. Onun sol gözü kördür. Ve üzerinde beyaz bir ben vardýr. Gözsüzleri ve hastalarý iyi eder. Ölüleri diriltir. Ve "ben rabbinizim" der. Kim onu tasdik ederse Deccal fitnesine düþtü.
[Ravi: Hz. Sumre Radýyallahu Anh, Ramuz El Ehadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 97]

Deccal, ilah olduðunu söyler.
[Ý.Ebi Þeybe]

Âdem Aleyhisselam’dan, Kýyamete kadar Deccaldan büyük fitne yoktur.
[Müslim]

Deccal, bir kimseyi öldürüp diriltecektir.
[Buhari, Müslim]

Hz. Huzeyfe Radýyallahu Anh anlatýyor: "Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki:
"Deccal çýktýðý vakit beraberinde su ve ateþ vardýr. Ancak halkýn ateþ olarak gördüðü tatlý sudur;  halkýn su olarak gördüðü ise yakýcý bir ateþtir. Sizden kim o güne ererse, halkýn ateþ olarak gördüðüne düþmeyi kabul etsin. Çünkü o, tatlý soðuk sudur."
[Buhârî, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105, (2935); Ebu Davud, Melahim 14, (4315). Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 14/296.]

Ýbnu Ömer Radýyallahu Anh anlatýyor: "Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm Veda haccý sýrasýnda (bir ara): "Halk susup dinlesin!" buyurdular. Sonra Allah'a hamd ve senada bulunup, arkadan Mesih ve Deccal'den uzun uzun söz ettiler ve buyurdular ki:
"Allah'ýn gönderdiði her peygamber, ümmetini Deccala karþý uyardý. Nuh Aleyhisselam ümmetini Deccala karþý uyardý, Nuh Aleyhisselam’dan sonra gelen peygamberler de kendi ümmetlerini Deccala karþý uyarmýþtý. Deccal sizin aranýzda çýkacak. Deccalýn hali sizden gizli kalmayacak. Rabbinizin tek gözlü olmadýðý size kapalý deðildir. Deccal ise sað gözü kör birisidir. Deccalýn gözü, sanki (salkýmdan) dýþarý fýrlamýþ bir üzüm tanesi gibidir. [Ýki gözünün arasýnda kefere yani kâfir yazýlmýþ olacaktýr. Bunu her Müslüman okuyacaktýr]."
[Buhârî, Fiten 27; Müslim, Fiten 100-103. (169)-(2933). Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 14/298.]

Þa'bî'nin, Fatýma Bintu Kays Radýyallahu Anhâ'dan nakline göre Fatýma þöyle  anlatmýþtýr: "Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Temîmu'd-Dari Hýristiyan bir kimse idi. Gelip biat etti ve Müslüman oldu. O, benim Mesih Deccal'dan anlattýðýma uygun olan bir rivayette bulundu. Bana anlattýðýna göre, Temim, bir gemiye binip denize açýlmýþtýr. Yanýnda Lahm ve Cüzam kabilelerinden otuz kiþi vardý. (Hava þartlarý iyi olmadýðý için) onlarla denizin dalgalarý bir ay kadar oynadý. Sonunda güneþin battýðý esnada denizde bir adaya yanaþtýlar. Geminin kayýklarýna binerek adaya çýktýlar. Derken karþýlarýna çok tüylü kýllý bir hayvan çýktý. Bunlar, tüylerinin çokluðundan hayvanýn baþ tarafý neresi, arka tarafý neresi anlayamadýlar. [Þaþkýn þaþkýn]:
"Sen necisin,  neyin nesisin?" dediler. O cevap verdi:
"Ben cessâseyim!"
"Cessâse nedir?"  denildi.
"Ey cemaat! Þu manastýra kadar gelin! Ýçinde bir adam var, o sizin haberinizi istemektedir!" dedi. O, bir adamdan söz edince, biz onun bir þeytan olmasýndan korktuk. Hemen koþarak manastýra girdik. Ýçeride bir adam vardý; yaratýlanlar arasýnda gördüklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarýna demirle sýký þekilde baðlanmýþtý.
"Vah sana! Kimsin sen?"
"Benim haberimi alabilmiþsiniz. Þimdi siz kimsinizi? Bana söyleyin!" dedi. Arkadaþlarým:
"Biz bir grup Arabýz. Bir gemideydik, denizin coþkun bir anýna rastladýk. Dalgalar bizi bir ay oynatýp oyaladý. Sonra þu adaya yaklaþtýk, sandallara binip adaya çýktýk. Tüylü ve çok kýllý bir hayvanla karþýlaþtýk. Tüyünün çokluðundan baþý ne taraf, arkasý ne taraf anlayamadýk. "Vah sana, nesin sen?" dedik.
"Ben cessâseyim!" dedi. Biz: "Cessâse de ne?" dedik.
"Manastýrdaki þu adama gelin, o sizin haberinize pek isteklidir!"  dedi. Biz de koþarak sana geldik. Biz onun bir þeytan olmadýðýndan emin olmadýðýmýz için korktuk" dedik. Adam:
"Bana Beysan hurmalýðýndan haber verin!" dedi. Biz:
"Onun neyinden haber soruyorsun?" dedik.
"Ben onun aðacýndan soruyorum, meyve veriyor mu?" dedi.
"Evet!" dedik.
"Öyleyse meyve vermeme zamaný yakýndýr!" dedi.
"Bana Taberiya gölünden haber verin!" dedi.
"Onun nesinden haber istiyorsun?" dedik.
"Onun suyunun çekilmesi yakýndýr!" dedi.
"Bana Zuðer gözesinden haber verin!" dedi.
"Sen onun neyinden haber istiyorsun?" dedik.
"Gözede su var mýdýr? Orada su var mýdýr?" dedi.
"Evet, onun çok suyu vardýr! Sahipleri onun suyu ile ziraat yapýyorlar!" dedik.
"Ümmilerin peygamberlerinden bana haber verin. O ne yaptý?" dedi.
"O Mekke'den çýkýp Yesrib'e (Medine'ye) yerleþti" dedik.
"Araplar O'nu öldürmeye çalýþtý mý?" dedi. Biz:
"Evet!" dedik.
"Onlara karþý ne yaptý?" dedi. Biz de, (onu öldürmek için) peþine düþen Araplara üstünlük saðladýðýný, Araplarýn kendisine itaat ettiklerini haber verdik. (O da bize):
"Bu, onlarýn itaat etmeleri, kendileri için daha hayýrlýdýr. Ben þimdi size kendimi tanýtayým: Ben Mesih Deccal'ým. Çýkýþ için bana izin verilme zamaný yakýndýr. O zaman çýkýp yeryüzünde dolaþacaðým. Kýrk gün içinde uðramadýðým karye (köy) kalmayacak. Sonra Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm çubuðuyla minbere dürterek:
"Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Bu Taybe'dir! Ben bunu size anlattým deðil mi?" buyurdular. Halk da: "Evet!" diye karþýlýk verdi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu Vesselâm:
"Mesih Deccal Þam denizinde veya Yemen denizindedir. Evet, Deccal doðu tarafýndan zuhur edecektir. Deccal doðu tarafýndan zuhur edecektir!" buyurdu ve eliyle doðu tarafýna iþaret etti."
[Müslim, Fiten 119, (2942); Ebu Davud, Melahim 15, (4325, 4326); Tirmizî, Fiten 66, (2254); Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 14/290-292.]

AÇIKLAMA:

1- Deccal, kelime olarak örtmek manasýna gelen bir asýldan gelir.  Yalancýya deccal denmiþtir. Çünkü batýlýyla hakký örter.
2- Bu hadis, rivayetin baþ kýsmýndan da anlaþýlacaðý üzere, Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm'ýn Temîmu'd-Dâri'den rivayet ettiði bir haberdir.
3- Hadiste geçen bazý yer isimleri var: Beysan hurmalýðý diye çevirdiðimiz Nahlu Beysan, Þam'da bir yerin adýdýr. Zügar gözesi (Ayn-u Zugar) da yine Þam yakýnlarýnda bir yer adýdýr. Taybe, Medine'nin isimlerindendir. Medine'ye cahiliye devrinde Yesrîb dendiðini, daha sonra peygamber þehri manasýna Medinetu Resulullah'dan kýsaltýlarak Medine dendiðini belirtelim. Taybe yerine, Tâbe de denir. Güzel koku demek olan tib'den gelir. Medine'nin topraðý güzel koktuðu için Tâbe denmiþ olduðu söylenir. Taybe kelimesinin maddî manevî pisliklerden temiz manasýný taþýdýðý da söylenmiþtir.
4- Hadisteki Þam kelimesi, daha ziyade Suriye bölgesinin ismidir. Tarsus, Maraþ, Antakya gibi Türkiye’de ki þehirler de Þam'a dâhildir. Þam denizi ile Yemen denizi tabirlerinin, iki ayrý denizi deðil, ayný denizin Yemen tarafýný ve Þam tarafýný ifade ettiði söylenmiþtir. Bu, Kýzýl Deniz'dir. Zira her iki tarafla da irtibatý var.
[Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 14/293.]

Masonlarýn/Siyonistlerin/Satanistlerin/Ýlluminatinin oyunlarýyla Mehdi insanlar tarafýndan bilinmiyor ya da Deccal olarak biliniyor. Mehdi hiçbir zaman Mesih ya da Hýristiyan olduðunu söylemeyecek.

Kiliselerdeki resimler, Ýsa Aleyhisselam’a ait deðil! Kiliseler Hýristiyanlarý kandýrdý!

Kiliselerdeki Ýsa Aleyhisselam’ýn resmiymiþ gibi gösterilen resimlerin arkasýnda hep güneþ vardýr! Bu Pagan sembolü güneþe tapmaktýr!

Taht Ýsrail’den baþka bir yerde kurulmadý. Ve Deccal dünyaya hükmetmek için; bu Dünya’nýn bozuk liderleri tarafýndan kabul edilecektir. Birçok yanlýþ Mehdi beyanlarý olacak. Ama Deccal hiçbiri olmayacak.

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminati kendilerini nasýl göstermeye çalýþýr? Masonlara/Siyonistlere/Satanistlere/Ýlluminatiye göre yaptýklarý hýzlý ve barýþçýl Ýsrail çözümüdür. Yüzyýllar öncesi gibi insanlar bir arada olabilir.1948 den önce Ýsrail’de yaþayan hahamlarý gösterirler. Bu hahamlarýn Müslümanlarla nasýl yaþadýklarýný anlatýrlar. Birbirlerinin çocuklarýna baktýklarýný anlatýrlar. Puryomki’ye nasýl geldiklerini ve kadýnlarýn nasýl Puryomki’ye gittiklerini anlatýrlar. Müslüman çocuklara baktýklarýný iddia ederler. Müslümanlarýn hayatlarýndaki en deðerli þeyleri olan çocuklarýný onlara emanet ettiklerini iddia ederler. Bütün her þey Masonik/Siyonist/Satanist/Ýlluminatist bir KOMPLO!

Deccalýn geliþine hazýrlandýklarý sýrada insanlarý kýþkýrtmak için Siyonistlerin oyunu:
“Böl, Parçala ve Yönet!”

Aþýrýlýk için çalýþýyorlar, þu an dünyada bulunan bütün mezhepler ve tarikatlar için geçerli!

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler uyum içerisindeler ve bugün karþýmýzda ki tüm sorunlarýn sebebi onlar. Onlar küçükken gelip büyük oldular! Dünyanýn %1’inden azý zenginliði elinde tutuyor. Bu %1’in Siyonistlerin amaçlarýný desteklemesi ve Deccalýn tahtý için çalýþmasý tesadüf deðil!

Ulusal bankalarý kurdular ve lanetlenmiþ faize baðlý banka sistemlerini kurdular.

Faiz yiyene, yedirene, faiz senedi yazana, bu senede þahit olana kýyamet gününde Muhammed Aleyhisselatu Vesselam dilinden lanet edilmiþtir.
[Ravi: Hz. Ýbn-i Mesud Raduyallahü Anh, Ahmed Ziyaüddin Gümüþhanevi]

Ýnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder.
[Ravi: Hz. Ebu Hureyre Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 141]

Faiz yiyenin hürmeti yoktur. Onun malýnda bereket yoktur.
[Ravi: Hz. Ýbni Abbas Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 267]

Allah, faiz yiyene, yedirene, faiz senedi yazana ve zekâtý vermeyene de lanet etsin.
[Ravi: Hz. Ali Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 347]
Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
delinin biri
Nefer
*

Puan: +1/-0
Offline Offline

Mesaj Says: 74

delininbiriyimiste@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yantla #44 : 09 Haziran 2010, 11:40:48 »

Kýyamet alametlerindendir; þüphenin açýk olmasý ve açýkça faiz yenmesi.
[Ravi: Hz. Ýbni Mes'ud Radýyallahu Anh, Ramuz El E-Hadis/Ahmed Ziyâüddin Gümüþhanevî, Sayfa 448]

705. (2273) (6692)- Hz. Ebu Hureyre Radýyallahu Anh anlatýyor: "Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Miraç gecesi, bir kavme uðradým ki, karýnlarý evler gibi iri idi. Bu karýnlarýn içi yýlanlarla dolu idi ve yýlanlar dýþarýdan gözüküyorlardý. Ben: "Ey Cebrail bunlar kimlerdir?"diye sordum. "Bunlar faiz yiyenler!" dedi."
[Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 17/260]

706. (2274) (6693)- Hz. Ebu Hureyre Radýyallahu Anh anlatýyor: "Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm buyurdular ki: "Faiz yetmiþ çeþit günaha sebeptir. En hafifi kiþinin anasýyla zina yapmasý gibidir."
[Ýbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Þerhi, Akçað Yayýnlarý: 17/260]

Yeni Dünya Düzeni’nin Global hâkimiyeti Ýsrail’den yönetiliyor. Ýsrail dünyanýn en güçlü Nükleer cephaneliðine sahiptir.

Ýsrail’de yeni bir elit komando tugayý kurulmuþtur! Adý çok fazla þok edici bir kýsaltma olmuþtur.
Kfir Brigade[Kfir Tugayý]

Sözde Müslüman liderler Filistin’in kurtulmasý için yapmalarý gerekenleri yapmýyorlar! Sözde Müslüman liderler petrolden kazandýklarý milyarlarca dolarý adi dünya için kullanýyorlar!

Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler ateist deðil! Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler þeytana tapýyorlar ve Deccalýn geliþi için hazýrlanýyorlar. Masonlar/Siyonistler/Satanistler/Ýlluminatiler þeytana hizmet etmekten ve þeytanýn namýný dünyaya yaymaktan gurur duyarlar.

Bismillahirrahmanir rahýym. Ant olsun ki þeytan, insanlar hakkýndaki iddiasýný gerçekleþtirdi. Müminlerden bir grup hariç, hepsi þeytana uydular. Aslýnda þeytanýn insanlar arasýnda hiçbir nüfusu yoktu. Fakat biz, ahirete iman edenle ondan þüphe edeni ayýrt etmek için þeytana bu fýrsatý verdik. Her þey, senin Rabbinin gözetimi altýndadýr. Sadakallahül-Azýym.
[Sebe Suresi, 20, 21. ayetler]

George W. Bush Amerika Birleþik Devletleri baþkanýyken, 11 Eylül 2001 saldýrýndan sonra ne diyordu?  “Þimdi karar verin, ya bizimlesiniz ya da teröristsiniz!” Peki, bunu nasýl yapabilirler? Ellerinde olan medya ve basýn sayesinde.

[Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau anlatýyor]
“Rahip bize: “Biz ruhlara taparýz, þeytana ve cinlerine taparýz. Ýsa Aleyhisselam’ýn tekrar dünyaya gönderilip Deccalý öldüreceðine inananlar satýlmýþlardýr” dedi. [Masonlarýn içine giren ve onlarýn ayinlerine katýlan Roger J. Morneau]

Zulümle dolu olan dünya, Mehdi Aleyhisselam geldikten sonra adaletle dolup taþacaktýr.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam muhtelif depremlerin olacaðý bir dönemde gönderilecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam, insanlar ALLAH’a dönünceye kadar mücadelesine devam edecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz ‘Horasan tarafýndan bayraklar çýktýðýný gördüðünüzde, kar üzerinde sürünerek de olsa, o bayraklara katýlýnýz, zira içlerinde Allahýn halifesi Hz. Mehdi vardýr.’ buyurmaktadýr.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Huzeyfe’den gelen bir baþka rivayet ise þöyledir: ‘Mehdi Aleyhisselam’ýn ordusu, Rum kalelerini tekbirlerle fethederler. Ýstanbul’u fetheder ve bu arada 400 bin kâfiri de öldürürler. Altýndan ve çok çeþitli mücevherattan oluþan hazineleri çýkarýp mescitleri de inþa ederler. Burada bir sene kaldýktan sonra baþka bir beldeye geçerek, o beldenin de hazinelerini çýkarýrlar. O anda birisi ‘Deccal Þam’da çýkmýþ ve bütün çoluk çocuðunuzu elde etmiþ’ þeklinde baðýrýr. ‘Hemen geriye dönerler, bir de bakarlar ki, yalandýr. Sonra onlar, bin adet olan bineklerini hazýrlayýp, aralarýnda Doðu ehli, Þam ve Hicaz ehliyle birlikte Ýstanbul ve çevresine gitmek üzere yola çýkarlar. Bir tekbirle o beldenin duvarlarý yýkýlýr ve bu ikinci defa da 600 bin kâfiri öldürürler’.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam aynen Zülkarneyn ve Süleyman Aleyhisselam gibi, bütün dünyaya hükmedecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam içkiyi helal kýlan topluluklarý yok edecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam Ýstanbul’u 4 tekbirle fethedecek ve burada 600 bin kiþiyi yok edip Beytül Mukaddes’in hazinelerini, Tabut-u Sekine’yi [Hz. Davud Aleyhisselam’a ait, içinde mukaddes emanetlerin bulunduðu tabut.] , Ben-i Ýsrail sofrasý ile levhalarýn madenlerini [Hz. Musa Aleyhisselam’a gelen, on emrin üzerine yazýldýðý gerçek Tevrat levhalarý.] Hz. Âdem Aleyhisselam’ýn cübbesini, Hz. Süleyman Aleyhisselam’ýn asasýný ve Allah’ýn Ben-i Ýsrail’e gönderdiði süt kadar beyaz olan eldivenleri çýkaracaktýr.
 [Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Sonra Allah [c.c.], insanlarý darmadaðýn edecek olan bir yaðmuru semadan boþaltacaktýr. Ýnsanlar o hale gelecekler ki, eðer savaþsalar tilkiler bile onlara galip gelecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam, bütün haramlarýn helal sayýldýðý, büyük bir fitneden sonra çýkacaktýr.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Allah [c.c.] Mehdi Aleyhisselam’ý 3 bin melekle destekleyecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam’ýn iþi zulüm ve kötülük deðildir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam’ýn zuhurundan önce her 6 kiþiden 5 kiþinin öleceði fitneler görülecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Mehdi Aleyhisselam þeytaný öldürecektir.
[Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar]

Ya Rasulullah; bir gün Kâbe’de namaz kýlarken, müþrikler gelip üstüne deve iþkembesi atmýþlarý. Sen secdede öylece kalmýþtýn da, onlar katýla katýla gülüyorlar, düþmemek için birbirlerine yaslanýyorlardý. O anda Mekke sokaklarýnda kýzýn, anamýz Fatýma koþa koþa gelmiþ, sen ona “Aðlama! ALLAH babaný zayi etmeyecek kýzým” demiþ, onu teselli etmiþtin. O terbiyesizliði yapanlara beddua etmemiþ, kötü söz söylememiþ, onlarýn gýybetini hiç ama hiç yapmamýþtýn. Bugün Avrupada 1400 yýl önceki zihniyet hortladý! O gün senin üstüne deve iþkembesi atanlardan farklý olarak, gazete köþelerinde çamur atýyorlar. Biz kendini Müslüman sanan kâfirlerse susuyoruz!

Ya Rasulullah; bir gün Taif’e gitmiþtin. Onlarý Hakk’a çaðýrmak için. Fakat onlar seni aþaðýlamýþlar, tükürmüþler, yuhalamýþlardý. Bunlar yetmezmiþ gibi çocuklarýna da taþlatmýþlardý. Hz. Zeyd gelen taþlarýn önüne geçiyordu sana isabet etmesin diye. Sonra bir köþede oturmuþtun kan revan içinde. ALLAH Cebrail Aleyhisselam’ý gönderip; “Habibim iste, þu daðý Taif’in tepesine indireyim” buyurmuþtu. O ne merhametti ki sen “Belki bir gün içlerinden Müslüman çýkar” diyerek bunu istememiþ ve onlara da dua etmiþtin. 6900 yýl boyunca büyük çoðunluðu bir tek ALLAH’a iman eden bir ecdadýn torunlarýný, bizleri kâfir ettiler! Bizleri dinden, imandan ettiler. Bizleri putperest ettiler Ya Rasulullah.

Ya Resulallah! Uhud'daydýn. Mübarek diþin kýrýlmýþ, miðferinin telleri mübarek yanaðýný kanatmýþtý. Sen o kanlarý yüzüne, kollarýna sürüyordun. Zira “peygamberinin kaný topraða düþerse ALLAH o topluluðu helak eder” diye; ALLAH’ýn kati emri vardý. Sen helak olmasýnlar diye o kanlarý vücuduna sürüyor ve “Bilmiyorlar ya Rab, bilselerdi yapmazlardý” diyordun. Bugün bizim âlim dediðimiz sahtekârlar “Bu zamanda islamiyeti tam olarak yaþayabilmek için evden dýþarý çýkmamak lazým diyerek; yaþamak için islamdan, dinden, imandan vazgeçin” diyorlar Ya Rasulullah.

Ya Resulallah! Öyle bir ashaba sahiptin ki, “Onlar birer yýldýzdýlar” derdin sen! Korku nedir bilmeyen, merhametin buluþtuðu kavþaktý ashabýn! Seni öyle seviyorlardý ki, ya zaferle döneceklerdi ya da þehitler tahtýna yükseleceklerdi.  Talha b. Ubeydullah savaþta can havliyle çarpýþýrken bir ara sendeledi ve Ebubekir Sýddýk geliverince yardýma ilk “Sana biþey olup olmadýðýný” soruyordu.

Ya Resulallah! Musab b. Umeyr o kadar çok benziyordu ki sana; Uhud’ta müþrik ordusundan Ýbn-i Kamia Seni þehit etmeye gelirken Mus’ab b. Umeyr onun karþýsýna çýkýyordu! Ýbn-i Kamia Musab b. Ümeyr’in sað kolunu kestiðinde, Musab b. Umeyr “Elhamdülillah! Resulullah’ýn sað kolu kurtuldu!” diyordu! Ýbn-i Kamia daha sonra Musab b. Umeyr’in sol kolunu kesiyordu. Musab b. Umeyr “Elhamdülillah! Resulullah’ýn kolu kurtuldu” diyordu! Kollarý kesilen Musab b. Umeyr sana siper ediyordu kendini! Ýbn-i Kamia son bir darbeyle Musab b. Umeyr’in kafasýný kesiyordu! Musab B. Umeyr seni korumak için en son, seni korumak için kalan baþýný da uzatýyor ve senin yolunun uðruna þehit oluyordu. Þehit olduðunda mübarek baþý utançtan topraða gömülü haldeydi. Zira o seni koruyamadýðýnýn mahcubiyetini taþýyordu! Musab b. Umeyr sana o kadar çok benziyordu ki; müþrikler onu þehit edince seni þehit ettiklerini zannediyorlardý! Musab b. Umeyr’in þehit edildiðini gören ashabýn senin þehit edildiðini sanarak bu acýyla duraksýyordu. Enes b. Nad bu acýyla duraksayan ashabýna dönüp “Ne bekliyorsunuz daha? Allah’ýn Resulü öldüyse biz niye yaþýyoruz!” diyordu.

Bizler Ýslam’a sahip çýkamadýk! Bizler Müslüman olamadýk! Bizleri sözde Müslümanlýkla oyaladýlar! Bizleri Müslümanlara zulmetmek için kullandýklarý birer kukla haline getirdiler! Bizleri dinden imandan ettiler! Bizleri kâfir ettiler, bizleri putperest ettiler Ya Rasulullah!

Hamd olsun Ya Rabbi! Hamd olsun! Biz kâfirleri, biz putperestleri, biz dinsizleri, biz þeytan perestleri, biz þehvetperestleri, nefslerine kul köle olan bizleri; yakacak olduðun; dünya ateþinden 70 kat üstün kýldýðýn cehennem ateþini yarattýðýn için, binlerce, milyonlarca hamd olsun Ya Rabbi! Ýzzetine, celaline þükürler olsun Ya Rabbi!

Hamd olsun Ya Rabbi! Hamd olsun! Biz Kemalist putperestlere, putuna saygý gösterene saygý gösterenlere, Hicret’ten sonra islamiyetten dönen bizlere, susadýðýmýz zaman, baþýmýzdan aþaðý dökülecek kaynar sularýn eritecek olduðu organlarýmýzýn irin halini içirteceðin için hamd olsun Ya Rabbi! Ýzzetine, celaline binlerce, milyonlarca hamd olsun Ya Rabbi!

Hamd olsun Ya Rabbi! Hamd olsun! Kuran’a küfretmek için resim çektiren bizlere, Mustafa Kemal’in resimleri bulunan paralarý kullanan bizlere, Kuran’a küfretmek için televizyon izleyen bizlere; cehennemde acýktýðýmýz zaman yedirilmek için; bir tanesi bile dünyaya düþmüþ olsa; bütün dünyayý kokusundan zehirleyecek olan zakkumu yarattýðýn için þükürler olsun Ya Rabbi! Ýzzetine, celaline binlerce, milyonlarca hamd olsun Ya Rabbi! Hamd olsun!





Çok kan akacak ulan! Çok kan akacak! Sadece müslümanlara zulmeden Yahudilerin, Hýristiyanlarýn, Siyonistlerin kaný deðil, Siyonistlerin ekonomilerini güçlendirmek için, Siyonistlerin emellerine ulaþmak için, Siyonistlerin kölesi haline gelen bu Dünya’da çok kan akacak! Kuran’a küfretmek için resim çektiren, Kuran’a küfretmek için televizyon izleyen, 7 gün 24 saat her yerde þeytanýn ezanýný dinleyen bu Dünya’da çok kan akacak ulan! Marx’a, Lenin’e, Stalin’e, Firavun’a, Mustafa Kemal’e tapan bu putperest Dünya’da çok kan akacak! Yaptýðý herþeyde küfrettiði halde, üstüne müslümanlýk iddiasýnda bulunanlarýn olduðu bu Dünya’da çok kan akacak! Toprak kâfir kanýyla sulanacak! Kâfir kanýna doyacak! Ortalýk kan gölüne dönecek ulan!

Ey Masonlar! Ey Siyonistler! Ey Satanistler! Ey Ýlluminatiler! Ey Siyonistlerin köleleri!
Ey Kâfirler! Ey kendini Müslüman zannedenler! Katiller! Tecavüzcüler! ALLAH’a yemin olsun! Gelen savaþta daha önce hiç görmediðiniz bir güçle karþýlaþacaksýnýz!


Bu belki bir vasiyettir!
Belki bir nasihattir!
Belki yeni bir baþlangýçtýr!
Belki vuslat yolunda atýlan ilk adýmdýr!

HÜKÜM ALLAH’INDIR EY LANETLENMÝÞLER!







.:!ALLAHU AKBAR!:.
*********************************************************************************************

Bu bir Ýslam Cihad Fermanýdýr!
***********
Cemâziyelâhir 1431-Mayýs 2010
***********


Logged

HEP BÝLMEDÝÐÝMÝZ FARKINA VARAMADAN ARAMAKTAN VAZGEÇEMEDÝÐÝMÝZ BÝR ARAYIÞ ÝÇÝNDE OLMADIK MI HEPÝMÝZ?

OLDUK DEÐÝL MÝ? AMA BULAMADIK..

http://www.yesilforum.com/index.php?topic=17429.0
Sayfa: 1 2 [3]   Yukar git
  Yazdr  
 
Gitmek istediiniz yer:  

MySQL ile Glendirildi PHP ile Glendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geerli! CSS Geerli!
Bu Sayfa 8.335 Saniyede 19 Sorgu ile Oluturuldu